İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, nakil aracının kaza yapmaması nedeniyle emtia hasarının teminat dışı kalmasına ilişkin itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Davacı, nakliyat sigortası kapsamında aracının bariyerlere çarpması sonucu taşınan içeceklerin zarar gördüğünü ve 77.161,81 TLlik hasarın ödenmesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmişse de, ilk derece mahkemesi, kazanın poliçede belirtilen aracın devrilmesi, yanması, çarpması veya çarpışması gibi hallerden kaynaklanmadığı, aksine hatalı yükleme veya lastik patlaması gibi nedenlerle malların dökülmesi sonucu meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Nakliyat sorumluluk sigortasından kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu .../... plakalı aracın 13.07.2018 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde Yalova-Bursa Karayolu üzerinde seyir halindeyken ... mevkiinde aracın bariyerlere çarpması yüzünden meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında hasar oluştuğu gibi taşıdığı 22 paletteki ... içeceğinin 350 kasasının da yol üzerine dağılarak kullanılamaz hâle geldiğini, olayın davalı sigortacının görevlendirdiği eksperin incelediğini ve 01.10.2018 tarihli raporunda oluşan zararı 77.161,81 TL olarak belirlediğini, ancak eksperin saptadığı hasar bedelini davalının, zararın aracın çarpması, çarpışması yüzünden oluşmadığını gerekçe gösterip ödemediğini, olay anında sürücünün panik halinde bariyerlere çarptığını söylemek aklına gelmemiş olsa da olay yeri fotoğraflarının aracın bariyerlere çarptığını gösterdiğini, dolayısıyla davalının 01.10.2018 tarihli Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası Ekspertiz Raporu ile belirlenen 77.161,81 TL zararı olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini, ... nakliyat poliçesindeki araç plakası ...olmakla birlikte plakanın ... olarak değiştiğinden ve teminatın bu plaka üzerinden sürdüğünden, davacının... sayılı hasar dosyası kapsamındaki hasar bedelinin tahsili için başlattığı takibin haksız itirazla durdurulması ve arabuluculuk sürecinden de netice alınamaması üzerine davalı aleyhine işbu davanın açılması gerektiğini, somut olayda önemli olanın; kusur oranının tespiti edilmesi değil hasarın teminat kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesi gerektiğini, takibe itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacının talebi üzerine hasar dosyası açıldığını ancak yaptırılan araştırma neticesinde hasarın teminat kapsamında olmadığı için talep edilen bedelin ödenmediğini, davacının davasını ispat etmesi halinde müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ıle sınırlı olacağını va faizin de en erken dava tarihinden itibaren başlatılabileceğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu olayın; akdi taşıyıcının dava dışı nakliye şirketi olan .... Şti. Olduğu çekici araç plakasının ..., taşınan emtianın 22 palet halinde ... marka ... olduğu zararın meydana gelme tarihinin ise █████/2018 olduğu anlaşılmıştır. Olay yerinde düzenlenen tutanağa göre nakliye aracının bariyer vb bir yere çarpmasının söz konusu olmadığı aracın yolda gittiği esnada kasada bulunan malların bir kısmının yola saçıldığı bildirilmiştir. Dosyadaki evrakların incelenmesinde yolun virajlı olması nedeni ile kasaya hatalı olarak yüklenen malların döküldüğünün tespit edildiği anlaşılmaktadır. Jandarma tarafından hazırlanan tutanağa göre ise aracın ilave dingil sol tekerinin patlaması nedeni ile aracın savrulduğu bu nedenle kasadaki malların döküldüğü tespit edilmiştir. Eldeki davada davacı taşıyıcının tazminat talehini dayandırdığı poliçe ise; “... Poliçesi" değil “... Poliçesidir” ve bu poliçe kapsamında davalı sigortacı, davacının üstlendiği yurt içi taşımalarda tazminat bağlamında üzerine düşebilecek mesuliyete değil; taşıdığı yük için poliçadea kararlaştırılan özel şartlar ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları dâhilinde nakliyat muhataralarına karşı Kamyon Klozu ile sadece sigortalı emtiayı taşıyan nakil vasıtasının, devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması gibi bir kaza geçirmesi neticesinde taşınan malda meydana gelen zıya, hasar ve masraflar için sigorta güvencesi sağladığın poliçenin ön yüzünde