Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, noterden yapılan araç satışı nedeniyle ayıba dayalı alacak istemli davada, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını gidermek üzere ticari dava türleri ve kriterlerini detaylandıran merci tayini kararı.
Özet: Haksız fiilden kaynaklanan ayıplı araç satışı nedeniyle açılan tazminat davasında görevli mahkemenin tespiti amacıyla yaşanan merci tayini uyuşmazlığında, ilk derece asliye hukuk mahkemesi uyuşmazlığı mutlak ticari dava kapsamında değerlendirerek asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiş, ancak asliye ticaret mahkemesi satış sözleşmesinin mutlak ticari dava niteliğinde olmaması ve taraflardan birinin tacir, diğerinin tacir olmaması sebebiyle nispi ticari dava vasfını da taşımadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir. İstinaf mahkemesi ise dosya incelemesinde ticari davaların mutlak, nispi ve belirli işletmeyle ilgili davalar olmak üzere üç ana başlık altında toplandığını, mutlak davaların kanunda sayılanlar olduğunu, nispi davaların ise her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olması şartına bağlı olduğunu vurgulamıştır.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ..
KARAR NO :.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ... - ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ : ..
Mahalli mahkemesince verilen karar re'sen merci tayini yönünden dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, noterden yapılan araç satışı nedeniyle ayıba dayalı alacak istemine ilişkindir.
... Asliye Hukuk Mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığını, mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlendiğini, nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar olduğunu, bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilir olduğunu, gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava mahiyetinde olduğunu ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesince, her ne kadar ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası mahkemeye gönderilmiş ise de; taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığını, satış sözleşmesinin 6102 sayılı .. Kanunu'nunda düzenlenmediğinden davanın "mutlak ticari dava" mahiyetinde olmadığını, davacı "tacir" statüsünde olsa da davalının bu statüde olmamasından dolayı davanın "nispi ticari dava" mahiyetinde de olmadığını, davanın 6102 sayılı . . Kanunu'nun 4 üncü maddesinde sayma yolu ile belirtilen üçüncü grup ticari davalar kategorisinde girmediği kanaatiyle mahkemece karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Merci tayini için Dairemize gelen dosyanın incelemesinde;
Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; davacı ve davalı arasında araç satışından kaynaklı uyuşmazlık bulunduğu, davacının tacir olduğu, davalının ise tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmadığı ve bu halde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiği tespit edilmiştir.
İzah olunan gerekçeler ışığında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince.. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi amacıyla merci tayinine başvuran.. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)'ne GÖNDERİLMESİNE,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!