İmar planı yokluğu nedeniyle batıl sayılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen 800.000 TLlik bonodan borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talepli menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit davasında, arsa sahibi davacı, davalı müteahhit tarafından icraya konulan 800.000 TLlik senede borçlu olmadığını iddia etmekte; senedin ya hiç imzalanmadığını, ya da feshedilen ve yargı kararıyla baştan itibaren geçersiz olduğu tespit edilen bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiğini, dolayısıyla davalının kötü niyetle haksız menfaat sağlamaya çalıştığını savunurken, davalı ise senedin davacı tarafından yapılan peşinat ödemeleri karşılığında imzalandığını ve alacağının meşru olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ile davalı arasında ---- Noterliğinin ------ yevmiye numaralı █████/2008 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında, davacı müvekkil arsa sahibi iken; davalı, inşaatın yapımı işini müteahhit olarak üstlendiğini, bahsi geçen sözleşme kapsamında; davacı müvekkil tarafından davalı-alacaklıya verilmiş herhangi bir kambiyo senedi mevcut olmadığını, davacı-borçlu müvekkili ile davalı-alacaklı arasında başkaca bir ticari ilişkinin bulunmadığını, dava konusu icra takibine dayanak kılınan senedin meblağı 800.000,00TL olduğunu, davacı müvekkilinin takibe konu edilmiş olan senede imza atmış olmasının mümkün olmadığını, çünkü davacı müvekkilinin davalıya bu meblağda bono vermesini gerektirecek herhangi bir ticari ilişkilerinin olmadığını, senedin tanzim tarihi olarak gösterilen tarih █████/2008 olup; o tarih de, kat karşılığı inşaat sözleşmenin akdedildiği tarih olduğunu, tarafımızca kabul edilmemekle birlikte; böyle bir bono davalıya verilmiş dahi olsa, sözleşme kapsamında teminat senedi niteliğinde olmaktan ileriye gidemeyeceğini, çünkü; hayatın olağan akışı itibariyle, bir insanın, aralarında hiçbir hukuki ve ticari ilişkisi olmayan başka bir kişiye durduk yere bu meblağda bir senedi vermesinin mantıklı olmadığını, davacı müvekkilinin de, takibe konu bononun varlığını, aleyhine icra takibi yapıldıktan çok sonra tesadüfen öğrendiğini, davalı asilin; davacı müvekkil ile arasında akdedilen---- Noterliği'nce ------ yevmiye numaralı █████/2008 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin kendisine yüklediği yükümlülükleri süresinde yerine getirmemiş olması ve yapılan sözleşmenin objektif ifa imkansızlığı sebebiyle ifasının imkansız hale gelmiş olması sebeplerinden ötürü; davacı müvekkilinin, ---. Noterliğinin ----- yevmiye numaralı █████/2011 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeden çekilme hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetmiş ve davalıyı, verdiği vekillik görevinden azlettiğini, bunun üzerine davalı taraf, ---.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin---- Esas sayılı dosyası ile davacı müvekkile dava açarak; inşaatın devamı için mahkemeden izin ve yetki istemiş; talebinin reddi halinde menfi-müspet zarar ile cezai şarta ilişkin tüm zararlarının tazminini talep ettiğini, ---Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- dosyası halihazırda derdest olup; dosya kapsamında mevcut olan Yargıtay ---Hukuk Dairesi'nin---- █████/2017 tarihli kararına göre; taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı tarihte geçerli bir imar planı olmadığı, dolayısıyla sözleşmenin yapılmasından önce var olan objektif ifa imkansızlığının varlığı sebebiyle sözleşmenin batıl olduğu tespit edildiğini, davalı asilin ----.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı davasını ikame etmekteki asıl amacı; sözleşmeden haklı olarak dönen davacı müvekkiline karşı, malıkemeden inşaatın devamı için izin ve yetki almakta olduğunu, sözleşmenin objektif ifa imkansızlığı sebebiyle batıl olduğunun tespiti ile davalı asil, asıl hedefine bu dava ile ulaşamayacağını anlamış ve bunun üzerine sözleşmeye konu taşınmazı nasıl ele geçireceğinin yollarını aramaya başladığını, iş bu dava konusu bonoyu bir şekilde tanzim ederek; davacı müvekkil aleyhine 800,000,00TL bedelli seneti icra takibine koyduğunu beyan ederek iş bu menfi tespit davası sonuçlanıncaya ve kararın kesinleşmesine kadar teminatsız