İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, jeneratör ticareti kaynaklı alacak-borç ve itirazın iptali davalarında Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararı, jeneratör alım satımından kaynaklanan ticari uyuşmazlıklarda tarafların birbirlerinden alacaklı oldukları iddiasıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali davalarına ilişkindir; asıl davada davacı, teslim edilen malların bedelinin ödenmemesi üzerine itirazın iptalini talep ederken, davalı cari hesap bakiyesi ve önceki jeneratör satışıyla takas iddia etmiş, birleşen davada ise davacı ödenen bedellere rağmen jeneratörlerin teslim edilmediğini öne sürerken, davalı jeneratörün teslim edildiğini ve davacının alacağının bulunmadığını savunarak ilk derece mahkemesinin davaları kabul kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2020
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS , ████████ KARAR SAYILI DOSYADA
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen hükme karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı şirketin jenaratör sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı müvekkilinin 10.606,23 TL ile 358,74 TL bedelli irsaliyeli faturalarla, bu faturalarda yazılı ürünleri davalı firmaya satarak teslim ettiğini, ancak davalı yanın fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, fatura bedellerininin ödenmesi konusunda görüşmeler yapıldığını, ancak davalı tarafın oyaladığını ve mağdur olduklarını, mağduriyetin giderilmesi amacıyla icra takibine giriştiklerini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ve takibin devamına, %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili savunmasında özetle; davacı tarafın müvekkili şirketten hak ve alacağı olmadığı gibi müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, tarafların 2011 yılında hasarlı ... jenaratörün 60.000.-TL+KDV bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, davacı yanın peşinat olarak taraflar arasındaki cari hesap bakiyesi olan 10.000,00 TL. bakiyenin düşülmesi ve 17.100,00 TL.’nin ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin peşinat 17.100,00 TL’nı ödediğini, müvekkili şirketin cari hesaptaki 10.000,00 TL borcu da eklenince toplam 27.100,00 TL’nı davacı yanın peşinat olarak ödemiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından peşinatın ödenmesi ile jenaratörün teslim edildiğini, müvekkilinin aramalarına rağmen davacı tarafından 2013 yılında 30.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, müvekkilin davacıya olan ve bu davaya konu edilen borcu makine jenaratör satışından mahsup edildiğini, müvekkilinin dava konusu faturalar sebebiyle borcunun bulunmadığını, davacı tarafın davaya konu ettiği fatura muhteviyatı hizmeti verdiğini veya malı teslim ettiğini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkilin davacıya borcu olsaydı neden müvekkiline davaya konu 2012 yılı faturalarından sonraki yıl 2013 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapmış olmasının anlaşılır olmadığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin jenaratör sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 17.100 TL bedelli ve 2013 yılında 30.000 TL bedelli iki ayrı jeneratör alım satımı konusunda mutabakatlar yapıldığını, müvekkilinin kararlaştırılan bedeli davalıya EFT yolu ile ayrı ayrı gönderdiğini, davalı yanca jeneratörlerin teslim edilmediğini, yapılan ödemelerin iadesi konusunda görüşmelerden sonuç alınamadığını, mağduriyetin giderilmesi için icra takibi başlattıklarını, davalı yanın itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek, itirazın iptali ve takibin devamına ile %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın müvekkili şirketten hak ve alacağı olmadığı gibi müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, tarafların 2011 yılında hasarlı ... jenaratörün 60.000,00+Kdv bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, davacı yanın peşinat olarak taraflar arasındaki cari hesap bakiyesi olan 10.000.- TL. bakiyenin düşülmesi ve 17.100,00 TL.’nin ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin peşinat 17.100,00 TL’nı ödediğini, müvekkili şirketin cari hesaptaki 10.000,00 TL. borcu da eklenince toplam 27.100,00 TL’nı davacı yanın peşinat olarak ödemiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından peşinatın ödenmesi ile jenaratörün teslim edildiğini, müvekkilinin aramalarına rağmen davacı tarafından 2013 yılında 30.