kayıt altına almak suretiyle belirtmiştir. Bu durumda davacının fiili taşıyıcı sıfatıyla somut olayda üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu kurallar nedeniyle nakliye sürecinde vuku bulan hasar için ödemesi gereken tazminat miktarı kadar maddi yönden menfaati zarar görmüş olsa da; nakliye sürecinde meydana gelen hasarizarar nakil vasıtasının, devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması gibi bir kaza neticesinde vuku bulmadığından, davalının davacı yararına düzenlediği “... Poliçesi” teminatından, poliçede yer alan “Kamyon Klozu” ile çelişen hasar/zarar için “tazminat ödeme mükellefiyeti doğmadığı” sonuç ve kanaatine varılmış..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Keşif delilinin hiçbir gerekçeye dayanmaksızın ret edildiğini, kararın gerekçesinin yeterli olmadığını, 25.06.2021 tarihli ikinci bilirkişi raporuna bağlı kalındığını, gerekçe oluşturulmadığını, söz konusu raporun eksperin hazırladığı ve 12.11.2018 tarihli araştırma raporunun dikkate alınarak hazırlandığını, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza fotoğrafları incelendiğinde bariyerlerin eski çarpma sonucunda hasarlı olmadığı, yeni onarılan bariyerler olduğunun net olarak anlaşıldığını, mahkeme tarafından delillerin yeterince incelenmediğini, yeni onarılan bariyer olduğu net olarak anlaşıldığından delillerin mahkeme tarafından yeterince incelenmemiş olduğunun düşünüldüğünü, poliçe incelendiğinde devrilme, yanma, çarpma ve çapışma neticesinde taşınan malın ziya ve hasarlarının muafiyetsiz temin edileceği hükmünün olduğunu, dosyaya ibraz edilen fotoğraflardan anlaşılacağı üzere kaza yapan aracın bariyerlere çarptığı, aracın taşıdığı ... emtialarının devrilmesi sonucunda maddi zarar meydana geldiğini, jandarma tarafından tutulan tutanakta kazanın tırın ilave dingil sol tekerinin patlaması sonucu aracın savrularak yükün bir kısmının yola savrulduğu ve aracın bariyere, herhangi bir yere çarpmadığının belirtilmiş olmasına rağmen patlak olduğu iddia edilen tekerleğin onarımına ve/veya değişimine ilişkin dosyada bilgi, belge veya herhangi bir dokümanın bulunmadığını, müvekkili aracın bariyerlere çarpması sonucunda kazanın oluştuğuna dair hiçbir inceleme yapılmadığını gösterdiğini, kaza mahalli ve araç fotoğraflarının incelenmediğini, bilirkişi raporunda aracın tekerliğinin patladığına ilişkin herhangi bir belge ve evrak olmadığını, tamir edilen parçalar arasında tekerleğin bulunmadığını, kaza tarihinden hemen sonra bariyerlerin yenilendiği göz önüne alındığında bariyerlere çarpma açık olduğundan 11.08.2020 tarihli rapora göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, nakliyat sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, trafik kazası neticesinde araçta bulunan emtia ve aracın hasarlandığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, meydana gelen hasarın ve takip konusu alacağın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunup bulunmadığı, yeterli inceleme ve araştırma yapılıp yapılmadığı, mahkeme kararının gerekçesinin yeterli olup olmadığı, keşif gerçekleştirilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı ve davalı sigorta şirketi arasında başlangıç tarihi 13.03.2018, bitiş tarihi 13.03.2019 olan Nakliyat Sigorta Poliçesi Taşınan Yük Sözleşmesinin gerçekleştirildiği, sigorta poliçesinde, kamyon klozu başlığı ile; (yükleme, aktarma ve boşaltmaya atfedilecek rizikolar hariçtir.) ibaresinin yer aldığı, devamında ise sigortanın deniz yolu ile yapılacak emtia nakliyatına mahsus umumi şartların 1.8.17.18.19.20.maddeleri kaldırılmak ve kamyon ve treylerle yapılacak sevkiyata kabili tatbik olan hükümlerin saklı kalmak kaydıyla ateş, yıldırım, seylap, dere taşması, çığ, toprak ve dağ heyelanı, köprü yıkılması, yolların çökmesi ve kamyon ve treylerin devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması neticesinde taşınan malın uğrayacağı ziya ve hasarların muafiyetsiz temin edeceği, ayrıca sigortanın, malların nakledilmek üzere kamyon ve treylere yüklendiği anda başlayacağı, nakil vasıtasının poliçede gösterilen mahale varışı ile sona ereceğine yer verildiği, ... plaka sayılı aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu, 13.07.2018 tarihinde jandarma tarafından tutulan tutanakta ,13.07.2018 tarihinde Yalova/ Bursa Karayolu 7.km'de ... plakalı çekici ve... plakalı dorsenin ... markanın malzemelerini taşıyan ... sevk ve idaresindeki tırın ilave dingil sol tekerinin patlaması neticesinde aracın savrularak ipleri kopardığı ve yüklü olan yükün bir kısmının yol üzerine dağıldığının görüldüğü, tırın İzmir ilinden 30.514 adet yük ile çıktığı, kaza sonrasında tahmini olarak 350 adet kasa ve kolinin 200 m2'lik yol üzerine yayıldığı ve kullanılamaz hale geldiği, şahsın yapılan alkol ölçümünde alkolsüz olduğu, aracın bariyere ve herhangi bir yere çarpmadığının anlaşıldığına dair ifadelere yer verildiği, 01.10.2018 tarihli ekspertiz raporunda; toplam 22 palet ... marka ... içeceğinin 12.07.2018 tarihli sevk irsaliyesi ile tıra satıcı firmanın İzmir'deki tesisinden yüklenerek alıcı firmanın İstanbul'daki tesisine fiili taşıyıcı firma sorumluluğunda sevk edildiği, taşıma esnasında 13.07.2018 tarihinde nakliye aracının virajı dönüşü esnasında taşınan emtianın bir kısmının dorse üzerinden yola devrildiği, jandarma tarafından tutanak düzenlendiği, 01.08.2018 tarihinde yerinde yapılan ekspertiz çalışmasında hasara konu emtianın cam şişelere doldurulduğu, karton koli ve plastik kasalar içerisine 20'şer adet konularak ahşap palet üzerine üst üste dizilip etrafı naylon ile sarılarak ambalajlandığı, 480 kasa ... ve 358 koli şişe biranın üretici firmaya olay sonrasında geri getirildiği, geri kalanların ise patlamak ve kırılmak suretiyle zayi olduğu, 21 kasa şişe biranın hasarlı olduğu, biraların kapaklarının ezik ve yırtık, etiketlerinin çizik olduğu, 11.680 adet ... marka ... içeceğinin zayi olduğu, 21 kasa biranın şişelerinin patladığı, hasarla ilgili ...... AŞ aldı satıcı firmanın 16.08.2018 tarihli fatura düzenleyerek 77.161,81 TL bedeli... Şirketi adlı ana nakliyeci firmadan talep ettiği, adı geçen firmanın ise yansıtma faturası düzenleyerek toplam 77.161,81 TL bedeli sigortalı fiili taşıyıcı firmadan talep ettiği, piyasadaki satış bedelinin yaklaşık 96.800,00 TL civarında olduğu, söz konusu hasarın sigortalı nakliyeci firma sorumluluğunda ruhsatı sigortalı firma adına kayıtlı tırla yapılan taşıma sırasında oluştuğundan rücu imkanının bulunmadığı, olayın nakliye aracının sol tekerinin patlaması sonucu aracın savrulması sebebiyle emtianın bir kısmının araç dorsesi üzerinden yola düşmesi sonucu oluştuğu, meydana gelen olayda nakliye aracının bariyere ve herhangi bir yere çarpmadığı, poliçede verilen teminatlardan kamyon klozu şartları gereğince teminat harici olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, olay yerine ait kaza gününe dair hasarlı renkli fotoğrafların mevcut olduğu, davacı tarafça 17.10.2018 tarihli söz konusu dorsede meydana gelen hasarlara ilişkin olarak servis formunu sigorta şirketine ibraz edildiği, sigorta şirketi tarafından 27.11.2018 tarihli cevabı yazıda; taşıma sırasında herhangi bir çarpma hadisesine maruz kalmaksızın emtianın dorse üzerinden yola devrilerek zarar görmesi nedeniyle kamyon klozu teminatında yer almadığı ve bu doğrultuda tazminat talebinin olumlu olarak değerlendirilmeyeceğinin belirtildiği, davacının kendisine yansıtılan hasar bedeline dair 77.161,81 TL ile 2.930,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.091,84 TL alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 18.12.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin icra takibine karşı itirazı sonucunda davacının İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde arabuluculuk aşaması sonrasında iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 14.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 13.07.2018 tarihinde davacıya ait .../... plaka sayılı araç ile Yalova- Bursa karayolunun 7. Km sinde iken ... mevkiinde savrulması ve taşıdığı yükün zarar görmesi ile sonuçlanan tek taraflı trafik kazasında; .../... plaka sayılı araç sürücüsünün meskun mahalde araç kullanırken, trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olduğunu, aracının hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafık durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ve ayrıca kavşaklara girerken muhtemel savrulmaları engellemek için hızını azaltması gerektiği, ayrıca aracının yola çıkmadan önce teknik kontrollerini