İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, iflas eden şirket ve diğer davalılara karşı açılan yetkisiz temsil kaynaklı sahte çek borcu tespit davasında verilen görevsizlik kararının istinafını inceledi.
Özet: Mobilya satışı sonrası sahte imzalı çekler nedeniyle alacak talebinde bulunan davacının, iflas eden şirket, çekleri veren şahıslar ve banka aleyhine yetkisiz temsil iddiasıyla açtığı davanın, ilk derece mahkemesince iflas sonrası kayıt kabul davası sayılarak görevsizlik kararı verilmesi üzerine, davacının davanın kayıt kabul değil yetkisiz temsil davası olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmesi sonucu, dosyanın iflas kararı veren mahkemenin münhasır yetkisindeki bir kayıt kabul davası olup olmadığının istinaf mahkemesince değerlendirildiği bir hukuki süreçtir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2026NUMARASI:███████ Esas, ████████ KararDAVA:KAYIT KABUL (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesi ile; davalı ....AŞ'nin mobilya satışı yapan müvekkili şirketten mobilya satın aldığını, mal karşılığında iki adet 300.000,00'er TL çek verildiğini, çeklere dayanarak davalı şirket hakkında Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlatmışlarsa da imzaya itiraz edildiğini, çeklerdeki imzanın şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını, davalı... şirketi temsile yetkili olmasına rağmen, satış sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalılar ... ve ...'nun şirkete ait çekleri doldurduğunu ve imzalatacakları gerekçesiyle yan odaya geçtiklerini, sonrasında imzalı olarak çekleri vermişlerse de sahte imzalı çekleri verdiklerini, çek karnesini bu davalılara veren davalı... ile davalılar ... ve ...'nun müvekkili şirketi dolandırdığından çek bedeli kadar zararda sorumluluğu bulunduğunu, davalı .... AŞ ise imza şirket yetkilisine ait olmasa bile, çek karnesini davalılar ... ve ...'na vererek kullandırması nedeniyle yetkisiz temsil kuralları gereği sorumlu olduğunu, ayırca davalı ...bankası'nın çeklerin üzerindeki imzaları, elindeki imza sirküleri ile karşılaştırmayarak müvekkilini zarara uğrattığından sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında borçlu olduğunun tespitine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar..., ... ve ...'nun sözkonusu takip dosyasında borçlu olduklarının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin 20.12.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsiline, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ...bankasının sözkonusu takip dosyasında borçlu olduğunun tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin 20.12.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVA P:Davalı müflis şirket iflas idare memurları cevabında; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesince 27.03.2024 tarihinde .... AŞ'nin iflasına karar verildiğini, bu nedenle davanın ikinci alacaklılar toplantısının on gün sonrasına kadar durmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın ikinci alacaklılar toplantısının on gün sonrasına kadar durmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, müflis ....AŞ yönünden tefrik edilen eldeki dosyada; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.03.2024 tarih ve ████████ Esas sayılı dava dosyasında davalı .... A.Ş’nin iflasına karar verildiği, işbu davanın iflas kararı verilmesinden sonra █████/2024 tarihinde açıldığı ve kayıt kabul davası niteliğinde olduğu, bu nedenle davada görevli ve yetkili mahkemenin Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi olup mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/.1.(c).b ve 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın kayıt kabul davası olarak açılmadığını, yetkisiz temsil kurallarına dayanılarak açıldığını, müflis şirketin davada gösterilme nedeninin yetkisiz temsil kuralları olduğunu, yetkisiz temsil nedeniyle tüm davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRMEDava, müflis şirketin yetkisiz temsil kuralları gereği borçlu olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı şirketin 300.000,00'er TL bedelli iki adet çeke dayanarak davalı şirket hakkında Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalı şirketin Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz ettiği, davacının davalı şirketin takip dosyasında borçlu olduğunun tespiti için bu davayı açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece; müflisin iflasından sonra açılan davanın kayıt kabul davası niteliğinde olduğu ve kayıt kabul davasında iflasa karar veren Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca, kayıt kabul davasında iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesi kesin yetkilidir. Davalı şirketin, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.03.2024 tarih ve ████████ Esas sayılı dava dosyasında iflasına karar verilmiş olup, müflise karşı açılan eldeki dava iflastan sonra 08.07.2024 tarihinde açıldığından, kayıt kabul davası niteliğinde görülmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bu durumda mahkemece, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğunun kabulü ile İİK'nın 235/1. ve HMK'nın 114/1-ç, 115/2. madde hükümleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi ile aynı görevde olduğu gözetilmeksizin Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince davanın kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvursunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar ve █████/2026 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-a)Davanın kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,b)6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,c)İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,d)6100 sayılı HMK'nun 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, e)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,f)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-İstinaf harç ve yargılama giderlerinin yeniden verilecek hükümde dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi ile 362/1.c bendi gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026