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, davacı tarafın müvekkili şirketten aldığı jeneratörü başka bir firmaya yüksek bedelle sattığını, kalan bakiyenin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından fatura düzenlenmediğini, ancak müvekkili şirket tarafından söz konusu jeneratörün teslim edildiğini, teslime ilişkin tanıklarının olduğunu, davacı tarafın 2011 yılında ödeme yaptığı jeneratörü teslim etmediğini, yine 2013 yılında ödeme yaptığını ve ikinci bir jeneratörün teslim edilmediğini iddia ettiğini ancak 2011 yılında ödemesi yapılan jeneratörü teslim almadan 2013 yılında tekrar jeneratör alımı için para gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine ve %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin █████████ Esas, ████████ Karar ve 07.09.2015 tarihli kararı ile; "... davacı ve davalı arasında jenaratör alım satım ilişkisi kapsamında taraflarında kabul olduğu üzre asıl davanın konusunu oluşturan 2 adet ( 10.606 TL ve 358 TL) faturalırın bulunduğu ve bu faturalar kapsamında davacının alacaklı olduğu, birleşen dava itibariyle davacı tarafından 17.100 TL banka havalesi ile jenarötör bedeli olarak gönderildiği gönderme tarihinin 12.09.2011 tarihi olduğu ve ayrıca 12.07.2013 tarihinde 30.000.TL miktarını davacı davalıya banka aracılıyla gönderdiği ancak açıklama olarak herhangi bir beyan da bulunmadığı görülmektedir. Tarafların ticari defteri ve taraf beyanları ile birlikte bilirkişi raporu incelendiğinde asıl dosya itibariyle takibe konulan iki adet faturadan dolayı 10.964,97 TL asıl alacağının bulunduğu ve davalı tarafından ödenmemiş olduğu anlaşıldığından bu asıl alacak miktarı itibariyle davacının davasının kabulüne karar verilmesi, alacak likid olması bilinebilir olması faturaya dayanması sebebiyle yüzde yirmi icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaati gelmiştir. Birleşen dosya itibariyle davacı iddiası gözönüne alındığında jenarötör alımı konusunda anlaşan tarafların jenaratör bedelini önce 2011 yılında 17.100,00 TL olarak davacının göndermesi ve banka dekontuna jenaratör alım bedeli olarak yazması artık taraflar arasında jenaratör alımının gerçekleştiği bedelinin ödendiği sonucunu çıkarmakta olup aradan geçen zamana rağmen bedelini ödediği jenaratör teslim edilmemiş olsaydı hukuki yollara başvurması gerektiği gibi 2013 yılında önceki alacağını almadan 30.000.TL göndermesi ve gönderirken de dekontta herhangi bir açıklama yapmadan göndermesi taraflar arasında alacak borç ilişkisi kapsamında davacının borcunu ödediği sonucunu çıkartmaktadır. Bu sebeplerle davacının birleşen dava yönünden davasının reddine karar verilmesi gerektiği kanaati gelmiş olmakla..." Davacı tarafından davalıya yönelik açılan asıl dava itibariyle davasının kabulü ile 10.964,97.-TL'lik asıl alacak itibariyle Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, dava konusu itibariyle alacak likit ve bilinebilir olduğu, davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiği anlaşıldığından %20'sini oluşturan 2.192,99.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafından davalı şirkete yönelik açılan ve mahkememiz dosyasıyla birleştirilen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas , ████████ Karar sayılı dosya kapsamında davacının davasının reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar ve 27.09.21019 tarihli kararı ile; "...İstinaf başvurusuna konu edilen; itirazın iptali talepli birleşen (Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ) ████████ Esas sayılı dosyasına konu Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında takip dayanağı banka havalelerinin davalı ticari defterlerinde avans hesabında kayıtlı olduğu, her iki taraf defterlerine göre davalının davacıya 59.064,57 TL borçlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davalının 30.000 TL ve 17.100 TL'nın jenerator bedeli olduğunu ve teslim ettiğini ileri sürdüğü, davacının jeneratör bedelini ödediğini ispat etmesine rağmen davalının teslim hususunu yazılı belge ile ispatlayamadığı, ispat yükünün davalıda olduğu, mahkemece davalıya teslim hususunu kesin delillerle ispat olanağı sağlanması gerekirken, farklı gerekçelerle ve hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davalıya teslim hususunu ispat olanağı tanındıktan sonra karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarihli █████████ E.- ████████ K.sayılı kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, bu kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava ve birleşen davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, mahkemece asıl ve birleşen dosya yönünden yapılan inceleme sonucunda asıl davanın kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği, birleşen davanın ise reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul BAM 16. HD'nin █████████ esas █████████ kararı ile yapılan inceleme sonucunda, itirazın iptali talepli birleşen (Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ) ████████ Esas sayılı dosyasına konu Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında takip dayanağı banka havalelerinin davalı ticari defterlerinde avans hesabında kayıtlı olduğu, her iki taraf defterlerine göre davalının davacıya 59.064,57 TL borçlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davalının 30.000 TL ve 17.100 TL'nın jenerator bedeli olduğunu ve teslim ettiğini ileri sürdüğü, davacının jeneratör bedelini ödediğini ispat etmesine rağmen davalının teslim hususunu yazılı belge ile ispatlayamadığı, ispat yükünün davalıda olduğu, mahkemece davalıya teslim hususunu kesin delillerle ispat olanağı sağlanması gerekirken, farklı gerekçelerle ve hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, mahkememiz kararının kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında dosyanın yargılamasına devam olunarak, birleşen dava yönünden bedeli ödendiği iddia edilen jenaratörün teslimine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin sunulması için davalı vekiline ihtarlı kesin süre verildiği, bu süre içerisinde belge sunulmadığı, mal teslimi hususunun tanıkla ispatlanması talebinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiğinden reddedildiği, emsal Yargıtay 19. Hd'nin Esas No: █████████, Karar No: █████████ sayılı ilamı da dikkate alınarak davalının yemin deliline dayanması sebebiyle yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı şirket yetkilisinin yeminin yapıldığı, tüm dosya kapsamından davacının asıl ve birleşen dava dosyasını ispat ettiği değerlendirilerek..." gerekçesiyle asıl dosya yönünden: Davacı tarafından davalıya yönelik açılan asıl davasının kabulü ile 10.964,97.-TL'lik asıl alacak itibariyle Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 13,75 faiz oranında devamına, dava konusu itibariyle alacak likit ve bilinebilir olduğu, davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiği anlaşıldığından %20'sini oluşturan 2.192,99 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine; birleşen dava yönünden: Davacı tarafından davalı şirkete yönelik açılan ve mahkememiz dosyasıyla birleştirilen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas , ████████ Karar sayılı birleşen dosyasının kabulü ile 47.100,00-TL'lik asıl alacak itibariyle Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 13,75 faiz oranında devamına, dava konusu itibariyle alacak likit ve bilinebilir olduğu, davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiği anlaşıldığından %20'sini oluşturan 9.420,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hem asıl ve hem de birleşen davanın kabulüne karar verildiğini, kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, tarafların 2011 yılında hasarlı ...Jeneratörün 60.000,00 TL + KDV bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, davacının peşinat olarak 10.000,00 TL cari hesap bakiyesinin düşülmesini, 17.100,00 TL'nin ödenmesi hususunda tarafların anlaştığını, davacının 17.100,00 TL peşinatı ödediğini, cari hesaptaki 10.000,00 TL'nin eklenmesi durumunda 27.100,00 TL'nin peşinat olarak ödendiğini, müvekkili şirket tarafından peşinatın ödenmesi ile jeneratörün teslim edildiğini, uzun süre davacının hiçbir ödeme yapmadığını, borcuna mahsuben 2013 yılında 30.000,00 TL daha ödediğini, jeneratör satışından mahsup edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen faturalar sebebiyle müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin borcu olması durumunda davacının 2013 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapmayacağını, ilk kararda belirtildiği üzere 2011 yılında davacının jeneratör bedelini 17.100,00 TL olarak gönderdiğini, 2013 yılına kadar jeneratörün teslim alınmadığını iddia etmediğini ya da herhangi bir yasal yola başvurmamış iken 2013 yılında müvekkiline neden 30.000,00 TL gönderildiğini, dekonta herhangi bir açıklamanında yazılmadığını, jeneratörün teslimine ilişkin tanık dinletme taleplerinin ancak kesin delille ispat edilebileceği gerekçesiyle reddedildiğini, TTK gereğince tacirlerin basiretli davranmaları gerektiğini, mahkemece asıl ve birleşen davada icra inkar tazminatına karar verildiğini, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava, ticari satım konusu fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali; birleşen dava, ticari satıma konu avans ödemelerinin ürünün teslim edilmemesi nedeniyle tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, jeneratör alım satımına ilişkin ticari ilişkinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ticari satıma konu ürün bedellerinin tamamının davacı tarafça karşılanıp karşılanmadığı, davalının bedeli karşılanan ürünleri davacı alıcıya teslim edip etmediği, teslimin ispatının tanık delili ile gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 2011 yılında 17.000,00 TL bedelli ve 2013 yılında 30.000,00 TL iki ayrı jeneratör alım satımı konusunda mutabakat gerçekleştirildiği, bu kapsamda davacı alıcı tarafça davalı satıcı hesabına 12.09.2011 tarihinde jeneratör bedeli olarak 17.102,50 TL'nin banka yolu ile havale yapıldığı, 12.07.2013 tarihinde ise 30.000,00 TL tutarında havale yapıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 24.06.2012 tarihli irsaliyeli fatura düzenlendiği ayrıca 23.10.2012 tarihli irsaliyeli faturanın düzenlenmiş olduğu, toplam faturanın 10.964,97 TL olduğu, fatura içeriğinin jeneratöre ait parçalara ilişkin olduğu, davacının söz konusu fatura alacağının tahsili amacı ile davalı şirket ve dava dışı ... hakkında Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı borca ve ferilerine itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davacının davalı hakkında jeneratör alımına dair ödenen avans ödemelerine ilişkin 12.09.2011 tarihli 17.102,50 TL ile 12.07.2013 tarihli 30.000,00 TL olmak üzere toplam 47.100,00 TL asıl alacak ile 6.621,83 TL işlemi faiz olmak üzere toplam 53.721,83 TL alacağın tahsili amacı ile Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 10.10.2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin icra takibine karşı itirazı üzerine davacı tarafça İİK 67.maddesi gereğince birleşen dosyada bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından birleştirilen davaya karşı cevap dilekçesinde; şirket tarafından peşinatın ödenmesi ile jeneratörün teslim edildiğini, bakiye bedelin halen ödenmediği savunmasında bulunulmuştur. Birleştirilen dosyada alınan 29.