Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, adi ortaklık payının tespiti, muvazaalı şirket devrinin iptali ve kar payı alacağı talepli davanın reddi üzerine yapılan istinafı inceledi.
Özet: Bir etüt merkezinin temel liseye dönüştürülmesiyle başlayan adi ortaklık ilişkisinde davacı, %25 ortaklık payının bilgisi dışında ve mal kaçırma amacıyla başka bir şirkete muvazaalı olarak devredildiği iddiasıyla bu devir işleminin iptalini, ortaklığının tespitini, ödenmeyen kar paylarının ve uğradığı zararların tazminini talep etmiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, davacı ise muvazaa iddiasının üçüncü kişi olarak her türlü delille ispatlanabileceği, yazılı delil şartının hatalı olduğu ve devrin muvazaalı niteliğinin yeterince araştırılmadığı gerekçeleriyle kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E.- ███████ K. DAVANIN KONUSU : ADİ ORTAKLIĞIN TASFİYESİ,ALACAKİSTİNAF TALEBİNDEBULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2026 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili; etüt merkezini temel liseye dönüştürerek ... adıyla ruhsat aldığını, davalı ...'in bu liseye ortak olduğunu, ... ile ...'lüler ... ve şubelerinde davacının %25, davalı ...'in ise %75 oranında ortak bulunduğunu, buna rağmen davalı ...'in sözleşmeye aykırı şekilde işletme karını ödemediğini, davacıya ait %25 ortaklık payının davacının bilgisi dışında ve mal kaçırma amacıyla ... şirketine devredildiğini, devralan şirketin de davacının ortaklık durumunu bildiğini ileri sürerek, devir işleminin muvazaa nedeniyle iptaline, davacının %25 ortak olduğunun tespitine, █████/2017 tarihinden itibaren ödenmeyen adi ortaklık kar paylarının faiziyle tahsiline ve uğranılan maddi zararların giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı ... A.Ş. vekili; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile diğer davalı arasındaki adi ortaklık sözleşmesinden haberdar olmadığını, şirket tarafından ... adına bir işletme ruhsatı alınmadığını, diğer davalı ... ile aralarında ortaklık bulunmadığını ve davanın şirkete yöneltilmesinde husumet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, ekonomik zorluklar nedeniyle yapılan devir işleminden sonra diğer davalı şirketlerle herhangi bir ilişkisinin kalmadığını, bu nedenle gizli veya muvazaalı bir işlemden söz edilemeyeceğini, ruhsata ilişkin iddiaları kabul etmediğini, borca batık bir işletmeyi devreden davalının haksız kazanç elde etme amacının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; ilk derece mahkemesinin muvazaa iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği yönündeki gerekçesinin HMK'nın 203. maddesine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının tarafı olmadığı devir sözleşmesine ilişkin muvazaa iddiasını üçüncü kişi sıfatıyla her türlü delille ispatlayabileceğini, bu nedenle yazılı delil sunulamadığından bahisle davanın reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacıya ait %25 ortaklık payının bilgisi ve rızası dışında diğer davalı şirkete devredildiğini, devir işleminin davacının ortaklık hakkını ortadan kaldırmaya yönelik muvazaalı bir işlem niteliğinde bulunduğunu, devir bedelinin piyasa koşullarının çok altında belirlendiğini ve işlemin şirket kuruluşundan kısa süre sonra gerçekleştirildiğini belirterek, muvazaa olgusunun yeterince araştırılmadığını, ayrıca devir işleminin tarafların bilgisi ve iradesi dahilinde gerçekleştirildiğini ortaya koyabilecek tanıklarının dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemenin adi ortaklığın devam ettiği gerekçesiyle alacak ve tazminat taleplerini değerlendirmeksizin davayı reddettiğini, öncelikle ortaklık payının ve devrin hukuki niteliğinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE :Dava, işletme hakkı ve işletme ruhsatının davalılar arasında yapılan devir işleminin muvazaa nedeniyle iptali, davacının %25 ortaklık payının tespiti, mümkün olmadığı takdirde adi ortaklık kapsamında kâr payı alacağı ile maddi zararların tahsili istemine ilişkindir.Mirasın reddi, TMK'nın 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanun’un 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir.Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, TMK’nın 606. maddesi gereğince üç aylık hak düşürücü süre içinde reddedebilirler. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Mirasçılardan biri tarafından ret” başlıklı 611. maddesi; “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçerMirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere kural olarak yasal mirasçılardan biri mirası reddederse reddeden mirasçı miras bırakandan önce ölmüş gibi değerlendirme yapılır. Onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi diğer hak sahiplerine geçer. TMK'nın 611. maddesi belirtildiği üzere, mirasın mirasçılardan biri tarafından reddi halinde mirası reddeden mirasçının payı, miras bırakanın ölümünde hayatta değilmiş gibi diğer mirasçılara intikal eder. Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse. Onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi varsa alt soyuna, yoksa diğer mirasçılara geçer. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...'in karar tarihinden sonra vefat ettiği, Dairece dosyanın geri çevrilmesi üzerine mirasçılarına tebligat çıkarıldığı, daha sonra davacının çocukları ... tarafından mirasın reddedildiğine dair Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ e, █████████k sayılı kararının sunulduğu görülmektedir. O halde, Mahkemece, davacının vefat ettiği dikkate alınarak TMK 611. maddesi uyarınca varsa diğer mirasçılar tespit edilip, bu kişilerin ve davacının mirasını reddetmeyen mirasçıların davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasının ardından yapılacak yargılama neticesinde davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunamamıştır. Kaldırma kararında belirtilen sebeplere göre; sair istinaf itirazları incelenmemiştir. Belirtilen nedenlerle, HMK.'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-)Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin, █████/2024 tarih, ████████ E.- ███████ K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-)Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine, 5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üyee-imzalıdır Üyee-imzalıdır Katip e-imzalıdır