İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, araç kiralama sektöründeki tanınmış markalara tecavüz ve haksız rekabet davası.
Özet: Bu dava, araç kiralama sektöründe tanınmış "..." markalarının sahibi olan davacının, davalının internet sitesi üzerinden kendi markalarını izinsiz kullanarak iltibas oluşturduğunu, markaya tecavüz ve haksız rekabet yaptığını iddia ederek, bu eylemlerin tespiti, önlenmesi ve internet sitesine erişimin engellenmesi talepleriyle açılmıştır; davalı ise suçlamaları reddederek iddiaların kendisine ait olmadığını savunmuş, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ise davalının kullanımlarının davacının markalarıyla karıştırılma ihtimali yaratarak markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmış olup, mahkemece Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirilmektedir.

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ- HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz- Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, Türkiye genelinde 24 ilde bulunan 40 adet şubesiyle, kısa dönem araç kiralama sektöründe “...” ve “...” esas unsurlu markaları altında faaliyet gösterdiğini,sektörün lider firmalarından biri olduğunu ve “...” ibareli markalar üzerinde tek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu marklarından ilkini 07.08.2014 tarihinde tescil ettirdiğini ve markalarına yoğun yatırım ve reklam harcamaları yaparak ülkece tanınır hali getirdiğini, davalının kurmuş olduğu ...dinde iltibas oluşturduğunu, davalının bu haksız kullanımlarının, müvekkili aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile davalının haksız kullanımlarının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... uzantılı web sitesine Türkiye’de erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin suriye uyruklu olup, 2013 yılından beri Türkiye de ... ilinde ikamet ettiğini, kendisine ait olmayan kendisi tarafından kullanılmayan ve sadece adına kayıtlı olan telefonlar için müvekkili hakkında soruşturmalar yapıldığını, bu davanın muhatabının müvekkili olmadığını, davaya konu .../alan adlı internet sitesinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin Türkiye ye geldiğinden beri sadece ..... Numaralı telefon hatlarını kullandığı bunun dışında başka hattının bulunmadığını, öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, dava konusu fiil ve eylemlerin müvekkilin gerçekleştirmediğini, bilgilerini ilettiği soruşturma dosyalarının celbini ve bu soruşturmaların sonucunun bekletice mesele yapılmasını, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Aleyhine tespit talep edilen ... internet sitesinin alan adında ve web sitesi içeriklerinde tespit talep eden şirkete ait “...” markasının kullanıldığı... adresinde listelenen araç görsellerinin, tespit talep eden tarafa ait ... isimli internet sitesindeki araba görselleri ile bire bir aynı olduğu, incelenen ilgili kullanımların davacıya ait markalarla nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiğinin değerlendirilebileceğini, söz konusu kullanımların davacıya ait markalara tecavüz teşkil ettiği gibi ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu yönünde kanaate varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, davalıya ait ../alan adlı internet sitesine Türkiye'de erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım
amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından:
TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibaresi içerir markaların .... sınıfta davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların sunmuş oldukları deliller ve yukarıda özetlenen █████/2020 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde...internet sitesinin alan adında ve web sitesi içeriklerinde davacı şirkete ait “...” markasının kullanıldığı, sitede ... numaralı gsm hattının iletişim numarası olarak yer aldığı, listelenen araç görsellerinin, davacı tarafa ait www.....com.tr isimli internet sitesindeki araba görselleri ile bire bir aynı olduğu, incelenen ilgili kullanımların davacıya ait markalarla nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiği tespit edilmiş ise de; davalı vekilinin "müvekkilinin suriye uyruklu olduğu, kendisine ait olmayan kendisi tarafından kullanılmayan ve sadece adına kayıtlı olan telefonlar için müvekkili hakkında soruşturmalar yapıldığı, bu davanın muhatabının müvekkili olmadığı" yönündeki beyanlarını içerir cevap dilekçesi, 0534 392 4510 numaralı hatta ait gsm sorgusu incelendiğinde davalının hat sahibi olmadığı hususları ile, ilgili telefon numarası davalı adına kayıtlı olsa dahi bu hususun tek başına davalının iddia olunan eylemi gerçekleştirdiği kanaatine ulaştırmayacağı, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davacı markasının davalı tarafından yargılamaya konu olduğu şekilde kullanıldığına dair yeterli bilgi ve belgenin dosyaya yansımadığı anlaşılmakla davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik 677,60 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!