yaparak (araç lastikleri, servis freni, ışıklar vb.) yola muhtemel çıkabilecek sorunlara yönelik aracını sürekli bakımlı bulundurmak zorunda olduğu, bu anlamda gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile meydana gelen trafik kazasında; ”KTK Madde 47/d “d) trafik güvenli ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymamak, "KTK Madde 52/a-b Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak, b) Hızlarını kullandıkları aracın yük uydurmak, KTK madde 30 araçların, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun (Servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan ) durumda bulundurulması zorunludur. kurallarının ihmal ve ihlal edilmesi nedeni ile %100 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, söz konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, her ne kadar Jandarma tarafından tutulan tutanakta sol tekerin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiş olsa da dosya muhteviyatında bu lastiğin onarımına yönelik bilgi, belge ve doküman görülemediği, söz konusu dava kapsamında; .../... plaka sayılı araç sürücüsünün% 100 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, yapılan detaylı incelemede ilgili dava dosyasında belirtilmiş yüklü ürünlerin zayi bedelinin 77.161,81 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, incelenmesi gereken hususun kusur oranı olmayıp hasarın sigorta kapsamında olup olmadığına ilişkin olduğunu belirterek, yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; ortaya çıkan hasarın teminat kapsamında olmadığını, araştırma raporu doğrultusunda aracın devrilmeden kamyondan düşen emtiaların teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçesine ekli olarak araştırma rapor örneğini ibraz etmiştir. 25.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; eksper raporuna da alıntı yapılan ve resmi görevliler tarafından düzenlendiğinden aksi ispat edilene kadar “geçerli belge olarak kabul edilmesi gereken” tutanakta da “yük döküldüğünde aracın herhangi bir yere çarpmadığının” belirtildiği, eksper raporu ve araştırma raporu ile jandarma tarafından düzenlerien tutanakta yer alan tespitlere ve olay mahallinde çekilen fotoğraflardaki görüntülere göre “dava konusu aracın gidiş istikametindeki aşağı eğimli hafif rampada virajı dönerken (herhangi bir yere çarpmadan) merkezkaç kuvvetin etkisiyle aracın sol arka kısmında bulunan biraların bulunduğu kasaların, araç dorsesinden savrulup yola düşmesi” sonucunda tam hasarlı hale geldiği, bariyerlerdeki çarpma izinin ise “... kasalarının savrulup yola düştüğü virajın bir hayli ilerisinde" olduğunun anlaşıldığı, davacı taşıyıcının tazminat talebini dayandırdığı poliçenin; “... Poliçesi" değil “... Poliçesi olduğu ve bu poliçe kapsamında davalı sigortacı, davacının üstlendiği yurt içi taşımalarda tazminat bağlamında üzerine düşebilecek mesuliyete değil; taşıdığı yük için poliçede kararlaştırılan özel şartlar ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları dâhilinde nakliyat muhataralarına karşı kamyon Klozu ile (yükün araç içinde devrilmesi, birbirine çarpıp zarar vermesi, yola düşmesi, kırılması, eksilmesi yüzünden oluşan hasara/zarara teminat sağlamadan) “sadece sigortalı emtiayı taşıyan nakil vasıtasının, devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması gibi bir kaza geçirmesi neticesinde taşınan malda meydana gelen zıya, hasar ve masraflar için” sigorta güvencesi sağladığını (yükleme, boşaltma ve aktarma risklerinin de teminat harici olduğunu, TTK. Md.1425'e göre) poliçenin ön yüzünde kayıt altına almak suretiyle sarahaten belirtildiği, bu durumda davacının fiili taşıyıcı sıfatıyla somut olayda üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu kurallar nedeniyle nakliye sürecinde vuku bulan hasar için ödemesi gereken tazminat miktarı kadar maddi yönden menfaati zarar görmüş olsa da; nakliye sürecinde meydana gelen hasar - zarar nakil vasıtasının, devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması gibi bir kaza neticesinde vuku bulmadığından, davalının davacı yararına düzenlediği “... Poliçesi” teminatından, poliçede yer alan “Kamyon Klozu” ile çelişen hasar/zarar için “tazminat ödeme mükellefiyeti doğmadığı” (aksi yönde kanaat oluşması ve davanın kabul edilmesi halinde ise, davalının davacı karşısında, eksper raporunun düzenlenip oluşan hasar miktarının 77.161,81 TL.'sı olarak saptandığı 01.10.2018'den önce mütemerrid durumda olmadığı; bu nedenle de davacının alacağına miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, olay tarihinden değil 01.10.2018'den itibaren takipteki talep oranında temerrüt faizi yürütülebileceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; keşif deliline dayanıldığının nazara alınarak öncelikli olarak keşif kararı verilip talimat yolu ile keşif yapıldıktan sonra kaza mahalli fotoğrafları ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle yeniden rapor alınmasını aksi halde ise 11.08.2020 tarihli raporda aracın tekerleğinin patladığına dair bir belge ve evrak olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; yapılan değerlendirme neticesinde meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olmadığının ve müvekkilinin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının sübuta erdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının keşif yapılması ve kara yollarına müzekkere yazılmasına dair talepleri 08.02.2022 tarihli duruşmada reddedilerek, davanın reddine dair yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasındaki sigorta poliçesi, nakliyat sigorta poliçesi taşınan yüke ilişkindir. Sigorta poliçesinin kamyon klozu başlıklı açıklamalarında, sigorta poliçesi kapsamındaki rizikolar belirtilmiştir. Bunlar, kamyon veya treylerin devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması neticesinde uğrayacağı ziya ve hasarlar olarak açıklanmıştır. Somut olayda; davacı fiili taşıyıcıya ait aracın yükün taşınması esnasında tırın ilave dingil sol tekerinin patlaması neticesinde aracın savrularak iplerin koptuğu ve yükün bir kısmının yol üzerine dağıldığı, olay günü olay mahallinde tutulan 13.07.2018 tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilmiştir. Söz konusu tutanakta aracın devrildiğine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. 01.10.2018 tarihli ekspertiz raporunda da 01.08.2018 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenmiş olduğu belirtilerek jandarma tutanağında ifade edildiği şekilde açıklamalarla birlikte taşınan üründe meydana gelen zarara dair açıklamalara yer verilerek rücu imkanının bulunmadığı ifade edilmiştir. Olay sonrasında çekilen fotoğraflarda, aracın devrildiğine dair herhangi bir görüntü mevcut değildir. Tutanak ve hükme esas alının bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere aracın savrulması neticesinde bir kısım yükün kara yolu üzerine devrilerek hasar gördüğü tespit edilmiştir. TTK'nın 1409. maddesinde ''Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.'' düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, yukarıda yer verildiği üzere trafik kazasının oluş şekli sigorta poliçesinde yer verilen kamyon klozuna ait teminat kapsamında değildir. Sigorta poliçesinde öngörülen rizikonun gerçekleştiğine dair herhangi bir delil mevcut değildir. Davacı vekili tarafından her ne kadar riziko kapsamında aracın devrildiği iddia edilmiş ise de söz konusu iddiayı destekler dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Diğer taraftan trafik kazası 13.07.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Olay sonrasında jandarma tarafından olay mahalli incelenerek tutanak düzenlenmiştir. Ayrıca olay yerine ve kaza sonucu hasarlanan araç ve emtialara ilişkin çok sayıda renkli fotoğraflar dosyada mevcuttur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tüm deliller ve doğal olarak olay yeri fotoğrafları da değerlendirilmiştir. Davacı vekili , 2021 yılında ikinci rapora itirazla birlikte keşif talebinde bulunulmuşsa da aradan geçen zaman, kaza yerinin karayolu olması ve dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda keşfen inceleme yapılmasında hukuki bir yarar olmayacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sigorta şirketi yasal düzenleme kapsamında ancak sigorta poliçesinde öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarar veya bedelden sorumlu olacaktır. Aracın savrulması ve sonucu oluşan hasar, sigorta poliçesi kapsamında ki rizikolardan olmadığından ve akside ispat edilemediğinden mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!