İzmir Bölge Adliye Mahkemesince personel servisi taşıma alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında, ticari defter kayıtları esas alınarak verilen davanın reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, davalı kooperatifine 2019 yılı personel servisi taşıma hizmetlerinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, ilk derece mahkemesi, her iki tarafın ticari defter kayıtları ile bilirkişi raporunu inceleyerek, davacının defterlerinde alacağın peşin ödendiği, davalının defterlerinde ise borcun kapatıldığı yönündeki tespitler doğrultusunda, alacağın varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermiş, davacı taraf ise bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :█████/2022NUMARASI : ████████ Esas █████████ KararDAVA : İTİRAZIN İPTALİBAM KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... A.Ş. ünvanlı şirketin ..... Tatil Köyü ... adlı otel ve tatil köyünün 2019 yılına ait personel servisi taşıma işinin müvekkili tarafından yapılması işine dayanmakta olduğunu, söz konusu taşıma işinin bedeli kadar 2019 yılına ait faturaların tanzim edilerek kooperatife teslim edildiğini, taşıma işi yapılan otelin, kooperatife bu iş karşılığında ödemelerin yapıldığını, ancak davalı kooperatifin takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağı müvekkiline ödemekten kaçındığını, müvekkilini sürekli olarak oyaladığını, alacağın tahsili için Ortaca İcra Müdürlüğü'nün ███████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının borca itiraz edip takibi durdurduğundan bahisle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kooperatife müracaat ettiğinde faturasını kestiğini ve bedelini o anda aldığını, dikkat edildiğinde davacının kestiği faturalarda hiçbir kaşe ve imzanın bulunmadığını, davacı tarafın bu durumu kötüye kullanmaya çalıştığını, davacının ödenmeyen faturaların bulunmasına rağmen bunca zaman servis işini sürdürmüş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tutulan ödeme listesine göre de, müvekkili kooperatifin davacıya borcunun olmadığının görüleceğini, müvekkili kooperatifin kendi iç sistemi içinde not olarak tutulan listede █████/2019 tarihinde davacının kardeşi.....'a yapılan ödemelerin yanında bu kişinin imzasının da bulunduğunu, davacının şoförlerinin ve kendisinin karıştığı bir takım disiplinsizlik eylemleri yüzünden anılan otel ve tatil köyündeki işinden uzaklaştırıldığını, müvekkili kooperatifin de mecburen davacıdan servis hizmeti alımınıkestiğini, davalının bu nedenle müvekkili kooperatiften haksız alacak talepli takip ve davaları açtığından bahisle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, takibe konu alacağın %20'si tutarında tazminatın müvekkiline ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".... Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki yolcu taşıma işleri nedeniyle düzenlenen faturalardan dolayı başlatılan takibe itiraz edilmesiyle iş bu dava açılmıştır.Davacı taraf takibe konu faturaların ödenmediğini iddia etmiş olup, davalı taraf ise cevap dilekçesinde faturaların düzenlendiği anda ödendiğini iddia ettiğinden ve taraflar tacir olduğundan ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiştir.Buna göre her iki tarafın da ticari defterleri incelenmiş olup █████/2022 tarihli SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, takibe konu faturaların her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu, davcının defterinde kasa hesabının kapatıldığı, alacağın peşin alınmış gibi defterlere işlendiği, yine davalının defterinde de davacıya yapılan ödemelerin kasa hesabından çıkış yapıldığı ve borç kaydının olmadığı görülmüştür. Usul ve yasaya uygun tutulan ticari defter kayıtları birbirini doğruladığı sürece sahibi lehine delil teşkil eder. Somut olayda takibe konu faturalar her iki taraf defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte yine her iki tarafın kayıtlarına borç ödenmiş gibi işlendiğinden alacak kaydı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı taraf borcun ödendiğini davalının ispatlaması gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiş ise de, öncelikle borcun varlığını davacının ispat etmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda davacı tarafın ticari defter kayıtlarında dahi faturalar ödenmiş olarak gözüktüğünden takibe konu borç ispatlanamamış olup dava reddedilmiştir. Diğer yandan başlatılan takipte davacı tarafın açıkça kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiş olup aşağıdaki gibi karar verilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Açılan davanın REDDİNE, Davalı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında taşıma işinin yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığını, davalının cevaplarında, ödeme savunmasında bulunduğunu, borç-alacak varlığının ispat edildiğini, davalının ödeme iddiasında bulunmuş olduğundan ödeme yaptığının ispat yükünün kendisinde