İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde icracı sanatçı murisinin performanslarından kaynaklanan komşu haklara tecavüzün refi, önlenmesi ve tazmini davası.
Özet: Davacı mirasçılar, vefat eden bir sanatçının performanslarından kaynaklanan komşu haklara tecavüzün durdurulması ve tazmini için dava açarak, 1995 sonrası yasal düzenlemelerle ortaya çıkan bu haklar için davalı ile geçerli bir sözleşme bulunmadığını ve kullanımların izinsiz olduğunu iddia etmektedir; davalı ise söz konusu filmlerin 1995 öncesinde çekildiğini, yapımcı olarak hak sahibi olduğunu, sanatçının sağlığında herhangi bir talepte bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını veya hakkın kötüye kullanıldığını savunmaktadır, yapılan bilirkişi incelemesi ise davalının ilgili performansları içeren yedi adet sinema eserini internet üzerinden umuma arz ettiğini tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...’un icracı sanatçı ve başrol olduğu birçok yapımın ve bu yapımlardan elde edilen kesitlerin, komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra çeşitli internet veya televizyon mecraları başta olmak üzere, CD/DVD/Blu-Ray gibi formatlarda çoğaltım sureti dahil olmak üzere yayınlandığı, çoğaltıldığı, satıldığı, umuma arz edildiği, erişime açıldığı ve davalı yanca bu doğrultuda çok ciddi gelirler elde edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin murisi ile davalı yan arasında anılan yapımlarla ilgili olarak yazılı bir sözleşme bulunmadığından, var olduğu öne sürülse dahi ...'un ileride ortaya çıkmış komşu haklarının bu sözleşmenin yapıldığı tarihte devredilmiş olması mümkün olmadığından, ayrıca TBK m. 19 kapsamında gerçek iradenin gözetilmesi bakımından bugün elde edilen gelir biçimlerini kapsayamayacak olmasından ve dahi hakkaniyet ile genel ahlaka aykırılıkla hükümsüz olacağından, dolayısıyla komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra müvekkili murisinin bu hakları bakımından icracı sanatçı sıfatıyla vermiş olması gereken izinler alınmadan yapılan kullanımlar hukuka aykırı olduğundan, ortaya çıkan hak ihlallerinin, işbu davanın açılması gereğini ve anılan kullanım biçimlerinin her birinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi gereğini doğurduğunu, açıklanan nedenlerle maddi ve manevi tazminata, iadeye, bedel talebine, FSEK m. 71 bağlamında cezai süreçlere başvurulmasına, vekaletsiz iş görme hükümlerine ve her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın kabulüne, müvekkilinin murisinin ... isimli icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının hukuka aykırılığının tespitine, ref'ine, men'ine, müvekkilinin murisinin icracı sanatçısı olduğu eser işletim belgelerinden görülebilen yapımlardan davalının uhdesinde veya tasarruf yetkisinde bulunanların, bunların üçüncü kişilere devrinin, ruhsat/lisanslanmasının ve tasarruf mahiyetinde sair biçimlerde kullandırılmasının tedbiren durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının dava hakkını iki yıllık zamanaşımı süresini dikkate almadan açtığını, bunun yanı sıra hangi tarihler içerisindeki zararlarını talep ettiğini de belirtmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın kendisine dayanak aldığı kanun değişikliğinin TV teknolojisi ve yayınlarının bulunduğu 1995 yılında gerçekleştiğini, davacının 30 yıl bekledikten sonra dava açmasının "hakkın kötüye kullanımı" olduğunu, ayrıca sözleşmelerde gerçek iradenin asıl olduğunu, merhum ...'un dava konusu yapılan ve ancak 1995 yılından sonraki filmlere uygulanabilecek yasal düzenlemeleri bildiği halde sağlığında böyle bir talepte bulunmadığını, bunun nedeninin ...'un da 1995 yılından sonraki filmler nedeniyle bir hak talebinde bulunma iradesi olduğunu, davacının hak iddia ettiği filmlerin 1995 yılından önce yapılan filmler olduğunu, esasen davacının filmlerinin 1995 yılından önce yapıldığına ve yapımcısının müvekkili şirket olduğuna dair itirazı bulunmadığını, █████/1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserlerinin sahibinin, imal ettiren yapımcı olduğunu, bu hakkın halen devam ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının █████/2025 tarihinde işbu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkememizin işbu dosyası üzerinden verilen █████/2025 tarihli ara karar gereği mahkememizin işbu dosyası ile birleşen mahkememizin ...ayılı dosyasının tefrikine karar verilerek...esas numarasını aldığı anlaşıldı.Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda;"...Bilişim Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında; davalıya atfedilen ve bölümünde detayları sunulan, içerik sağlayıcılığın davalıya atıflı bulunduğu, Youtube adlı servis sağlayıcı nezdindeki hesabın halihazırda umuma mezkur içerikleri yayın halinde bulunduğu; mezkur sanatçı adına, anılan hesap bünyesinde oluşturulmuş çalma listesinde yedi adet sinema eserinin tam süre olarak umum tarafından erişilebilir olduğu ve tespit edilen teknik detay enformasyonunun aşağıda tablo halinde sunulduğu; Tablonun sonunda (7) sıra numarası ile yer alan “Kadifeden Kesesi (1971)” adlı video içeriğin, davalıya atıflı olup inceleme konusu kılınan hesap uhdesinde olmayıp anılan eserin dava dışı yapımcısı olduğu değerlendirilen ve ... adıyla umuma yayın halinde bulunduğu gözlenen içerik sağlayıcı hesaptan (...), yeniden yayınlama icra edildiği, Sektör Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, Davaya konu 1975 yapımı ..., 1972 yapımı ..., 1970 yapımı ... 1970 yapım..., 1971 yapımı ..., 1971 yapımı ...ve 1971 yapımı ...isimli filmlerin FSEK md. 5 kapsamında sinema eseri niteliğini haiz olduğu, Davalı yapımcı ... ünvanlı tüzel kişinin █████/1995 tarihinden önce meydana getirilen ve alenileşen davaya konu sinema eserlerinin ön ve arka jeneriğinde yapımcı olarak adının belirtildiği ve aksi sabit olana kadar anılan eserlerin sahibi olduğu, davalı eser sahibi firmanın davaya konu sinema eseri üzerinde FSEK md. 21-25 hükümlerinde eser sahiplerine tanınan mali haklarının sahibi olduğu ve haklarının koruma altında olduğu, davaya konu ... (1975), ... (1972), ... (1970),... (1970), ... (1971), ...(1971) ve ...(1971) isimli sinema eserlerinde oyuncu olarak rol alan davacı murisi merhum ...’un, eser sahibinin izni ile eser sahibinin mali ve manevi haklarına halel getirmeksizin anılan sinema eserleri üzerinde gerçekleştirdiği özgün icraları nedeniyle FSEK’in 1/B maddesinin I-k bendi, 80/I-1 maddesi ve Komşu Haklar Yönetmeliğinin. 4/I-b maddesinde tanımlandığı haliyle icracı sanatçı olduğu, Merhum icracı sanatçının davaya konu sinema eserlerindeki tespit edilmiş icraları üzerinde FSEK’in 80/I-1-A maddesi ile ek madde 2 hükümlerimde icracı sanatçılara tanınan mali nitelikli bağlantılı hakların sahibi olduğu, haklarının koruma altında olduğu ve haklarının koruma süresinin devam ettiği, merhum icracı sanatçının icra sahipliğinden kaynaklanan FSEK md. 80/I-1-A hükümlerinde tanımlanan mali nitelikli bağlantılı haklarının, eser sahipliğinden kaynaklanan FSEK md. 21-25 hükümlerinde tanımlanan mali haklarından bağımsız olarak aslen iktisap edilmiş haklar olduğu eser sahibi, yapımcı veya davalı firma dahil herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak nitelikli haklar olduğu, merhumun vefatı üzerine bu hakların davacı mirasçılara aslen iktisap ve intikal ettiği, Davalı ... firmasına ait olduğu ifade edilen ... hesabı üzerinden davaya konu ... (1975), ....(1972), ... (1970),... (1970), ... (1971),...(1971) isimli sinema eserlerinin kamunun serbest erişimine açık şekilde umuma iletildiğinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulan elektronik mühürlü belgelerden sabit olduğu ve işbu rapor tarihi itibariyle içeriklerin yayınlamaya devam ettiği, Her ne kadar davacı vekili ... (1971) isimli sinema eseri yönünden de talepte bulunmuş ise de anılan filmin dava dışı ...isimli bir başka...kullanıcısı tarafından yayınlanmış olduğu ve davalı firmaya ait hesaptan anılan filme ilişkin herhangi bir yayınlanmış içeriğin bulunmadığı, davacının murisi merhum icracı sanatçının davaya konu filmlerde rol aldığı tarihte icracı sanatçı olarak herhangi bir hakkı bulunmadığından mevcut olamayan haklarının herhangi bir kimseye devredilmesi mümkün olmadığı, tüm dosya kapsamında davalı eser sahibi yapımcı firmanın merhum icracı sanatçı ve/veya mirasçısı davacının haklarını kullanmaya yetkisinin bulunduğunu ispata elverişli FSEK md. 52 hükmüne uygun tasarrufa konu hak konularının ayrı ayrı belirtildiği herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, tüm dosya kapsamında davalı eser sahibi yapımcı firmanın bağlantılı hak sahibi davacı icracı sanatçının icraları üzerindeki bağlantılı hakları üzerinde tasarrufa yetkili olduğunu gösterir FSEK md. 52 hükmüne uygun herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, henüz koruma süresi içerisinde olan davaya konu ... (1975), ...