Ticari haksız fiil tazminatı davasında pert araca ilişkin düşük bedelli ibraname iptali, rayiç bedel tespiti ve avans faizi talebinin incelenmesi.
Özet: Davacı, tamamen kusurlu davalı sigortalısının aracının karıştığı kaza sonucu pert olan kendi aracının rayiç bedelinin çok altında kaldığını iddia ettiği 75.000 TLlik ibra sözleşmesinin iptalini ve bilirkişi marifetiyle tespit edilecek gerçek zararın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi, mutabakat sağlanan ve ödenen bedel ile sorumluluklarını yerine getirdiğini, husumet itirazı bulunduğunu, talep edilen avans faizinin haksız olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülen Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ----Şirketine ait---Plakalı araç,---tarafından sigortalı----- plakalı araç ile 24.09.2025 Tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle pert duruma düştüğünü, Aracın pert duruma düşmesinin akabinde ----., tam hasara uğramış olan --- plakalı aracın Mali Mesuliyet Sigortası gereği, tazminat bedelini ödemekle yükümlü olduğundan ibraname düzenlemiş olduğunu 75.000,00 TL rayiç bedelin -----. tarafından karşılanacak şekilde imzalandığını, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında davalı sigorta şirketine sigortalı --- plakalı dava dışı sürücü ------ 2918 SAYILI KTK'NIN 56/1-C (yakın takip) maddesini ihlal etiiği gerekçesiyle tam kusurlu bulunduğunu, Aracın perte ayrıldığının bildirilmesi üzerine her ne kadar mutabakat kabul edilmiş olsa da belirtilen 75.000,00 TL tutar oldukça düşük ve rayiç bedelin altında olduğunu, Uygulamada zarar görene yetersiz ödemelerin yapıldığı sıklıkla görüldüğünü, Araç sahibi ibranameyi kabul etmiş olmasına rağmen işbu anlaşmanın iptalini Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. Maddesi gereğince talep edebileceğini, Davalı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında imzalanan ibranamenin iptali ile Bilirkişi marifetiyle aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ve gerçek zarar tespit edildiğinde şimdilik 100 TL bakiye tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte --- tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki uyuşmazlıkta, müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş kaza tarih ve saatini kapsar herhangi bir ZMSS poliçesine rastlanmadığını, Bu durumda, husumetin --- yönlendirilmesi hukuka uygun olmadığını, ----- plakalı aracın tramer kayıtları incelendiğinde söz konusu aracın kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesinin bulunmadığı tespit edildiğini, İşbu nedenlerle davaya konu kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, davanın husumet yokluğundan doğrudan reddi gerekmekte olduğunu, Kazaya karışan ---- plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, Müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 300.000,00-TL olduğunu, Dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesinin gerektiğini, Müvekkili şirket ile karşı taraf arasında pert bedeline ilişkin olarak 75,000,00- TL bedel üzerinden mutabakat sağlanmış olduğunu, hesaplanan sovtaj bedeli 45.000,00-TL düşüldüğünde, kusur oranında 30.000,00-TL tutarındaki bakiyenin hepsi davacı yan vekiline 15.12.2025 tarihinde ZMMS teminat limiti kapsamında müvekkili şirket tarafından ödenerek sorumluluk giderildiğini, Müvekkili şirket poliçeden ve ekte yer alan mutabakatla bağlı olduğu miktardan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, Bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, Mağdur aracın müvekkili şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığını ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin avans faizi isteminin haksızlığı ortada olduğunu, Bu nedenle, avans faiz talebinin reddini, Zamanaşımına uğramış davanın reddini, Başvuru yokluğu sebebiyle davanın dava şartı noksanlığından reddini, Müvekkili şirkete husumet yönlendirilmediği için müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını, Kazanın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığının sayın mahkeme nezdinde tespitini, Usulden ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde davanın cevap dilekçelerinde yer alan nedenler ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle esastan reddini,Zarar mutabakat ve ibraname ile tam olarak giderildiğinden davanın esastan reddini, Zarar sorumluları tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, Arabuluculuk ücreti yönünden tahakkuk ettirilecek meblağın davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline Karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, mutabakatname, cevap dilekçesi, hasar dosyası, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, █████/2025 tarihli kaza nedeni ile bakiye pert hasarı tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın; davacı şirkete ait ----- plakalı aracın trafik kazası sonucunda pert olması sonucu davalı sigorta şirketiyle █████/2025 tarihinde imzalanan ibranamenin iptalinin istenip istenemeyeceği, davacının davalıdan bakiye tazminat talep edip edemeyeceği noktasında topladığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011----- sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ----. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay -----. HD'nin 03.12.2020 tarih -----Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ----- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ---- sayılı ilamı)Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay --- HDB'nın ----. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ----. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve-----. sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı yanca, davalı sigorta şirketince ödenen bedelinin pert total işlemine tabi tutulan sigortalı aracın piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan varlığı inkar edilmeyen 21.11.2025 tarihli "Tam Hasar İşlemleri Mutabakatname ve Taahhütnamesi"nde açıkça sigortalı aracın piyasa güncel değerinin 75.000,00 TL olduğu yönünde tarafların mutabık kaldığı, davacının mutabakatnamede yazılı miktarın kendisine ödenmesi kaydıyla davalı şirketi ibra ettiği, aracını hasarlı hali ile sigorta şirketine terk etmek suretiyle aracın satış ve devrini sağlayacak belgeleri ibraz ederek davalı şirkete aracı hasarlı hali ile terk ettiği ve aracın ağır hasarlı olarak işlem görmesini talep ettiği yazılmıştır. Mutabakatta kararlaştırılan bedelin davacıya ödendiği, yapılan ödemeler sırasında davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne dair dosyada bir delil de olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 21.11.2025 tarihli mutabakatname içeriği itibariyle TBK'nın 132. maddesi uyarınca tam bir ibradır. Davacı taraf kayıtsız şartsız şekilde ibranameyi imzalamış olup, davacı yanca eldeki davada TBK'nın 28.maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümlerine dayanılmamış, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulmuştur. Esasen ödemeyi kabul edip ibraname veren sigortalının müzayaka halinde olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkememizce, borcu doğuran sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 6.000,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.