Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden tacir şirketin banka kredi kartı ve hesaplarından haksız taksitli işlem komisyonu, BSMV ve kredi tahsis ücreti kesintisi iadesi davasının istinaf kararı.
Özet: İstinaf incelemesine konu olan bu hukuki evrak, bir şirketin kredi kartı ve kredi hesabından banka tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini iddia ettiği taksitli işlem komisyonları, BSMV ve diğer masrafların iadesi talebiyle açtığı alacak davasını ele almaktadır; davacı şirket, kesintilerin yasal sınırları aştığını ve zarara yol açtığını belirtirken, davalı banka ise davacının tacir olması nedeniyle tüketici mevzuatından faydalanamayacağını ve yapılan kesintilerin ilgili tebliğler uyarınca serbestçe belirlendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2022DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının müşterisi olup, davalının ... Bank A.Ş. Tarafından müvekkili şirketin kredi kartı ve kredi hesabından haksız olarak taksitli işlem komisyonu ve BSMV adı altında ve diğer benzeri masrafların aylık olarak kesildiğini, █████/2019 tarihinde ... Bank A.Ş. Den 5 yıllık detaylı hesap özeti davalı bankadan istendiğini, taraflarına sunulan hesap özetleri, sözleşme ve uygulamalar ile birlikte değerlendirildiğinde taraflarından haksız ve mesnetsiz kesintilerin yapıldığının görüldüğünü, ayrıca kredi ve limit tahsis ücreti adı altında yapılan kesintiler kanunen belirlenen oranının geçemeyeceklerini, ancak bankalara tanınan bu kesinti hakkının bankalar tarafından gereğinden fazla kullanılması nedeni ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bankaların bu hakkını iptal ettiğini, söz konusu olaya bakıldığında da davalının bu iptal edilen hakkı gereğinden fazla kullandığının açıkça görüldüğünü, █████/2016 tarihinden beri kesilen ve müvekkili şirketin kredi kartı ekstresine yansıtılan tutakların müvekkili ... Şirketinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilmiş, açıkça müvekkilinin şirketini zarara uğrattığını, her ay müvekkilinin kart ve kredi hesabına yansıtılan bu kesintilerin kaldırılması ve iadesinin davalı tarafından istenmiş ancak davalı ... Bank tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, herhangi bir sonuç alınamaması üzerine taraflarınca yargı yoluna başvurulmak istendiğini, bu nedenlerden dolayı öncelikle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL 'lik alacaklarının davalıdan tahsili ile haklı davalarının kabulüne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olup, tüzel kişiliğinin haiz bir şirket olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinde komisyon alma hak ve yetkisinin bulunmadığını, Bakanlar Kurulunun ██████████ Sayılı Kararında öngörüldüğü üzere, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında” 2006/1 Sayılı Tebliğ yayımlanmıştır. Resmi Gazetenin 9 Aralık 2006 tarih ve 26371 sayılı nüshasında yayımlanan 2006/1 Sayılı Tebliğ'in, “Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler” başlıklı 4’üncü maddesinde; bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesi öngörüldüğünü, her şeyden önce davacının senelerdir faaliyet gösteren müddebir bir tacir olup imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bilen şartlarını tartışabilen bir tacir olduğunu, dolayısıyla GİŞ koşlullarına dayanan talepleri kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacının tacir olup imzaladığı sözleşmenin içeriğine vakıf durumda olduğunu, bu nedenlerden dolayı haksız ve hukuka aykırı davanın reddine yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ".... Tüm dosya kapsamında davacı dava dilekçesi ile davacı şirketin davalının müşterisi olup, davalı ... Bank A.Ş.'nin davacı şirketin kredi kartı ve kredi hesabından haksız olarak taksitli işlem komisyonu ve BSMV adı altında ve diğer benzeri masrafların aylık olarak kesildiğini, █████/2019 tarihinde ... Bank A.