Ticari satıştan kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Davacının, davalı ile ticari ilişki kapsamında mal satışlarından kaynaklanan 69.084,80 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ettiği bu davada, davalının cevap dilekçesi sunmaması üzerine yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının ticari defterleri zayi olsa da harici belgeler ve davalı defter kayıtları doğrultusunda taraflar arasında ticari ilişkinin ve davacı faturalarının geçerliliğinin bulunduğu, davalının faturalara yasal süresi içinde itiraz etmeyerek kabul etmiş sayıldığı, bu nedenle davacının takip tarihi itibarıyla 69.084,80 TL ana para alacağının ve ticari avans faizi talep hakkının mevcut olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında mal alım satımı gerçekleştirildiğini, bu ticari ilişkinin uzun süre sorunsuz devam ettiğini, müvekkil şirket tarafından davalıya satılan mallara ilişkin faturaların düzenlendiğini, davalının faturalara itiraz etmeyerek ödemelerini gerçekleştirdiğini, takibe ve davaya konu faturalar ile ticari defter ve cari hesap ekstreleri incelendiğinde müvekkilin alacağının haklı ve mevcut olduğunun tespit edileceğini, davalının ticari faturalara 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmeyerek borcunu kabul ettiğini, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ederek müvekkilin alacağına kavuşmasını ötelemeye çalıştığını, dava açılmadan önce ---- Arabuluculuk Bürosu ----- dosya numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca alacağın likit ve muayyen olduğunu, davalının sözleşme bedelini ve ödeme miktarını bilmesi sebebiyle borç miktarını tespit edebilecek durumda bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun --- esas ----- karar sayılı ilamı uyarınca alacağın likit olduğunun kabulü gerektiğini, davalının borçlu olduğunu bilmesine rağmen kötüniyetli itirazda bulunduğunu, ekonomik dalgalanmalar ve paranın satın alma gücündeki düşüş dikkate alınarak icra inkar tazminatına hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğini, müvekkili tarafından --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosya ile başlatılan takip dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalının 69.084,80 TL tutarındaki alacağın %50'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.----İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2025 tarihinde asıl alacak toplamı 69.084,80 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının süresi içinde yaptırıldığı, davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin zayi olması nedeniyle HMK m. 222 ve TTK m. 64 kapsamında inceleme yapılamadığı, davalının ticari defter kayıtları ile dosyadaki mevcut delillerin incelendiği, tarafların 2024 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu için sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı defterlerinin zayi olması sebebiyle incelemenin harici ticari belgeler ve elektronik vergi kayıtları üzerinden gerçekleştirildiği, dosyada mevcut faturalar, e-fatura kayıtları ve BA-BS bildirimleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davacının düzenlediği faturaların muhteviyatına ait mal ve hizmetin verilmediğine dair herhangi bir tespitin dosyada mevcut olmadığı, davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturalara süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, 6102 sayılı Yeni TTK'nın 21/2 maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinden faturaların kabul edilmiş sayıldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 69.084,80 TL tutarında ana para alacaklı olduğu, tarafların tacir olması nedeniyle takip öncesi işlemiş faiz ve 26.03.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinin zayi olduğu, bu konuda Mahkeme kararının dosya arasına alındığı, davalının ticari defterlerine göre davacıya borcunun görünmediği fakat takip konusu faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, mahsup işlemi ile alacak borç durumunun bakiye 0 olarak kaydedildiği, ödemeye dair belge bulunmadığı, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay ----. HD. ----, davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların bir kısmının davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay ----. HD'nin █████/2016 tarih ve ---- Esas --- Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği (Yargıtay ----.HD'nin █████/2016 tarih ve ---Esas ----- Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 69.084,80 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; davacının davalı aleyhine --- Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyasındaki takibe itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 4.719,18 TL’den peşin olarak yatırılan 834,38 TL'nin mahsubu ile 3.884,80 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 834,38 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, 8.500,00 TL bilirkişi, 286,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.488,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne, davalı taraf yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!