T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiil kaynaklı tazminat davasında, kaldırımda yaya çarpıp ölüme sebep olan sürücünün asli kusurlu bulunarak mağdur yakınlarına maddi ve manevi tazminat ödenmesi kararı.
Özet: Ölümlü bir trafik kazası sonucu açılan tazminat davasında, davalının aracının kaldırımda yürüyen murise çarparak ölümüne neden olduğu, ceza mahkemesi kararı ile araç sürücüsünün tamamen kusurlu, yayanın ise kusursuz olduğunun sabit olduğu, davalıların zamanaşımı itirazının ceza zamanaşımı hükümleri nedeniyle reddedildiği, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesinin ardından aktüerya raporuyla belirlenen maddi tazminatın ve davacıların genç yaşta eşlerini ve annelerini kaybetmelerinden kaynaklanan elem ve ızdıraplarını bir nebze de olsa gidermek amacıyla manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın sorumluluğunda bulunan ..... plaka sayılı aracın kaldırımda yürüyen müvekkillerinin murisi olan ......'e çarpması sonucunda ölümüne sebebiyet verdiğini, belirtilen ölüm olayı nedeniyle müvekkilleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla ayrı ayrı 500-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan; yine ayrı ayrı olmak üzere her bir müvekkili için 100.000-TL manevi tazminatın ise davalılar ..... ile .....'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ..... ve ...... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle trafik kazasından kaynaklı tazminat taleplerinin 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, bu nedenlerle kazanın meydana geldiği tarih itibariyle 2 yıllık zaman aşımının dolduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, ayrıca talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, yapılan ödeme kapsamında davacı tarafın zararının karşılandığını, ayrıca aracı kullanan ..... 'nın kanser hastası olduğunu, bu koşullarda trafik kazasının gerçekleştiğini, netice itibariyle her iki müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; mevcut kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından davacılara toplam 213.080,66-TL ödemede bulunduklarını, ayrıca sorumluluğun kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini ve müvekkili sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Her ne kadar davalılar ..... ve ..... vekili trafik kazasından kaynaklı tazminat davasının 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu ve davanın 2 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını iddia etmiş ise de; ölümlü trafik kazasında aynı zamanda ceza zaman aşımının uygulanacağı, bu nedenlerle en az 8 yıl olan ceza zaman aşımının dolmadan dava açıldığı dikkate alınarak iş bu davalıların zaman aşımı itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.Dosyaya sunulan tekmil aile nüfus kaydına göre müteveffa .....'ün 1984 doğumlu olduğu ve 33 yaşında vefat ettiği, davacılardan .....'in müteveffanın eşi, diğer davacılar ise çocukları olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu trafik kazasıyla ilgili davalı .... aleyhine Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas ..... karar sayılı dosyasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ATK tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli rapora göre kazanın oluşumunda davalı (sanık) ...... 'nın asli kusurlu, müteveffa yaya ...... 'ün yaya kaldırımında yürüdüğü esnada aracın kendisine çarpması nedeniyle kusursuz olduğu kabul edilerek davalının cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için dosya aktüerya bilirkişi ..... 'a tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu █████/2021 tarihli raporunda davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmesi sonucunda davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının davacı ..... için 171.385,44-TL, davacı ..... için 31.057,64-TL, davacı ..... için 16.447,43-TL olduğunu ve davalı sigorta şirketinin de poliçe limiti kapsamında sorumlu tutulması gerektiğini teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.Yapılan yargılama sonunda; davalıların sorumluluğunda bulunan aracın kaldırımda yürüyen davacıların murisi .....'e çarpmak suretiyle 33 yaşında vefat etmesine sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ..... 'nın tamamen kusurlu olduğu, müteveffa ..... 'ün ise kusursuz olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödemenin güncellenmiş halinin mahsubundan sonra davacıların talep edebileceği maddi tazminat miktarının aktüerya bilirkişisi ..... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilen miktar kadar olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak koşuluyla belirlenen maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacıların genç yaşta eş ve annelerini kaybetmiş olmaları, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, müteveffa ..... 'ün kusursuz olduğu, bu bağlamda tarafların ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınarak davacıların ömür boyu duyacakları elem ve ızdırabı bir nebze de olsa gidermek amacıyla, davacı eş ...... için 75.000-TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı olmak üzere 50.000-TL manevi tazminata karar verilmiş, iş bu kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İBAM. ..... H.D...... Esas, ..... Karar sayılı ilamıyla ''Yargıtayca kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.Somut olayda, destek ..... 'ün UYAP'tan temin edilen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde, anne ve babasının hayatta olduğu anlaşılmış ancak hükme esas alınan aktüer raporda, dava dışı anne ve babaya pay ayrılmamış, desteğin tüm gelirini eş ve çocukları ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapılmıştır.Desteğin sağ olan anne ve babasına pay ayrılmadan hesaplama yapılması hatalıdır.Ayrıca davacı eş .....'in UYAP'tan temin edilen nüfus kayıtlarına göre █████/2019 tarihinde yeniden evlendiği ancak davacı ..... 'in muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmıştır.Destek alacaklısı davacı eşin, ancak desteğin ölümü ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilerek hesaplama yapılması gerekirken varsayımlara dayalı hesaplama yapılması doğru olmamıştır.