Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde uluslararası nakliye hizmetinden kaynaklanan navlun ve bekleme ücretleri alacağı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, Türkiye-İtalya arası uluslararası nakliye hizmeti ve bekleme nedeniyle oluşan navlun farkı faturalarından kaynaklanan 10.800 EUR alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken, davalı ise yetkisizlik itirazı ile birlikte davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, cari hesap ilişkisi içinde kendisinin de davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur; bilirkişi raporunda ise taşımaların yapıldığı ancak navlun farkı faturalarının kaynağının tespit edilemediği ve tarafların ticari defter kayıtlarının alacak-borç dengesinde farklılık gösterdiği belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Türkiye-İtalya arası uluslararası nakliye hizmeti hususunda anlaşma sağlandığını, bu kapsamda tanzim edilip e-fatura sistemi üzerinden gönderilen toplam 10.800 EUR tutarındaki navlun ve bekleme nedeniyle oluşan navlun farkı faturalarına davalının yasal 8 günlük sürede itiraz etmeyerek içeriğini kesinleştirdiğini, taşımaya konu eşyaların alıcı imzalı CMR belgeleri ile eksiksiz teslim edilerek hizmetin ifa edildiğini, davalının aylar sonra haksız şekilde kestiği iade niteliğindeki temel faturanın müvekkilince iade edildiğini ve borçtan kurtulmayı sağlamayacağını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının ilgili vergi dairesinden BA/BS formlarının celbi ile alacaklarının teminatı için ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, HMK'nın 6/1 maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin ve mahkemenin müvekkilinin adresi olan İzmir olduğunu, bu nedenle İstanbul Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ve Bakırköy Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın yetki yönünden reddini, esasa ilişkin olarak ise davacının 48 saatlik yasal bekleme süresi içinde dahi haksız navlun farkı ve bekleme faturaları düzenleyerek var olmayan işler üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, cari hesap ilişkisi içinde müvekkilinin de davacıdan fatura alacakları bulunduğunu ve borçlu olmadıklarını beyan ederek, açılan davanın ve icra takibinin esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 10.800,00 EURO üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .... ve Taşıma Uzmanı ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 16.02.2026 tarihli raporunda özetle; " Taraflarca sunulan yasal defterler e-defter olup; defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu görülmüştür. Davacı hesaplarında takip tarihinde davalı 10.800 Eur (B) durumda iken davalı hesaplarında davacı 10.810 Eur (A) durumdadır. T.T.K. Madde 850'den anlaşılacağı üzere Taşıyıcı taşıma sözleşmesine istinaden aldığı eşyayı teslim adresine götürmeyi ve alıcıya teslim etmeyi, buna karşılık gönderici taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. Taşıma ücretini ödeme gönderenin asli yükümlülüğüdür. Bunun nedeni kanunun ücret ödenmesi ve ücretin ödenme zamanını içeren hükümlerin tamamlayıcı mahiyette olmasıdır. Aynı zamanda TIK, m. 870/1'e göre; “taşıma ücreti eşyanın tesliminde ödenir.” Dosyada bulunan taşıma ile ilgili evraklar incelendiğinde, dava konusu taşımaların yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak navlun farkı olarak düzenlenen faturaların nereden kaynaklandığı anlaşılamamıştır. Zira teslimatların makul sürelerde yapıldığı görülmektedir. Yönünde oluşan görüş ve kanaatimizi içerir iş bu raporumuzu saygı ile arz ederiz. " şeklinde belirtmişlerdir.Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından davalı adına yapıldığı iddia edilen uluslararası taşımalar uyarınca kesilen navlun faturaları nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafından davalıya haksız yere fatura düzenlenip düzenlenmediği, davalının davacıdan da alacağının olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdıkları, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında taşıma ilişkisinin varlığının sabit olduğu, takibe dayanak faturaların toplam 10.000,00-Euro bedelli navlun bedeli ve 800,00-Euro bedelli navlun farkı bedellerine ilişkin faturalar olduğu, davalı yanın cevap dilekçesinde navlun farkı bedellerine ilişkin faturaların gerçeği yansıtmadığını ifade ettiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde de taşıma bilirkişisinin, "navlun farkı olarak düzenlenen faturaların nereden kaynaklandığının anlaşılamadığı, teslimatların makul sürelerde yapılmış olduğu" yönünde görüş bildirdiği, faturaların tek başına alacağın varlığını ortaya koymayacağı esası dikkate alınarak düzenlenen navlun farkı faturalarının dayanaksız olduğuna kanaat getirildiğinden bu faturalar bakımından davacı alacağının sabit olmadığı, toplamda 10.000,00-Euro bedelli navlun bedeli faturaları bakımından yapılan değerlendirmede ise tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre, defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve bu uyum doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan navlun bedeli faturalarından kaynaklı 10.000,00-Euro alacağının bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafça ispatlanan 10.000,00-Euro'luk alacak miktarı bakımından itirazın iptaline, bu alacak tutarının faturalara dayalı hesaplanabilir ve likit nitelikte olması gözetilerek kabul edilen bu alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 10.000,00-EURO'luk kısmı bakımından İPTALİNE,Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 10.000,00-EURO'luk alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 86.740,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 31.941,75 TL ilam harcından peşin alınan 6.279,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.662,316 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 6.279,44 TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 6.894,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.259,24 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 340,75 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 345,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.345,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 12.356,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 74.140,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 37.410,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır