Haksız fiil kaynaklı trafik kazasında pert olan aracın eksik ödenen piyasa değeri ve kullanım mahrumiyeti zararının davalılardan tazmini davası.
Özet: Bu dava, trafik kazası sonucu pert olan aracının piyasa değeri ile sigorta şirketinden alınan tazminat arasındaki 165.000 TLlik eksik ödemenin ve araç kullanım mahrumiyeti nedeniyle 3.000 TLnin haksız fiil sorumluluğu kapsamında davalılardan tahsili talebine ilişkindir; davacı, kazada diğer sürücünün tam kusurlu olduğunu ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirtirken, davalı sigorta şirketi zorunlu trafik sigortası limitleri aşılmadan ihtiyari mali mesuliyetin doğmayacağını ve davanın zamanaşımına uğradığını savunmakta, davalı araç sahibi ise zamanaşımı, yetkisizlik ve davacı aracının değerinin farklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait --------- plaka sayılı aracın 25.01.2025 tarihinde pert olduğu, kazada ------- plaka sayılı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu bulunduğu, müvekkilin aracının davalıya ait --------- plaka sayılı aracın ZMMS poliçesi üzerinden pert işlemine tabi tutulduğu, müvekkile araç sovtajı ve trafik poliçe limiti dahilinde toplam 805,007 TL ödeme yapıldığı, imzalanan ibranamede fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulduğu, müvekkilinin aracının kaza tarihindeki piyasa değerinin 970.000 TL olduğu, bu kazadan kaynaklı müvekkiline 165.000 TL tutarında eksik ödeme yapıldığı, söz konusu bedelden davalı araç malikinin hukuki sorumluluğu bulunduğu gibi --------- plaka sayılı aracın kasko poliçesi olan ---------- Ş. 'nin de İMMSS limiti dahilinde sorumlu olduğu, alacağa ilişkin yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığı, aracın piyasa değerinin bilirkişi tarafından tespit edileceği, bu nedenle şimdilik belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin 10.000 TL tutarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca müvekkilin araç bedelini tam tahsil edememesi nedeniyle kazadan beri araçsız kaldığını ve kullanım mahrumiyeti yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL ikame araç bedelinin davalı ---------- tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı --------- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın HMK m. 121 ve m. 194 gereğince delillerini tebliğ etmediği ve somutlaştırmadığını belirterek usule ilişkin itirazlarını sunduğu, uyuşmazlığa konu --------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde █████/2025-2026 vadeli poliçe ile sigortalandığı, poliçedeki ihtiyari mali sorumluluk teminat limitinin 5.000.000,00 TL olduğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğu, davacı tarafından trafik poliçesi teminat limitlerinin tüketildiğinin ispat edilemediği, Yargıtay kararları uyarınca zorunlu mali mesuliyet sigortası limitleri tüketilmeden ihtiyari mali mesuliyet sigortasından sorumluluğun doğmayacağı, 25.01.2025 tarihinde meydana gelen kaza itibarıyla ZMM poliçe limitlerinin 300.000,00 TL olduğu, bu limitler aşılmadan müvekkil şirketin sorumluluğunun doğmayacağı, sigortacının mükellefiyetinin gerçek zararın karşılanması ile sınırlı olduğu, sovtaj değerinin tazminat hesaplamasından tenzil edilmesi gerektiği, davacının hurda tescil belgesi ve satış vekaletnamesini ibraz etmemesi halinde sebepsiz zenginleşme oluşacağı, müvekkili şirket tarafından 10.09.2025 tarihinde ---------- 39.993,00 TL tutarında maddi hasar ödemesi yapıldığı, davacının dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı, fatura ibraz edilmediğinden KDV talebinin haksız olduğu, ZMSS Genel Şartları gereği tazminat hesaplamasında tedarik iskontosu uygulanması gerektiği, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını ifade ederek davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı --------- cevap dilekçesinde; dava da zaman aşımı bulunmakta olup davanın zaman aşımından reddi gerektiği, mahkemenin yetkili olmadığı, kazanın olduğu ------- veya ------- ilindeki mahkemelerin yetkili olduğu. Yetkisizlik kararı verilmesini, davacı aracının piyasa değerinin 970.000 TL olduğunu beyan ettiği, bu beyanını destekleyecek türden kabul edilebilecek somut deliller sunamadığı, bu bakımdan davacının araç değeri olarak belirttiği tutarı kabul etmediği, kazaya müteakip davacının aracı için ---------- tarafından aldırılan eksper raporunda araç değeri 870.000 TL olarak belirlendiği, kazaya karışan aracıma ait trafik poliçesinde İMM teminatı da bulunduğu, bu İMM teminatı şuana kadar kullanılmadığı, iş bu davanın --------.