İstanbul İkinci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, davacının uluslararası tanınmış markasıyla iltibas yaratan davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemli yargılama.
Özet: Davacı, uluslararası alanda tescilli ve bilinirliği yüksek kendi markasıyla karıştırılma ihtimali yaratan davalının markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş, davalı ise ürün ve hizmet sınıflarının farklılığını ve tüketiciler nezdinde karışıklık ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir; ancak bilirkişi raporu, davalının markasının davacının tescilli markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, iltibas yarattığını ve Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkin şartlarının oluştuğunu tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, 2017 yılından beri Çin merkezli olarak tüm dünyada faaliyet gösteren müvekkiline ait "..." markasının, 06.09.2018 başvuru tarihinden itibaren Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde tescilli marka statüsünde koruma altında bulunduğunu, bilinirliğinin yüksek uluslararası bir marka olduğunu, kendisine ait bilgilerin ... alan adlı kurumsal sitesinde umuma açık bulunduğunu, TPMK başvurusunun 13.02.2019 tarihinde sonuçlanarak markanın ...tescil numarasıyla tescil edilmiş bulunduğunu, mezkur "..." markasının WIPO ve EUIPO gibi uluslararası kuruluşlar ve çeşitli ulusal marka kurumlarınca da tescil edildiğini, davalının dava konusu ... markasını müvekkiline ait kullanımdaki marka ve logoyla birebir aynı/benzer şekilde 06.03.2020 tarihli başvurusuyla 31.03.2021 tarihinde ... tescil numarasıyla, nice ... ve .... sınıflarda haksız bir şekilde tescil ettirdiğini, müvekkiline ait marka ve logo ibare görsellerinin sunulduğunu beyan ederek davalının... tarihli ve... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılan davalı tarafın █████/2026 tarihli dilekçesinde, davacı beyanlarının soyut kaldığını ve davacının markasının tanınmış marka olduğunu ispatlayamadığını, markası ile davacı iddialarına konu işaretler arasında, tüketicileri yanılgıya düşürecek bir benzerlik bulunmadığını, kendi markasının ... ve .... sınıflarda, davacının markasının ise 9. sınıf ürünlerde tescilli olduğundan bahisle, birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, mal ve hizmetlerin farklı olması durumunda, markalar benzer olsa dahi iltibas ihtimalinin ortadan kalktığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ...Ε., ... K. ve 07.12.2023 tarihli kararında; "davacı markasının Türkiye'de tanınmış marka olduğuna dair ispata yarar herhangi bir delil sunulamamıştır" denilerek tanınmışlık iddiasının reddedildiğini, davacı tarafın sunduğu sosyal medya görüntülerinin veya yurtdışı tescillerinin,Türkiye'de davalı namına tescil tarihinden önce "markasal" ve "yoğun" bir kullanımın varlığını ve bu kullanımın ayırt edici bir hak sağladığını kanıtlamaya yeterli olmadığını beyan ve iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.Tarafların bildirmiş olduğu tüm deliller toplanmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları istenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu dosya içerisine ibraz etmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...somut uyuşmazlığa konu marka ve logo ibaresinin davalı yanca elektronik içerik muvacehesinde kullanım tespitleri yukarıda yer verildiği gibi olmakla, aynı ibareyi taşıyıp davalıya atıflı olan “...” internet alan adı ilk tescilinin 28.08.2015 tarihinde gerçekleştiği ve halen aktif kullanımda olduğu; içerik sağlayıcının davacı olduğunun değerlendirildiği; mezkur ibarenin internet ortamında kullanımına yönelik dosyaya sunulu hiçbir somut internet erişim adresi ve kaynağına rastlanmadığı, davalının ... numaralı ”...” ibareli marka tescilinin davacının tescilli ”...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı ”...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını bildirmişlerdir. Dava; ...0 tescil numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Davacı adına █████/2018 başvuru tarihli, ... numaralı "..." markasının ... Sınıfta tescilli olduğu, davalı adına █████/2020 başvuru tarihli, ... numaralı "..." markasının ...sınıfta tescilli olduğu anlaşılmaktadır.Markaların Hükümsüzlüğü SMK md. 25/1’ de “Hükümsüzlük Halleri ve Hükümsüzlük Talebi” başlığı altında düzenlenmiştir. SMK md 25/1 uyarınca; 5’ inci veya 6’ ıncı maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecektir. Marka tescilinde mutlak ve nispi red sebepleri hükümsüzlük davasının yasal dayanağını oluşturmaktadır.SMK md.6/1’de; “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir şeklide düzenlenmiştir. SMK md. 6/1 uyarınca aşağıda karıştırılma ihtimalinin unsurları dikkate alınarak benzerlik