İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Emeklilik Sürecini Etkileyen Hisselerin Devrine Rağmen Ortaklıktan Çıkma Tespiti, Çıkarılma Veya Şirketin Feshine Yönelik Ticari Şirket Davası
Özet: Davacı, 14.11.2008 tarihinde noter onaylı sözleşmeyle tüm hisselerini devretmesine rağmen, bu işlemin Ticaret Siciline tescil edilmemesi yüzünden şirket ortağı olarak görünmeye devam ettiğini, bu durumun kendisi için SGK borçları gibi ciddi mali mağduriyetlere yol açtığını, zira şirketin 2008den beri fiilen faaliyette bulunmadığını ve 2015te vergi dairesince resen terk edildiğini belirterek, ortaklığının devir tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespitini, bu talebin kabul görmemesi halinde haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılmasını veya son çare olarak şirketin feshini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili, ...'ndeki hissesini, 14.11.2008 tarihinde tüm aktif ve pasifiyle ...' na ... 5. Noterliğinde devir sözleşmesi ile devrettiğini, ancak, devir alan ... kanuni sorumluluğunu yerine getirmeyip hisse devrini Ticaret sicil gazetesine ilana vermediğini, şirket, devir tarihi olan 14.11.2008 den sonra herhangi bir ticaret faaliyette bulunmadığını Ve Sgk, vergi dairesi, çek, senet, fatura vs işlemi olmadığını, müvekkili ...'ın 14.11.2008 tarihinde ...'ndeki 2.500 TL tutarındaki hissesini ...'na hissesini devretmiş ve fiilen ortaklıktan ayrıldığını, devir işlemi, ... 5. Noterliği tarafından onaylanmış ve taraflar arasında herhangi bir alacak-verecek ilişkisi kalmadığını, şirketin vergi dairesi tarafından 30.04.2015 tarihinde re’sen terkin edilmesi, şirketin fiilen faaliyet göstermediğini ve müvekkilinin de devir tarihinden itibaren şirketle bağının kalmadığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin, 2008 yılından bu yana şirketle hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, devrettiği hisselere dair işlemler tamamlanmadığı için resmi kayıtlarda hâlâ şirket ortağı olarak gözüktüğünü, müvekkilinin 14.12.2024 tarihinde emekli olabilmek için ... SGK müdürlüğüne ihya talebinde bulunduğunu, bunun üzerine SGK tarafından bildirilen 272.474,05 TL parayı yatırdığını, ancak kendisine 17.01.2025 tarihinde yine ... SGK müdürlüğünden borcun bitmediğine ilişkin bir yazı gönderildiğini, bunun üzerine tarafınca ... SGK'ya itiraz edilmiş, gelen 03.02.2025 tarihli cevabi yazıda, ...'nden dolayı ihya fark tutarı çıktığı ve bunun ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin bunun üzerine 490.919,69 TL daha ödeme yapmadığını, daha sonra müvekkiline SGK tarafından 119.331,83 TL iade yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı olarak göründüğü için ciddi bir meblağı fazladan ödediğini, müvekkilinin 14.11.2008 tarihinde gerçekleştirdiği hisse devriyle şirket ortaklığının sona erdiğinin tespit edilmesi ve bu hususun ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini, mahkeme bu talebi de kabul etmezse; 6102 sayılı TTK 638/2 ''Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.'' maddesi gereğince, müvekkilinin haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve bu hususun ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini, çünkü müvekkilinin, 2008 yılında hisselerini devrettiğini, şirket ile ilgili vergi dairesi tarafından 2015 yılında re'sen terk işlemi yaptığını, bu durumdan da anlaşılacağı üzere şirketin faal olmadığını, eğer bu da mümkün değilse, 6102 Sayılı TTK 636/2 ''Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.'' TTK 636/3 ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.'' Yukarıdaki maddenin fıkralarındaki şartlar dava konusu şirket açısından oluştuğunu, madde gereğince, genel kurulun 2008 den bu yana toplanmaması, şirketin vergi dairesi tarafından re’sen terkin edilmesi ve aktif faaliyette bulunmaması nedeniyle davalı şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek hisse devrinin noterde gerçekleştirildiği 14.11.2008 tarihi itibariyle müvekkilinin ...'ndeki ortaklığının sona ermiş olduğunun tespiti ve bu hususun ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini, şayet mahkeme talebi kabul etmezse, haklı sebeple müvekkilinin ... ortaklığından çıkarılmasına ve bu hususun ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini, eğer ikinci maddede ki talebinin kabulü de mümkün değilse, ...'nin haklı sebeple feshine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Davacı vekili tarafından sunulan ... 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesine davacının davalı şirketteki hisselerini dava dışı ...'na satıp devrettiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dosyaya celp edilen sicil kaydının tetkikinden; davacının dava dışı ...Sti ile birlikte davalı şirkette pay sahibi göründüğü, aynı zamanda davalı şirketi münferiden temsile yetkili tek temsilcisi olduğu anlaşılmıştır.Vergi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabına göre davalı şirketin 6.670,00 TL vergi borcu olduğunun bildirildiği, SGK'ya yazılan müzekkere cevabına göre davalı şirketin bu kuruma borcunun bulunmadığı bildirildi.Davacının davalı şirketin münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmakla işbu davada davalı şirketi temsil etmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı tayin edilmiş, davalı şirketi temsile yetkili kayyım tarafından ; davacının davalı şirketteki hisselerini ... tarih ve ... yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliğinin hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ... devrettiğinin, bu devrin ticaret siciline tescil edilmediğinin davacının, davalı şirkette █████/2008 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile münferiden şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığının, sürenin █████/2011 tarihinde dolduğunun, şuan da şirketi temsil edecek bir müdür bulunmadığının, davalı şirketin diğer pay sahibi olan...Sti. şirketinin güncel duruma göre hissedarının dava dışı... ve...olduğunun, davacının bu şirketteki hissesini de █████/2009 tarihinde adı geçen pay sahibine devrettiğinin gerek davacının gerek ise diğer ilgililerin davalı şirketin karar defterinin nerede olduğuna dair bilgilerinin bulunmadığını beyan ettiklerinin bildirildiği anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve GerekçeDava, davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığının tespiti, bu talep kabul görmediği takdirde şirket ortaklığından çıkmasına; bu talebin de kabul görmemesi halinde şirketi fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... K. sayılı ilamında belirtildiği üzere Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramaz . (Yargıtay 11. HD. 6/2/2014 gün ve E... K:...Karar)Davacının ... 5. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin düzenlendiği tarihte davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu , hisse devir sözleşmesi kapsamında pay devrinin ticaret siciline tescil işlemlerini yerine getirmemiş olması sebebi ile kendi lehine sonuç çıkaramayacağı dikkate alınarak davacının davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığının tespiti, bu talep kabul görmediği takdirde şirket ortaklığından çıkma taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Türk Ticaret Kanunu 636.maddesinde limited şirketlerin Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları düzenlenmiş olup TTK.m.636/3 de “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir” hükmü getirilmiştir.Ancak TTK.m.636 da nelerin haklı sebep sayılacağı gösterilmemiştir. Şahıs şirketlerinde olduğu gibi Limited Şirketlerde de ortakların aynı amacı gerçekleştirmek üzere müşterek gayret ve birbirlerine karşı güven ilişkisi içerisinde bulunmaları şirketin devamı için zorunludur. Şirketlerde olmazsa olmaz bu unsurların zedelenmesi, şirketin devamını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkânsız hale getirebilir. Ortaklar arasında özünde, aynı amaç için çalışma azminin olmaması şirketlerde güvensizliğe neden olacaktır. Böyle bir durumun varlığına rağmen, ortakları şirket sözleşmesi ile bağlı tutmak doğru değildir. Bu durumda ortağın şirketteki payını başkasına devrederek ayrılması düşünülebilirse de ortağın payını devrederek şirketten ayrılmasının zor veya imkânsız olduğu hallerde, ortağın kendisini, çekilmez bir hal alan ortaklık ilişkisinden, kurtarabilmesi amacıyla, haklı sebeple fesih hükümlerine yer verilmiştir. Haklı nedenin tanımı yasada yapılmamış ancak bazı hükümlerde örnek olarak haklı nedenlere değinilmiştir (TTK md. 245 a-d ). Bu nedenle haklı sebep her olayın özelliğine göre saptanır.Haklı sebeple şirketin feshinin temelinde, dürüstlük kuralı ve kişilik haklarının korunması ilkeleri bulunduğundan, haklı sebebin mevcut olup olmadığı tespit edilirken dürüstlük kuralına ve kişilik haklarına aykırı bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir (Zeynep Mineliler, Yeni Türk Ticaret Kanunu'na GöreLimited Şirketterin Haklı Sebeple Feshi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: XVI, Y. 2012, S. 3, s. 109). Haklı sebeplerin şirketin feshini gerektirebilmesi için, artık bu sebeplere dayanılmasının davacı ortak veya ortaklar açısından açık bir şekilde imkânsız hale gelmesi ve şirketin devamını sağlayan unsurların ortadan kalkmış olması gerekmektedir.(Mineliler, s. 109)Bunun yanı sıra talep edilen sonucun kabulünün menfaatler dengesine uygun olup olmadığı da değerlendirilmelidir. Feshi talep eden ortağın çıkması veya çıkarılması taraf menfaatlerine daha uygun ise feshe karar verilmemelidir. Taraf menfaatlerinin dışında fesih talebinin son çare olup olmadığı hususu da değerlendirilmelidir.Bu genel açıklamalar ışığında huzurdaki dava değerlendirilecek olursa: Davalı şirketin merkez adresi olarak gösterilen “... ” adresinde bulunduğu, şirket ortaklarının şirketin faaliyetlerine devam etmesi ve ortaklığın sürdürülmesi yönünde iradelerinin olmadığı, şirket ortakları arasında "ortak amacı gerçekleştirmek için birlikte çaba gösterme" (affectio socieatatis) unsurunun ortadan kalmış olduğu, dosyaya celpedilen vergi dairesi cevabi yazılarından davalı şirketin gayri faal olarak tespit edildiği, işyerinin terkedilmiş olduğu, şirketin kuruluş ve gayesini gerçekleştirmesine imkan kalmadığı, başarıya ulaşabilecek başka bir alternatif çözüm yolu da bulunmadığı anlaşılmakla şirketin haklı nedenlerle feshi koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve davalı şirketin TTK. 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeple fesih ve tasfiyesine, tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere TTK 643. Maddesi atfı ile TTK 536/3 maddesi uyarınca ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABÜLUNE, 1-Davacının, şirket ortaklığından çıkma talebinin reddine, 2-Davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin kabulüne,... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin TTK 636 maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine, Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere TTK 643. Maddesi atfı ile TTK 536/3. Maddesi uyarınca şirket ortaklarından İSMAL YAZ'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, Masrafların ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacı tarafından karşılanmasına, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.142,90 TL posta ve tebligat masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde talep edene iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...