Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde, gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri kapsamında verilen teminat senedine ilişkin borcun bulunmadığının tespiti davası inceleniyor.
Özet: Davacı, müvekkili inşaat şirketinin davalı ile girdiği gayrimenkul alım satım sürecinde, davalının talebi üzerine, üzerinde açıkça "teminat senedidir" ibaresi bulunan 300.000 TLlik bir senet verdiğini, akabinde imzalanan birden fazla gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin projenin değişmesiyle birleştirilerek nihai bir anlaşmaya dönüştürüldüğünü, bu nihai anlaşma kapsamında davalıdan alınan iş yeri ve diğer bağımsız bölümler karşılığında davacının yeni projesinden 4 adet apart dairenin tapularını davalıya teslim ederek tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, dolayısıyla teminat senedinden kaynaklanan hiçbir borcu kalmadığını iddia ederek, söz konusu senede ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptalini ve icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2022DAVANIN KONUSU:Menfi TespitGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... İnş. Yapı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu, çok sayıda gayrimenkul - inşaat alım - satımı ve yapımı ile uzun yıllardır uğraştığını, davalının da gayrimenkul alım - satım işleriyle uğraştığını, davalının; müvekkiline kendisinden yapacak olduğu projeden daireler almak istediğini söylemesi üzerine öncelikle davalıya ait iş yeri ve üzerine para vermek koşuluyla kendisine 3 adet daire verilmek üzere taraflarca yaklaşık 1 hafta sözlü görüşmeler yapıldığını, anlaşmaya varıldığını ve bu doğrultuda davalının isteği üzere borçlusu ..., alacaklısı ..., █████/2017 keşide tarihli, 300.000,00 TL miktarlı olan ve sol tarafında "teminat senedidir" yazan dava konusu teminat senedini imzalanarak ön koşul olarak davalıya teslim edildiğini, aynı süreçte █████/2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin içeriğinde kısaca davalıya ait ... Bulvarı No: ... adresinde yer alan iş yeri 300.000,00 TL bedel karşılığı olmak, geriye kalan 680.000,00 TL'de tapu tesliminde ödenmek koşuluyla 980.000,00 TL karşılığında davacının Denizli ... ... Mah. ... Mevkii 5 nolu pafta ... ada 10 nolu parselde yapacak olduğu binanın 4. katındaki 10-11-12 nolu dairelerin satışının yapılacağının yer aldığını, bu görüşme, anlaşma, sözleşme imzalama aşamasında davalının müvekkilinden güvence olarak almak üzere karşılıklı edimler yerine getirildiğinde de iade etmek üzere, temelinde hiçbir borca dayalı olmayan bir teminat senedi vermesini istediğini, kendisini önceden beri tanıyan ve aslında yakın ilişkiler içinde bulundukları davalıdan şüphe etmeyen ve güvenen müvekkilinin bu doğrultuda █████/2017 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli alacaklısı ..., borçlusu ... olan ve senedin sol yan tarafında boş olan yere kare içerisine senedin teminat senedi olduğunun belli olması amacıyla "Teminat Senedidir" ibaresinin yer aldığı senedi imzalayarak hiçbir borcu olmamasına rağmen teminat olarak davalıya verdiğini, taraflarca yapılmış olan █████/2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi sonrası aradan 2 gün geçtikten sonra müvekkili ile davalı arasında ilk sözleşme haricinde ayrıca farklı gayrimenkullere ilişkin ilave olarak █████/2017 tarihli 2. bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmede de kısaca davacının Denizli ... ... Mah. ... Mevkii ... nolu pafta ... ada ... nolu parselde yapılacak olan binanın 2. katındaki 2. ve 3. dairelerin 50.000,00 TL peşin kalan anlaşma bedeli olan 570.000,00 TL'nin tapu tesliminde davacıya ödenmek üzere 620.000,00 TL bedelle anlaşması yer aldığını, iki sözleşmeye konu olan dairelerin yer aldığı inşaat projesinin bazı olumsuzluklar nedeniyle alıcıların da makul karşılamaları neticesinde birlikte alınan kararlarla iptal edildiğini, bu projenin yerine davacının Denizli 1. Bölge ... Köyü ... Mevkii ... pafta ... ada ... nolu parselde kayıtlı 346 m² arsa üzerinde yapacağı binanın gündeme geldiğini, davalı ile yapılan görüşmeler ve anlaşmalar doğrultusunda daha önce imzalanan 2 adet gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin yerine bu kez davalının isteği ve talebi doğrultusunda █████/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede daha önceki sözleşmeler gereği davacıya verilmiş olan iş yeri ve 50.000,00 TL kapora da göz önüne alınarak, bunlar da hesaba dahil edilerek bunlarla birlikte davalıya ait Denizli ili ... İlçesi ... Mah. ... Cad. ... pafta ... ada ... parseldeki 6-7-8-...