Ş. Den 5 yıllık detaylı hesap özeti davalı bankadan istendiğini, taraflarına sunulan hesap özetleri, sözleşme ve uygulamalar ile birlikte değerlendirildiğinde taraflarından haksız ve mesnetsiz kesintilerin yapıldığının görüldüğünü, ayrıca kredi ve limit tahsis ücreti adı altında yapılan kesintiler kanunen belirlenen oranının geçemeyeceklerini, █████/2016 tarihinden beri kesilen ve davacı şirketin kredi kartı ekstresine yansıtılan tutanakların davacı ... Şirketinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen bu kesintilerin kaldırılması ve iadesinin davalı tarafından istenmiş ancak davalı ... Bank tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerden dolayı öncelikle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL 'lik alacaklarının davalıdan tahsilini talep ettikleri davada mahkememizce davacı şirketin █████/2014 ile █████/2019 tarihleri arasında tüm hesap dökümleri ile bankacılık hizmetleri kesintilerine ilişkin belgeler dosya arasına alınmakla talep teknik hesaplama ve değerlendirme gerektirdiğinden bankacı bilirkişiye tevdii edilen dosyada mahkememizce denetime açık olup hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile " davalı Banka ile Davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti arasında Sözleşme öncesi bilgi formları ve 07.01.2016 düzenleme tarihli limit artırımı ile 550.000-TL, 04.03.2016 düzenleme tarihli 950.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşme öncesi bilgi formu ile sözleşme maddeleri ile ilgili olarak davacı şirketin bilgilendirildiği değerlendirildiğini, sözleşmeye istinaden davacı şirkete, ticari krediler .BCH kredisi, iskonto kredisi, KMH dan krediler kullandırılmış ve kullandırılan kredilerle ilgili olarak masraf ve ücretler tahsil edildiğini, alınan komisyon ve ücretlerin taraflar arasındaki akdedilen sözleşme hükümlerine, TCMB 2006/1 sayılı tebliğine, Davalı Bankanın BDDK’ye bildirdiği Ürün Hizmet Komisyon cetvellerine ve Yargıtay Yerleşik içtihatlarına uygun olduğunu, davacı firmaya iadesini gerektirecek bir tutarın bulunmadığını, alınan masrafların 2016-2019 tarih aralığına ait olması nedeniyle TCMB 2006/1 sayılı tebliğ doğrultusunda değerlendirildiğini, █████/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar hükümleri” tebliği doğrultusunda değerlendirilemeyeceğini,..." belirtmiş olmakla mahkememizce taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile Yargıtay'ın yerleşik kararlarına uygun olduğu değerlendirilen █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna üstünlük tanınarak ...." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olarak genel işlem koşullarının denetimine ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşme Genel Kredi Sözleşmesi olup, işbu sözleşmenin standart bir sözleşme olduğunu, buna göre düzenleyen tarafın karşısında yer alan kişi bakımından tacir olup olmadığına bakılmasızın Genel İşlem Koşullarının uygulama alanı bulacağını, yapılan kesintilerin haksız olduğunu, aksi kabul edilecek olması durumunda dahi bankanın ancak zorunlu, makul ve belgeli masrafları isteyebileceğini ve bu komisyon ve sair masrafların açık, anlaşılır ve öngörülebilir olması gerekir iken ilgili maddeler altında bir komisyondan bahsedildiğini, davacıya tahsis edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğunu, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğininin kanıtlamasının gerektiğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davalı banka tarafından haksız kesildiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL talep edildiği, dava tarihinin █████/2020 olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair bir belirleme de olmadığından, davanın kısmi dava olarak açıldığı açıktır.İlk derece mahkemesince alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, davalıdan periyodik hizmet komisyonu adı altında kesilen 4.200,00 TL'nin yasaya uygun olmadığı, hesap hareketlerinde diğer masraf komisyon ve bunlar için tahsil edilen BSMV tutarlarının alınmasının ise tebliğe uygun olduğu belirtilmiş, rapor içeriğinde bahsedilen diğer kesintiler de gösterilmiştir.Hükme esas alınan █████/2021 tarihli raporda ise kesintilerin uygun olduğu, dava dosyası içinde diğer bankaların 2016-2019 yılları arasında aynı tür kredilerden aldığı masraflarla ilgili olarak her hangi bir bilginin bulunmadığı bildirilmiştir.Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısaca kısmi davada, kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.390,00 TL'dir.Davacı taraf, dosyada alınan bilirkişi raporlarına, raporların eksik ve yetersiz inceleme içerdiği sebebiyle itirazlarda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince alınan ... tarihli bilirkişi raporunda da başkaca kesintilerin olduğu, davacıların bulunan bedele yönelik de kabulünün olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer gösterilen kesintilerin de talep edilebileceği değerlendirildiğinde, mahkemece verilen kararın kesinlik sınırında olmadığı, istinaf incelemesinin yapılması gerektiği anlaşılmıştır.