incelemesi yapılmıştır. SMK 6/3 maddesi ise “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmünü amirdir.SMK m. 6/9'da, kötü niyetli yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki belgelere göre davacının... alan adlı kurumsal sitesinde yer alan ürünlere ilişkin kullanımları ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen "..." markası arasında markaların bütünü itibari ile bıraktığı izlenim dikkate alındığında görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı ve davalının markasının Nice ...Sınıf altında korunduğu mal ve hizmetler bilirkişilerce değerlendirilmiş, davacının markası altında sunduğu ürünlerin yaygın olarak telefon kulaklığı ve akıllı saat ürünlerine ait olduğu, davalı adına Nice ...sınıf altında koruma altına alınan mal ve hizmetler içinde, davacının korunduğu ve Kulaklık ve akıllı saat gibi ürünlerin bulunmadığı, ancak davacının telefon, bilgisayar ve aksesuarları ile ilgili ürün gamı ve satış yoğunluğu itibariyle marka bilinirliği ve imajında bir yere sahip olduğu, aynı ürünlere ait olmasa dahi telefon vb. tüketici elektroniği ile cihaz ve/veya aksesuar ürünleri ve hizmetlerinde sektörel olarak aynı markaya ait olduğu şeklinde anlaşılabileceği kanaatine varıldığı, davalı adına Nice 35. sınıfı altında koruma altına alınan mal ve hizmetler yönünden de aynı değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakla kulaklık ve akıllı saat ürün gruplarının davacı ürünleri ile örtüşmekte olduğu, ... sınıf kapsamının davacının ...sınıf mallarını doğrudan satış hizmeti olarak içerdiği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Firmaların hizmet verdiği kitlenin özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık/ihtisas sahibi bir tüketici grubu olmadığı, bu sebeple ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, davalının tescilli “...” markasının davacının tescilli markası ile aynı zamanda çağrıştırma sebebiyle bağlantı kurulması ihtimali dahil SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu ve iltibas yarattığı kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun teknik detaylarıyla birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin 2017 yılından beri Çin merkezli olarak tüm dünyada faaliyet gösterdiği ve 06.09.2018 başvuru tarihinden beri Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş markasıyla teknoloji/iletişim malzemeleri üreticisi ve dünyanın birçok ülkesine ihracat gerçekleştiren bir firma olduğu, 2019-2020 yılı döneminde küresel pazarda faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesine ekli bilgi, belge ve görsellerle, yine bilirkişi raporunda mevcut görseller davacı ve davalı kullanımları ile birlikte incelendiğinde, davacının gerek ... markasını gerekse de logosunu 2017 ve devamı yıllarda kullandığı, yukarıda özetlenen raporda yer alan, 2019 yılında 10 milyon üzerinde satış başarı değerlendirmesi anlatılan kulaklık ürününün üzerinde de davalı markasında yer alan logonun kullanıldığı, 2019 yılı itibarı ile davacının ... markasının ve bu marka altında sunulan elektronik ürünlerin aynı ibare ve aynı stilize logoyla uluslararası ölçekte ticari dolaşımda bulunduğu, davacının ... ibaresini davalının başvurusundan önce gerçek hak sahibi sıfatı ile kullandığı, davalının ... sayılı başvurusuna konu markasında yalnızca davacı markasının özgün nitelikli ... ibaresini benimsemekle yetinmediği, bunun yanı sıra davacının uluslararası pazarda uzun süredir kullandığı ve kurumsal kimliğinin ayırt edici unsurlarından olan logo kompozisyonunu da esas itibarıyla aynı biçimde markasına dahil ettiği, davalının, sözlük anlamı bulunmayan ve tamamen ayırt edici nitelikteki ... ibaresini, ayrıca davacıya ait logo unsurunu da birlikte tercih etmiş olmasının hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfle açıklanmasının mümkün olmadığı, mevcut haliyle davalı başvurusunun bağımsız bir marka oluşturma iradesiyle değil, davacının oluşturduğu marka kimliği, ekonomik değer ve ticari itibardan yararlanma amacıyla gerçekleştirildiği, aynı kelime,aynı logo,aynı sektör ve önceki uluslararası kullanım zinciri içerisinde, davalı başvurusunun dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, ticari hayatın olağan akışına uygun makul bir açıklamasının bulunmadığı ve sistematik bir marka sahiplenme iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, SMK m. 6/9 kapsamında, kötü niyetle gerçekleştirildiği anlaşılan marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, davalı adına kayıtlı 31.03.2021 tarihli ve ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan: 24.920,00 TL bilirkişi + posta gideri ve 855,20 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 25.775,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır