Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin, tasfiye sonrası alacak tahsili için şirketin ihyası, ek tasfiye ve taraf teşkilindeki usuli eksiklikler üzerine verdiği gerekçeli karar.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin mahkeme kararına dayanan alacaklarını tahsil etmek amacıyla, sicil kaydı kapatılmış ve tasfiye edilmiş bir şirketin yeniden ihya edilerek ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesine karar verilmesini talep ederken; davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili, asıl husumetin tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğini, müdürlüğün sorumluluğu olmadığını, taraf teşkilinde usul eksiklikleri bulunduğunu ve hatta daha önce ihya edilmiş bir şirketin yeniden ihyasında hukuki yarar bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
...'nin İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunduğunu, şirketin tasfiye sürecine girerek sicil kaydının kapatıldığını, müvekkili ...'nın Bakırköy ....Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ... Esas ... Karar sayılı karara istinaden söz konusu şirketten alacaklı olduğunu, şirketin tasfiye öncesindeki son adresinin ... Mah. ... Plaza No: .... .../İstanbul olduğunu, alacakların tahsil edilebilmesi amacıyla şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesine ihtiyaç duyulduğunu, bu doğrultuda mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle talebin kabul edilerek şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVA DOSYASI BAKIMINDAN :
TALEP: davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin İstanbul Ticaret Odası nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye edilerek sicil kaydının kapatıldığını, müvekkili ...'nın Bakırköy ....Asliye Hukuk Mahkemesi bünyesindeki ... Esas ve ... Karar sayılı karara istinaden söz konusu şirketten alacaklı olduğunu, şirketin tasfiye öncesi son adresinin ... Mah. ... Plaza No: ... .../... olduğunu, şirketin ihyası talebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemenin ara kararı ile terkin edilen şirketin tasfiye memuruna karşı da dava açılması ve dosyaların birleştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu doğrultuda şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemlerine karar verilmesini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki dava ile işbu davanın birleştirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA BAKIMINDAN SAVUNMA :
Davalı ... sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın olağan tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Gıda Turizm ve Sosyal Hizmetler Anonim Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkil müdürlüğe yönelttiğini, oysa usul ve Yargıtay içtihatları gereği husumetin tasfiye memuru olan ...'ye de yöneltilmesi gerektiğini, tasfiye memuruna husumet yöneltilmemesinin bozma sebebi teşkil ettiğini, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle davalı olarak gösterilmesine olanak bulunmadığını, ticaret sicili müdürlüğünün tescil taleplerini yasal sınırlar içinde değerlendiren bir kurum olduğunu, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda bulunduğunu, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirkete ve alacaklılara karşı sorumlu olduklarını, müvekkil müdürlüğün tasfiye memurlarının bildirimi üzerine işlem yaptığını ve herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, atanacak tasfiye memurunun Türk Ticaret Kanunu'nun 536. maddesinde düzenlenen Türk vatandaşı olma ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunma gibi şartları taşıması gerektiğini, müvekkil müdürlüğün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, yerleşik yargı uygulamalarının da bu yönde olduğunu belirterek müvekkil müdürlük yönünden davanın reddini, aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkil aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA:
Birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taraf teşkilinin sağlanması noktasında usuli hata yapılarak sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet yöneltildiğini, HMK m. 124/3 ve 124/4 hükümleri uyarınca taraf değişikliğinin muvafakat gerektirdiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu konuda açık bir muvafakatinin bulunmadığını, mahkemece verilen ek dava açılması ve birleştirme usulünün emredici kuralları dolanma amacı taşıdığını, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, HMK m. 114/h maddesi uyarınca hukuki yararın dava şartı olduğunu, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ve .... karar sayılı kararları ile Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararları gereğince daha önce ihya edilmiş bir şirketin yeniden ihyasının talep edilemeyeceğini, TTK m. 543 uyarınca tasfiye memurlarının şirketin feshini ve tasfiye sürecini ....,... ve .... tarihlerinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde üç defa ilan ederek yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının 6 aylık yasal süre içerisinde herhangi bir başvuru yapmadığını, basiretli bir alacaklının göstermesi gereken özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, şirketin borçlarını ödeyebilecek malvarlığı veya mali gücünün bulunmadığını, ihya edilse dahi alacaklıya bir ödeme yapılamayacağının sabit olduğunu, bu durumun kamu kaynaklarının ve tarafların emeğinin israfı anlamına geldiğini, Ticaret Sicil Memurluğundan tasfiye belgelerinin celbedilerek bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15 maddesi uyarınca ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın açılmasına davacının kendi ihmalinin sebebiyet verdiğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkile yükletilmesinin TMK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddini, aksi kanaatte olunması halinde ise yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Ticaret Sicil Kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava Tasfiye Halinde ...'nin ihyası istemine ilişkin olarak açılmış husumet İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmiştir.
Birleşen dava Tasfiye Halinde ...'nin ihyası istemine ilişkin olarak açılmış husumet ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü ...'ye yöneltilmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda ;
Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; birleşen davada davalı ...'nin ihyası talep edilen şirketin önceki yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği ... tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ancak ayrı ayrı ihyasına karar verildiği ve █████/2025 tarihinde ve █████/2025 tarihinde resen tescil edildiğinden müdürlükteki kaydının yeniden açıldığı anlaşılmıştır.
Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .... tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı, İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... E., .... K. sayılı ilamı.)
HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.
İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/... İlçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve birleşen davada :
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen davada davalı ...'nin ihyası talep edilen şirketin önceki yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği .... tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ancak ayrı ayrı ihyasına karar verildiği ve ... tarihinde ve ... tarihinde resen tescil edildiğinden müdürlükteki kaydının yeniden açıldığı, ihyası talep edilen şirket aleyhine, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığı, dosyanın ... tarihinde karara çıktığı ve kesinleşmiş olduğu, davacının asıl ve birleşen davalarda dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, asıl davada asıl dava masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, birleşen davada ise vekalet ücreti ve yargılama giderinin, tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan birleşen dava davalısı ...'den tahsiline hükmedilmesi gerektiğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl dava bakımından ;
Davanın Kabulü ile;
1-Şirketin tasfiyesinin sona erdiği ... tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde ...'nin TTK'nın 547/1 .maddesi gereğince, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına özgü olarak ve işbu dosyadan kaynaklı alacakları yönünden, tasfiye işleminin eksiksiz yapılması ile ilgili tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine,
Birleşen dava bakımından ;
Davanın kabulü ile;
2-TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu, .... doğum tarihli, birleşen davada davalı ...'nin görevlendirilmesine, kendisinin şirketin yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,
Asıl dava bakımından harç ve yargılama giderleri :
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 harcın, peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan ‭‭‭‭‭yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, bu davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve bu davalı yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
8-Asıl davada davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Birleşen dava bakımından harç ve yargılama giderleri :
9-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yapılan ‭‭‭‭‭737,90 TL posta masrafı ile 1.464,00 TL harç gideri olmak üzere toplam 2.201,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin, eksik tasfiye yapılarak dava açılmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
12-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
13-Birleşen davada davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, davada bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!