Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, davacının kooperatif üyeliğinden usulsüz ihraç kararının iptali talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını istinaf ediyor.
Özet: Davacının kooperatif üyeliğinden haksız yere ihraç edildiği iddiasıyla açtığı, kooperatifin ise davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve üyeliğe ilişkin usulsüzlükler olduğunu savunarak ihraç kararının hukuka uygun olduğunu belirttiği davada, ilk derece mahkemesi davacının aidat borcu sebebiyle ihraç edildiğini tespit etmiş, ancak davacıya gönderilen ihtarnamelerdeki talep edilen borç miktarının bilirkişi incelemesiyle gerçek alacaktan fazla olduğunun anlaşılması üzerine ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmederek davayı kabul etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ███████ KararDAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptaliİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ :█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ve ████████ Esas- ███████ Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf kooperatif konutunda 10 yıldan bu yana ikamet ettiğini, üyelik edimlerinin hepsini yerine getirdiğini, kooperatif bedelini ödemiş olmasına rağmen ... ili ... İlçesi, 110 ada 1 parsel de bulunan J Blok 42 nolu dairenin başkası adına tescil ettirildiğini, bu hususta ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açmış olduğunu, davalı tarafın ihraçtan önce gönderdiği ihtarnameye cevaben davalı kuruma hiçbir borcunun olmadığını davalıya bildirilmesine rağmen davalı tarafından ....Noterliği'nin 19.06.2020 tarihli kararı ile kooperatif üyeliğinden haksız yere ihraç edilmiş olduğunu beyan ederek, davalı kooperatife olan üyeliğinin ihracının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif ortağı ...'in kooperatif ortaklığından istifası ile boşalan ortaklık payına üye kaydedildiği ve bu ortaklık payına tahsisli bağımsız bölümün (J/Blok 42 nolu) adına tahsis olunduğu ve bu paya istinaden tüm edimlerini yerine getirmiş olduğu iddialarının hiç birisinin gerçekliğinin olmadığını, davacının iddiasına konu kooperatif ortağı ...'in kooperatifin kurucu ortaklarından olduğunu, 2017 yılında kooperatife atanan 14.02.2019 tarih ve ███████ yılı ihraç kararı kadar geçen sürede de kooperatif ortaklığı kayyum heyetince hakkında alınan kararın kesinleştiğini, 21.06.2019 tarihe kesintisiz bir şekilde devam etmiş olduğunu, kooperatif ortağı olarak belirli aralıklarla davalı kooperatif de yöneticilikte (başkan) yapmış olan ...'in, dava dilekçesinde belirtilen dönemde bizzat kooperatif başkanı olarak görevde olduğunu, bu husus, davacının davasına dayanak yaptığı sözde ortaklıga ilişkin belgelerdeki (üye/kayıt bildirgesi, ortaklık kararı vb.) ...'in kooperatif başkanı olarak koyduğu imzalarla sabit olduğunu, dolayısıyla, dava dilekçesinde belirtildiği üzere belirtilen tarihlerde ...'in kooperatif ortaklığından istifası ve ona ait ortaklık hissesinin boşalmış olması söz konusu olmadığını, .... Noterliğince düzenlenen 16.02.1998 tarih 4592 Y. Nolu kura zaptı ile ... adına tahsisli J/Blok 42 nolu bağımsız bölümün (kooperatife) kalmış olması ve boşta kalan bu daireye davacının ortak kaydedilmiş olması gibi bir durum söz konusu olmadığını, ayrıca davaya konu daire ile ilgili olarak ... yada davacı tarafından ödeme olmadığını, davalı arsa maliki ... ve diğer hissedarlar adına vekaleten hareket eden ... ile ...'in danışıklık içerisinde kooperatif kayıtların ve tapu kayıtlarında tahribat yapmak suretiyle içinde davaya konu dairenin de bulunduğu 70 den fazla kooperatif dairelerini satarak ...'i terkettiklerini buna ilişkin Ceza Mahkemesi kararı olduğunu, ayrıca davacının davasına dayanak yaptığı ortaklık kararının 2 imza ile alınmış karar olup sakat olduğunu, sonuç olarak müvekkili kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı hakkında alınan ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut dosya kapsamı incelendiğinde; davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, ancak aidat borcunu ödememesinden dolayı davacıya çekilen iki ihtar sonucunda