Ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında, mal teslimi yapılmaması ve çek iadesi gerçekleştirilmemesi nedeniyle ödenen çek bedellerinin tahsili ile çek iptali talep edilmesi.
Özet: Davacılar, davalı şirketle kurulan mal alım-satım ticari ilişkisi kapsamında avans olarak verilen çeklere rağmen ürünlerin teslim edilmemesi ve çek iade taahhüdüne uyulmaması üzerine, ticari itibarlarını korumak adına ödemek zorunda kaldıkları 5.500.000 TLnin en yüksek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini, davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle bedelsiz kalan 3.600.000 TL tutarındaki bir çekin iptalini, bu çek için ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep eden bir menfi tespit davası açmış olup, davalı tarafın davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında mal alım-satımına yönelik ticari ilişki kurulduğunu, bu kapsamda davalıya avans olarak ---------- Şubesi'nden 04.12.2025 ödeme tarihli 2.450.000,00 TL ve 2.550.000,00 TL tutarlı, yine aynı şubeden 31.10.2025 ödeme tarihli 2.450.000,00 TL ve 2.550.000,00 TL tutarlı, --------- Bankası ---------- Şubesi'nden 29.09.2025 ödeme tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı, 29.08.2025 ödeme tarihli 3.600.000,00 TL tutarlı, 29.07.2025 ödeme tarihli 3.600.000,00 TL tutarlı, --------- Şubesi'nden 15.07.2025 ödeme tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı ve --------- Bankası --------Şubesi'nden 29.06.2025 ödeme tarihli 3.500.000,00 TL tutarlı çeklerin teslim edildiğini, ancak davalı şirketin aradan aylar geçmesine rağmen kararlaştırılan ürünleri teslim etmediğini, taraflar arasında 09.07.2025 tarihinde imzalanan ibra protokolü ile davalının çekleri 10.07.2025 tarihine kadar iade etmeyi taahhüt ettiğini, buna rağmen çeklerin iade edilmediğini, --------- Noterliği'nin 11.07.2025 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen sonuç alınamadığını, müvekkil şirketin ticari itibarını korumak adına 15.07.2025 ödeme tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı ve 29.06.2025 ödeme tarihli 3.500.000,00 TL tutarlı çekleri ödemek zorunda kaldığını, bu ödemeler nedeniyle toplam 5.500.000 TL tutarında zarara uğradığını, davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını, 29.07.2025 ödeme tarihli 3.600.000,00 TL tutarlı çekin iptalinin gerektiğini, davalının çekleri üçüncü kişilere devretme tehlikesi bulunduğunu belirterek, ödenen çek bedellerinin en yüksek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini, 29.07.2025 ödeme tarihli çekin iptalini, bu çek yönünden ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkememizce; tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacı ve davalı tarafın ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, -------- Bankası ------- Şube, Seri No:--------, Keşide Yeri: --------, 29.07.2025 Ödeme Tarihli 3.600.000,00 TL tutarında çek, --------- Şube, Seri No: --------, Keşide Yeri: ---------, 15.07.2025 Ödeme Tarihli 2.000.000,00 TL tutarında çek ve -------Bankası --------- Şube, Seri No: --------, Keşide Yeri:--------, 29.06.2025 Ödeme Tarihli 3.500.000,00 TL tutarındaki çeklerin ibraz ibraz edilip edilmediği, ödeme yapılıp yapılmadığı, ibraz eden bilgileri ve varsa çeklerin ön ve arka suretlerinin gönderilmesi istenilmiş, --------- Şirketi'ndem -------- Şube, Seri No: ---------, Keşide Yeri: ---------, 15.07.2025 Ödeme Tarihli 2.000.000,00 TL bedelli çekin takas sistemi ile hangi tarihte kime ödendiğinin ve ödeme dekontu celp edilerek incelenmiş ve TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca her iki tarafın uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi eşliğinde inceleme günü verilmiş, davalı tarafça inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından, davacı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınmış ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava; çekten kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder . Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir .Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça TBK'nın 133/2 maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def'îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def'îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır. Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir.Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'îni dermeyan etme hakkını vermektedir.Tüm dosya kapsamı, toplanan tüm deliller ile hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafın davalı şirketten mal satın aldığı ve buna karşılık 9 adet çekin avans olarak davalı tarafa teslim edildiği, ancak çeklerin karşılığı olarak mal tesliminin yapılmadığı gibi taraflar arasında 09.07.2025 tarihinde ibra protokolü imzalandığı ve davalı tarafın söz konusu çeklerin tamamını davacıya iade edeceği konusunda anlaşma yaptıkları, 10.07.2025 tarihine kadar çeklerin tamamının teslim edileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, ancak buna rağmen, davalı şirketin çekleri iade etmediği iddialarıyla davacı tarafın söz konusu çeklerden --------- Bankası -------- Şubesinin, --------- seri nolu 3.600.000,00 TL bedelli;-------- Bankası --------- Şubesinin ---------- seri nolu 3.500.000,00 TL bedelli ve ---------- Şubesinin ---------- seri nolu 2.000.000,00 TL bedelli çekler yönünden borçlu olmadığının tespitini ve ödenen çek bedellerinin istirdatı talebinde bulunduğu; davalının ise davaya cevap vermediği; uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce öncelikle tarafların ticari defterlerinin incelemesine karar verildiği, sadece davacı tarafın ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz ettikleri, SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre; davacıya ait 2025 hesap dönemine ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutuldukları, davalı şirket tarafından kesilen 40.475.989,77 TL bedelli 14 adet e-faturanın, davacı
ticari defterlerine yasal birer mal alışı olarak kaydedildiği ve bu
borca karşılık avans çekleri muhasebeleştirilmiş olsa da; taraflar
arasında sonradan akdedilen 09.07.2025 tarihli geçerli yazılı "İbra Protokolü", söz
konusu muhasebe kayıtlarının oluşturduğu "teslim karinesini" kesin olarak çürüttüğü, protokolde yer alan, davalının “ürünleri teslim ve tedarik edemediği, sözleşmenin
feshedildiği” yönündeki açık irade beyanının, HMK m. 200 kapsamında "senetle
ispat" kuralı gereğince defter kayıtlarının fiktifliğini ortaya koyduğu ve malların fiziken
teslim edilmediği vakıasını ispatladığı, sözleşmenin
protokol ile geriye dönük feshedilmesi ve mal tesliminin gerçekleşmemesi
neticesinde, davacı tarafından avans mahiyetinde verilen 25.700.000,00 TL tutarındaki
toplam 9 adet ileri vadeli çekin, hukuki dayanağını yitirerek tamamen
bedelsiz kaldığı kanaat ve tespitlerinin belirtildiği; tüm dosya kapsamı nazara alındığında davacı tarafından aslı dosyaya ibraz edilen 09.07.2025 "İbra Protokolü" başlıklı, imzası açıkça inkar edilmemiş protokol içeriği uyarınca davacının dava konusu çekleri davalıya avans olarak verildiğinin geçerli yazılı delil ile kanıtlandığı ve bu çekler yönünden davacının davalıya borcu bulunmadığı anlaşılmakla, çek bedellerinin ödenmiş olması dikkate alınarak davanın kabulü ile--------- Bankası --------- Şubesinin, --------- seri nolu çek bedeli 3.600.000,00 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden; ---------- Bankası ---------- Şubesinin ---------- seri nolu çek bedeli 3.500.000,00 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden ve ---------- Şubesinin --------- seri nolu çek bedeli 2.000.000,00 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden itibaren itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Davanın KABULÜ ile; ---------- Bankası ----------- Şubesinin, -------- seri nolu çek bedeli 3.600.000,00 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden; -------- Bankası -------- Şubesinin -------- seri nolu çek bedeli 3.500.000,00 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden ve --------- Şubesinin ---------- seri nolu çek bedeli 2.000.000,00 TL'nin █████/2025 ödeme tarihinden itibaren itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Alınması gereken 621.621,00 TL nisbi harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile bakiye 466.215,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan 156.108,15 TL dava açılış masrafı ile 13.145,80 TL yargılama masrafından ibaret toplam 169.253,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 965.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!