Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, Marmara Üniversitesinin kamu zararı oluşmasını önlemek amacıyla tasfiye edilmiş bir şirketin rücuen tazminat davası için ihyası talebinin ele alındığı dava.
Özet: Marmara Üniversitesi, kamu zararı oluşumunu engellemek ve ödenen işçi alacaklarını rücuen tahsil edebilmek adına, hakkında açılan tazminat davasında taraf teşkilini sağlamak amacıyla, daha önce tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinen yüklenici şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını talep etmiş; davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü, sadece tasfiye memurlarının bildirimleri doğrultusunda işlem yaptığını ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerken, şirketin vekili ise tasfiye sürecinin usulüne uygun tamamlandığını ve uzun süre sonra yapılan ihya talebinde hukuki yarar olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: davacı vekili özetle;müvekkili Marmara Üniversitesi Rektörlüğü adına İstanbul Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında rücuen tazminat davası açıldığını, mahkemenin █████/2025 tarihli ara kararı ile davalı şirketin ihyası için iki haftalık süre verildiğini, Tasfiye Halinde ...'nin daha önce üniversite bünyesinde yüklenici olarak çalıştığını, bu dönemde ödenen işçi alacaklarının rücuen tahsilinin kamu zararı oluşmaması adına önem arz ettiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesinin 15. bendi uyarınca haklı sebeplerle ihya davası açma zarureti doğduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden kazanılmasının taraf teşkilinin sağlanması için zorunlu olduğunu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56/b maddesi ve Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince müvekkil üniversitenin yargı harçlarından muaf olduğunu, emsal Yargıtay kararları ve kanun yararına bozma ilamları doğrultusunda harç muafiyetinin gözetilmesi gerektiğini, ihyası talep edilen şirketin son adresinin Bakırköy sınırları içerisinde bulunduğunu belirterek, Tasfiye Halinde ...'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü’nin Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkil kurumun tescil taleplerini yasal yetki ve görev alanı içerisinde değerlendirdiğini, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tescil edilecek hususların kanuni şartlara uygunluğunu incelemekle yükümlü olduğunu, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurlarında bulunduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, muaccel olmayan veya uyuşmazlık bulunan borçların depo edilmesi gerektiğini, bu işlemler yapılmadan şirketin terkin edilmesi durumunda ihyanın mümkün olduğunu, tasfiye memurlarının eksik işlemlerini Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkil kurumun tasfiye memurlarının bildirimi üzerine işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye memurlarının kusurlarından dolayı şirkete ve alacaklılara karşı sorumlu olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkil kurumun sorumluluğunun doğmayacağını, mahkemece ek tasfiye kararı verilmesi durumunda Türk Ticaret Kanunu’nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, önceki tasfiye memurlarının görevinin terkinle sona erdiğini, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin .... tarihli ve E. ... K. ... sayılı ilâmında da bu hususun vurgulandığını, atanacak tasfiye memurlarının Türk Ticaret Kanunu’nun 536. maddesindeki şartları taşıması gerektiğini, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin .... tarihli ve E. ... K. ... sayılı ilâmı ile diğer birçok yüksek mahkeme kararında ticaret sicil müdürlüklerinin yasal hasım olduğunun ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi’nin E. ... K. ... ve ..... tarihli kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi’nin E. ..... K. ...... ve .... tarihli ilâmında da aynı yönde hüküm kurulduğunu ifade ederek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararı uyarınca ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olmasının gerektiğini, ihyası talep edilen şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, ticaret sicil kayıtlarından da açık bir şekilde görüleceği üzere şirketin TTK hükümlerine uygun olarak terkin olunduğunu, şirketin borçlu ve alacaklılarının merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapıldığını, ticaret sicil gazetesinde de 3 defa ilan yayınlandığını, gerekli tüm süreler beklendikten sonra şirketin terkinin ilan edildiğini, terkinden 3 yıl sonra davanın açılmasında herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını, kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Ticaret Sicil kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Tasfiye Halinde ...'nin ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; şirketin tasfiyesinin sona erdiği ..... tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu, daha sonra şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verildiği, █████/2025 - █████/2026 tarihinde re'sen tescil edildiği, davalı ...'in ihyası talep edilen şirketin yönetim kurulu üyesi ve tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır.Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin .... tarih ve .... E., ..... K. sayılı ilamı, İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ..... tarih ve ..... E., .... K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin ...../ ..... ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin tasfiyesinin sona erdiği █████/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu, daha sonra şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verildiği, █████/2025 - █████/2026 tarihinde re'sen tescil edildiği, davalı ...'in ihyası talep edilen şirketin yönetim kurulu üyesi ve tasfiye memuru, davacı tarafından Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ile ihyası talep edilen şirket aleyhine rücuen alacaklarına dair tazminat davası açıldığı ve iş bu davada verilen ara karar ile davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü davalı ...'den tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın Kabulü ile ihyası talep edilen şirketin tasfiyesinin sona erdiği █████/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde ...'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası bakımından taraf teşkilinin sağlanmasına özgü, tasfiye işleminin eksiksiz yapılmasına bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine,2-TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... nolu ..... doğum tarihli, davalı ...'in görevlendirilmesine, kendisinin ihyası talep edilen şirketin yönetim kurulu üyesi ve tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL peşin harç, 732,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 832,90 TL posta masrafından oluşan yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin, tasfiyenin eksik yapılarak dava açılmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,7-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ....e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdırÜye .... e-imzalıdırKatip ....e-imzalıdır