T.C. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, uluslararası taşımacılık hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap alacağı itirazın iptali davası, bilirkişi raporuyla sabitlenen ticari defter mutabakatına dayanmaktadır.
Özet: Uluslararası taşımacılık hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap alacağı davasında davacı, davalı şirketin faturalandırılan hizmet bedellerini eksik ve gecikmeli ödeyerek 3.953,76 USD borçlu kaldığını iddia edip icra takibi başlatmış; davalı ise borcun kaynağını ve miktarını reddederek takibe itiraz etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının davalıya taşıma hizmeti sunduğu, kesilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve taraflar arasında bu kayıtlara ilişkin tam mutabakat bulunduğu tespit edilerek, davalının alacaklı tarafın iddialarına konu borçtan sorumlu olduğu belirlenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2 yıla yakın bir süredir uluslararası taşımacılık işi yaptığını, cari hesap kayıtlarının da görüleceği üzere müvekkili şirketin davalı şirkete kesmiş olduğu ilk satış 30.09.2023 tarihli olduğunu, tarafların yürüttüğü ticari iş ilişkileri boyunca mütemadiyen davacı şirkete yapılması gereken ödemeler fatura kesildikten aylar sonra ve eksik bir şekilde yapıldığından müvekkili şirketin ekonomik açıdan mağduriyet yaşamasına sebep olduğunu ve ticari hayatı olumsuz etkilediğini, ödemelerin vaktinde ve tam olarak yapılması hususunda davacının davalı şirket ödeme yapılacağı hususunda sürekli oyalanmış ancak ödemelerini tam ve eksiksiz almadığını, şirketin muhasebe kayıtlarında kesilen faturalar ve yapılan tahsilatlar karşılığında davalı şirketten son ödemeyi 04.12.2024 tarihinde 3.500 USD olarak aldığını ve davalı şirketin davacı şirkete 3.953,76 USD cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten olan cari hesap alacağı için ---. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra takibi davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının yaptığı haksız ve mesnetsiz itiraz üzerine takibin 04.03.2025 tarihinde durduğunu, davalının kötü niyetli olarak takibi durduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davalının --. İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, davalının 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya tahmiline karar verilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının davaya konu icra takibine dayanak olarak bildirdiği belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı tarafından bildirilen bedellerin gerçeği yansıtmadığını, mevcut durumda ödeme emrinde söz konusu borcun tam olarak neden kaynaklandığını ve alacak kalemlerinin neye ilişkin olduğunun açıkça bildirilmediğini, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, ödeme emrinde bildirilen kaynağı belirsiz borca bahsi geçen miktarın haksız olması sebebiyle borca itiraz ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen tek taraflı faturalaralar karşılığında müvekkilinin mal veya hizmet almadığını, davacının davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini beyan ederek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: Davacı taraf 07.02.2025 tarihinde 3.953,76 USD tutarlı cari hesap alacağının tahsiline ilişkin ---İcra Müdürlüğü'nün----Esas sayılı dosyasından Örnek No:---- İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, Borçlu vekilinin Örnek No:---- Ödeme Emrine 03.03.2025 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkili şirketin dosyada alacaklı olarak belirtilen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile alacaklı gözüken taraf arasında herhangi bir ticari iş, cari ilişki vb. bulunmadığını belirtmiş olup, asıl alacağa, borcun tamamına, işlemiş faize ve türüne, faiz oranına, borcun kaynağına, borç ilişkisine, tüm diğer ferilerine ve zamanaşımına itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, bu sebeple 2023-2024 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun söylenemeyeceği, 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Raporumuzun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirketin ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle usul incelemesinin yapılamadığı, incelemenin sunulan belgeler üzerinden aleyhe olan delil niteliği gözetilerek hesap incelemesi bölümünde yapıldığı,
Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme ve Davacı Alacağının Hesaplanması bölümlerinde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;
Davacı şirket tarafından davalı şirkete taşıma hizmeti ifa edildiği ve bu hizmetler karşılığında faturaların düzenlendiği, söz konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu yönüyle keşide edilen tarafların kayıtları arasında tam mutabakat bulunduğu,
Tarafların ticari defterlerinin hesap incelemesinde; davacı şirketin kendi defterlerinde 10.02.2025 icra takip tarihi itibariyle 171.352,68 TL alacaklı i, davalı şirketin ise kendi defterlerinde aynı tarih itibariyle 410.025,60 TL borçlu gözüktüğü,
