İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat davası.
Özet: Davacı, 08.02.2024 tarihli trafik kazasında davalı araca %100 kusur atfederek, kendi aracında oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tazminini talep etmiş; davalılar ise kusur oranına itirazla birlikte, davacının sigorta şirketine başvuru zorunluluğunu yerine getirmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulmadığını ve davanın esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülenTazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait --- plakalı araç ile davalı ----- firmasının ruhsat sahibi olduğu ve diğer davalı -- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç arasında 08.02.2024 tarihinde ---- mevkisinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkile ait araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müteselsilen sorumlu olan davalılar tarafından tazmin edilmesini, Müvekkil ---- ait --- plakalı araç ile davalı ---- firmasının ruhsat sahibi olduğu ve diğer davalı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç arasında 08.02.2024 tarihinde ---- mevkisinde ekte yer verilen kaza tespit tutanağı uyarınca maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Somut olaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı yana ait araç %100 oranında asli ve tam kusurlu bulunduğunu, Somut olaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte ZMMS poliçe teminat limiti 200.000,00 TL tutarında olduğunu, ekspertiz raporunda müvekkile ait araçta 308.020,79 TL hasar onarım zararı oluştuğu tespit edildiğini, Müvekkil --- ait ---- plakalı araçta meydana gelen ve Sayın Mahkeme tarafından yapılacak yargılama neticesinde alınacak bilirkişi raporuna göre artırılmak üzere belirsiz alacak olarak 100,00 TL değer kaybı zararı ile aracın onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan belirsiz alacak olarak 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli zararının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ve müteselsilen sorumlu olan davalılar tarafından, kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----- tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gerçekleşen kazada müvekkilini müteselsilen sorumlu olarak taraf gösterdiğini, söz konusu davanın kötü niyetle açıldığını, 08.02.2024 tarihinde --- mevkisinde müvekkilin sevk ve idaresindeki --- plakalı araç ile davacıya ait --- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talep edildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, 08.02.2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda müvekkile %100 kusur verilmesinin somut delilden yoksun olduğunu, tutanağın sadece davacı beyanlarına dayandığını, müvekkilin hızının yasal limitler dahilinde olduğunu, gerekli frenleme tedbirlerini almasına rağmen kazanın önlenemediğini, kaza yerinde fren izi araştırması yapılmadığını, diğer aracın hızı ve takip mesafesi gibi hususların değerlendirilmediğini, koruyucu tertibatların kullanım durumunun dikkate alınmadığını, müvekkilin olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesi kapsamında müvekkilin hızını azaltıp azaltmadığının ve fren tedbirine başvurup başvurmadığının detaylıca araştırılması gerektiğini, fren izi tespiti yapılmamasının ve reaksiyon süresinin hesaplanmamasının müvekkilin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, frene basmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, aracın çarpma anındaki hızının tespiti için ayrıntılı araştırma yapılmasını ve gerekirse yerinde keşif icra edilmesini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- Şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ikame edilen araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talepli davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tacir olması ve araçların ticari ruhsatlı bulunması nedeniyle davanın görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini ve davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunduğunu, kaza tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini ve ---- sevk ve idaresindeki araçta herhangi bir kusur bulunmadığını ifade ederek kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını istediğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen üçüncü şahsın davaya dahil edilmesi gerektiğini ve davanın bu kişiye ihbarını talep ettiğini, davacının araç mahrumiyetine ilişkin ikame araç kiraladığına dair hiçbir belge sunmadığını ve normatif zarar üzerinden tazminat talep edilemeyeceğini vurguladığını, davacının ihtiyati haciz talebinin soyut iddialara dayandığını ve müvekkil firmanın ticari faaliyetlerini olumsuz etkileyeceğini belirterek ihtiyati haciz talebinin reddini istediğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, hasar ve poliçe sureti, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Dosyanın ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin --- Esas, ---- Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; ----plaka sayılı, ---- model, --- beton pompalı ticari kamyon
sürücüsü ----- açıklaması yapılan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununun
Madde 56-c) ve Madde 84-d) yi ihlal ettiği, asli kusurlu olduğu,---plaka sayılı ----- minibüs ticari aracın sürücüsü ve sahibi ----- kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, 08.02.2024 kaza tarihi itibari ile Davacının kazanç kaybı 25.168 TL olduğu, davacıya ait --- plaka sayılı ----- minibüs ticari aracın kazadan dolayı
uğradığı değer kaybının 08.02.2024 kaza tarihi itibari ile 120.000 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasına sunulan talep artırım dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli zararlarının tazmininin talep edildiğini, 09.06.2025 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkile ait araçta 120.000,00 TL tutarında değer kaybı ve 25.168,00 TL tutarında araç mahrumiyet bedeli zararı oluştuğunun belirlendiğini, belirsiz alacak olarak talep edilen bakiye değer kaybı bedelinin 120.000,00 TL tutarına yükseltildiğini, araç mahrumiyet bedeli zararının 25.168,00 TL tutarına artırıldığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tazminatın tahsilinin istendiğini, talep artırım dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve---- sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli-----sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ---- HD'nin 03.12.2020 tarih----- Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ---- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ----HD 07.03.2016 tarih ve---- sayılı ilamı)Davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile; değer kaybı bedeli olarak 200,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait --- plakalı araç ile davalı ----- firmasının ruhsat sahibi olduğu ve diğer davalı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç arasında 08.02.2024 tarihinde , ----- mevkisinde meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasara uğradığı iddiası ile değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Deliller toplanmış, dosya makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiştir. Dosyadaki deliller, olayın oluş şekli ve bilirkişi raporundan; davalıya ait ---- plaka sayılı, -- model, --- pompalı ticari kamyon
sürücüsü----- 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununun 56/c ve Madde 84/d maddelerini ihlal ettiği, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacıya ait --- plaka sayılı ----- ---- minibüs ticari aracın sürücüsü ve sahibi---- kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, 08.02.2024 kaza tarihi itibari ile davacının 25.168,00 TL mahrumiyet tazminatının olduğu, davacıya ait -- plaka sayılı ----- ticari aracın kazadan dolayı
uğradığı değer kaybının 08.02.2024 kaza tarihi itibari ile 120.000,00 TL olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekline ve dosyadaki delillerle uyumlu, yargı içtihatlarına uygun olduğu görülmüş, rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmiş, davacıya ait aracın ticari araç olması nedeni ile olay tarihinden itibaren avans faize hükmedilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu ----- plakalı aracın 120.000,00 TL değer kaybı tazminatı ile 25.168,00 TL mahrumiyet tazminatı toplamı 145.168,00 TL’nin kaza tarihi olan 08.02.2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 9.916,43 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harç ve 2.476,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.012,83 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç ve 2.476,00 ıslah harcı toplamı olan 3.331,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davacı tarafa ödenmesine,
4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 6.000,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.056,80 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 6.056,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!