(1972), ... (1970), ... (1970), ... (1971), ... (1971) isimli sinema eserlerindeki davacının murisi merhum icracı sanatçının tespit edilmiş icralarının davalı eser sahibi yapımcı firma tarafından bağlantılı hak sahibinin ve onun mirasçısı davacının yazılı izni alınmaksızın ... üzerinden umuma iletilmesi eyleminin davacının murisi merhum icracı sanatçı ...’un FSEK kapsamında sahip olduğu bağlantılı haklarından umuma iletim mali hakkının ihlali niteliğinde olduğu, davacı vekilinin hukuka aykırılığın tespiti ile tecavüzün ref'i ve meni taleplerinin haklı olduğu, FSEK Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, davalının dava konusu edilen eserlere ilişkin FSEK m.52’ye uygun herhangi bir sözleşmesine dosyada rastlanılmadığı, böylelikle davalının dava konusu edilen filmlerin hak sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir evraka rastlanmadığı, Filmlerin █████/1995 tarihinden önce meydana getirildiği ve davacı murisinin filmlerde icracı sanatçı olduğunun Mahkemenizce kabul edilmesi halinde, 4110 sayılı Kanunla icracı sanatçı statüsü verilen sinema oyuncularının 1995 öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçılıktan doğan haklarını talep edebilecekleri ve 1995 yılı öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçı ile sözleşmeler yapıldığı sırada dava konusu edilen TV ve umuma erişilebilir kılma hakları mevcut olmadığı için, bu türden haklar kapsamındaki eserler üzerinde yapımcı/mali hak sahibinin 1995 yılı ve sonrasında tanınan haklara da sahip olmadıklarından FSEK m. 51 f. 2 uyarınca mali hakların şümulünün genişletilmesinden eser sahibinin/icracı sanatçının faydalanacağı ve icracı sanatçının izninin alınması gerektiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Dava, davacının murisinin dava konusu icralarının davalı yanca hukuka aykırı olarak kullanılması iddiasına dayalı FSEK kapsamında hukuka aykırılığın tespiti ve eylemlerin refi ve meni taleplerine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde,Dosyada mübrez ... bağlantı adresleri incelendiğinde; davaya konu 1975 yapımı ..., 1972 yapımı ..., 1970 yapımı ..., 1970 yapımı ..., 1971 yapımı ..., 1971 yapımı ... ve 1971 yapımı ... isimli filmlerin FSEK md. 5 kapsamında sinema eseri niteliğini haiz oldukları, eserlerin ön ve arka jeneriklerinde film yapımcısı adı belirtilen davalı ... firmasının, aksi ispat edilene kadar davaya konu sinema eserlerinin sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.Dava konusu sinema eserlerinde oyuncu olarak rol alan davacının murisi müteveffa ...’un, eser sahibinin izni ile eser sahibinin mali ve manevi haklarına halel getirmeksizin anılan sinema eseri üzerinde gerçekleştirdiği özgün icraları nedeniyle FSEK’in 1/B maddesinin I-k bendi, 80/I-1 maddesi ve Komşu Haklar Yönetmeliğinin. 4/I-b maddesinde tanımlandığı haliyle icracı sanatçı olduğu, gerçekleştirdiği kişisel yeteneğinden doğan özgün performans ve icraları sayesinde davaya konu sinema eserlerini topluma ulaştırdığı, davaya konu sinema eserlerinden ayrıca yer aldığı pek çok farklı sinema eseri ile toplumun hafızasında adıyla ve görüntüsüyle tanınan bir oyuncu olarak yer ettiği ve davacı murisi merhum icracı sanatçı ...’ın davaya konu ... (1975), ...