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin TTK ve HMK hükümlerine uygun olduğu, davacı ticari defterlerine göre davalıdan 59.064,57 TL alacaklı olduğu, davalının 2012 yılı ticari defterlerine göre davacı taraftan dava tarihi itibari ile 59.064,57 TL avans aldığı ve borçlu olduğu, davalı iddiasına göre bu avansların hasarlı. ... Jeneratörünün 60.000,00 TL + KDV bedelle satışı hususunda anlaşmalarından dolayı alındığını belirttiği, davacının takibe konu olan 10.964,97 TL toplamındaki iki adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı cevap dilekçesinde; 10.000,00 TL fatura bedellerinin peşinata mahsup edildiği ile fatura muhteviyatı malın tesliminin açık olduğunu, davacının 2012 yılı defterlerinde davalıdan alacağının 10.964,47 TL iki adet fatura toplamı olduğu, bakiye 48.099,60 TL'nin ise davacının davalı yana yapmış olduğu ödemeler toplamı olduğu belirtilmiştir. 09.02.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda sonuç olarak; önceki rapor tekrar edilerek olağan ticari hayatta tacirin karşı tarafa borcunun bulunmadığı halde ödeme yapıyor olmasının karşı taraftan alınacak mal hizmet için avans verilmesi halinin kabulü ve zimmen bir anlaşma yapıldığının ispatının mahkemenin takdirinde olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verildiği üzere 30.11.2016 tarihli ilk karar ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi ve İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 27.09.2019 tarihli kararı ile kaldırılması üzerine taraf beyanları sonrasında davalı vekili tarafından 27.10.2020 tarihli yemin metni hazırlanarak davacı şirket temsilcisine tebliğ edilmiştir. 30.12.2020 tarihli duruşmada; davacı şirket temsilcisi yemin beyanında bulunarak, davalının kendilerine jeneratör teslimini yapmadığını ifade etmiştir. Mahkeme tarafından alınan yemin beyanı üzerine her iki davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut davada, dava konusu takip alacaklarından birisi avans ödemesine ilişkin bir diğeri ise fatura bedellerine ilişkindir. Her iki şirket ticari defterleri usulüne uygundur. Davacının düzenlediği takip konusu faturalarla birlikte avans ödemeleri davacı ile birlikte davalı defterlerinde yer almaktadır. Davalı teslim savunmasında bulunmuştur. TBK 207/2.fıkrada; sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, satım konusu emtia menkul mal niteliğindeki jeneratördür. Jeneratörün teslim edilmediğini, ispat külfeti avans ödemesi gerçekleştiren davacı alıcı tarafta iken davalı şirket tarafından jeneratörün teslim edildiği savunmasında bulunulduğundan teslim külfeti davalı tarafa geçmiştir. Davalı jeneratörü teslim ettiğini usulüne uygun delille ispat etmek mükellefiyetindedir. İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; davalının teslim hususunu yazılı belge ile ispatlayamadığı, ispat yükünün davalıda olduğu ve davalıya teslim hususunu kesin delillerle ispat olanağı sağlanması gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği, sevk irsaliyesi, teslim makbuzu, irsaliyeli fatura ile ispat edilebilir. Teslim hukuki bir işlemdir. Bu işlem ancak kesin delille ispat edilebilecektir. Tanık beyanı kesin delil değildir. Davalı taraf yemin deliline dayanmıştır. Davacı şirket yetkilisinin yemin teklifini kabul ederek yemin beyanında bulunması üzerine davacının iddiasını ispat etmiş olduğunun kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir. Kaldırma kararı neticesinde, verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafça her ne kadar tanıklarının dinlenilmediği iddia ve istinaf nedenleri arasında yer verilmiş ise de yukarıda yer verildiği üzere teslimin yazılı delille ispat edilebilmesi ve ancak bu aşamada yemin deliline dayanılması mümkün görüldüğünden aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Takibe konu alacaklar, faturadan ve avans ödemesine dair dekontlardan kaynaklanmaktadır. Likit ve her iki tarafça bilinebilir niteliktedir. İİK m 67/2 gereğince takibe itirazın haksız olduğunun tespiti neticesinde icra inkar tazminatına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; asıl davada için 561,76 TL bakiye istinaf karar harcı ile birleşen dava için 2.413,05 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle asıl dava yönünden kesin, birleşen dava yönünden temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde, birleşen dava yönünden temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!