Önemle belirtmek gerekir ki, TTK'nın 20. maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka ve davacının tacir olduğu dosya kapsamı ile sabittir.Tacir olan bankanın diğer tacirlere verdiği hizmetler karşılığında, ticari işletmesine ilişkin katlandığı mali riskleri ve gelir/kâr kaybını azaltma amaçlı ücret/komisyon talep etme hakkı bulunduğu açıktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar).Kesintiye dayanak sözleşmenin düzenlendiği tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise bu kanunda yer almayan genel işlem koşullarına ilişkin hükümler uyuşmazlık için uygulanamaz. Ancak, dava dilekçesindeki talep, bilirkişi raporundaki tespitler gereği sözleşmelerin tarihleri de dikkate alındığında, 6098 sayılı kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları, ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2014 tarih ve ██████████ Esas ve ███████ Karar)Dosyada taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK’nun 18/2 maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Her ne kadar 6098 sayılı TBK’nun 20 ila 25. maddeleri arasında düzenlenmiş olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler yönünden de uygulanabilirse de TTK 18/2. maddesi hükmü karşısında tacirler bakımından genel işlem koşullarının uygulanıp değerlendirilmesinde her somut olayın özelliğine göre daha dikkatli davranılması gerekmektedir. Bu açıklamalar karşısında bakıldığında, kural olarak, bankanın müşterilerine kullandırmış olduğu ticari kredi nedeniyle yaptığı kesintileri sözleşme hükümlerine dahil etmesi halinde ticari kredi sözleşmesinin niteliği göz önüne alındığında genel işlem koşullarına aykırılığı öne sürülemeyecektir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, ██████████ Esas, ████████ Karar).█████/2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 6/2. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamaları araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar)Bu açıklamalar ışığında, dosyaya bakıldığında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kesintilerin uygun olduğu, dava dosyası içinde diğer bankaların 2016-2019 yılları arasında aynı tür kredilerden aldığı masraflarla ilgili olarak her hangi bir bilginin bulunmadığı bildirilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ... tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki mevcuttur. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, ████████ Karar). Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazında da, █████/2022 tarihli celsedeki sözlü beyanında da raporlar arasında çelişki olduğunu belirtmiş, mahkemece bu itiraza yönelik bir ara karar verilmemiş ve sadece "ek rapor alınmasına yer olmadığına" şeklinde ara karar kurulmuştur.Yine, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki " dava dosyası içinde diğer bankaların 2016-2019 yılları arasında aynı tür kredilerden aldığı masraflarla ilgili olarak her hangi bir bilginin bulunmadığı bildirilmiştir." şeklindeki tespite yönelik, tespitin dosyaya etkisine yönelik bir açıklama da mahkemece yapılmamıştır.Eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm verilemez.Mahkemece, sözleşmelerin hükümleri de değerlendirilip, bilirkişilere de incelettirilerek, taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesi ekleri kapsamında yapılan kesintiler belirlenerek ve davalı banka tarafından yapılan söz konusu kesintilerin emsal bankalara göre daha düşük ya da yüksek oranda uygulanıp uygulanmadığının tespiti bakımından, özel ve kamu bankaları olmak üzere, yapılan kesinti isimleri de açıkça belirtilerek, en az beş bankaya sorulup (Emsal; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar), bildirilen kesintilerin ortalaması da bulunarak, kesintilerin orantılı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████Karar), makul (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar) ve hakkaniyetli (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas ve █████████ Karar) olup olmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarih, ██████████ Esas █████████ Karar ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları) değerlendirilmek üzere, bankacılık hususunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik heyetten, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme ve değerlendirme içerir, denetime ve hükme elverişli, dosya kapsamına uygun, tarafların itirazlarını da karşılar, çelişkileri giderir, varsa dosyadaki diğer raporlardan ayrılan kısımları açıkça belirtir bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN █████/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan (harçtan muaf olmasına rağmen) istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...