İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde, ticari cari hesap alacağı icra takibine itirazla açılan menfi tespit davasında istinaf incelemesi yapılıyor.
Özet: Bu hukuki belge, davacı bir şirketin, cari hesap alacağından kaynaklanan ve kesinleşen 40.192,33 TLlik icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasını incelemektedir; davacı, borcun 23.710,57 TLlik kısmına ilişkin ödeme yaptığı ve bu tutarı borçlu olmadığı iddiasıyla ödeme belgeleri ve davalının ticari defterlerine dayanırken, mahkeme ispat yükünün borcun inkarı ya da ödenmesi durumuna göre değiştiğini belirtmiş ve bilirkişi raporuyla davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, fatura ve ödemelerin kaydedilmediği tespit edilmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... tarafından Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasıyla müvekkil şirket aleyhine icra takibi açıldığı, ödeme emrinde cari hesap alacağı uyarınca müvekkilden 40.192,33 TL tahsil edilmek istendiği, dava tarihi itibariyle takibin kesinleştiği, resmi hesap ve muhasebe kayıtları uyarınca müvekkil şirketin cari hesabının, davalıya16.481,76 TL borç bakiyesi verdiği, yani izah edilen ticari ilişki uyarınca müvekkil şirketin borcunun 16.481,76 TL olduğu, müvekkil şirketin cari hesap borcu 16.481,76 TL olmasına rağmen davalı bu miktarı aşar şekilde 40.192,33 TL asıl alacak üzerinden icra takibini açtığı, müvekkil tarafından, davalıya muhtelif tarihlerde bir takım ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin .... hesap dökümü uyarınca davalı ....'e dökümü verilen 27.11.2015 tarihindeki 1.809,86 TL'nin Eft yoluyla, 15.12.2016 tarihindeki 10.000,00 TL ödemenin ... çek ödemesi şeklinde, 02.12.2016 tarihinde 2.000,00 TL'nin Eft yoluyla, 21.02.2017 tarihindeki 5.000,00 TL'nin Eft yoluyla, 26.06.2018 tarihindeki 20.000,00 TL'nin .... çek ödemesi şeklinde yapıldığının sabit olduğu, saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Torbalı İcra Müdürlüğü dosyasından ötürü müvekkil şirketin davalıya 23.710,57 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın kötü niyetli icra takibi nedeniyle İİK m.72/S uyarınca haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (23.710,57 TL) 9420'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile karşı tarafın defter, belge, fatura ve
kayıtları incelendiğinde müvekkilin karşı taraftan icra dosyasındaki takip miktarı kadar alacaklı
olduğunun anlaşılacağı, açıklamış oldukları nedenlerle, açılan haksız davanın reddine, davacı taraf kötü niyetli
olduğundan %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama
giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...Dava, cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespite konu Torbalı İcra Müdürlüğü' nün █████████Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından, davacı aleyhine toplam 40.192,33 TL cari hesap alacağı dayanak gösterilerek ilamsız takibin başlatıldığı, ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği görülmüştür.
