İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka hakkına tecavüz ve hükümsüzlük davasında, benzer markaların ortalama tüketici nezdinde yüksek karıştırılma ihtimali tespit edilerek verilen yargı kararı.
Özet: Bu marka hakkına tecavüz ve hükümsüzlük davasında, davacının markaları ile davalının “...” markalarının, tek harf değişikliği ve son ek çıkarılması gibi küçük farklılıklarla oluşturulmuş olmasına rağmen, yüksek görsel ve fonetik benzerlik nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi arz ettiği belirlenmiştir; ayrıca, davalının davanın zamanaşımına uğradığı ve davacı markasının kullanılmadığı yönündeki usule ilişkin itirazları mahkemece reddedilerek, davacı markasının Türkiyede yoğun ve kesintisiz olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait marka haklarına benzer nitelikte olan davalı adına tescilli...ve ...sayılı "..." markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının bu markayı kullanmak suretiyle husule gelen tecavüzün tespitine müvekkilinin marka haklarına tecavüzün menine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepte bulunarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının dayandığı marka ciddi biçimde kullandığını ispatlanamadığını, müvekkil şirketin "..." markasıyla uzun süredir bebek maması sektöründe faaliyet gösterdiğini ve markanın piyasada bilinen bir marka haline geldiğini belirtmiştir. Ayrıca dosyadaki bilirkişi raporlarının eksik ve taraflı olduğunu, davacı markalarının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığını, taraf markaları arasında karşılaştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
Dosya kapsamında müteaddit kez bilirkişi raporları alınmış, alınan raporlar taraflara tebliğ edilerek beyan ve itirazları dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davacı markası ile davalıya ait "..." markları arasında karıştırılma (iltibas) bulunup bulunulmadığı ve davalının marka kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturulmadığı ve marka hükümsüzlüğü noktasında toplanmaktadır.
Usul esastan mukaddem olup evvela usule yönelik itirazların incelenmesi gerektiği;
Davalı cevap dilekçesinde; işbu davanın zorunlu idari başvuru yolları tüketilmeden açıldığını, ayrıca SMK 25/6 hükmünde belirtilen sürede açılmadığını ve davanın usulden reddinin gerektiğini iddia etmiştir.
Somut davada SMK 7, 29’a dayalı marka hakkına tecavüz ve SMK 25’e dayalı marka tescilinin hükümsüzlüğü talep edilmiştir.
SMK 25’e dayalı hükümsüzlük davasının açılması için aynı markaya öncelikle TÜRKPATENT nezdinde itiraz edilmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.
SMK 25, menfaati olan ilgili marka başvurusuna itiraz edip etmediğinden bağımsız olarak herkese, bir marka tescilinin hükümsüzlüğü davasını açma imkanı vermektedir.
SMK 25/6 hükmünde düzenlenen 5 yıllık süre ise Davaya KonuMarkaların tescil tarihi itibariylehesaplanmaktadır. Hem doktrin hem de Yargıtay içtihatları bu yöndedir. İşbu dava da davaya konu markalarının tescil tarihinden sonra 5 yıl dolmadan, yani süresi içinde açılmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının dayanak markasının Türkiye’de ciddi kullanımının olmadığını, kullanmama defi ileri sürdüğünü ve böylelikle işbu davanın reddi gerektiğini iddia etmiştir.
Mahkememizce bu savunma ön sorun olarak telakki edilmiş, bu kapsamda kapsamlı araştırma ve inceleme yapılmış olup, dosyaya sunulan deliller ve yapılan usul ve yasaya uygun bilirkişi incelemesi ışığında davacı yanın Türkiye’de SMK 9, 29 vs. hükümlere uygun şekilde markasını son 5 yılda yoğun, kesintisiz ve istikrarlı şekilde kullanıldığı tevsik edilmiş olup, davalı yanın savunma defi yerinde bulunmamıştır.
Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; davacının ... ve ...sayılı markaları işbu dava kapsamındaki hükümsüzlük ve tecavüz taleplerinin dayanağını oluşturmaktadır.
Davalı yanın hükümsüzlüğü konu markaları ile ... VE ... ibarelerini ihtiva eden ... ve... numaralı markalar olup, Hükümsüzlüğü istenen Markalar “... ” olup, davacının tescilli “...” markaları ile aynı harf dizilimine sahip olup ortada yer alan “...” harfinin “...” harfiyle değiştirilmesi ve sonunda yer alan “...” harfinin çıkartılması suretiyle oluşturulmuştur.