kooperatif yönetim kurulunun █████/2020 tarihli ███████ sayılı kararı ile kooperatiften ihraç edildiği, akabinde ihraç kararının iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkememizce celp edilen kayıtlar, noter ihtarları, incelenen kooperatif ana sözleşmesi, Yargıtay ilamları ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak bilirkişi incelemesinde istenilen asıl alacak ve faiz miktarının hesaplamaların üzerinde olduğunun belirlendiği bu suretle yapılan işlemlerin ve alınan ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla haklı davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Emsalen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarihli █████████ E. █████████ K sayılı ilamı) Davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun █████/2020 tarih ve ███████ sayılı davacının ihracına ilişkin kararının iptaline, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, davacının aidat ve diğer mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle ihraç kararının haklı olduğunu ileri sürdüğünü, davacının dayandığı ortaklık devrinin ve daire tahsisinin geçerli olmadığını, kooperatif kayıtları ve belgeleri dikkate alınmadan karar verildiğini, davacının dayandığı ortaklık devrinin ve daire tahsilini geçerli olmadığını, kooperatif kayıtları ve belgeleri dikkate alınmadan karar verildiğini, davacının dayandığı ortaklık kararının geçersiz olduğunu, karada yeterli imza ve yönetim kurulunun çoğunluğu olmadan alındığını, ...'e ilişkin işlemlerin davacının iddialarını dorulamadığını, ortaklığın sona erdiği ve payın davacıya geçtiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.Kooperatifin ortağı hakkında ihraç kararı verebilmesi için ihtar edilen borcun gerçek borcu yansıtması, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir farkın bulunmaması gerekir (Yargıtay 11. HD'nin █████/2010 tarihli ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı ile █████/2010 tarihli ve █████████ Esas-██████████ K.sayılı kararı, Yargıtay 15. HD'nin █████/2021 tarihli ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararları da bu yöndedir).Somut olayda, mahkemece, bilirkişi ...'dan alınan 25.06.2021 tarihli raporda; davalı kooperatifin kuruluşundan bu yana yapılmış Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Tutanakları ve Ekleri ile Kooperatifin Ana Sözleşmesinin sunulması ardından bir sonuca ulaşılabileceğinin bildirildiği, bunun üzerine ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevaben davalı kooperatifin tescil durum bilgisi ile ana sözleşmesi örneğinin gönderildiği, sözügeçen yazı cevabından sonra aynı bilirkişiden alınan 06.12.2021 tarihli ek raporda; davalı kooperatife ait Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Kararlarına göre 100 m²'lik konut üyeliği için bir kooperatif üyesinin, davalının ihraç tarihi olan 27.05.2020 tarihine kadar ödemesi gereken aidat ve ek ödeme ödemeler toplamının 48.243,50 TL olduğu, davacı ...'in, davalı kooperatife borçsuz üye olduğu 29.06.2010 tarihinden davalı kooperatifin borç bildirimlerini hesaplamış olduğu 31.10.2019 tarihine kadar ödemesi gereken aidat ve ek ödemelerin 31.000,00 TL ve bu borç için işlemiş gecikme faizinin 21.104,38 TL olduğu, davacının davalı kooperatife olan borçları karşılığında herhangi bir ödemede bulunduğuna ilişkin ödeme belgesi sunmadığı hususunda görüş bildirildiği, tarafların ek rapora itirazı üzerine alınan 03.02.2022 tarihli 2.ek raporda ise; davalı kooperatife ait Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Kararlarına göre dubleks m²'lik konut üyeliği için bir kooperatif üyesinin, davalının ihraç tarihi olan 27.05.2020 tarihine kadar ödemesi gereken aidat ve ek ödemeler toplamının 36.278,00 TL olduğu, davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ekinde bulunan kayyım raporunda ise dubleks daire üyesi bir kooperatif üyesinin 27.05.2020 olan ihraç tarihine kadar ödemesi gereken aidat ve ek ödemeler toplamının 39.420,00 TL olarak hesaplandığı, davalı vekilinin iddia ettiği gibi yapılmış olan genel kurul kararlarında üyelerin kooperatife 750,00 TL kredi ödemesi ve 2.300,00 TL tapu masrafı ödeyeceğine ilişkin bir karar görülemediği, sunulan kayyım raporunda bir kooperatif üyesi tarafından kooperatife 750,00 TL kredi ödemesi ve 2.300,00 TL tapu masrafı ödemesi gerektiği yönünde hesaplama yapılmış olduğu, ayrıca kayyım heyeti tarafından 1995 yılında ödenmesi gereken aidat tutarı 168,00 TL olmasına karşın 140,00 TL olarak hesaplanmış olduğu, yine 1997 yılında ödenmesi gereken aidat tutarı 360,00 TL olmasına karşın 480,00 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacı ...'in, davalı kooperatife borçsuz üye olduğu 29.06.2010 tarihinden davalı kooperatifin borç bildirimlerini hesaplamış olduğu 31.10.2019 tarihine kadar dubleks daire için ödemesi gereken aidat ve ek ödemelerin 1.000,00 TL ve bu borç için işlemiş gecikme faizinin 820,63 TL olduğu, davacının davalı kooperatife olan borçları karşılığında herhangi bir ödemede bulunduğuna ilişkin ödeme belgesi sunmadığı hususunda görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişinin ek raporlarında hesaplanan alacak tutarları arasında açık fark bulunmakta olup, ancak bu farklılığın sebebi gerekçeleriyle açıklanmadığından, ek raporlar denetlemeye elverişli değildir. Yine, dosya kapsamında davalı kooperatife ait ana sözleşme ile kooperatifin 13.01.2008, 30.05.2009, 16.10.2010,25.05.2011 ve 10.03.2012 tarihli olağan genel kurullarına ilişkin Genel Kurul Toplantı Tutanakları ile 23.09.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına Ait Hazirun (Toplantıya Katılanlar) Cetveli örneklerinin bulunduğu, ancak dosyada 23.09.2017 tarihli Olağan Genel Kurula ait tutanak bulunmadığı gibi başkaca olağan ya da olağanüstü genel kurul icra edilip edilmediği konusunda herhangi bir bilgi ya da belgede yoktur. Bu haliyle, davalı kooperatife ait defter ve belgeler ile tüm genel kurul kararları celp edilmeden ve bilirkişilerce yasal defterler üzerinde inceleme yapılmadan rapor düzenlendiği, bilirkişi raporunda kooperatifin diğer üyelere karşı uygulamaları, diğer üyelerin ne kadar ödeme yaptığı, ne miktarda ödeme yapılması gerektiği hususlarının yer almadığı, bu haliyle hükme esas alınmaya elverişli olmayan bilirkişi raporları hükme esas kabul edilip karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı kooperatife ait defter ve kayıtların bulunduğu yerlerin bildirilmesi istenerek kooperatife ait tüm defter ve kayıtlar ile tüm olağan ve olağanüstü genel kurul toplantı tutanaklarının getirtilmesi, bu hususlarda gerekirse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi amacıyla keşif icra edilmesi, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, yapılmış tüm genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri, kur'a ve tahsis belgeleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, davacı tarafından ve davacının üyeliği devraldığı ... tarafından davaya konu üyelik için kooperatife ne miktarda ödeme yapıldığı, davacı ile aynı durumda bulunan üyelerin ne miktarda ödeme yaptığı, ne miktarda ödeme yapılması gerektiği, kooperatifin diğer üyelerine yönelik uygulamalarının ne olduğu dikkate alınarak davacının uyuşmazlığa konu kooperatif üyeliğini devraldığı önceki üye ...'in tüm edimlerini yerine getirip getirmediği ve borç miktarları ile bulunması halinde davacı aleyhine ihtarname keşide edilen tarih itibariyle kooperatife olan borcunun miktarı ile bu borcun davalı ... kooperatifinin imalatından mı, yoksa genel giderlerden mi kaynaklandığı ile belirlenen borç için işlemiş gecikme faizinin gerekçeleriyle ve denetlemeye açık şekilde hesaplanması hususlarında rapor alınması, bu suretle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce eksik incelemeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemiz kaldırma kararında belirtilen eksiklikler tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ve ████████ Esas- ███████ Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ve ████████ Esas- ███████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıya İADESİNE,5-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihindeoy birliği ile karar verildi. ...Başkan... ¸...Üye... ¸...Üye...¸ ...Katip...¸