Tasfiye edilmiş şirketin, tasfiye sonrası ortaya çıkan kamu alacaklarının tahsili amacıyla sicil kaydının ihyası talepli davanın istinaf kararı.
Özet: Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilmiş bir limited şirketin sicil kaydının ihyası talebiyle açılan davada, davacı gümrük idaresinin, şirketin tasfiyesinden sonra tespit ettiği ithalat işlemlerinden kaynaklanan kamu alacaklarını tebliğ ve tahsil edebilmesi için şirketin hukuki varlığının yeniden tesisini istemesi üzerine ilk derece mahkemesinin ihyaya karar verdiği, tasfiye memurunun ise tasfiye sürecinin usulüne uygun yapıldığını ve alacakların tasfiye esnasında mevcut olmadığını ileri sürerek bu karara karşı istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ ███████
DAVANIN KONUSU:Şirketin sicil kaydının ihyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen ... Şirketi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicilinde kayıtlı bir limited şirket iken, 16.04.2024 tarihli Genel Kurul kararıyla tasfiyesine karar verildiğini ve sicilden terkinin 22 Nisan 2024 tarihli 11067 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 157. sayfasında ilan olunduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi ile sona ereceğini, tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz bir şekilde yapılması gerektiğini, bu sebeple, Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Tekirdağ Hukuk Hizmetleri Müdürlüğü'nün 28.03.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ile Avrupa Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünce; ... vergi no’lu ... Şti. adına tescilli muhtelif tarih/sayılı beyannameler ekinde yer alan, ...,... ve ... sayılı ...dolaşım belgelerine ilişkin olarak yapılan sonradan kontrol işlemleri neticesinde adı geçen firmaya 21.10.2024/... sayılı ek tahakkuk kararı, 17.07.2024/... tarih/sayılı ek tahakkuk kararı, 18.07.2024/... tarih/sayılı ceza kararı, 12.06.2024/... tarih/sayılı ek tahakkuk kararı düzenlendiğini, söz konusu ek tahakkuk ve ceza kararlarının firmanın ... Avcılar/İSTANBUL adresine tebliğ için gönderildiğini, ancak tebligatların taşındığı/tanınmıyor gerekçesi ile iade edildiğini, Müdürlüklerince Mersis kayıtlarından yapılan inceleme neticesinde firmanın 22.04.2024 tarihinde kendini tasfiye ettiğinin ve kapandığının tespit edildiğini, firmanın kapanmasından dolayı kamu alacağının tebliği ve tahsili mümkün bulunmadığından, ..., ..., ... ve ... sayılı ek tahakkuk ve ceza kararından kaynaklı kamu alacağının sürümcemede kalmaması ve kamu alacağının takibi ve tahsili için Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Tekirdağ Hukuk Hizmetleri Müdürlüğü'nün 28.03.2025 tarih ve ... sayılı yazısı gereği olarak adı geçen şirketin hukuki varlığının sona ermiş olması nedeniyle, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması suretiyle ihyasının ve yeniden tescilinin sağlanması ve ithalata konu eşyalara ait ek tahakkuk, para cezasından kaynaklanan kamu alacaklarının yukarıda anılan mevzuat uyarınca asıl borçlu şirket adına kesinleştirilmesi ve kesinleştirmeden sonra şirketten tahsili yoluna gidilmesi, tahsil edilememesi durumunda sorumluluğu çerçevesinde şirket ortaklarına başvurulması gerektiğinden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin, davacı idare işlemleri sonucu doğan kamu alacaklarının tebliği, kesinleştirilmesi ve tahsilat işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla ihyasını talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde özetle; Sicil Müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse ttk 547/2 maddesi gereği, tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasfiye memurluğunu yapmış olduğu .... Şti.'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicilinde kayıtlı bir limited şirket iken 16.04.2024 tarihinide tasfiyesine karar verildiğini, akabinde 22 Nisan 2024 tarihli 11067 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde sicilden terkinin ilan olunduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilden silinmesi ile sona erdiğinin aşikar olduğunu, tüzel kişiliğin sona ermesi için ise tasfiye işlemlerinin eksiksiz bir şekilde yapılması gerektiğini, ilgili şirketin tasfiye işlemlerinin kül halinde mevzuata uygun ve eksiksiz gerçekleştirildiğini, olağan tasfiye sürecinde müvekkilinin yahut ... şirketine karşı herhangi bir dava açılmadığını, davacı yan nezdinde dahi herhangi bir tahakkuk işlemi gerçekleştirilmediğini, tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu doğursa da müvekkilinnin tasfiye işlemini gerçekleştirdiği dönemde .... Şti.'nin herhang bir borcu bulunmadığını, zira bu süreç içini ihtiva eden tarihler dahilinde, şirkete karşı davacı tarafından herhangi bir ek tahakkuk veya ceza kararı verilmediğini, tebliğ dahi edilmediğini, tasfiye memuru olan müvekkilinin tasfiye işleminde herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, şirkete ve şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu olduğunun düzendiğini, davalı ...'