Ortalama tüketicinin “... ve ... markaları arasındaki farkı anlamasının zorluk ihtiva ettiği, kelimeler arasındaki görsel ve fonetik benzerlik markaları neredeyse aynı kılmakta, tüketicinin aklına aynı şekilde kalmasına sebep olabileceği, davacı markasındaki markalarının sonunda yer alan “-...” harfine Hükümsüzlüğü İstenen Markalarda yer verilmemesi de ortalama tüketiciler tarafından tespit edilemeyecek derecede küçük bir farklılık olup bu farklılık da taraf markaları arasındaki yüksek seviyedeki benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı, Hükümsüzlüğü istenen markaların, davacının markalarıyla, ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma tehlikesi yüksek olduğu nitekim alınan raporların tamamında istikrar ve isabetle bu minvalde tespitlerin yapıldığı, davalı markaları davacı markalarına göre yeni tarihli olup 35. Sınıf haricinde emtia sınıflarının ortak olduğu, ... Sınıf yönünden davacı markalarında tescil olmasa da 3. Sınıfta yer alan emtialar ile söz konusu emtiaların perakendeciliğine ilişkin 35. Hizmet sınıfının benzer olduğu, bu durumda davalı yanın markalarının emtia sınıflarının davacı yanın eski tarihli markalarında aynen ve benzeri olacak şekilde tescillenmiş olduğu, bu hususun da isabetle bilirkişi raporlarında tespit edildiği, her ne kadar davacı markasının tanınmış olmadığı yönünde tespit yapılmış ( bilirkişi raporundaki iş bu tespit yerinde bulunmuştur) ve yine davalı markalarının tescilinin kötüniyet dahilinde yapıldığı ispatlanamamış ise de, bu durumun davalı markalarının hükümsüz kılınması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceği zira markalar arasındaki benzerlik ve yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere husule gelen iltibas durumu nazara alınarak SMK 6/1 ve 25/1 madde kapsamında hükümsüzlüğün oluştuğu anlaşılmakla Davalı adına tescil edilen ... ve ... sayılı markaların tümden hükümsüzlüğü ile sicilden terkine kararın kesinleşmesi ile sicile işlenmesi için TPMK 'ya kararın bir örneğinin gönderilmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Tecavüz davası kapsamında; Davalı yanın gerek alan adı gerek kullandığı sosyal medya platformları gerek e ticaret platformları üzerinden gerekse de fiili kullanımlar üzerinden son derece kapsamlı incelemeler yapılmış, hazırlanan raporlar ile davalı yanın davacı ile aynı alanda faaliyet göstermek suretiyle ...ibareli markaları ticari hayatta kullandığı, satış ve sair ticari faaliyetlerini yürüttüğü tespit edilmiş olup yapılan tespitler üzerine bu kullanımların sonlandırılması amacı ile gerekli tedbir kararları da verilmiş olup( istinaf denetiminden geçmiştir), yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere davalı yanın ... ibareli markasal kullanımlarının, davacı yanın markaları ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya son derece müsait olduğu, iltibasın kaçınılmaz olduğu, bu hususun alınan raporlar ile de istikrar ve isabetle de tespit edildiği, davalı yanın aynı alanda ve davacı yanın markasına tecavüz teşkil edecek şekilde ve üstelik aynı sektör ve aynı pazar içerisinde haksız bir rekabet oluşturacak mahiyetteki kullanımlarının mevcudiyeti hasebiyle davacı yanın marka hakkına tecavüze dayalı ikame ettiği davanın yerinde olduğu değerlendirilmiş anılı sebeplerle; Davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu cümleden olmak üzere ;
Mahkememizce mütecaviz kullanımların durdurulması ve önlenmesi amacıyla verilen tedbir kararlarının aynen devamına, marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu tespit edilen "... " ibaresinin tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte iş yerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecralarda kullanılmasının , bu markaları taşıyan ürün ya da hizmetleri sunmasının /sağlamasının /satıcıya arz etmesinin , İthal ya da ihraç etmesinin, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının , satışa arz etmesinin, depolanmasının ithal ya da ihraç etmesinin internet üzerinde ve sair mecralarında tanıtmasının ve bu amaçlar ile kullanmasının durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, mütecaviz markasal kullanımların yer aldığı, ürünler ambalajlar, ilan , reklam , broşür , afiş, tabela vesair her türlü tanıtım malzemesi ile basılı evraklara el konulmasına, el konulan ürünlerin masrafı davalı yana ait olmak üzere yedieminde muhafaza edilmesine, kararın kesinleşmesi ile masrafı davalıya ait olmak üzere ele geçirilen ürünlerin imhasına, dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kabulü ile ;
-Davalı adına tescil edilen ... ve ... sayılı markaların tümden hükümsüzlüğü ile sicilden terkine kararın kesinleşmesi ile sicile işlenmesi için TPMK 'ya kararın bir örneğinin gönderilmesine,
-Davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu cümleden olmak üzere ;
Mahkememizce mütecaviz kullanımların durdurulması ve önlenmesi amacıyla verilen tedbir kararlarının aynen devamına,
-Marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu tespit edilen "... " ibaresinin tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte iş yerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecralarda kullanılmasının , bu markaları taşıyan ürün ya da hizmetleri sunmasının /sağlamasının /satıcıya arz etmesinin , İthal ya da ihraç etmesinin, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının , satışa arz etmesinin, depolanmasının ithal ya da ihraç etmesinin internet üzerinde ve sair mecralarında tanıtmasının ve bu amaçlar ile kullanmasının durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, mütecaviz markasal kullanımların yer aldığı, ürünler ambalajlar, ilan , reklam , broşür , afiş, tabela vesair her türlü tanıtım malzemesi ile basılı evraklara el konulmasına, el konulan ürünlerin masrafı davalı yana ait olmak üzere yedieminde muhafaza edilmesine, kararın kesinleşmesi ile masrafı davalıya ait olmak üzere ele geçirilen ürünlerin imhasına,
2-Davalı yandan alınması lazım gelen 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40 TL peyin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, müzekkere ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 38.714,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Marka hükümsüzlüğü davası yönünden iki ayrı markaya yönelik dava olması sebebi ile her bir markanın hükümsüzlüğü ayrı bir dava olduğundan her bir marka hükümsüzlüğü kararı için 55.000,00 TL olmak üzere 110.000,00 TL,
-Marka hakkına tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL olmak üzere toplam 165.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin e duruşma vasıtası ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!