Ancak ödeme kayıtları yönünden taraf defterlerinin uyumlu olmadığı, davacı ve davalı defterlerinde karşılıklı olarak yer almayan ödeme kayıtlarının bulunduğu, ayrıca davalı şirket kayıtlarında 04.12.2024 tarihli 1.100,00 USD tutarlı faturanın 1.100,00 TL olarak hatalı kaydedildiği, bu durumun dövizli işlemlerin muhasebeleştirilmesi bakımından kayıt uyumsuzluğuna neden olduğu,
Bununla birlikte, taraflar arasında düzenlenen faturaların USD ve EUR cinsinden dövizli olduğu, yapılan ödemelerin de 01.10.2024 tarihli 60.000,00 TL tutarlı ödeme haricinde USD ve EUR döviz cinsinden gerçekleştirildiği, dava konusu alacağın yabancı para (USD) cinsindentalep edildiği, ancak ticari defterlerin muhasebe mevzuatı gereği Türk Lirası cinsinden tutulduğu,
Netice itibariyle, davacı şirket tarafından düzenlenen 16.239,00 USD ve 997,00 EUR tutarlı faturalara karşılık, davalı şirket tarafından yapılan 10.588,00 USD ve 957,00 EUR ve 01.10.2024 tarihli 60.000,00 TL tutarlı ödemeler birlikte dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacının 3.943,09 USD bakiye alacağının hesaplandığı, nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 07.02.2025 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin işbu alacağını USD cinsinden talep edebileceği,
Faiz, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Arcak, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip tarihinden sonrasında yabancı para (USD) ana para alacağı için 3095 s.k m.d/a maddesi kapsamındaki sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz, oranı uygulanır."Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; hukuki niteliği itibariyle taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan---. İcra Müdürlüğü'nün ----. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın ile takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, cari hesap alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, bu sebeple 2023-2024 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun söylenemeyeceği, 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı şirket tarafından davalı şirkete taşıma hizmeti ifa edildiği ve bu hizmetler karşılığında faturaların düzenlendiği, söz konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu yönüyle keşide edilen tarafların kayıtları arasında tam mutabakat bulunduğu,
Davacı şirketin kendi defterlerinde 10.02.2025 icra takip tarihi itibariyle 171.352,68 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise kendi defterlerinde aynı tarih itibariyle 410.025,60 TL borçlu gözüktüğü,
Ancak ödeme kayıtları yönünden taraf defterlerinin uyumlu olmadığı, davacı ve davalı defterlerinde karşılıklı olarak yer almayan ödeme kayıtlarının bulunduğu, ayrıca davalı şirket kayıtlarında 04.12.2024 tarihli 1.100,00 USD tutarlı faturanın 1.100,00 TL olarak hatalı kaydedildiği, bu durumun dövizli işlemlerin muhasebeleştirilmesi bakımından kayıt uyumsuzluğuna neden olduğu, Bununla birlikte, taraflar arasında düzenlenen faturaların USD ve EUR cinsinden dövizli olduğu, yapılan ödemelerin de 01.10.2024 tarihli 60.000,00 TL tutarlı ödeme haricinde USD ve EUR döviz cinsinden gerçekleştirildiği, dava konusu alacağın yabancı para (USD) cinsinden talep edildiği, ancak ticari defterlerin muhasebe mevzuatı gereği Türk Lirası cinsinden tutulduğu,
Davacı şirket tarafından düzenlenen 16.239,00 USD ve 997,00 EUR tutarlı faturalara karşılık, davalı şirket tarafından yapılan 10.588,00 USD ve 957,00 EUR ve 01.10.2024 tarihli 60.000,00 TL tutarlı ödemeler birlikte dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacının 3.943,09 USD bakiye alacağının hesaplandığı, 07.02.2025 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin işbu alacağını USD cinsinden talep edebileceği, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, takip tarihinden sonrasında yabancı para (USD) ana para alacağı için 3095 s.k m.d/a maddesi kapsamındaki Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz, oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/9)...” faizi isteyebileceği, anlaşılmakla; Davanın Kısmen Kabulüne, --- İcra Dairesi' nin ---- Esas sayılı dosyasında davalının; 3.943,09 USD asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İtirazın İptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
---. İcra Dairesi' nin ---- Esas sayılı dosyasında davalının; 3.943,09 USD asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin takip talebindeki şartlarla devamına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 9.677,83-TL harcın davacı tarafından yatırılan 2.415,33-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.262,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 2.415,33-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.030,73-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 10.270,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%99,73 Kabul, %00,27 Ret) 10.242,27-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 383,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.587,58-TL'sinin davalıdan 12,42-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
10-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!