İflas tasfiyesi sıra cetveline itiraz davası, eski çalışanın kesinleşen işe iade sonrası eksik ödenen kıdem, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatları ile faiz hesaplamasını içermektedir.
Özet: Bu dava, iflas tasfiyesi sürecinde düzenlenen sıra cetveline itiraz niteliğinde olup, müflis bankanın eski bir çalışanı, işe iade davasını kazanmasına rağmen işe başlatılmaması üzerine iflas idaresi tarafından yapılan ödemelerin eksik ve hatalı olduğunu iddia etmektedir; davacı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin toplu ödenmesiyle ayrıntıların belirsiz kalmasından, boşta geçen süre ücretine mevduat faizi yerine yasal faiz uygulanmasından ve fark kıdem tazminatının ödenmemesinden şikayetçi olarak, alacaklarının gerçek ücreti üzerinden tam ve doğru bir şekilde hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekilinin ------ İş mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.10.2011-25.01.2016
tarihleri arasında davalı Müflis ------İflas İdaresi bünyesinde “uzman”
unvanı ile 2.623,13-TL brüt ücret ile çalışmalarını son derece başarılı ve özverili biçimde sürdürdüğünü, müvekkilinin iş akdinin 25.01.2016 tarihinde haksız ve geçersiz sebeplerle
feshedilmesi üzerine ---. İş Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyası
kapsamında işe iade davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, feshin geçersizliği ile birlikte müvekkilinin işe iadesine, 4 aylık işe başlatmama
tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hükmedildiğini, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olsa da ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi’nin
---Esas ------ Karar 27.12.2018 tarih sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan
reddedildiğini, bunun üzerine davalı tarafından temyize başvurulduğunu fakat Yargıtay ----
Hukuk Dairesinin ---- Esas ------ Karar 29.03.2019 Tarih sayılı kararıyla ilk derece ve
istinaf mahkemelerinin kararlarının onandığını ve kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi
üzerine ----. Noterliğinin 04.10.2019 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesiyle işe
iade başvurusunda bulunduklarını fakat müvekkilinin 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığını, bu sebeple müvekkilinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti
alacağı doğduğunu, aynı zamanda işe iade davası sürerken iş akdi askıda olduğundan
müvekkilinin işe başlatılmadığı tarih itibariyle iş akdinin feshedildiğini ve feshe bağlı olarak
fark kıdem tazminatı alacağı doğduğunu, işe iade davası derdest iken davalı işverenin
16.11.2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, iflas kararı üzerine davalı şirketin
tasfiyesi için iflas idaresi teşekkül ettiğini ve huzurdaki davanın iflas idaresine ihbar edilerek
iflas idaresinin davaya dahil edildiğini, her ne kadar İcra ve İflas Kanunu’nun 194. maddesi
gereği müflise karşı açılan hukuk davaları durmuş olsa da iş davaları acele hallerden
sayıldığından yargılamaya devam edildiğini ve işe iade davası kesinleşmesine rağmen
müvekkilini iflas idaresi tarafından işe başlatılmadığını, iflas idaresi tarafından müvekkilinin
alacaklarının müflis şirket açısından masa borcu olarak kabul edilerek boşta geçen süre ücreti
ile işe başlatmama tazminatı toplamı olarak 39.278,89-TL ödendiğini, işe başlatmama
tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ayrı ayrı kalemler halinde belirtilmediğini ve
toplanarak yekun tutar olarak belirtilmek suretiyle ödendiğini, bu sebeple kendilerince bu
alacak kalemlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunun bilinmediğini, ayrıca iflas idaresi tarafından
alacak çeşidi gözetilmeksizin alacaklara yasal faiz işletildiğini, boşta geçen süre ücretine
mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden bu uygulamanın doğru
olmadığını, ayrıca müvekkilinin müflis bankadan olan fark kıdem tazminatı alacağının ise
ödenmediğini, yalnızca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti bakımından kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin işe başlatılmadığı tarihteki
gerçek ücreti tespit edilip buna göre alacak kalemlerinin hesaplanması ve müvekkilinin alacağının tam olarak ödenmesi gerektiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik; 50,00-TL fark kıdem tazminatının işlemiş olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin -----. İş mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu’nun, 29 Mayıs 2015 tarihinde ---- karar numarasıyla alınan ve 30 Mayıs 2015 tarih
ve --- sayılı ----- Gazete’de ilan edilen kararı ile ------
kontrolüne el koyduğunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca
----- yönetim ve denetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF)
devrettiğini, 23.07.2016 tarih ve --- sayılı ----- Gazete’de yayınlanan; BDDK’nın
22.07.2016 tarih ve 6947 sayılı Kararı ile TMSF’nin 21.07.2016 tarih ve 9029 sayılı yazısında
yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin son fıkrası
hükmü çerçevesinde ---- faaliyet izninin kaldırılmasına karar
verildiğini, TMSF tarafından açılan ve -----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106.
