İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde genel kredi sözleşmesi ve müteselsil kefaletten doğan borca itirazın iptali davası, finans davaları ihtisaslaşma kriterleri ışığında değerlendirilmektedir.
Özet: Genel kredi sözleşmesinden doğan banka alacağını temlik alan davacının, borçluların icra takibine yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açtığı davada; davalıların yetkisizlik, zamanaşımı, icra takibinde dayanak belge eksikliği ve kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin savunmalarına karşılık, mahkeme İstanbulda finans davalarına bakan ihtisas asliye ticaret mahkemelerinin belirlenmesine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı doğrultusunda, daha önceki bir görevsizlik kararı sonrası davanın esası hakkında yargılamayı sürdürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
İstanbul 33.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas ve ███████ karar sayılı görevsizlik kararı sonrası Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının Mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...A.Ş. İle ... Ltd. Şti. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup ... ve...'ın müteselsil kefil ve müşterek borçlu olduğunu, akabinde borçlu ve kefillerin sözleşme koşullarını yerine getirmediği, ... Bank A.Ş. tarafından 09.02.2016 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (Eski Esas: İstanbul... İcra Müdürlüğü ... E.) dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin ise alacaklısının ... Bank A.Ş. olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı (Eski Esas: İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... takip sayılı) dosya alacağını devir ve temlik aldığını, rutin dosya kontrolleri sırasında 27.07.2023 tarihinde borçluların takibe itiraz ettiği görülmüş olup işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı borçlular tarafından herhangi bir ödeme olmadığını, davalı borçluların müvekkili şirkete karşı alacakları devam etmekte olup borcun zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığını beyanla itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın yetkili mahkemede açılmamış olup usulden reddinin gerektiğini, borcun zamanaşımına uğramış olduğunu huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, icra takibinde dayanak belge bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin kanunda düzenlenmiş şekli şartlara haiz olmayıp geçerliliği olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkillerinin imzalarının olmadığı başkaca sözleşmelerden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın █████/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "█████/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
...
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
...
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına),
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" şeklinde karar verilerek finans davaları bakımından ihtisas mahkemelerinin belirlendiği görülmüştür.
Somut olayda; İstanbul...Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas ve... karar sayılı kararı ile davalıların kefili oldukları asıl borçlu ile davacı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi olması nedeniyle davanın mutlak ticari dava olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, anılan gerekçeye ve yukarıda zikredilen HSK kararına göre yargılamanın, dava tarihi itibari ile İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinde yürütülmesi gerektiği, dosyanın sehven Mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşılmakla dosyanın ilgili mahkemeye tevzii edilmek üzere tevzii bürosuna gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!