Davacı taraf cari hesap borcunun 16.481,76 TL olduğunu ikrar ederek bakiye 23.710,57 TL yönünden menfi tespit talep etmiş ve delil olarak ödeme belgeleri ile birlikte münhasıran davalı ticari defterlerine dayanmıştır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Bilirkişiden █████/2021 tarihinde alınan asıl raporda özetle; "... Davalı ....'in 2015 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, Muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, (düzenlenen fatura ve ödemelerin yasal defterlere intikal ettirilmediği) kebir defterinin sunulmamış olması sebebi ile yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterinin uyumlu olup olmadığının tespit edilemediği, Davalı ....'in 2016-2017 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, (bazı ödemelerin toplu bir şekilde yasal defterlere intikal ettirildiği) kebir defterinin sunulmamış olması sebebi ile yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olup olmadığının tespit edilemedi; davalı ....'in 2018 yılı kebir ve envanter defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, (bazı ödemelerin toplu bir şekilde yasal defterlere intikal ettirildiği) yevmiye defterinin ibraz edilmemiş olması sebebi ile açılış ve kapanış onaylarının yaptırılıp yaptırılmadığı ve kebir defteri ile uyumlu olup olmadığının tespit edilemediği, Davalı .....'in 2019 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kapanış onayının bulunmadığı, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, davalı .... ile davacı .....Şti. arasında Personel Yemek hizmeti ile ilgili yazılı olmayan ticari bir ilişki kurulduğu, İşbu ticari ilişkinin davalı yanca düzenlenen 31.07.2015 tarih 32046 no.lu 755,06-TL'lik fatura ile başladığı, 31.01.2019 tarih 18993 no.lu 3.362,58-TL'lik fatura ile sona erdiği, İşbu ticari ilişkiye istinaden davalı .... tarafından düzenlenmiş bulunan 7.376,48-TL tutarındaki altı adet fatura ile işbu faturalara istinaden yapılan davacı ödemelerinin davalının yasal defterlerine intikal ettirilmemiş olduğu, işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri arasındaki farklar bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere bu durumun davacının borç alacak bakiyesini etkilememesi sebebi ile işbu fatura ve ödemelerin hesaplamalara dahil edilmediği, bu sebeple davacı şirketin 24.09.2019 icra takip tarihli borç/alacak hesaplamalarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılından sonraki muhasebe hareketleri açısından dikkate alındığı, davalı ..... tarafından 2016-2017-2018-2019 yıllarında çeşitli tarihlerde kdv dahil 111.110.22-TL tutarında toplam 38 adet fatura düzenlendiği, işbu faturalardan 104.534,64-TL tutarındaki 37 adedinin davacının yasal defterlerinde kayıt altına alındığı ancak 30.06.2017 tarih 46929 no.lu 6.575,58-TL tutarındaki faturanın davacı yasal defterlerinde kavıtlı olmadığı, dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde işbu fatura muhteviyatı hizmetin davacıya sunulup sunulmadığı, işbu faturanın tebliğ edilip edilmediği konularında tarafımca somut bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, bu sebeple 6.575,58-TL'lik fatura bedelinden kimin sorumlu olacağı konusundaki hukuki ve nihai yorumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde tarafların yasal defterleri de dikkate alınarak işbu faturalara istinaden davacı ......Şti. tarafından gerek çek gerek nakit gerek banka aracılığı ile toplam 79.000-TL tutarında bir ödeme yapıldığının kabul edilebileceği, işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri Arasındaki Farklar başlıklı bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında davacı yasal defterlerinde kayıtlı bulunan 17.958,12-TL tutarındaki üç adet ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda tarafımca somut bir tespit yapılamadığı, işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri Arasındaki Farklar başlıklı bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında davacı yasal defterlerinde kayıtlı bulunan 17.958,12-TL tutarındaki üç adet ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda tarafımca somut bir tespit yapılamadığı, Davacı .....Şti.'nin 2015-2016-2017-2019 yılları yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defieri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 17.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, Davalı ....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı.....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 25.534,64-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacyı verildiğine ve somut olarak tespit edilemeyen 17.958,12 TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, -Davalı ....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 32.110,22-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 17.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmesine karar verilmesi durumunda, Davalı ....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 7.576,52-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden █████/2022 tarihinde alınan ek raporda özetle; "Sayın Mahkemenin 11.01.2022 tarihli görevlendirmesi çerçevesinde dava dosyasına sunulan yeni belgeler ile tarafların itirazları da dikkate alınarak dava dosyası üzerinde yapılan ek incelemeler sonucunda gerek kök raporun gerekse işbu raporun ek inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtilen tüm bilgi ve belgeler ışığında; Tarafların itirazları ile birlikte dava dosyasına sunulan belgeler ışığında davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL ile 7.958,12-TL'lik ödemeler yönünden tarafımca somut tespit yapılamamış olması sebebi ile kök raporda olduğu gibi takdir Sayın Mahkemeye bırakılarak dört alternatifli bir hesaplama yöntemine gidilmiştir.
Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verildiğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmesine karar verilmesi durumunda, davalı....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı ....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 24.152,10-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, -Davalı ....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı ....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 25.534,64-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verildiğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, -Davalı....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı ....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 32.110,22-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmesine karar verilmesi durumunda, davalı ....'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 17.576,52-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği değerlendirilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda; davacı kabul ettiği 16.481,76 TL bedel dışında borcunun bulunmadığını ileri sürdüğünden alacaklı konumunda bulunan davalı taraf alacağın varlığını ispat etmek durumundadır. Davacı, davalının ticari defterlerine münhasıran dayandığından ve mahkememizce davalı ticari defterinde kayıtlı olmayan █████/2017 tarih 46929 numaralı faturaya ilişkin kesin süre içerisinde sevk irsaliyesi de sunulmadığından incelenen ticari defterlere göre, davalı tarafından davacıya toplam bedeli 104.534,64 TL olan 37 adet faturanın düzenlendiği,
-davacı tarafından toplam 96.958,12 TL ödemenin yapıldığı davacı ticari defterlerinde kayıtlı ise de, gelen müzekkere yanıtları ve yine mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde 7.958,12 TL' lik ödemeye ilişkin delilin sunulmadığı, 10.000,00 TL bedelli çekinde ödenmediği muhatap yazı cevabı ile görüldüğünden, davacının ödemelerinin toplam 79.000,00 TL olduğu sabit olup,
-toplam 104.534,64 TL fatura bedellerinden ödendiği sabit olan 79.000,00 TL' nin mahsubu sonucu bakiye borcunun 25.534,64 TL olduğu, davacının kabulünde olan bedelinde düşümü ile davacı tarafın, 10.157,54 TL asıl alacak ve davalı TBK' nın 117/1. Maddesi gereği davacıyı temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz yönünden de borçlu olmadığının kabulüne, davalı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından buna ilişkin delilde dosyaya sunulmadığından kötü niyet tazminatının reddine, mahkememizce tedbir kararı verilmediğinden de davalı lehine tazminata hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının Torbalı İcra Müdürlüğü' nün █████████ Esas sayılı takip dosyasında 10.157,54 TL asıl alacak ve 4.500,15 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Tarafların tazminat taleplerinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafça davacı tarafa yemek hizmeti sunulmuş olup ödeme yapılmaması üzerine karşı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, Mahkemece davacının ticari defterinde kayıtlı olmayan 30.06.2017 tarih 46929 sayılı faturaya ilişkin kesin süre içerisinde sevk irsaliyesi sunulmadığından bahisle söz konusu faturadaki yemek hizmetinin karşı tarafa verilmediği kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da 30.06.2017 tarih 46929 sayılı 6.575,58-TL tutarındaki fatura karşılığı yemek hizmeti karşı tarafa verildiğini, söz konusu faturada davacının kaşesi bulunmakta olup davacının yemek hizmetini aldığı açık ve net olduğunu, bu fatura açık fatura olup fatura bedelinin ödenmediğini, Mahkemece, müvekkili davacıyı TBK 117/1 maddesi gereğince temerrüde düşürmediğinden bahisle davacının işlemiş faiz yönünden de borçlu olmadığına karar verilmişse de TTK’nın 1530/2 maddesine göre ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğini, aynı maddenin 4. fıkrasında sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda borçlunun ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağı ve alacaklının faize hak kazanacağının düzenlendiğini, müvekkili tarafından karşı tarafa sunulan yemek hizmeti mal ve hizmet tedariki kapsamında bir işlem olup maddede de açıkça öngörüldüğü üzere bu tür işlemlerde faiz talep edebilmek için açık bir temerrüt ihtarına gerek olmadığını, müvekkili karşı tarafa sunduğu yemek hizmetine ilişkin faturalar bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının defterlerinde kayıtlı olup müvekkili karşı taraftan takip talebindeki miktar kadar işlemiş faiz alacağının mevcut olduğunu, anılan nedenlerle, istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.11.2022 tarih ████████ E. – ████████ K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davaya konu Takip; 35.692,18 TL asıl alacak 4.500,15 TL işlemiş faiz olmak üzere 40.192,33 TL üzerinden başlatılmış alacak nedeni de cari hesap alacağı olarak belirtilmiştir .
Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış,
Bilirkişiden █████/2021 tarihinde alınan asıl raporda özetle; "... Davalı ...'in 2015 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, Muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, (düzenlenen fatura ve ödemelerin yasal defterlere intikal ettirilmediği) kebir defterinin sunulmamış olması sebebi ile yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterinin uyumlu olup olmadığının tespit edilemediği, Davalı ...'in 2016-2017 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, (bazı ödemelerin toplu bir şekilde yasal defterlere intikal ettirildiği) kebir defterinin sunulmamış olması sebebi ile yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olup olmadığının tespit edilemedi; davalı ...'in 2018 yılı kebir ve envanter defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, (bazı ödemelerin toplu bir şekilde yasal defterlere intikal ettirildiği) yevmiye defterinin ibraz edilmemiş olması sebebi ile açılış ve kapanış onaylarının yaptırılıp yaptırılmadığı ve kebir defteri ile uyumlu olup olmadığının tespit edilemediği, Davalı ...'in 2019 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kapanış onayının bulunmadığı, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, davalı ... ile davacı......Şti. arasında Personel Yemek hizmeti ile ilgili yazılı olmayan ticari bir ilişki kurulduğu, İşbu ticari ilişkinin davalı yanca düzenlenen 31.07.2015 tarih 32046 no.lu 755,06-TL'lik fatura ile başladığı, 31.01.2019 tarih 18993 no.lu 3.362,58-TL'lik fatura ile sona erdiği, İşbu ticari ilişkiye istinaden davalı ... tarafından düzenlenmiş bulunan 7.376,48-TL tutarındaki altı adet fatura ile işbu faturalara istinaden yapılan davacı ödemelerinin davalının yasal defterlerine intikal ettirilmemiş olduğu, işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri arasındaki farklar bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere bu durumun davacının borç alacak bakiyesini etkilememesi sebebi ile işbu fatura ve ödemelerin hesaplamalara dahil edilmediği, bu sebeple davacı şirketin 24.09.2019 icra takip tarihli borç/alacak hesaplamalarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılından sonraki muhasebe hareketleri açısından dikkate alındığı, davalı ... tarafından 2016-2017-2018-2019 yıllarında çeşitli tarihlerde kdv dahil 111.110.22-TL tutarında toplam 38 adet fatura düzenlendiği, işbu faturalardan 104.534,64-TL tutarındaki 37 adedinin davacının yasal defterlerinde kayıt altına alındığı ancak 30.06.2017 tarih 46929 no.lu 6.575,58-TL tutarındaki faturanın davacı yasal defterlerinde kavıtlı olmadığı, dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde işbu fatura muhteviyatı hizmetin davacıya sunulup sunulmadığı, işbu faturanın tebliğ edilip edilmediği konularında tarafımca somut bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, bu sebeple 6.575,58-TL'lik fatura bedelinden kimin sorumlu olacağı konusundaki hukuki ve nihai yorumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde tarafların yasal defterleri de dikkate alınarak işbu faturalara istinaden davacı .....Şti. tarafından gerek çek gerek nakit gerek banka aracılığı ile toplam 79.000-TL tutarında bir ödeme yapıldığının kabul edilebileceği, işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri Arasındaki Farklar başlıklı bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında davacı yasal defterlerinde kayıtlı bulunan 17.958,12-TL tutarındaki üç adet ödemenin
yapılıp yapılmadığı konusunda tarafımca somut bir tespit yapılamadığı, işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri Arasındaki Farklar başlıklı bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında davacı yasal defterlerinde kayıtlı bulunan 17.958,12-TL tutarındaki üç adet ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda tarafımca somut bir tespit yapılamadığı, Davacı .....Şti.'nin 2015-2016-2017-2019 yılları yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defieri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 17.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, Davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı ......Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 25.534,64-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacyı verildiğine ve somut olarak tespit edilemeyen 17.958,12 TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, -Davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 32.110,22-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 17.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmesine karar verilmesi durumunda, Davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 7.576,52-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden █████/2022 tarihinde alınan ek raporda özetle; "Sayın Mahkemenin 11.01.2022 tarihli görevlendirmesi çerçevesinde dava dosyasına sunulan yeni belgeler ile tarafların itirazları da dikkate alınarak dava dosyası üzerinde yapılan ek incelemeler sonucunda gerek kök raporun gerekse işbu raporun ek inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtilen tüm bilgi ve belgeler ışığında; Tarafların itirazları ile birlikte dava dosyasına sunulan belgeler ışığında davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL ile 7.958,12-TL'lik ödemeler yönünden tarafımca somut tespit yapılamamış olması sebebi ile kök raporda olduğu gibi takdir Sayın Mahkemeye bırakılarak dört alternatifli bir hesaplama yöntemine gidilmiştir.
Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verildiğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmesine karar verilmesi durumunda, davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 24.152,10-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, -Davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 25.534,64-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verildiğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmemesine karar verilmesi durumunda, -Davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 32.110,22-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, -Sayın Mahkeme tarafından davacının kabulünde olmayan 6.575,58-TL'lik fatura muhteviyatı hizmetin davacıya verilmediğine ve somut olarak tespit edilemeyen 7.958,12-TL'nin davacı ödemesi olarak kabul edilmesine karar verilmesi durumunda, davalı ...'in işbu davaya esas Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına istinaden davacı .....Şti.'nden 24.09.2019 icra takip tarihi itibari ile 17.576,52-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği değerlendirilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sonuç olarak bilirkişi raporlarına göre davalı tarafından davacıya toplam 104.534,64 TL bedelli 37 adet faturanın düzenlendiği, davacının ödemeleri toplamının 79.000 TL olduğu anlaşılmakla davacının davalıya bakiye borcunun 25.534,64 TL olduğu, asıl alacaktan bu miktar düşüldüğünde davacının davalı tarafa 10.157,54 TL asıl alacak borcunun olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece 10.157,54 TL asıl alacak ve takipte talep edilen 4.500,15 TL işlemiş faiz yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu karara karşı sadece davalı taraf istinaf yoluna başvurmuş, kararın kaldırılmasını ayrıca her ne kadar mahkemece TBK 117/1 maddesi gereği davacı temerrüde düşürmediği belirtilerek işlemiş faiz yönünden de davacının borçlu olmadığının kabulüne karar verilmiş ise de; faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu TK nın 1530/2 maddesine göre faiz hesap edilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacının defterinde kayıtlı olan faturalar yönünden mahkemece bilirkişiden TTK 1530/2 maddesi gereğince ek rapor alınması gerekirken yazılı şekilde faizin tamamı yönünden de davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca davalı mahkemece kabul edilmeyen 6.575,58 TL tutarındaki fatura karşılığı yemek hizmetinin de karşı tarafa verildiğini davacının kaşesinin bulunmakta olduğunu belirtmesi karşısında, bu fatura yönünden davalının delilleri arasında bulunan yemin delilinin hatırlatılmaması da doğru olmamıştır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 250,66 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde iadesine,
6-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!