Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının konkordato sürecindeki miktarının tespiti konusundaki ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf.
Özet: Bir banka, konkordato sürecindeki bir şirketten genel kredi sözleşmesinden doğan alacaklarının, konkordato komiserliği ve ilk derece mahkemesince belirlenen 447.326,44 TLden yüksek olup toplamda 548.182,48 TL ve ayrıca eksik kaydedilen 100.856,04 TL bakiyenin de eklenerek tespiti talebiyle dava açmış; davalı şirket ise davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, bankanın alacak hesaplamalarındaki tutarsızlıkları, konkordato sonrası faiz işletmesini ve teminat çeklerini borçtan düşmemesini savunarak haksız talebin reddini istemiş, ilk derece mahkemesinin davayı kısmen kabul etmesi üzerine davacı vekili kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:2021/3 Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ...Şubesi ile davalı .... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme çerçevesinde davalı şirkete kullandırılan kredinin geri ödemelerinin zamanında yapılmadığını, bu sebeple davalı şirketin müvekkil banka nezdinde bulunan hesaplarının █████/2018 tarihinde kat edildiğini, müvekkili bankanın davalı şirket hesaplarının kat edildiği tarih olan █████/2018 tarihinde müvekkili bankanın alacağının 759.307,61 TL anapara, 37.700,90 TL faiz, 2.574,02 TL komisyon, 341,05 TK BSMV olmak üzere toplam 799.923,58 TL olduğunu, davalı şirketin geçici mühlet sürecinin █████/2018 tarihinde başladığını, dolayısıyla konkordato alacak kaydı yaptırılırken müvekkilince geçici mühlet tarihinin dikkate alındığını ve bu tarihteki alacak miktarının kayıtlara geçirilmesi talebinde bulunduğunu, ancak müvekkili bankanın geçici mühlet tarihindeki alacak miktarının itiraza uğradığını ve mahkemece de itirazın değerlendirilmesi sonucu müvekkilinin alacağının 447.326,44 TL olduğuna karar verildiğini, kararda gayri nakdi alacağa ilişkin bir husus bulunmadığını ve bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın alacağının itiraza uğraması üzerine geçici mühlet tarihi, kesin mühlet tarihi ve güncel alacak miktarının ayrı ayrı hesaplandığını, geçici mühlet tarihinde müvekkili banka alacağının toplam 799.923,58 TL olduğunu, bu miktarın 767.923,58 TL'sinin nakdi, 32.000,00 TL'sinin gayrinakdi alacak olduğunu, kesin mühlet tarihinde müvekkili banka alacağının ise 548.182,48 TL olduğunu, ayrıca 17.800,00 TL'lik gayrinakdi alacağının olduğunu, ancak konkordato komiserliğince bu hususun kabul edilmediğini ve alacağın 447.326,44 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, mahkemece bu kanaate uygun olarak karar oluşturulduğunu ve alacak kaydının 447.326,44 TL olarak kabulüne karar verildiğini, konkordato davasında kaydı kabul edilmeyen bakiye 100.856,04 TL'nin de hesaba dahil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusuna ilişkin olarak zorunlu arabuluculuk yoluna müracaat ettiğini ve ... numaralı dosyada yapılan görüşme neticesinde anlaşamama tutanağı tutulduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkili alacağının faiz ve masraflar hariç olmak üzere, 548.182,48 TL olduğunun tespitini, konkordato davasında kaydı kabul edilmeyen bakiye 100.856,04 TL'nin de konkordato rakamına dahil edilmesini, toplam miktarın konkordato koşullarına uygun olarak müvekkile ödenmesini, konkordatonun ortadan kalkması halinde alacağın davalıdan tahsil edilerek müvekkile verilmesine karar verilmesini dava ve talep edilmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasında yer alan müzekkere cevabında, konkordato projesinin tasdik kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde █████/2020, Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında █████/2020 tarihlerinde ilan edildiğini dolayısıyla İcra İflas Kanunu (İİK) 308/b maddesinde öngörülen bir (1) aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra █████/2020 tarihinde açılan işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı banka tarafından müvekkili şirkete geçici mühlet tarihi olan █████/2018 tarihinden önce herhangi bir bildirim yapılmadığını herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, mahkemenin █████/2020 tarihli ara kararı ile de sözü geçen komiser heyeti raporu doğrultusunda davacı bankanın talebinin kabul edilmediğini, davacı...bank A.