ın tasfiye memuru sıfatıyla davanın açılmasına sebep olmadığının da gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İhyası talep edilen şirketin sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği █████/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, davalı ...'ın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdür olduğu, Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Tekirdağ Hukuk Hizmetleri Müdürlüğü'nün 28.03.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ile Avrupa Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünce; ... vergi no’lu ... Şti. adına tescilli muhtelif tarih/sayılı beyannameler ekinde yer alan, ..., ...ve ... sayılı ... Belgelerine ilişkin olarak yapılan sonradan Kontrol işlemleri neticesinde adı geçen firmaya 21.10.2024/... sayılı ek tahakkuk kararı, 17.07.2024/... tarih/sayılı ek tahakkuk kararı, 18.07.2024/... tarih/sayılı ceza kararı, 12.06.2024/... tarih/sayılı Ek Tahakkuk Kararı düzenlendiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine ek tahakkuk ve ceza kararları uyarınca, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü davalı ...'tan tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. " gerekçesiyle, davanın kabulü ile ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği █████/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil nolu Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince 21.10.2024/... sayılı ek tahakkuk kararı, 21.10.2024/... sayılı ek tahakkuk kararı, 17.07.2024/...tarih/sayılı ek tahakkuk kararı, 18.07.2024/... tarih/sayılı ceza kararı, 12.06.2024/... tarih/sayılı ek tahakkuk kararı ilgili kamu alacağının sürümcemede kalmaması ve kamu alacağının kesinleştirilmesi, takibi ve tahsili bakımından taraf teşkilinin sağlanmasına özgü, tasfiye işleminin eksiksiz yapılmasına bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, -TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... kimlik nolu █████/1988 doğum tarihli, davalı ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, -Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şirketin ihyasının ek tahakkuk ve ceza kararlarından önce, mevzuata uygun olarak, ilan suretiyle tasfiye edildiğini, tanzim edilen ek tahakkuk ve ceza kararlarının tümünün müvekkilinin temsili ve müdürlüğünü haiz ... adlı şirketin tasfiyesinden (█████/2024) sonraya ait olduğunu, müvekkilinin ilgili şirketin tasfiye işlemlerini kül halinde mevzuata uygun ve eksiksiz gerçekleştirdiğini, olağan tasfiye sürecinde müvekkili yahut ... şirketine karşı herhangi bir dava açılmadığını, herhangi bir tahakkuk işlemi gerçekleştirilmediğini, müvekkilin tasfiye işlemini gerçekleştirdiği dönemde .... Şti.'nin herhang bir borcu bulunmadığını, ek tahakkuk kararı ve ceza kararına konu olayda vergilerin ve buna bağlı cezaların alınmasını gerektirecek hukuki koşulların da bulunmadığını, gümrük idaresince yapılan ek vergi tahakkukuna ve ceza kararına konu eşyanın menşeine ve gümrük statüsüne ilişkin tespitlerin, her türlü şüpheden uzak somut delil ve tespitlere dayanmayan varsayıma dayalı olarak yapılan tespitler olduğundan tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu bulunmadığını, tasfiye memuru olan müvekkilin tasfiye işleminde herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil ...'ın tasfiye memuru sıfatıyla davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547. maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi aleyhine davacı ... tarafından düzenlenen ek tahakkuk kararı ve ceza kararından kaynaklı kamu alacağının sürümcemede kalmaması ve kamu alacağının kesinleştirilmesi, takibi ve tahsili bakımından taraf teşkilinin sağlanması ve tasfiye işleminin yapılması bakımından şirketin ihyasının talep edildiği, dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'a davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç. maddesi uyarınca, karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!