İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası araç hasarı ve onarım süresi boyunca oluşan araç mahrumiyet bedeli alacak davası.
Özet: Bu dava, bir trafik kazası sonucu aracının 12 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle araç mahrumiyeti zararı talep eden davacının, kaza tarihi itibarıyla işleyecek faiziyle birlikte 2.760,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini istemesi ve davalıların ise kusur, daha önce ödenen tazminat/ikame araç tahsisi, zamanaşımı, yetkisizlik, ticari araç olma şartı ve belirsiz alacak davasının usulüne aykırılık gibi gerekçelerle davanın reddini talep etmesi üzerine açılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait --------- plakalı ---------- marka otomobilin 20.06.2023 tarihinde --------- merkez ------- Caddesi üzerinde durakladığı esnada, mülkiyeti -------- ait ve --------- idaresindeki ---------- plakalı ---------- marka kamyonun geri manevra yaparken çarpması sonucu hasarlandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, aracın onarım sürecinde parça bekleme ve servis işlemleri nedeniyle 12 gün boyunca kullanılamadığını, aracın ---------- ve ---------- tarafından düzenlenen faturalar ile onarıldığını, davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca araç mahrumiyetinden doğan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, --------- sayılı kararı uyarınca ikame araç kiralanmasa dahi araç mahrumiyet bedelinin talep edilebileceğini, uyuşmazlığa ilişkin ---------- numaralı arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, HMK'nın 16. maddesi uyarınca ---------- adresinin yetkili olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Alacak talebinin 2.760,00-TL olarak belirlendiğini, araç mahrumiyet bedelinin Türk Borçlar Kanunu 117. maddesi uyarınca kaza tarihi olan 20.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait araç ile █████/2023 tarihinde gerçekleşen kazada --------- plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı için sigorta şirketinin davacı tarafa değer kaybı ve mahrumiyet bedeli ödemesi yaptığını, davacı tarafa ikame araç tahsis edildiğini, yeniden mahrum kalma bedeli taleplerinin derdest olduğunu, ikame araç tahsis edildikten sonra bu bedeli talep etme haklarının kalmadığını, davacı yanın talepte bulunmasının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacı yana ikame araç verilip verilmediğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, araçların sigorta ve kasko şirketlerine sorularak öğrenilmesi gerektiğini, kusur raporu alınarak müvekkil ile diğer davalının kusuru olup olmadığının tespiti gerektiğini, müvekkilin veya diğer davalının kusuru var ise kaza tarihindeki mahrum kalma bedelinin hesaplanması gerektiğini, belirsiz alacak davasında dava değeri olarak 100,00 TL üzerinden açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin yetkisine ve görevine itiraz ettiklerini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ikame araç bedeli taleplerinin sadece ticari işte çalıştırılan araçlar için talep edilebileceğini, kasko ve sigorta poliçelerinin ticari faaliyet gösterdiğini beyan ettiği araç için ticari kasko ve ticari sigorta şeklinde olması gerektiğini, ikame araç bedelinin yeni bir araç kiralanmış ise kira sözleşmesi ve faturaları ile dosyaya sunulması gerektiğini, kiralanmayan araç için ikame araç bedeli talep edilemeyeceğini, ikame araç bedelinin fatura bedeli ile sabit olacağından belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, ikame araç bedeli taleplerinin usulden ve esastan reddi gerektiğini, müvekkilin aracına ait zorunlu mali sorumluluk sigortacısının karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, HMK’nın 61’nci maddesi gereğince davanın sigorta şirketlerine ihbarı gerektiğini, müvekkil bakımından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılan ekspertiz raporundaki kusur değerlendirmesinin hatalı ve taraflı olduğunu, mahkemece tarafsız bir bilirkişiye kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun hesaplattırılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği şekilde müvekkilin kusuru kabul ettiğinin ve zarara sebebiyet verdiğinin kabulünün söz konusu olmadığını, trafik kaza tespit tutanağının sadece aracı kullanan kişinin beyanına dayandığını, davacının asli kusur izafesinin yersiz ve hatalı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49’ncu maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğunda illiyet bağının esas olduğunu, davranış ile zarar arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunması gerektiğini, davacının da kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve bu kusurun illiyet bağını kesecek nitelikte olduğunu belirterek yetki, görev ve zamanaşımı itirazlarının kabulünü, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 137. maddesi uyarınca araç sürücülerinin geri manevra yaparken tehlike ve engel yaratmamaları gerektiğinin belirtildiği, kamyon gibi araçların geri manevralarında görüş açısı kısıtlıysa gözcü bulundurma zorunluluğunun hatırlatıldığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/j-1 maddesi gereğince park halindeki araçlara çarpmanın asli kusur sayıldığı, --------- plakalı kamyon sürücüsü --------- dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranarak geri manevra esnasında --------- plakalı araca çarptığının tespit edildiği, bu nedenle sürücü --------- meydana gelen kazada yüzde 100 oranında asli kusurlu olduğunun belirlendiği, ---------- plakalı araç sürücüsü ----------- ise kazanın oluşumunda alabileceği bir önlem bulunmadığı için kusursuz olduğunun saptandığı, hasar gören ---------model --------- tipi aracın sol far ve ön panjur kısımlarındaki hasarların kaza ile uyumlu olduğunun görüldüğü, araç mahrumiyet bedelinin 2.760 TL olarak hesaplandığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, bu kapsamda davalı ---------- Şirketi'nin diğer davalı sürücü ---------- ile birlikte yüzde 100 oranında kusurlu olduğu, 2.760 TL tutarındaki araç kazanç kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, temerrüt tarihinin kaza tarihi olan 20.06.2023 olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu).Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”
Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez. İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.
Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının aracında dava konusu kaza sebebiyle hasar meydana geldiği, davacının aracının tamirinin 2 gün süreceği, bu sebeple de davacının 2.760 TL araç mahrumiyet zararının doğduğu anlaşılmakla yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında davacının doğrudan ve dolaylı zararlarından araç işleteni ve araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE 2.760 TL araç mahrumiyet tazminatının davalıdan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
2-Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça yatırılan 615,40 TL Peşin harç 48,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 68,60 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL Peşin harç 48,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 68,60 TL harç olmak üzere toplam 1.278,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.850,00TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.760,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!