İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, otel konaklama alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, yapılan kısmi ödemeler sonrası bakiye alacağın belirlenmesi ve faiz hesaplamasına ilişkin ilk derece mahkeme kararının istinaf incelemesini gerçekleştirdi.
Özet: Bir otel işletmecisinin, odaların internet üzerinden pazarlanmasından kaynaklanan konaklama bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalı tarafından gerçekleştirilen kısmi ödemeler sonrası kalan 3.059,55 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmetmiş; davacı ise bakiye alacak miktarının hesaplanmasının ve kararın kesinliği gerekçesiyle istinaf talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş olup, istinaf mahkemesi öncelikle ek kararın kesinliğine dair itirazı incelemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:█████/2025
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hatay ilinde otel işlettiğini, davalının ise, oteldeki odaları internet ortamında 3 kişilere pazarladığını, bu kapsamda müvekkili tarafından konaklama hizmeti verilmesine rağmen davalının 3. kişilerden tahsil ettiği konaklama bedelini müvekkiline ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının, icra takibine itiraz ettikten sonra müvekkili şirkete █████/2025 tarihinde 39.065,00 TL; █████/2025 tarihinde 39.065,00 TL; █████/2025 tarihinde 39.000,00 TL ödeme yaptığını, yapılan bu kısmi ödemelerinTBK.m.100 gereği işlemiş faiz ve masraflardan mahsup edildiğini ve dosyanın infazı aşamasında dikkate alınacağını belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının sözlü bir anlaşma yaparak 117.130,00 TL ödenmesi neticesinde dosyanın kapatılacağı hususunda mutabık kaldığını, bu doğrultuda anlaşılan miktar ve hatta tahsil harcının müvekkili tarafından icra dosyasına ödendiğini, zaten müvekkilinin bu miktar bir borcu ödeyip kalan küçük bir miktarı ödememesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödemeye rağmen davacının dosyayı kapatmayıp ödeme üzerinden 5 ay geçtikten sonra işbu davayı açtığını, davacının iddiaları ve taleplerinin asılsız olduğunu, davacının ancak bakiye bir tutar varsa onun üzerinden bu davayı açabileceğini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının kötüniyetli olarak bu davayı açtığını belirterek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; takip tarihinden dava tarihine kadar davalının toplam 117.566,36 TL ödeme yaptığı, 6098 sayılı Kanunun 100. maddesi uyarınca, yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu sonucu dava tarihi itibariyle bakiye kalan davacının asıl alacak miktarının 3.059,55 TL olduğu gerekçesi ile takibin 3.059,55 TL üzerinden bu bedele dava tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve bu tarihten sonraki takip masrafları ile birlikte devamına; dava tarihi itibariyle bakiye dosya alacağı olan 3.059,55 TL'nin %20'si olan 611,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; icra inkar tazminat alacağı, kabul edilen icra dosya alacağının fer'i cüz'ü olup davadan önce tahsil edilen alacağa ilişkin icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının takibe yönelik itirazının haksız olduğuna yönelik mahkemenin tespitinin ise doğru olduğunu, buna göre ise itirazın iptali ile takibin devamına ve yapılan ödemelerin BK.m.100 gözetilerek dosyanın infazı aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken taraflarına tebliğ edilmeyen icra hesap tablosu esas alınarak 3.059,00 TL üzerinden davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için bu durumun kabul edilmesi halinde dahi bakiye alacak miktarının 3.059,00 TL olmayıp icra müdürlüğünün █████/2025 tarihinde bakiye alacağın 11.162,66 TL olduğunu tespit ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Mahkemenin █████/2026 tarihli ek kararı ile; verilen kararın kesin olması sebebiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Ek karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilerek, dava değeri takip talebinde belirtilen miktar olup yapılan ödemeler infaz aşamasında değerlendirileceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kaldırılarak istinaf taleplerinin incelenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Öncelikle istinaf talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusu incelenerek kararın usul ve yasaya aykırı olması halinde istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekmektedir.Mahkemece, kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle ek karar ile davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir.HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken █████/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, kararın verildiği █████/2025 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2025 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur. O halde harca esas değer 90.474,53 TL olarak gösterilip açılan davanın 3.059,55 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olmasına göre reddine karar verilen miktar itibariyle kararın kesin olmadığı anlaşılmakla davacının istinaf talebinin reddine dair mahkemenin ara kararı yerinde olmadığından mahkemece tesis edilen kararın esasına yönelik davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesi gerekmiştir.Davacının, davalı hakkında İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, birden fazla fatura alacağı ve her bir faturaya ilişkin işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.474,53 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davaya konu takip █████/2024 tarihinde başlatılmış olup davalı borçlu ödeme emrine karşı yasal süresinde itiraz ettikten sonra ancak işbu dava açılmadan önce █████/2025 tarihinde 39.065,00 TL; █████/2025 tarihinde 39.065,00 TL; █████/2025 tarihinde 39.000,00 TL ödeme yapmıştır. Davacı alacaklının da kabulünde olan bu ödemeler haricen tahsil bildirimi ile icra dosyasına bildirilmiştir.6098 sayılı TBK'nun 100/1 maddesi "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz." hükmünü içermektedir.Mahkemece, 6098 sayılı Kanunun 100. maddesi kapsamında bir değerlendirmenin yapıldığı bilirkişi raporu alınmadan icra müdürlüğüne yazılan müzekkere üzerine gönderilen dosya hesabı raporu esas alınarak karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle, davalı tarafından takip tarihinden sonra ancak dava açılmadan önce yapılan her bir ödeme tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nun 100. maddesi de gözetilerek dosya borcunun hesaplanması ve son ödeme tarihi itibariyle dosya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği gözetilerek bu hususlarda bilirkişiden açıklamalı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen karar usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ve █████/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!