Ş.'ne de ihbar edilmesini talep ettiği, ikame araç bedelini de kabul etmediği, ikame araca ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı, davacı ticari faiz talep etmiş ise de, faaliyette bulunmadığı, ticari bir iş yapmadığı, bir şirkette işçi olarak çalıştığı, dolayısıyla ticari temerrüt faizi talebini kabul etmediğini davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan ettiği görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan hasar bedelinin ve araç mahrumiyet zararının tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; kazanın meydana geliş şekli olarak, 25.01.2025 günü saat 18:30 civarında --------- ilçesi -------- Karayolu üzerinde, --------- istikametinde 45 km+ 1. metrede üç araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sürücü -------- yönetimindeki -------- plakalı aracın arkasında aynı şeritte seyreden sürücüsü -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç, trafiğin durması üzerine yakın takip nedeni ile duramamış önünde durmakta olan -------- plakalı araca arkadan çarptığı ve çarpmanın etkisi ile --------- plakalı araçta önünde durma halinde bulunan sürücüsü ---------olan ---------- plakalı araca çarptığı anlaşılmakla, --------- plakalı aracın hasar değerlendirmesi sonucunda; Davaya konu araç------- model --------- marka ----------tipi, 17.10.2016 trafiğe çıkış tarihli kaza tarihinde 155.947 kilometrede, 8 yaşında, dizel yakıtlı, otomatik vitesli hususi otomobil olduğu, güncel rayiç değeri ortalama.1.105.000 TL civarında oluğu, güncel kasko değeri 993.755 TL olduğu, güncel satış değeri kasko değerinin %11 üstünde olduğu görüldüğü, aracın kaza tarihi itibarı ile kasko değeri 790.591 TL civarında olduğu, 790.591 TL’yi %11 arttırırsak 877.500 TL yaptığı, davaya konu araç için kaza tarihi itibarı taraflar arası mutabık kalınan 870.000 TL rayiç değerin kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, davaya konu araç davaya konu kazası öncesi karışmış olduğu kazası görülmediği, davaya konu kazada, hasarlı araç fotoğrafları ve kaza tutanağı değerlendirildiğinde, sigorta ekspertiz raporunda belirlenen hasarlar kaza ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunda, tablo halinde verilen parçalarınhasarlandığı, sigorta hasar ekspertiz raporunda, iskonto öncesi parça fiyatları ve işçilik bedelleri kaza tarihi itibarı ile kadri maruf bulunduğu, değişen parçaların sovtaj değeri olmadığı mütala edilmiş, davalı ---------Ş nezdinde davalı --------- ait --------- plakalı aracın 05.01.2025-05.01.2026 tarihleri arası ---------- sayılı poliçe ile genişletilmiş kasko sigortası mevcut bulunduğu, kasko poliçesinde 5.000.000 TL teminatlı İMM sigortası yer aldığı, dava dışı---------Ş. kazaya etken --------- plakalı aracın 30.09.2024- 30.09.2025 tarihleri arası --------- sayılı ZMMS poliçesi ile trafik sigortacısı olup, kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası araç başına teminat limiti 300.000 TL olduğu, davalı araç malikinin trafik sigortacısı ----------Ş. hasar bedeli olarak 300.000 TL trafik teminatını davacı tarafa ödemiş olup, dekont dosyada mübrez olduğu, bakiye trafik sigortası teminat miktarının kalmadığı, bu durumda araçta oluşan bakiye hasar yönünden davalı sigorta şirketinin İMMS’nın devreye girdiği, Bakiye hasar bedelinden ----------Ş.’nin sorumlu olduğu, bakiye hasar bedelinin 64.993 TL tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin davacı vekili ---------- 10.09.2025 tarihinde 39.993 TL ödemiş olduğu, dekontun dosyaya sunulmuş olduğu belirtilmiş, ---------- plakalı araç sürücüsü --------- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ----------- plakalı araç sürücüsü ----------- kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığı, --------- plakalı araç sürücüsü ----------- kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığı, aracın bakiye hasar bedelinin davalı şirketin yaptığı ödemenin tenzili sonrasında 25.000 TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin 37.800 TL olduğu, İMMS kapsamında davalı -----------Ş.’nin bakiye zarar bedeli 25.000 TL’den diğer davalı sigortalısı ile birlikte sorumlu olduğu, davalı araç maliki ve sürücüsü --------- araç mahrumiyet bedeli 37.800 TL’den sorumlu olduğu, temerrüt tarihinin kaza tarihi 25.01.2025 olduğu mütala olunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmışs objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu).Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir. “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez. İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” denilmektedir.2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devredilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.Zarar gören davacının, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü olmadığı, olağan olanın, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesi olduğu, davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı ---------Ş lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davalı ----------Ş nezdinde davalı --------- ait ---------- plakalı aracın 05.01.2025-05.01.2026 tarihleri arası ---------- sayılı poliçe ile genişletilmiş kasko sigortası mevcut bulunmaktadır. Kasko poliçesinde 5.000.000 TL teminatlı İMM sigortası yer almaktadır. Dava dışı --------Ş. kazaya etken ----------- plakalı aracın 30.09.2024- 30.09.2025 tarihleri arası ---------- sayılı ZMMS poliçesi ile trafik sigortacısı olup, kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası araç başına teminat limiti 300.000 TL dir. Davalı araç malikinin trafik sigortacısı ---------Ş. hasar bedeli olarak 300.000 TL trafik teminatını davacı tarafa ödemiş olup, dekont dosyada mübrezdir. Bakiye trafik sigortası teminat miktarının kalmamıştır. Somut olayda araçta oluşan bakiye hasar yönünden davalı sigorta şirketinin İMMS’nın devreye girdiği, bakiye hasar bedelinden ----------Ş.’nin sorumlu olduğu, bakiye hasar bedelinin 64.993 TL tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin davacı vekili ---------- 10.09.2025 tarihinde 39.993 TL ödemiş olduğu, dekontun dosyaya sunulmuş olduğu, İMMS kapsamında davacının talep edebileceği bakiye zarar bedelinin 64.993 TL- 39.993 TL=25.000 TL olduğu, araç mahrumiyet zararı ise 37.800 TL olduğu kanaatine varıldığı, usul ve yasaya uygun hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, Davalı sigorta şirketinin bakiye hasar yönünden eksik ödemede bulunduğu 10.09.2025 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği diğer davalının kaza tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalının aracının hususi olması sebebiyle yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının bakiye hasar tazminatına ilişkin talebinin KABULÜ İLE; 25.000,00 TL' nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden, diğer davalı --------- yönünden kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilli ile davacıya verilmesine,2-Davacının araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin KABULÜ İLE; 37.800,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacıya verilmesine,3-Karar harcı 4.289,86 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin harç ile 850,46 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.824,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilli ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ile 850,46 TL olmak üzere toplam 2.081,26 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 1.047,9 TL tebligat, müzekkere gideri ve 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.047,9 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilli ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında ArabuluculukYönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilli tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026