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde, ödeme tarihi itibarıyla davacılara yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı tarafa yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)İlk derece mahkemesince alınan aktüer bilirkişi raporunda; ödeme tarihindeki verilere göre hesaplamanın sadece eş ve çocuklar için yapıldığı, desteğin sağ olan anne ve babasına pay ayrılmadığı anlaşıldığından hükme esas alınması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece hasar dosyasının getirtilerek öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre (dava dışı anne babaya da pay ayrılarak) davacıların zararının yapılan ödeme ile karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi, karşılanmadığının anlaşılması halinde Yargıtay'ın yukarıda belirtilen pay esasına göre desteğin anne ve babasına da pay ayrılarak ve davacı eşin, ancak eşinin ölümü ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilerek davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi hususunda, önceki bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.İBAM kaldırma kararı kapsamında dosya bilirkişi ...... 'ya tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu █████/2026 tarihli raporunda özetle; İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme dikkate alındığında davacılardan ..... 'in herhangi bir tazminat alacağının kalmadığını, davacı ..... 'nın alacağının, 32.324,61-TL, davacı ..... 'in ise alacağının 24.761,67-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limitinin 116.919,34-TL olduğunu ve belirlenen tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.Her ne kadar bilirkişi tarafından davacı ..... 'nın bakiye tazminat alacağının 32.324,61-TL olduğu belirlenmiş ise de; mahkememizce verilen ilk kararda davacı ..... 'nın alacağının 16.447,43-TL olarak belirlendiği, iş bu kararın davacı ..... tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davalılar yönünden usulü kazanılmış hak kapsamında ilk kararda belirlenen tazminata hükmedilmiştir.Her ne kadar davalı sigorta şirketi, davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının tamamına yakını ödendiğinden fahiş fark bulunmadığını iddia etmiş ise de; ödeme tarihinde davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarının 283.290-TL olduğu, sigorta şirketi tarafından ise toplam 213.080-TL ödeme yapıldığı, iş bu ödemenin yetersiz ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda İBAM kaldırma kararında belirtildiği üzere yapılan ödemenin güncellenmiş karşılığı dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminatı yönünden değerlendirme yapılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: İBAM kaldırma kararı sonrasında yapılan değerlendirme ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta şirketi adına yapılan ödeme dikkate alındığında davacı .... .... 'ün talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının bulunmadığı, davacı ..... 'nın ise, davalılar yönünden usulü kazanılmış hak dikkate alındığında talep edebileceği tazminat miktarının 16.447,43-TL olduğu, davacı ..... 'ün ise talep edebileceği tazminat miktarının bilirrkişi tarafından düzenlenen son raporda da belirtildiği üzere 24.761,67-TL olduğu, bu miktar üzerinden maddi tazminat taleplerinin kabulüne; İBAM kaldırma kararı öncesinde verilen manevi tazminata ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu talepleri yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığı şeklinde aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı ...... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın reddine, 2-Davacı ..... için 16.447,43-TL, Davacı ..... için 24.761,67-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacılara verilmesine, hükmedilen alacağa davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2018, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ..... 'ün fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 3-Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat talepli davada verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Maddi Tazminat Yönünden; 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.814,99-TL ilam harcından peşin alınan 5.148,87-TL harcın ve 3.715-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.048,88-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 5-Davacılar tarafından sarf edilen 54,40-TL Başvuru Harcı, 5.148,87-TL Peşin Harç, 3.715-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.918,27-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.230,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 231,60TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.230,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 998,40-TL'nin davacılardan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 10.800-TL bilirkişi ücreti, 321,40-TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.121,40-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 2.094,05-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davalı .... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sarf edilen 10,50-TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 8,52-TL'nin davacılardan alınarak davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi üzerine bırakılmasına, 10-Davacı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.761,67-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı .....'e verilmesine,11-Davacı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.447,43-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı .....'e verilmesine,12-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ....'ten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,13-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.265,33-TL vekalet ücretinin davacı ..... 'ten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 14-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ..... ¸e-imzalıdırÜye ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdırKatip .... ¸e-imzalıdır