-23 nolu bağımsız bölümlerin de davacıya devri karşılığı kendisine Denizli 1. Bölge ... Köyü ... Mevkii ... pafta ... ada 5 nolu parselde kayıtlı 346 m² arsa üzerine yapılan binadan 4 adet apart dairenin takas edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra █████/2018 tarihinde tarafların anlaşmaya vardıkları █████/2018 tarihli son sözleşme doğrultusunda 1, 5, 7 ve 15. dairelerin tapularının davalıya teslim edildiğini, böylelikle müvekkilinin davalıya karşı olan edimlerinin tamamını eksiksiz yerine getirdiğini, davalıya karşı hiçbir yükümlülüğünün ve hiçbir borcunun kalmadığını belirterek; müvekkilinin davalıya karşı dava konusu senede ilişkin herhangi bir borcunun olmadığının tespitiyle, teminat senedinin iptaline, öncelikle haksız yere ve kötü niyetle icra tehdidi altında kalmamak üzere henüz takibin açılmamış olması sebebiyle %15 teminat karşılığında icra takibinin açılmaması - durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, tarafların tacir olmadığını, taraflar arasında gerçekleştirilen herhangi bir gayrimenkul alım-satım ilişkisinin de mevcut olmadığını, dolayısıyla, dava mutlak ya da nisbi ticari dava olmaması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkili aleyhine açılan davada, davacının ... olduğunu, dava konusunun ise; taraflar arasında imzalanan bir bono olduğunu, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere işbu bononun dayanağının ise dava dışı ... ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri olduğunu, dava dışının tüzel kişi olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, zira, dava dayanağı olan ve davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan sözleşmelerden kaynaklanan ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerini imzalayan taraflarca tanzim edilmiş ve/veya ciro edilmiş bir bono olmadığını, bu durumda, davacının olmayan bir senet nedeniyle eldeki davayı açmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında imzalanan hiçbir sözleşme olmadığını, eğer ki, davacının iddia ettiği gibi bir teminat senedi olsaydı bu durumda senedin tarafları dava dışı ... ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. ile müvekkilinin olması gerektiğini, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin taraflarının dava dışı tüzel kişilikle müvekkili olduğunu, dosyaya sunulan harici bir teminat sözleşmesi ve yazılı delil bulunmaması sebebiyle ortada bir teminat senedinin de mevcut olmadığını, teminat senedinin geçerlilik şartlarından birisinin de; içerisinde teminat senedine atıf yapılan ve harici olarak taraflar arasında imzalanan bir teminat sözleşmesi olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yazılı delille ispatlanması gerektiğini ancak davacı ile müvekkili arasında akdedilen hiç bir sözleşme olmadığı gibi, dava dışı tüzel kişi ile müvekkili arasında yapılan herhangi bir teminat sözleşmesinin de bulunmadığını, müvekkili ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında, █████/2017 tarihinde imzalanan "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" 2. maddesi gereğince; dava dışı tüzel kişi tarafından Denizli ili, ... mah. ... mevkii, 5 numaralı pafta, ... ada, .. parselde yapılacak olan inşaatta müvekkiline 3 adet daire verilmesi karşılığında, müvekkiline ait Denizli ili, ... ilçesi, ... mah., ... ada, ... parsel, ... Blok ... nolu bağımsız bölüm, Denizli ili, ... ilçesi, ... mah., ... ada, ... parsel, ... blok, ... nolu bağımsız bölüm, Denizli ili, ... ilçesi, ... mah., ... ada, ... parsel, ... blok, ... nolu bağımsız bölüm, ile ... Blv. No:... Denizli adresinde bulunan bir adet iş yerinin hiçbir bedel alınmaksızın dava dışı tüzel kişiye devredildiğini, dava dilekçesinde belirtilen tapuda 680.000,00 TL tapu tesliminde ödenmek koşuluyla iddiasının gerçekleri yansıtmadığını fakat dava dışı tüzel kişinin, müvekkilinden belirtilen daireleri ve iş yerini bedelsiz devralmış olmasına karşın müvekkiline karşı edimini yerine getirmediğini, bu hususu davacı taraf dava dilekçesinde de ikrar ettiğini, dava dışı tüzel kişi müvekkiline ekte sunulu resmi kurum belgelerinden de anlaşılacağı üzere, imara aykırı olarak yapılmış, kaçak yapı niteliğinde, iskan ruhsatı alınamayan, Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce "Yapı Kayıt Belgesi" iptal edilmiş, ... Belediyesi'nce mühürlenmiş ve yıkım kararı alınmak üzere işlemleri başlayan