(1972), ... (1970), .... (1970), ... (1971), ... (1971) ve ... (1971) isimli sinema eserlerinde ve bu eserlerin topluma iletilmesi hizmetinde kullanılmak üzere gerçekleştirdiği görüntülü ve sesli olarak tespit edilen icraları üzerinde FSEK kapsamında eser sahibinin haklarından bağımsız olarak icracılara tanınan mali ve manevi nitelikli bağlantılı hakların sahibi olduğu ve haklarının FSEK m.82/5 hükmü gereği ilk tespit tarihinden itibaren 70 yıl koruma altında olduğu anlaşılmıştır.Davacının murisi merhum icracı sanatçının anılan hakları, eser sahibi olan davalı yapımcının eser sahipliğinden kaynaklanan FSEK md. 21-25 hükümlerinde sayılan mali haklardan bağımsız olarak aslen iktisap edilmiş olup, eser sahibi davalı yapımcı dahil herkese karşı ileri sürülebilen mutlak nitelikli haklardır. FSEK md. 52 hükmü uyarınca; mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve tasarrufa konu mali hak konularının ayrı ayrı belirtilmesi zorunludur. Davacının murisi merhum icracı sanatçının davaya konu filmlerde rol aldığı tarihte icracı sanatçı olarak herhangi bir hakkı bulunmadığından mevcut olamayan haklarının herhangi bir kimseye devredilmesi mümkün değildir. Tüm dosya kapsamında davalı eser sahibi yapımcı firmanın merhum icracı sanatçı ve/veya mirasçısı davacının haklarını kullanmaya yetkisinin bulunduğunu ispata elverişli FSEK md. 52 hükmüne uygun tasarrufa konu hak konularının ayrı ayrı belirtildiği herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı görülmüştür. Henüz koruma süresi içerisinde olan davaya konu ... (1975), ...(1972), ... (1970), ... (1970), ... (1971), ... (1971) isimli sinema eserlerindeki davacının murisi merhum icracı sanatçının tespit edilmiş icralarının davalı eser sahibi yapımcı firma tarafından bağlantılı hak sahibinin ve onun mirasçısı davacının yazılı izni alınmaksızın YouTube üzerinden umuma iletilmesi eyleminin, davacının murisi merhum icracı sanatçı ...’un FSEK kapsamında sahip olduğu bağlantılı haklarından umuma iletim mali hakkının ihlali niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar ...(1971) isimli sinema eseri de dava konusu edilmiş ise de, anılan filmin dava dışı ... isimli bir başka ... kullanıcısı tarafından yayınlanmış olduğu ve davalı firmaya ait hesaptan anılan filme ilişkin herhangi bir yayınlanmış içeriğin bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında, davacının murisi ... bir icracı sanatçı olup, sanatçının, 4110 sayılı Kanunla değiştirilen 5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre bağlantılı hak sahibi olduğu, bu hakkın ilk defa 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tanındığı, yine FSEK'in ek 2.maddesi ve geçici 1.maddeleri ile bu hakkın, yürürlük tarihinden önceki icraları da kapsayacak şekilde geri yürütüldüğü, FSEK'in 27/son maddesi ile koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığı, yine FSEK'in 80. maddesi uyarınca icracı sanatçılara tanınan komşu hakların izinsiz kullanımının yasaklandığı, somut olayda FSEK'in 52.maddesi kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devrinin bulunmadığı, eserin yapıldığı tarihte varolmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı, farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliği ile tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceği, 5846 sayılı kanunun amacının sanatçıyı korumak olduğu, henüz koruma süresi içerisinde olan davaya konu ... (1975), ...(1972),... (1970), ... (1970), ...(1971),... (1971) isimli sinema eserlerindeki davacının murisi merhum icracı sanatçının tespit edilmiş icralarının davalı eser sahibi yapımcı firma tarafından bağlantılı hak sahibinin ve onun mirasçısı davacının yazılı izni alınmaksızın ... üzerinden umuma iletilmesi eyleminin, davacının murisi merhum icracı sanatçı ...’un FSEK kapsamında sahip olduğu bağlantılı haklarından umuma iletim mali hakkının ihlali niteliğinde olduğu kanaatine varılarak davalının eylemlerinin davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine ve ref'ine karar vermek gerekmiş, ... (1971) isimli sinema filmi yönünden ise davalının herhangi eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla bu kapsamdaki fazlaya dair talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davaya konu ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli filmlerdeki icralara yönelik olarak davalının eylemlerinin davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine ve ref'ine, fazlaya dair talebin reddine,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile eksik kalan 116.60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcının toplamından oluşan 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 36.590,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 18.295,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸ Hakim ... ¸