İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan KDV alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasında, davacı icra takibinin devamını talep ederken davalı sözleşme geçersizliğini ve yetkisizliği savunuyor.
Özet: Bu dava, ticari bir satış sözleşmesinden doğan alacak uyuşmazlığına ilişkindir; davacı, davalıdan 3.534.637,60 TLlik sözleşme bedelinin KDV kısmı olan 535.927,52 TLnin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazını iptal ettirerek takibin devamını ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir. Davalı ise, sözleşmelerin gerekli yetkili imzalar eksik olduğu için geçersiz olduğunu, dolayısıyla yetki şartlarının da geçersiz sayılması gerektiğini ve yetkili mahkemenin farklı bir yer olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 25.01.2024 tarihinde Satınalma Sözleşmesi (Proje) ve 25.01.2024 tarihinde aynı satınalma işlemine ilişkin olarak Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmelere göre davalı, müvekkiline işin bedeli olarak toplam 3.534.637,60 TL +KDV ödeme yapması gerektiğini, her iki sözleşme birbiri ile bağlantılı olduğunu, davalı ve müvekkili ortaya çıkacak ihtilafların çözümü için İstanbul ve ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu kabul ettiğini, nitekim, tedarik sözleşmesi asıl sözleşme olan Satınalma Sözleşmesi'nin eki olduğunu, bu durum davalının da kabulünde olduğunu, müvekkili ile icra dosyasına itiraz eden davalı taraf vekili arasında ihtilafın çözümü için sulh protokolü düzenlenmesi süreç içerisinde söz konusu edilmiş ve yalnızca Satınalma Sözleşmesi temel alınarak protokol tanzim edildiğini, mail yazışmaları ayrıca tarafımızca dosyaya sunulacağını, müvekkili ile davalı, tacir olduğunu, asıl sözleşme bakımından İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davalının müvekkiline 3.534.637,60 TL tutarındaki ödemeyi gerçekleştirdiğini ve fakat KDV bedeli olan 535.927,52 TL'yi ödemediğini, nitekim davalı sözleşme konusu ürünü Nisan/2024 tarihinde teslim almasına rağmen asıl sözleşmeye ve ek sözleşmeye, düzenlenen faturaya ve keşide edilen ihtarnameye, icra takibine rağmen KDV bedelini ödemediğini, davalı tarafından fatura tebliğ alındığını ve itiraz edilmediğini, davalı tarafın, müvekkilince düzenlenen faturayı kabul etmesine rağmen ödeme yapmadığını, asıl sözleşme olan Satın alama Sözleşmesi, eki olan Tedarik sözleşmesi, fatura ve ihtarname ek sunulduğunu, müvekkili tarafından likit alacağın tahsili amacıyla davalının aleyhine ... 6. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı, haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibine itiraz etmiş ve davalının itirazı üzerine icra takibi durduğunu, dava konusu alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya yargılama gerektirmeksizin belirlenebilir ise bu durum alacağın likit ve muayyen olduğu anlamına geldiğini, borçlunun itirazının haksız olup olmadığının tespitinde takip konusu yapılan ve borçlu tarafından itiraz edilen alacağın likit olup olmamasını esas aldığını, bu kritere göre şayet alacak likit ise borçlu haksız olduğunu, davalının süreç içerisinde müvekkiline olan resmi ve kesin belgeye dayanan likit ve kabulüne olan alacağı ödememek için tüm yollara başvurduğunu, müvekkilinin huzurdaki davayı açmadan önce başvurduğunu, tüm yolları kötü niyetli şekilde sonuçsuz bıraktığını, borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin haberdar olduğu kadarıyla davalı firmanın farklı şirketlerle de arasında davalar bulunduğunu, ilerleyen dönemde davalının mevcut durumunda olumsuz gelişmelerin olması muhtemel olduğunu, davalı tarafça sunulan itiraz dilekçesi 25.12.2024 tarihinde tarafımızca tebliğ alındığını, uyuşmazlığın çözümü için yasal süre içerisinde 25.12.2024 tarihinde. ... Mahkemeleri Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, müvekkilinin ile davalı arasında arabuluculuk süreci 09.01.2025 tarihinde anlaşmazlıkla sona erdiğini, davalı borçlunun icra takibine itirazı haksız olduğunu, bu nedenle mahkememizce itirazın iptali ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini, izah edilen nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı olan itirazını iptalini, takibin devamını, davanın kabulünü, teminatsız şekilde ihtiyati tedbir karar verilmesini, asıl alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak olarak sunulan sözleşmelerde müvekkili şirketin imzası eksik olduğunu, müvekkili şirketin Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından tespit edileceği üzere 3 yetkilinin müşterek imzasıyla temsil edildiğini, ancak sözleşmede tek imzanın bulunduğu görüldüğünü, bu sebeple sözleşmenin başta esasa dair hükümleri olmak üzere, yetkiye dair hükümleri de hukuk düzeninde geçersiz olduğunu, davaya dayanak sözleşme geçerli kabul edilse de edilmese de icra takibi ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili şirketi ile davacı arasındaki sözleşmede imza eksikliği bulunmasıyla yukarıda itirazımızı yenilediklerini, ancak bu itirazlarına itibar edilmese dahi taraflar arasındaki 25.01.2024 tarihli Tedarik Sözleşmesinde yetkili mahkeme ve icra dairesi ... Adliyesi olduğunu, davaya delil ve dayanak olarak sunulan sözleşmeler, icra takibine sunulmadığını, bu sebeple yetki itirazlarının bu yönden ayrıca değerlendirilmesini, müvekkili şirketin kendi müşterisi ...'ya teslim etmesi gereken ürünler için tedarikçi davacı ile anlaştığını, taraflar arasındaki sözleşmeye itibar edilecek olsa dahi sözleşme bedeline ait KDV ürünler ...'ya teslim edildikten ve kurulumu sağlandıktan sonra ödeneceğini, sözleşmenin ödemeye dair hükümleri bu konuda net ve kesin olduğunu, ancak sözleşme konusu ürünler henüz müvekkilinin müşterisi ...'ya teslim edilip kurulmadığını, bu sebeple KDV ödemesi henüz muaccel olmadığını, davaya dayanak fatura ve diğer ihtarnameler müvekkiline tebliğ olmadığını, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket taraflar arasındaki ticaret sebebiyle ödemesi gereken bütün ödemeleri süresinde yapıldığını, bu husus taraflar arasındaki ticari defterler ile banka kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, nitekim müvekkili şirketin 12.01.2024 tarihinde 75.000-TL, 26.02.2024 tarihinde 120.000-TL ve son olarak 20.08.2024 190.735,16-TL'yi ödediğini, izah edilen nedenlerle davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle usulden reddini, usule dair itirazlarının kabul olmaması halinde davanın esastan reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacının davası, taraflar arasında aynı tarihte ayrı ayrı imzalanan satış sözleşmesi ve tedarik sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya satılan ürüne ait fatura bedelinin kdv’sinin tahsili için başlatılan imzalanan itirazın iptali davasıdır..
Davacı, davalı ile imzalanan sözleşme uyarınca davalı tarafından kdv hariç olmak üzere ürün bedelinin ödendiğini, ancak KDV bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise cevap dilekçesinde dava konusu takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğunu, ayrıca kdv ödemesinin malın teslimi şartına bağlandığını ancak ürünün davacı tarafından davalının müşterisi olan dava dışı ... isimli firmaya teslim edilmediğini, bu nedenle kdv alacağının muaccel olmadığını, ayrıca takip talebindeki faiz talebinin yerinde olmadığını, TTK 1530. Maddesinin somut olayda uygulanamayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan satın alma sözleşmesi ve tedarik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı adına tanzim edilen █████/2024 tarih ve 4.241.565,12 TL bedelli faturanın KDV'sinin davalıdan tahsili talebinin yerinde olup olmadığı, tedarik sözleşmesinin 5. Maddesi kapsamında KDV bedelinin ödenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının takibe karşı yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, davacının varsa talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır.
HMK'nun 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü içermektedir. Buna göre taraflar, yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkeme, münhasır yetkili mahkeme olarak kabul edilir. (
Davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle bir mali müşavir bilirkişisinden alınan 03.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyada mevcut, davacının ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebel yönden tetkiki sonucunda ve raporda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; incelenen davacı şirkete ait 2024 yılı ticari Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, Defter Beratlarının da yasal süre içerisinde usulüne uygun olarak gönderildiği, HMK 222 hükmü de gözetilerek tüm bu hususlarda takdirin Mahkememize ait olduğu, davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; incelenen davalı şirkete ait 2024 yılı ticari Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, Defter Beratlarının da yasal süre içerisinde usulüne uygun olarak gönderiliği, HMK 222 hükmü de gözetilerek tüm bu hususlarda takdirin Mahkememize ait olduğu, davacı ve davalı yanın incelenen 2024 yılına ait ticari defterlerinde davalı yandan 535.927,52 TL. TL'lık alacaklı olduğu tespit edili ile davacı yanın davalı yandan, tahsil edemediği 535.927,52 TL KATMA DEĞER VERGİSİ alacağına, 65.544,67 TL Temerrüt faiz talep edilebileceği yönünde görüş beyan ettiği görülmüştür.
Talimat mahkemesi aracılığı ile mahallinde de keşif yapılmak suretiyle taraflar arasında imzalanan sözleşme ve davacı tarafından tanzim edilen faturaya konu makinenin davalı tarafından montajının yapılıp yapılmadığı, makinenin fiilen dava dışı ... isimli şirkete teslim ve montajının gerçekleşip gerçekleşmediği, makinenin çalışmaya elverişli vaziyette olup olmadığı hususunda rapor alınmış olup, dosyaya sunulan 19.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; rapor ekinde dava konusu makinenin fotoğraflarının dosyaya ibraz edildiği, iki kısımdan oluşan ve sözleşmedeki tanımı ile "Robotik Ürün Toplama Otomasyonu ve Hattan Gelen Ürünlerin Kamera Yardımı İle Toplanması Projesi" gereğince imzalanan sözleşme gereğince, tespite konu "Pasa Dondurma Paketleme Hattı"nın mekanik kısmının kurulmuş olduğunu fakat otomasyon, robotik ve kamera kısımları tamamlanmamış/bitirilememiş olduğundan sistemin çalışmadığı dolayısıyla "... isimli şirkete teslim ve montajının tam olarak gerçekleşmediği ve makinanın çalışmaya elverişli vaziyette olmadığı" tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından dava dışı ... isimli dava dışı şirkete teslim edildiği, keşif sırasında talimat mahkemesince yapılan gözlem ve alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere teslimi kararlaştırılan makinenin mekanik kısmının kurulduğu, yazılım kısmının kurulmaması nedeniyle çalışır vaziyette olmadığı belirtildi. taraflar arasında imzalanan sulh ve ibraname protokolüne göre davacının makinenin otomasyon, kamera, robot vd. elektronik ve yazılım problemlerinden sorumlu olmadığının kararlaştırıldığı, ürünün mekanik kısmının kurulumunun tamamlandığı makinenin yazılım robot ve kamera kısımlarının tedarik ve montajının davalı şirkete tarafından üstlenildiği,davalı tarafından dava konusu makinenin yazılım robot ve kamera kısımlarının montajının yapılmadığı iddiası ile dava dışı ... isimli şirket tarafından davalı aleyhine ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında açmış olduğu davanın halen derdest olduğu, bu haliyle davacının sözleşmeden doğan edimini ifa etmesi sebebiyle davacı tarafından davalı adına tanzim edilen █████/2024 tarih ve 4.241.565,12 TL bedelli faturanın KDV'sinin davalıdan talep edilme şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline,
Takibin kaldığı yerden devamına,
İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 107.185,50TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 36.690,21-TL nispi karar harcının, 9.152,31-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 27.456,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 85.748,40-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 19.070,00-TL yargılama gideri ile 5.188,00-TL keşif harcı, 9.152,31-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı toplamı 34.025,71-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.6000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!