Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tıbbi hata sonucu vefat eden müteveffanın yakınlarının sigorta şirketi aleyhine açtığı tazminat davasında, sigortalının süreçte yer almaması nedeniyle istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Vefat eden bir hastanın mirasçıları, hastanede geçirdiği ameliyatlar sonrası tıbbi hata ve ihmal iddialarıyla, ilgili bir hekimin mesleki sorumluluk sigortasını düzenleyen sigorta şirketine tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, sigorta poliçesi kapsamında olan hekimin tedavi süreçlerinde fiilen yer almadığı gerekçesiyle sigorta şirketine karşı açılan davayı reddetmiştir. Davacılar vekili, istinaf başvurusunda, ameliyatları yapan hekimin sorumluluğu, ameliyat sonrası bakım eksiklikleri, tıbbi komplikasyonların geç fark edilmesi, operasyonun endike olup olmadığına dair şüpheler ve hastanenin adli vakalarda kamera kayıtlarını mevzuata aykırı şekilde sunmamasını gerekçe göstererek malpraktis iddialarını yinelemiş, ilk derece kararının kaldırılmasını ve üniversite öğretim üyelerinden oluşacak bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI : ███████E., ████████K.DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Müvekkillerinin miras bırakanı müteveffa ...’nin ... Şehir hastanesinde geçirdiği operasyonlar sonucu hastanenin ve dava dışı hekimin tıbbi hataları ihmali sonucu vefat ettiğini, ilgili hekimin hekim mesleki sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, bu sebeple davalı sigorta sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; şimdilik 100,00 TL lik maddi tazminatın, manevi tazminat haklar da saklı kalmak kaydıyla, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, husumet itiarzlarının bulunduğunu, dava dışı hekim ...’ün dava konusu tıbbi süreçlerde yer almadığını hekimin kusurlu olduğu ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... davacıların babası ve oğlu olan müteveffa ...’nin ... Şehir hastanesinde geçirdiği operasyonlar sonucu hastanenin ve dava dışı hekimin tıbbi hataları ihmali sonucu vefat ettiği, ilgili hekimin hekim mesleki sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, bu sebeple davalı sigorta sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek açılan davada her ne kadar sorumluluk sigortası davalı şirketçe tanzim edilmişse de ilgili poliçedeki sigortalı ...’ün tedavi ve ameliyat süreçlerinde yer almadığı, sürecin haklarında soruşturma ve inceleme yapılan hekimler olan DR. ... ve Uz.Dr.... tarafından yürütüldüğü, hastanın tedavi, ameliyat ve yoğun bakım sürecinde Dr ...’ün aktif bir görevinin bulunmadığı anlaşıldığından sigortalı ... için poliçe tanzim eden davalı sigorta şirketinin oluştuğu iddia edilen zarardan ilgili poliçeye dayalı olarak sorumluluğunun doğmayacağı sonucuna varılmış ve neticede davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müteveffaya 27.08.2019’da kalın bağırsak kısaltma ameliyatı yapıldığı, bu ilk planlı ameliyatın üzerinden 8 gün geçtikten sonra 03.09.2019’da komplikasyon oluştuğu, bunun giderilmesi için acil ve son derece olumsuz koşullarda ikinci bir operasyon yapıldığı, ameliyatların ikisini de Dr. ...'ın yaptığı, ...'nin 49 yaşında, başkaca hiçbir hastalığı bulunmayan, tabiri caizse sapasağlam biri olarak, salt karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu en modern hastaneden sağ çıkamadığı, operasyonun endike (tıbbi açıdan gerekli ve son çare) olduğu hususunun bile kuşkulu olduğu, refakatçinin hemşireyi sürekli uyarmasına adeta feryat etmesine karşın son gece doktorların hastanın başına gelmemiş ve durumun vehametini görmemiş olmasının, acil operasyonun iki doktor arasındaki üstü örtülmeye çalışılan çekişmeden dolayı ilaveten üç saat daha geciktirilmiş olmasının ve bu operasyonlardaki komplikasyonların normal olarak 5-7 gün arası görülme istatistiğine rağmen bağırsaktaki sökülmenin ancak 8. günde fark edildiğinin dikkatlerden kaçmasının Malpraktis bakımından somut olayda dikkat çekici noktalar olduğu, hastanelerin adli vakalarda kayıt saklama yükümlülüklerinin bulunduğu, müfettiş yardımcısı ...'un 05.12.2019 gün █████ sayılı Ön İnceleme Raporunun 15. sayfasının 1. paragrafında kamera kayıtlarını hastaneden istediğini ancak kayıtların 30 gün saklandığını ve silindiğini bildirmiş oldukları için bu kayıtların değerlendirilemediğini belirttiği, oysa mevzuatta Adli vakalarda kayıtların en az 20 yıl süreyle saklanması gerektiği hükmünün bulunduğu, ultramodern hastanenin bu kayıtları vermemesinin tesadüfi olarak kabul edilemeyeceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; Üniversitelerin (Hacettepe – Ankara - Gazi Üniversiteleri Tıp Fakültelerinden) ilgili Anabilim Dallarından Atanacak Öğretim Üyesi Bilirkişilerden Teşekkül ettirilecek Bilirkişi Heyetinden (Genel Cerrahi Anabilim Dalı – Acil Tıp Anabilim Dalı Ve Tıbbi Deontoloji Ana bilim Dalı ) teşekkül ettirilecek bilirkişi heyetine tevdii ile Doktor Hatası (eksik –uygun olmayan müdahalesi, ameliyat sonrası bakım yükümlülüğü vb.) neticesinde zühul eden bir halin olup olmadığının saptanması için rapor aldırılması ile bu suretle hüküm kurulmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, TTK m 1472 uyarınca, mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan Üye Üye Katip