İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, taşıma sözleşmesi kaynaklı fatura alacaklarına itirazın iptali ve tacir sıfatının değerlendirildiği ticari dava kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davası, cari taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafından gerçekleştirilen ve faturalandırılan hizmet bedellerinin davalıca ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın giderilmesi talebiyle açılmış olup; davalı taraf davacının tacir olmadığını ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini savunurken, mahkeme, davacının ikinci sınıf tacir olup esnaf sınırını aşmamasına rağmen, uyuşmazlığın ticari iş kapsamında olması nedeniyle ticari mahkemenin görevli olduğuna hükmederek asıl alacak ve icra inkar tazminatı taleplerini değerlendirecektir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında cari nitelikte taşıma sözleşmesinin bulunduğunu, davacının, davalıya ait nakliye işleri gerçekleştirdiğini ve bunlara ilişkin faturalar ve irsaliyeler düzenlediğini, davacının davalı şirkete karşı düzenlediği █████/2025 tarihli ve ---- numaralı, █████/2025 ---- numaralı, █████/2025 tarihli ve ---- numaralı faturalara ilişkin karşı tarafça süresi içerisinde herhangi bir şekilde itiraz edilmediğini, davalı şirketin ----- numaralı faturaya da kısmı ödemelerde bulunduğunu ancak kalan faturalara ilişkin olarak herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığını bu nedenle davalı aleyhine ----İcra Dairesi ---- esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, sonuç olarak; ---- İcra Dairesi -----. Sayılı dosyada bulunan itirazın iptalini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmadığını bu nedenle somut uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde olmadığını ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, sonuç olarak davanın reddini, davacının, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ----- Bam ---.HD---. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ----.HD -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 24.053,37 alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalının █████/2026 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacının cari hesap ilişkisi çerçevesinde davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Tensip doğrultusunda davacı ----- tacir olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının VUK 177 gereği tacir olup olmadığı, ikinci sınıf tacir ise esnaf sınırını aşıp aşmadığı hususunda bilgil verilmesi istenilmiştir.----- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/6/2026 tarihli yazı cevabında, davacı----- işletme esasına göre defter tuttuğu, 2 nci sınıf tacir olduğu, 213 sayılı VUK 177 maddesi hükmü gereği esnaf sınırını aşmadığı belirtilmiştir.6102 sayılı Yasa'nın 5/f.1 madde hükmü uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Yasa'nın 4 üncü maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın bu nedenle nispi ticari dava olmadığı; yine Yasa'dan kaynaklanmadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği; tarafları dikkate alındığından davacının tüketici sıfatıyla hareket etmediğinden genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 6100 sayılı Yasanın 20 nci maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iki haftalık yasal süresinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ---- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
HMK 321/2.madde gereğince yargılama giderinin yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!