İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirkete ait genel kurul defterinin kaybı nedeniyle zayi belgesi talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi kararını istinaf incelemesinde ele almıştır.
Özet: Bir şirketin, taşınma esnasında hırsızlık sonucu kaybolduğunu iddia ettiği genel kurul toplantı ve müzakere defteri için talep ettiği zayi belgesinin, ilk derece mahkemesince defterlerin muhafazasında özensizlik ve kendi kusurlu ihmali nedeniyle reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, çalınmanın irade dışı gerçekleştiğini ve tüm dikkat ve özenin gösterildiğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulü yönündeki istinaf talebinde, olay TTK 82/7 maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işi olarak ele alınarak ticari defterlerin saklanma yükümlülüğü ve zayi belgesi verilme şartları açısından değerlendirilmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas ███████ Karar
DAVANIN KONUSU:Zayi Belgesi Verilmesi
Zayi Belgesinin Verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defterinin kaybedildiğini beyan ederek, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...6102 Sayılı TTK 82/7 madde uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde ziyaa uğraması halinde ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesinin talep olunması gerekmektedir. Tüm dosya kapsamından dava dilekçesindeki anlatıma göre, davacının davaya konu edilen ticari defter ve belgeleri kaybettiği beyan edilmiş olup bunların ne şekilde kayboldukları hususunda ispat vasıtası sunamadığı gibi, TTK hükümleri kapsamında kendi kusurlu davranışı veya ihmali davranışı ile ticari defter ve kayıtların kaybolmasına sebebiyet veren taraf zayi belgesi talep edemeyeceğinden, davacının kendi ihmali davranışları ile ticari evrak ve kayıtlarının kaybedildiği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi █████/2017 tarih ████████-517 E-K sayılı ilamı). "gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından tutulması zorunlu defterlerden olan genel kurul karar defterinin olmadığının fark edildiğini, taşınma esnasında çalınma olduğundan tüm aramalara rağmen bir sonuç elde edilemediğini, söz konusu defterin de dâhil olduğu kolileri bütün aramalara rağmen bulamadığını, gerekli tüm dikkat ve özenin gösterilmiş olmasına rağmen elde olmayan, irade dışı bir nedenle hırsızlık olduğunu, defterin ve bir çok evrakların olduğu kolinin bütün çabalara rağmen taşınma esnasında kaybolduğunu, müvekkilinin ofisinin taşınması sırasında kaybolan kolileri bulunduğunu, taşınmayı tek şekilde yapmadığından ilk başta farkına varmadığını, hırsızlık olduğunu önceden fark edemediği için kaybolduğunu zannettiğini, bütün paketlemeleri ofis içerisinde yapmış olmasına rağmen hırsızların taşınmanın olduğunu yüksek ihtimalle takip ettiklerini, ilgili bölge çok yoğun bir yer olduğundan girip çıkan kişi sayısının kontrol edilebilir düzeyde olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin bir çekişmesiz yargı işidir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının talebi, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca açılmış, zayi belgesi verilmesi talebi olup, maddede sayılan veya benzeri nedenlerle tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari belgelerin zayi olması halinde zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davanın süresinde açıldığı kabul edilmiş, ancak dava konusu defterlerin kaybolduğunun beyan edildiği, ne şekilde kayboldukları hususunda ispat vasıtası sunulmadığı dava konusu defterlerin muhafazasında özensiz davranıldığı, davacının kendi kusurlu davranışı ve ihmali davranışı ile defterlerini kaybettiği kabul edilerek karar verilmiştir. TTK'nın 82/1. maddesi "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." hükmünü içerir.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun'da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Davacı, ticaret şirketi olup tacirdir. Zayi olduğu talep edilen genel kurul toplantı ve müzakere defteri de maddede belirtilen saklanması zorunlu olan ticari defterlerdendir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın bir aylık süre içinde açılması gerekir. TTK'nın 82/7 maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur.Bu hukuki açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde; zayi belgesi verilmesi için kanunda sayılan sebepler tahdidi olmamakla birlikte, davacı tarafça ispata ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediği gibi somut olayda, davacının özen ve basiretli tacir yükümlülüğüne uygun davrandığı da kanıtlanamamıştır. Davacı şirket defterlerin hangi durumda kaybedildiğine ilişkin bir belge sunmamıştır. Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde defterlerin hırsızlık sonucu kaybolduğunu ileri sürmüş ise de bu husus ilk derece mahkemesinde ileri sürülmediği gibi herhangi bir soruşturma bilgisine de yer verilmemiştir. Ticari belgelerin uygun şekilde muhafaza edilmek suretiyle gerekli önlemlerin alınması basiretli bir tacirden beklenecek davranıştır. Davacı dava konusu genel kurul toplantı ve müzakere defterinin ne şekilde zayi olduğunu kanıtlamadığı gibi bu konuda delil de sunmamıştır. Davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun davrandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin zayi belgesi istemine ilişkin içtihadı da bu yöndedir (E:██████████, K: █████████, T:07.03.2017). Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca, karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!