Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazasında yaralanan davacının yolcu veya sürücü konumunun tespiti ile alkol ve emniyet kemeri kullanımının tazminata etkisini değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Sigortalı bir araçla meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı, yolcu olarak maddi tazminat talep ederken, davalı sigorta şirketi, davacının sürücü olduğunu veya alkol ile emniyet kemeri takmama gibi kusurları bulunduğunu ileri sürmüştür; daha önce davacının sürücü olduğu gerekçesiyle reddedilen dava, sürücünün kimliğine ilişkin şüpheler nedeniyle istinaf mahkemesince bozulmuş, bunun üzerine mahkeme, ceza soruşturmasının netlik kazandıramadığı bu konuda, kazada üçüncü bir kişinin araç kullandığı ve vefat eden sigortalı arkadaşının yolcu konumunda olduğunu belirten tanık beyanını incelemeye alarak karar vermiştir.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
.......
.............
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.09.2018 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ye ait .......i’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla Kastamonu istikametinden Karabük istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalıya 23.11.2018 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 244.771,35 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A 1-1 maddesi gereği, aracı sevk ve idaresindeki bulunduran sürücünün uğrayacağı zararların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı araç veya sürücüsünden kaynaklanan rizikolar sebebiyle üçüncü şahıslar üzerinde oluşan zararların güvence altına alındığını; dava konusu kazada davacı ... sigortalı aracın sürücüsü olduğundan davalı sigorta şirketi karşısında zarar gören üçüncü kişi olarak değerlendirilmeyeceğini, dava konusu kazada sigortalı araçta yolcu konumunda olan kişinin davacı değil dava dışı ...olduğunu, davacının talebinin hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğunu HMK'nın 119. maddesi gereği açıklanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere somut olayda davacı sürücü ...'ın 1,96 promil, yolcu ...’nin 2.16 promil alkollü olduğunu, hem sürücü hem de yolcu araçtan fırladığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, zarar yönünden aktüer bilirkişiden yeni genel şartlara göre rapor alınarak davanın reddini savunmuştur.
Davacı taraf talebini 243.771,35 TL olarak ıslah etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile, Mahkememizin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği görüldü.
Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile teminat altındaki araçta yolcu olarak bulunduğu iddia edilen davacının, işbu aracın kaza yapması sonucu yaralanması sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Araçtaki sürücü ve yolcu yasal sınırın üzerinde alkollüdür. Keza her ikisinin de kazada araçtan dışarıya savrulduğu görüldüğünden emniyet kemeri takmadıkları sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce evvelce davacının yolcu değil de sürücü olduğundan bahisle verilen ret hükmü, yaralamalı trafik kazasında aracı davacının kullanıp kullanmadığı noktasındaki şüphenin giderilmediği gerekçesiyle istinaf merciince kaldırılmıştır. İstinaf mercii kaldırma kararında davacı hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın (KYOK) akıbetinin araştırılması gerektiğine işaret etmiştir.
Mahkememizce yargılamaya devamla,
Anılan KYOK’un Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz yoluyla taşındığı ve itirazın reddedildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla olay günü aracın kimin kullandığı ceza soruşturmasından açıklığa kavuşturulamamıştır.
Davacı, tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuştur. Hükmü kuran Hâkimce bizatihi dinlenen ve tanıklığına itibar edilmemesi için de başka bir sebep bulunmayan tanığın beyanında "ben boyacılık yaparım, ... benim Ankara Sincan'dan uzun yıllardır arkadaşımdı, Kastamonu da bir boya işi var dedi, bende oraya gittim, beni ticari taksi ile tek başına karşıladı, yemeğe götürdü, yemekte ben ve ... dışında masada 2 arkadaşı daha vardı, hepimiz alkol aldık, ben sadece 1 duble içtim, sarhoşluk durumum yoktu, yemek sonunda kalkarken ... masada yemek yediğimiz kişilerden birinin aracına bindi, adınının sonradan Hakkı olduğunu öğrendiğim kişi direksiyonda ... ise hemen yanında yolcu koltuğunda oturdu, araçta başka kimse yoktu, beyaz bir hususi araçtı, ayrıntısını hatırlamıyorum ama ... kesinlikle direksiyonda değildi, hareket etmelerinden sonra şayet direksiyona başkası geçti ise bilemiyorum, ben o gün Ankara'ya döndüm ve akşam arkadaşım ...'ın ölüm haberini aldım tekrar oraya döndüm hastaneye gittim, tanıklık ücreti istemiyorum, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.." şeklinde beyanda bulunmuştur. Olay üzerinden yaklaşık yedi yıl geçmesi tek başına tanıklığa itibar edilmemesi için bir sebep olarak görülmemiştir.
Özetle davacının araçta yolcu olarak bulunduğu anlaşılmıştır.
Araçtaki sürücü ve yolcu yasal sınırın üzerinde alkollüdür. Keza her ikisinin de kazada araçtan dışarıya savrulduğu görüldüğünden emniyet kemeri takmadıkları sonucuna varılmıştır. Davacı yolcu, sürücünün alkollü olduğu bilerek o araca binmiştir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak davacının da %20 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Davacı dava dilekçesini açıkladığı dilekçesinde aşağıdaki şeklide dava kalemlerini belirtmiştir.
“a. Kazanç kaybı için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL
b. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 800,00 TL
c. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL olarak beyan etmekteyiz.”
Mahkememizce davacının a bendindeki meramı geçici iş göremezlik, b bendindeki sürekli iş göremezlik olarak yorumlanmıştır.
Olaya, denetime ve mevzuata uygun, TRH 2010 ve progressive rant tablosuna göre, AGİ’li ve AGİ’siz dönemler (2022 öncesi ve sonrası) dikkate alınarak hesaplandığı cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre %20 kusur oranı da indirim yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğüne veya belgelerin sigorta şirketine teslimi ile başvurulduğuna dair bir ispat vasıtası sunulmadığından, arabuluculuk tutanağı tarihi olan █████/2019 tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir.
Davacının ekonomik geleceğinin ne şekilde sarsıldığına dair ispat vasıtası sunulamadığından bu yöndeki dava reddedilmiştir.
HÜKÜM:
I-SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:
Davanın kısmen kabulü ile, 182.369,00 TL'nin 800,00 TL'sinin █████/2019; bakiyeye ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
II-GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:
Davanın kısmen kabulü ile, 13.447,60 TL'nin 100,00 TL'sinin █████/2019; bakiyeye ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
III-EKONOMİK GELECEĞİN SARSILMASINDAN KAYNAKLI TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:
Davanın REDDİNE,
IV-Alınması gerekli 13.376,23 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 877,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.499,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
V-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 877,01 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
VI-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 31.330,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
VII-Davacı tarafından yapılan 2.047,50 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
VIII-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı asilin ve davacı asilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!