olarak; aksi takdirde makul bir teminat mukabili dava konusu ----. İera Müdürlüğü'nün ------ dosyasının ve dosya kapsamındaki taşınmaz satışının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davamızın kabulü ile; ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası kapsamında; davacı-borçlu ...'nın, davalı-alacaklı ...'ya karşı borçlu olmadığının tespiti ile ilgili icra takibinin iptaline, dava konusu icra takibinin dayanağı olan bononun; sahte olması ya da batıl olduğu sabit olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı verilmiş olması hallerinde; haksız olarak davacı müvekkili borçlu kılmaya çalışan, doğruluk ilkesine aykırı davranan ve kötüniyetli olan davalı taraf aleyhine dava değerinin %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu bonoda yer alan imzanın kesinlikle davacı tarafa ait olduğunu, söz konusu icra takibi müvekkilinin alacağından ibaret olup haklı bir şekilde açıldığını, müvekkili peyderpey verilmiş paraların karşılığı olarak işbu bono imza edilerek davacı/borçlu tarafından müvekkiline verildiğini, karşı yan imza itirazıyla ilişki yokluğu itirazını aynı anda yaptığını, imzanın karşı yana ait olduğu bilirkişi raporlarıyla ortaya çıktığında karşı yanın ilişki yokluğu iddiasındaki kötü niyeti de sübut bulmuş olacağını, ayrıca davacının hilafi hakikat beyanda bulunduğu da sabit olacağını, bu hususta bononun veriliş sebebiyle karşı yanın sebebi ve ispatı açıklaması zaruretini doğuracağını, bononun nasıl ve hangi sebeple imzalandığına ilişkin mağazada bulanan onlarca tanık mevcut olduğunu, müvekkilinin ekonomik durumunun çok iyi olduğunu, mağazalar zinciri olan şirketlerinin mevcut olduğunu, davacı arsasını inşaat sözleşmesi gereği müvekkiline vermiş olması,akrabalık ve hemşehrilik ilişkilerini kullanarak sürekli mağazaya gelerek paralar aldığını ve karşılığında bono verdiğini, davacı/borçlu yanın (teminatsız olarak ve icra müdürlüğü dosyasında dosya borcu kadar meblağın depo edilmeksizin dava sonuna kadar takibin durdurulmasına yönelik) ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebi reddedilmesi gerektiğini, karşı yanın bu talebine muvafakatinin olmadığını beyan ederek davacının teminatsız olarak yada makul teminat karşılığında -----İcra Müdürlüğü ------. Sayılı dosyasının ve dosya kapsamındaki taşınmaz satışının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin ilk olarak reddine, müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan işbu davanın reddine, imza incelemesi kapsamında yasada da açıkça öngörülmüş olan uzman görüşü deliline dayanılarak mahkeme sürecinde aleyhe olan hususları kabul etmemek anlamında incelemenin yapılmasına, davacı tarafın tazminat talebinin reddine, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebi ile uğrayacağımız herhangi bir zararda dava açma hakkımzın saklı kaldığını belirterek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; -----. icra müdürlüğünde takibe konulan senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemi olup,
Uyuşmazlık; takibe konu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı, senedin sahte olup olmadığı ve dolayısıyla davacının bu senetten dolayı borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.-----.İcra müdürlüğünde ---- Esas sayılı dosya, ---. Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyası,---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası, Tapu kayıtları, Noter kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekilinin tedbir talebine ilişkin mahkememizin █████/2018 tarihli duruşma ara kararıyla "Talep konusu; █████/2008 tanzim tarihli, █████/2015 vade tarihli, keşidecisi ... olan, 800.000,00 TL bedelli senedin icraya konulduğu ----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasındaki takip konusu alacağın %15'i oranında 120.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubunun davacı tarafından yatırılması/sunulması halinde icra veznesine yatırılacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine, İhtiyati tedbir kararının HMK'nun 393/1 maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde talep edilmesi halinde HMK'nun 393/2 maddesi uyarınca Mahkememiz Yazı İşleri Müdürü tarafından infazına," kararının verildiği görülmüştür.
Celp edilen ----.icra müdürlüğünde ----- Esas sayılı dosya incelendiğinde; Davalı/alacaklı ..., Davacı/borçlu ... aleyhine 1 adet senetten kaynaklanan 800.000,00 TL asıl alacak, 106.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 906.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla █████/2016 tarihinde icra takibi başlattığı, iş bu dosyada alınan bilirkişi raporunda; "Kıymet takdiri istenilen gayrimenkulun; Bulunduğu semt, mevkii ve rağbet derecesi, iskan, mesken ve iş yeri bölgesi olan ----- ile ----- üzerinde ve köşe başında olması, çarşı, pazar ve alışveriş merkezlerine olan uzaklığı ve ulaşım şekli, parselin büyüklüğü ve imar durumu, günün civarda emsal olacak alım-satım değerleri ve rağbeti ile kıymetine tesir edecek bilumum faktörler göz önünde tutularak; -----üzerinde köşe başında kain 3/1 pafta, ----- parsel sayılı 977,16 m² miktarlı arsanın tamamına 2.900.000,00 TL (İki milyon dokuz yüz bin TL.) olduğu," görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan █████/2024 tarih ----- sayılı raporda; "inceleme konusu belgede ... adına atılı basit tersimli imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'nın eli ürünü olduğu" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan █████/2026 tarih --- sayılı raporda; "█████/2025 tarihli ve ---- esas sayılı yazısı ile █████/2025 tarihinde şubemize verilen dosya içerisinde; Adli Tıp Genel Kurulu'nda inceleme yapılması istenilmiş olup; Adli Tıp Genel Kurulunun Çalışma Usulüne Ait Genel Hükümler, Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanununun 4810 sayılı Kanun ile değişik 23. maddesine dayanılarak hazırlanmış olup (Madde 23), Adli Tıp Genel Kurulunun çalışma usullerine ait genel hükümlerinde yer alan " Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi ve Trafik İhtisas Dairesi’nin işleri Adli Tıp Genel Kurulu’nda incelemeye alınmaz. Bu dairelerden birinin raporu ile diğer bir bilirkişi raporu arasında çelişki varsa, mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle ihtisas dairesi en az yedi uzmanın katılımıyla rapor hazırlar" hükmü gereğince, istem doğrultusunda evvelce alınan █████/2024 tarih ve ----- sayılı dairemiz raporu ile çelişen rapor bulunmadığından genişletilmiş uzmanlar kurulunca değerlendirme yapılamadığı" kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda; "█████/2008 düzenleme ve █████/2015 vade tarihli, 800.000 TL bedelli senet aslı ön yüzde yer alan münker borçlu imzası ile davacı Müteveffa ... ait medarı tatbik örnek imzaların adli belge inceleme kriterleri bakımından benzer yapı ve görünümde olduğunun tespit edildiği, ...'nın samimi ortamda attığı imzalarında görülen doğal varyasyonların tespit edildiği, özellikle █████/2010 tarihli ---- Noterliğinde imzalanan Vekaletnamedeki imzası ile senetteki imzasının önemli oranda benzerlik gösterdiği, sayılı nedenlerle münker borçlu imzasının davacı Müteveffa ...'nın eli ürünü olduğu," görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Davacının UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde █████/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından mahkememizin █████/2023 tarihli duruşma ara kararıyla "Vefat eden davacı vekili, mirasçılar adına davaya devam edileceğini duruşmada beyan etmiş olduğundan davacının veraset ilamı ve mirasçıların vekaletnamesini sunması için 1 ay kesin süre verilmesine, " kararının verildiği, davacı vekilince --- Sulh Hukuk Mahkemesinin----- Esas----- Karar sayılı veraset kararı ile vekaletname sunulduğu görülmüştür.
Somut dosya kapsamında davacı tarafın davaya konu edilen █████/2008 düzenleme ve █████/2015 vade tarihli 800.000,00 TL bedelli senet yönünden açtığı davada gerek ATK'dan alınan █████/2024 tarihli raporda gerekse de mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda senet üzerindeki keşideci imzasının müteveffa ... eli ürünü olduğunun tespit edilmesi karşısında davacı iddiaları ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
-Davalı tarafın tazminat talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 12.930,25-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 126.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!