Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, patlayan su borusu nedeniyle sigortalıya ödenen hasarın rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasında davalı vekilinin istinaf başvurusunu esas yönünden reddederek ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir sigorta şirketinin, davalıya ait su borularının patlamasıyla sigortalısına ödediği hasarın rücuen tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davacıyı haklı bularak itirazı iptal edip inkar tazminatına hükmetmesine karşı, davalı taraf alacağın likit olmaması, sigortalı kusurunun yeterince araştırılmaması, ödenen primlerin düşülmemesi ve bilirkişi raporundaki hatalar gibi gerekçelerle kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : █████/2021
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Dava dışı sigortalıya ait işyeri önünde bulunan ...'ye ait su borularının patlaması neticesi müvekkili şirket sigortalısı ...'e ait işyerinin hasar gördüğünü, sigortalıya █████/2014 tarihinde 6.155,57 TL hasar ödemesi yapıldığını, ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Hasar ile idare eylemi arasında doğrudan nedensellik bağı bulunmadığını, kuruma ait herhangi bir kusur tespit edilmeden belgelenmeden tamamen afaki şekilde alacak talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak; davanın reddini %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince "... █████/2014 tarihinde davacının sigortalısına ait işyerinde meydana gelen olayla ilgili sigorta poliçesi gereği davacı tarafça dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tazmini için Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açıldığı, dosyanın görevsizlik kararı sonucu mahkememize gönderildiği, davamızda sigorta tazminatına konu işyerinde zarara konu olayın meydana gelip gelmediği, kusurun kime ait olduğu ve yapılan masrafların ve ödemenin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, davaya ilişkin tüm delillerin toplanıldığı ve taraflarca sunulduğu, toplanan deliller üzerinde bilirkişi incelemelerinin yapıldığı ve bilirkişi kurulunun █████/2021 tarihli raporunun hükme alınmasının gerektiği, diğer raporlarda yukarıda da izah edildiği üzere taraf itirazları ve eksiklerin en son bu raporda tamamlandığı ve raporun dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında usul ve yasaya uygun olduğu ve hükme esas alınabileceği, davalı tarafça rapora itirazlar sunulmuşsa da davaya konu olayın gerçekleştiği, kusurun davalıda olduğu ve yapılan ödemenin de zararla uyumlu olduğunun tespit edildiği, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, ayrıca alacağın likit ve belirli olduğu da görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya konu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği, eğer alacak likid değilse borçlunun itiraz etmekte haklı olduğu ve itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkar tazminatına mahkum edilemeyeceği, ilk derece mahkemesinin aleyhlerine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmettiği, bu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, davaya konu binada gerekli su tahliyesine veya su geçişini önlemeye yönelik tedbirlerin sigortalı veya bina yönetimi tarafından alınıp alınmadığı, binada bu tür suların tahliyesi için drenaj şebekesinin yapılıp yapılmadığı, binada su izolasyonunun sıhhatli yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, bu araştırma neticesinde bina malikinin, apartman veya site yönetimi vb. kişilerin kusurlarının tespit edilmesi gerektiği, mahkemece bu yönde eksik inceleme yapıldığı, kararın bozularak bu hususların tespiti için mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, tazmini gereken gerçek zarar miktarının saptanabilmesi için; zarar gören yerin sigortalanması amacıyla sigorta poliçesi kapsamında davacıya prim ödendiğinden; davacı tarafından ödenen hasar bedelinin tamamından uyuşmazlık konusu yer için tahsil edilen sigorta primlerinin düşülmesi gerektiği, bilirkişinin bu hususu dikkate alarak rapor düzenlemesi gerekirken dikkate almadan rapor düzenlenmesinin raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını açıkça gösterdiği, hatalı bağlantı ve körlemelerden doğacak zararlarda İdarelerinin kusur ve sorumluğunun bulunmadığı, bilirkişilerin İdarelerini tam kusurlu göstermelerinin ve bu bilirkişi raporuna göre de hüküm kurulmasının açıkça hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, TTK m 1472 uyarınca, yangın sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!