Denizli ili, ... ilçesi, ... mah., ... cad., ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan 6, 7, 8, ... ve 23 numaralı bağımsız bölümleri devrettiğini, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu bağımsız bölümler üzerinde tasarruf hakkını kullanamadığını, müvekkiline vaat edilen edimlerin yerine getirilmediğini, bu sebeple bir an için davacının davayı açmakta hukuki yararının varlığı kabul edilse ve bononun davacının edimlerini yerine getirmesine güvence olarak verildiği kabul edilse dahi, davacının edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmemesi nedeniyle senedin artık teminat senedi değil geçerli bir senet haline geldiğinin kabulü gerektiğini, dava dışı tüzel kişinin, sözleşme hükümlerine uymadığı gibi sözleşmenin esaslı unsurlarında hile yaparak müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını, dolayısı ile müvekkilinin davacıya ve dava dışı tüzel kişiye borcunun bulunmadığını, aksine müvekkilinin maddi ve manevi zararının mevcut olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olarak dava dışı tüzel kişiye 8 adet bağımsız bölüm, 1 adet iş yeri ve 50.000,00 TL nakit para verdiğini, karşılığında iskansız, ... Belediyesi tarafından mühürlenmiş ve yıkım kararına konu edilecek 4 adet bağımsız bölümün kendisine devredildiğini, ihtiyati tedbir talebinin hukuki dayanağının olmadığını savunarak; öncelikle, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması sebebiyle; görevsizlik kararı verilmesine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan ve hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi taktirde esastan reddine, davacı aleyhine bono bedelinin %...'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davacı ... İnş ... Ltd. Şti. adına şirket sahibi ..., (satıcı) üzerine geçen, ... mahallesi, ... ada/ 9 numaralı parseldeki 3 mesken ve ... mahallesi, 253 ada/ 1 numaralı parselde bir adet iş yerinin nakit ve taşınmaz değerleri toplamının 700.000,00 TL edeceği, davalı ... üzerine geçen ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada/ ... numaralı parselde 5 adet taşınmazın değerleri toplamının 500.000,00 TL edeceği, davalı ... üzerine geçen, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, 5 numaralı parselde, 4 adet taşınmaz, yok hükmünde olup, değeri sıfır kabul edileceği, davalı ... üzerinde olan 300.000,00 TL'lik teminat senedinin paraya döndürülerek, ... İnş...Ltd. Şti. adına şirket sahibi ... tarafından ödenmesi halinde, ...'ın 500.000,00 TL + 300.000,00 TL = 800.000,00 TL mal varlığına ulaşacağı, senedin ödenmemesi durumunda 500.000,00 TL'lik mal varlığına sahip olduğu, davacı ... İnş...Ltd. Şti. adına şirket sahibi ...'in ise aldığı 50.000,00 TL nakit ile birlikte 700.000,00 TL mal varlığına ulaştığı, senedin ödenmeyeceği doğrultusunda karar verilmesi halinde, ...'ın hesabına, davacı ... İnş...Ltd. Şti. adına şirket sahibi ... tarafından 100.000,00 TL ödenmesi halinde 600,000.00 TL'lik mal varlıklarına ulaşarak eşitlenecekleri tespit edildiğinden, davanın kısmen kabulü ile, davaya konu █████/2017 keşide tarihli, █████/2019 vade tarihli, lehtarı davalı ..., keşidecisi davacı ... olan 300.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya 200.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu senedin teminat senedi olduğunu, bu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, davalının cevap dilekçesinin birinci sayfasında ve üçüncü sayfasının üçüncü maddesinde çelişkili beyanlarda bulunduğunu, hem böyle bir senedin olmadığını ileri sürdüğünü hem de aynı senedin bu kez geçerli bir bono niteliğinde olduğu yönünde itirazlarda bulunmasının çelişkili olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı olan edimlerinin tamamını eksiksiz yerine getirdiğini, davalıya karşı hiçbir yükümlülüğünün, hiçbir borcunun kalmadığını, dava konusu teminat senedinin bir borç ihtiva etmediğini, borçtan kaynaklanan bir senet olmadığını, hukuki ve yasal dayanağının olmadığını, dolayısıyla geçersiz olup taraflarına iade edilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin teminat senedi olmadığını, borç ikrarını içeren bir illete bağlı olmayan senet olduğunu, davacının bu senede istinaden borçlu olmadığını ispat edemediğini, davanın reddi gerektiğini, senedin üzerinde "malen" kaydının bulunduğunu, gerekçeli kararın kendi içerisinde çeliştiğini, hem sözleşmede teminat senedi olduğuna atıf yok denildiğini hem de bu sözleşme uyarınca hesaplama yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabul etmemekle birlikte hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna göre karar verilecekse de müvekkilinin davacıdan alacağı miktarın 270.000,00 TL olduğunun ortada olduğunu, bilirkişi raporunun sonuç kısmında maddi hata yapıldığını, kötüniyeti tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, çünkü mahkemece tedbir kararı verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmisini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı dava konusu senedin dava dışı şirket ile imzalanan █████/2017 tarihli sözleşme uyarınca teminat senedi olarak verildiğini, sonrasında █████/2017 tarihli bir sözleşme daha imzalandığını, ardından bu iki sözleşmenin iptal edildiğini, taraflar arasında █████/2018 tarihli bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca edimlerini ifa ettiğini, senedin bedelsiz olduğunu iddia etmiştir.Davalı ise söz konusu senedin dayanağının gayrimenkul alım satım sözleşmeleri olduğunu kabul etmiş, fakat senedin teminat senedi olduğunu kabul etmemiştir.█████/2017, █████/2017, █████/2017 ve █████/2018 tarihli sözleşmelerin incelenmesinde; sözleşmelerde davaya konu senede bir atıf bulunmadığı görülmektedir.Davacı dava dilekçesinde söz konusu senedin █████/2017 tarihli sözleşme uyarınca teminat olarak davalı tarafa verildiğini, bu sözleşmenin ise iptal edildiğini savunmuştur.Senedin incelenmesinde; senedin üzerinde "teminat senedidir" ibaresinin bulunduğu, █████/2017 tanzim tarihli, █████/2017 ödeme tarihli olduğu, üzerinde malen ibaresinin bulunduğu, keşidecinin davacı, lehdarın davalı olduğu görülmektedir.Söz konusu █████/2017 tarihli sözleşmenin incelenmesinde ise; davalının davacıya 300.000,00 TL değerindeki iş yerini verdiği anlaşılmaktadır. Davalı ise cevap dilekçesinde, söz konusu senedin dava dışı şirket ile müvekkili arasındaki gayrimenkul alım satım sözleşmelerine istinaden alındığını, senedin teminat senedi olmadığını savunmuştur.Alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının davacı tarafa bu sözleşmeler uyarınca toplam 700.000,00 TL tutarında, taşınmaz vermek ve para vermek suretiyle ödeme yaptığı, davacının ise sadece █████/2018 tarihli sözleşmede geçen taşınmazları davalıya devrettiği, bu taşınmazların değerinin ise 430.000,00 TL olduğu ancak bu taşınmazların imar barışından yararlanamayacağı, kaçak yapı olduğu, mühürlendiği, tapu senetlerinin bir değerinin bulunmadığı belirtilmiştir.Davacı tarafın senedin █████/2017 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verildiğini iddia etmesi, davalının da bu hususu tevil yollu ikrar etmesi, ancak davacının söz konusu sözleşmenin iptal edildiğini ispatlayamaması, davalının bu sözleşme uyarınca 300.000,00 TL değerindeki taşınmazı davacı tarafa verdiğinin ve davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğinin tarafların kabulünde olması, bu taşınmaz bedelinin iade edildiğinin veya taşınmazın iade edildiğinin savunulmaması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Yine dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir kararı █████/2020 tarihli tensip zaptı ile kabul edilmiş, davacı tarafından teminatı yatırılarak uygulanması talep edilmiştir. Hal böyle olunca İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tedbir kararı uygulandığından davacı aleyhine %... oranında tazminata hükmedilmemesi de hatalıdır. Kabule göre ise; davalının davacıya verdiği sözleşmeler uyarınca; taşınmaz ve para olmak üzere davacı tarafa 700.000,00 TL ödemesi, davacının ise davalıya verdiği taşınmaz bedellerinin 430.000,00 TL olması karşısında senedin 30.000,00 TL'lik kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davaya konu sözleşmelerde davacıya ait olduğu belirtilmeyen .../... parselde kain 6-7-8-...-23 nolu taşınmazlara davacı lehine değer atfedilerek karar verilmesi de hatalı olmuştur.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,3-Davanın REDDİNE;4-Hüküm altına alınan 300.000,00 TL'nin % ...'sine tekabül eden 60.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin yatırılan 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 4.391,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,b-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 3.415,50 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE, c-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 245,00 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 737,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...