olduğunu, bu ispatın da banka ya da muteber diğer ödeme kanalı ile yapılmış bir ödeme dekontu ile yapılması gerektiğini, davalının bu konuda banka dekontunu sunamadığı gibi böyle bir ödemenin de olmadığını, ayrıca tutulan defterlerin usul ve yasaya uygun olmadığını, davalının ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve dosyaya sunduğu belgede belirttiği tarihlerle, fatura tarihleri ve fatura içeriği ile miktarının uyuşmadığını, ticari defterlere göre, fatura tarihinde söz konusu borcun ödendiği yönünde giriş olduğunun bilirkişi tarafından raporda belirtildiğini, ancak davalı tarafından sunulan belgede farklı tarihlerde ödeme yapıldığının iddia edildiğini, bu iddia ile ispat yükünün yer değiştirerek ödemenin farklı tarihlerde yapıldığını ileri süren davalıyı ispat yükü altına aldığını, gerçeğe uygun olmayan defterlerin doğruluğunun ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, dayandıkları yemin delilinin taraflarına hatırlatılmadığını, bu delile dayanıp dayanmayacaklarının sorulmadığını, bildirdikleri tüm delillerin toplanmadığını, gerçeği yansıtmayan ticari defterlerin karara dayanak yapılamayacağını, ayrıca davalının ticari defterlerindeki ödeme tarih ve miktarları ile uyumlu olmayan ödeme iddialarını içeren sunulan belge ile banka kayıtlarının çelişmesi nedeni ile borcun ödendiğinin ispat yükünün davalıya geçmiş olduğunu, davalının borcu ödediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararda gerekçe olarak, davacı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığının belirtildiğini ancak İcra Ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılan tazminat türünün, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğunun ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğunu, öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının, kötü niyetli kabul edildiğini, anılan davada alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa müvekkili kooperatifin borcunun olmadığını, müvekkili kooperatifin iddia ettiği gibi borcun ödendiği hususlarının davacı tarafın kendisine ait ticari defterlerle ortaya konulduğunu, bu itibarla davacı tarafın kötü niyetli olduğunun su götürmez gerçek olduğunu, tazminat taleplerinin reddinin isabetli olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, müvekkili kooperatif lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " açılan davanın reddine, davalı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminatının reddine " karar verilmiştir.İş bu karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dava konusu Ortaca İcra Müdürlüğü'nün ███████ Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 208.808,24 TL asıl alacak,7.081,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 215.890,22 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağının " 2019 yılı 5 - 8 aylara ait ödenmeyen fatura personel servis taşıma hizmeti alacağı 208.808,24 TL "olarak gösterildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında her iki tarafa ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda; rapor içeriğindeki Tablo 3'te gösterildiği üzere, davacı tarafça davalı adına toplamda 456.869,24 TL'lik fatura düzenlendiği, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, yine raporda Tablo 6'da gösterildiği üzere davacı tarafça düzenlenen faturaların 600.18 nolu Yurtiçi Satışlar %18' lik Gelir İşlemleri hesabında takip edilip, 100.01 Kasa Hesabı ile kapatıldığından alacağını peşin almış gibi görülmekte olduğu, dolayısıyla bir davacı alacağının görünmediği, yine raporda Tabloyu 7'de gösterildiği üzere, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde 320.37 Satıcılar .... hesabında izlendiği ve davacıya yapılan ödemelerin ise 100.01 TL Kasa Hesabından çıkış yaparak 320.37 Satıcılar .... hesabından düştüğünün tespit edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilaf, takip talepnamesinde belirtilen tarihler arasında davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan personel taşıma hizmeti nedeniyle davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalardan dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla takibe konu edilen tutar kadar bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafça bu tarihler arasında düzenlenen faturaların ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre aşağıdaki bendin dışında kalan davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafça delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen mahkemece ıspat yükü üzerinde olan davacıya yemin delili hatırlatılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Kaldırma sebebine göre davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 179,90 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 179,90 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,7-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,10-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026