maddesi uyarınca ----- iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat
15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin TMSF tarafından yerine getirilmesine karar
verildiğini ve kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiğini, hâlihazırda ---/ tasfiyesinin --- İflas Müdürlüğü'nün ----- İflas sayılı dosyası
üzerinden devam ettiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesi
doğrultusunda----, TMSF tarafından iflas dairesi, alacaklılar
toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkileri kullanılarak tasfiye edilmekte olduğunu, ----- hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olduğundan tasfiyeyle sınırlı
olmak üzere faaliyetlerini sürdürdüğünü ve tüzel kişiliğinin de devam ettiğini, tasfiye
sürecinin TMSF tarafından önerilen ve İcra Mahkemesince belirlenen 3 kişilik İflas İdare Heyeti tarafından yürütüldüğünü, şu anda görev yapan İflas İdare Heyeti üyelerinin ----- olduğunu, İflas İdare Heyeti üyelerinin TMSF’nin ----- karar ve 17.09.2020 tarihli kararı ile kendilerine verilen yetkiler dâhilinde tasfiye sürecini yürüttüklerini, esas ilişkin olarak ise davacı tarafa tüm işçilik alacakları ve alacaklarına ilişkin faizlerin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ve davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde; davacı tarafından açılan işe iade davası sonucu karar gereği müvekkili İflas İdaresi tarafından 39.278,89 TL ödeme yapıldığını, ancak ödeme yapılırken davacının işveren tarafından işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücretinin
belirlenerek ödemelerinin yapılmamış olması sebebiyle eksik ödendiğini iddia ettiği fark kıdem tazminatı ve işlemiş faiz alacağının ödenmesini haksız ve mesnetsiz olarak talep ettiğini, davacı tarafa, müvekkili İflas İdaresi tarafından dava sonrası kesinleşen tüm alacak
kalemlerinin cevap dilekçesi ekinde sundukları ödeme belgelerinde görüleceği üzere; 12.990,58 TL brüt iş güvencesi tazminatı (12.891,98TL net),14.989,58 TL brüt boşta geçen süre tazminatı (12.064,26 TL net), 8.489,70 TL brüt kıdem tazminatı farkı (8.425,26 TL net),
2.897,50 TL brüt ihbar tazminatı farkı (2.440,88 TL net),
70,00 TL yargılama gideri, 3.386,50-TL faiz ödemesi olmak üzere toplam 39.278,89-TL net ödeme
yapıldığını, bu sebeplerle davacının tüm alacak talepleri faizi ile birlikte tam ve eksiksiz
olarak ödenmiş olduğundan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.Mahkememiz █████/2026 tarihli celse ara kararı ile dosyanın nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdiine karar verildiği ancak celse arasında dosyanın yeniden incelenmesi sonucu davalı --- iflas kararının ----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarihli --- Esas--- Karar sayılı dosyasında iflasına kararı verildiği, kararın Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin 27.01.2020 tarihli ---- Esas--- Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, iş bu davanın ise 17.08.2021 tarihinde iflas kararından sonra açıldığı ve İİK 235.madde gereğince davanın, iflas kararının verildiği -----) Adliyesi Ticaret Mahkemelerinden açılması gerektiği, yetkinin kesin yetki olup dava şartı olarak re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşıldığından davanın (kesin) yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın İİK 235.madde gereğince mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden REDDİNE,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili -- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne gönderilmesine,
HMK 321/2.madde gereğince yargılama giderinin yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli ---- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!