Ş.'nin kanunun açık hükmüne aykırı bir şekilde geçici mühlet kararından sonra faiz işletmeye devam ettiğini ve kullanılan kredinin teminatı için müvekkili şirket tarafından verilen müşteri çeklerini tahsil ettiği halde bunları borçtan düşmediğini ve doğduğunu iddia ettiği alacaklarının hukuken ileri sürülebilir ve korunabilir bir tarafının bulunmadığını, davacı bankanın 799.923,58-TL lik alacak kaydı yaptığını, █████/2020 tarihli komiser heyeti ara raporu doğrultusunda mahkemenin █████/2020 tarihli ara kararı ile bu talebin kabul edilmediğini, davacı bankanın bu sefer 548.182,48 TL alacağı olduğunu iddia ettiğini, sadece bu durumun bile müvekkiline, davacı şirketin yapmış olduğu hesaplamaların güvenilmez ve tutarsız olduğunu gösterdiğini, yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak gerekçelerle, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden ... Şti’ye Bankanın ...Şubesinde ... müşteri numarası tanımlandığı, BCH ve Ticari Taksitli Krediler kullandırıldığı, Kredili Mevduat Hesabı tanımlandığı, çek karnesi tahsis edildiği, sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda davacı bankanın █████/2018 tarihli 59.967,67 TL. kredili mevduat kullandırım açıklaması ile yapmış olduğu ödemeden dolayı alacağının faizi ile birlikte toplam 60.688,42 TL. olduğu ancak banka hesap hareketleri incelendiğinde, işleyen faiz ve verginin firma hesaplarında tahsil edildiğinin görüldüğü bu nedenle █████/2018 tarihi itibariyle bankanın 59.967,67 TL. alacağı kaldığı anlaşılmıştır. ... nolu ticari taksitli kredi için davalı firmaya █████/2017 tarihinde 500.000,00 TL. tutarında kredi kullandırıldığı, bu kredi nedeniyle bankanın █████/2018 tarihi itibariyle 355.365,84 TL. alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Banka hesaplarına göre, davacı banka tarafından borçluya █████/2017 tarihinde 184.500,00 TL. rötatif kredi kullanımı yaptırıldığı, sonrasında kısmi ara ödemeler yapıldığı, dönem faizlerinin düzenli olarak tahsil edildiği, █████/208 tarihinde yapılan 6.110,25 TL. Ana para ödemesi ile kapatıldığı, işletilen faizlerin dönem sonunda firma hesabından tahsil edildiği ve bu krediden dolayı davalının herhangi bir borcunun olmadığı anlaşılmıştır. Banka hesaplarına göre; █████/2018 tarihinde 33.000,00 TL., yine █████/2018 tarihinde 150.000,00 TL. rötatif kredi verildiği, bu krediler sonrasında kısmi ara ödemeler yapıldığı, dönem faizlerinin düzenli olarak tahsil edildiği ve sonrasında yapılan ödemelerle ana para tutarının kapatıldığı ve bu kredi nedeniyle davacı bankanın herhangi bir alacağının kalmadığı anlaşılmıştır.Banka hesaplarına göre; █████/2018 tarihinde davalıya 67.374,00 TL. rötatif kredi verildiği, geçici mühlet tarihine kadar herhangi bir ödeme bulunmadığı, geçici mühlet tarihinden sonra █████/2018 tarihinde 29.813,75 TL. Ana para ödemesi yapıldığı, daha sonra kalan tutarın faiz ve ferileri ile birlikte davalıdan █████/2018 tarihinde tahsil edildiği, bu krediyle ilgili bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle 37.560,25 TL. Alacağı kaldığı tespit edilmiştir. Davacı bankanın ayrıca 8 adet çek yaprağı için 1.600*8=12.800,00 TL. Gayri nakdi çek riski bulunduğu görülmüştür. Bu hesaplamalar ışığında davalı firmanın İİK.nun 294'e göre geçici mühlet tarihi itibariyle nakdi olarak davacı bankaya borcunun 452.893,76 TL. olduğu, konkordato projesinde davacı bankanın 447.326,44 TL. üzerinden nisaba dahil edildiği, iki tutar arasındaki farkın alınması sonrasında davacının geçici mühlet tarihi itibariyle konkordatoya dahil edilmesini talep edebileceği alacak tutarının 5.567,32 TL. olduğu anlaşılarak bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Gayri nakdi alacak olan çek depo bedeli isteminin muaccel bir alacağa ilişkin olmadığı, geçici mühletten önce doğmuş bir borç da olmadığı, risk gerçekleştiğinde muaccel hale gelecek olan bu alacağın konkordato nisabına dahil edilmesi mümkün olmadığından..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının çekişmeli 5.567,32 TL nakdî alacağının kabulü ile konkordato projesine dâhil edilerek, proje kapsamında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin nakdî alacak ve gayri nakdî alacak taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ...Şubesi ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, hesabın 01.10.2018 tarihinde kat edildiğini, toplam 799.923,58 TL bankanın nakdi ve gayri nakdi alacağı olduğunu, 767.923,58 TL'nin nakdi, 32.000,00 TL'nin ise gayri nakdi alacak olduğunu, davalı şirketin İstanbul Anadolu 1. ATM'nin █████████ Esas sayılı dosyasında 27.09.2018 tarihinde geçerli olmak üzere üç ay süre ile geçici mühlet kararı aldığını, komiserin ilanıyla taraflarınca dilekçe ile alacağın kaydı talebinde bulunulduğunu, kayıt talebinin 447.326,00 TL'lik kısmının kabul edildiğini, 352.597,58 TL'lik kısmının ise reddedildiğini, tespit amacıyla yeniden hesaplama yapıldığını, geçici mühlet tarihinden müvekkili banka alacağının toplam 799.923,58 TL olduğunu, konkordato talep eden davacı tarafça toplam 317.500,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin 280.000,00 TL'lik kısmının kesin mühlet tarihinden önce olduğunu, bankanın nakdi alacağının 548.182,48 TL, gayri nakdi alacağının 17.800,00 TL olduğunu, konkordato yargılaması aşamasında davalı şirketin konkordato projesinin tasdik edildiğini, hükümle birlikte İİK 308/b maddesi gereğince alacakları itiraza uğrayan alacaklılara dava açmak üzere süre verildiğini, konkordato yargılamasında kabul edilmeyen bakiye 100.856,04 TL'nin hesaba dahil edilmesi için iş bu davanın açıldığını, yargılama aşamasında 5.567,32 TL'nin hesaba dahil edildiğini, mahkemece alınan raporda taleplerinin eksik hesaplandığını, borçlunun yaptığı ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerinden mahsup edilerek hesaplama yapıldığını, hesaplama yönteminin rapordan anlaşılamadığını, geçici mühlet tarihi itibariyle alacağın tespiti ve kaydının gerektiğini, mahkeme tarafından geçici mühlet tarihi sonrası borçlu hesabına yapılan mahsuplar kabul edilerek kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınlan raporda hangi kredi türünden ödemenin hangi alacak kalemine mahsup edildiğinin yapılan tahsilatların toplam alacaktan düşürüldüğünü, tespit edilen alacakla talepleri arasında fahiş fark olduğunu, raporda 12.800,00 TL gayri nakdi alacağın olduğunun tespit edildiğini ancak mahkemece söz konusu tespit edilen alacağın konkordato nisabına dahil edilmediğini, müvekkili bankanın davalı şirkete teslim etmiş olduğu çek yapraklarının bedelinden sorumluluğunun devam ettiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 308/b maddesi gereğince konkordatoda çekişmeli hâle gelen alacağın tespiti ile 308/c maddesi gereğince tasdik projesine eklenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında konkordato yargılamasının gerçekleştirildiği, mahkemenin 20.11.2020 tarihli kararı ile konkordato talebinin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine dair hüküm tesis edildiği, hükümde İİK'nin 308/b maddesi uyarınca alacakları itirazı uğrayan tüm alacaklılara tasdik kararının ilan tarihinden itibaren ibr ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtar edildiği, davacının iş bu davayı bu kapsamda açmış olduğu, davacı ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, konkordato yargılamasında davacı bankanın alacağına ilişkin talebinin kısmen kabul edildiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı bankanın konkordato yargılamasında talep etmiş olduğu kredi asıl alacağı ve ferileri ile gayri nakdi alacaktan dolayı mahkemenin kabulü haricinde alacağının olup olmadığı, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalanmış olduğu, davalı şirket tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında 25.09.2018 tarihinde konkordato başvurusunda bulunulduğu, mahkeme ara kararı ile 27.09.2018 tarihinden geçerli olmak üzere üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, davacı banka tarafından Üsküdar ... Noterliğinde düzenlenen 01.10.2018 tarihli kat ihtarnamesinin borçlu ve kefillere gönderildiği, kat ihtarnamesinde borcun 01.10.2018 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek, ana para 759.307,61 TL, faiz ve faizin BSMV'si olmak üzere toplam 799.923,58 TL ile 20 adet çekin iadesi veya çek yasası gereği banka sorumluluk tutarının teminatı oluşturmak üzere 32.000,00 TL'nin alacağın tebliğ tarihinden itibaren bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından borçlunun konkordatoya başvurusu dikkate alınarak konkordato komiserlerine 02.07.2019 tarihli dilekçe ile talepte bulunduğu, borçlu tarafından alacağın 447.326,00 TL'lik kısmının kabul edildiği, bakiye 352.597,58 TL'lik kısmının ise reddedildiği, davacı banka tarafından 26.12.2018 kesin mühlet tarihi itibariyle müvekkilinin 603.606,71 TL alacaklı olduğunun tespitinin talep edildiği, konkordato yargılaması aşamasında dosyaya ibraz edilen 07.08.2020 tarihli konkordato komiser heyet raporunda; davacı bankanın adi alacaklar oylamasında nazara alınması gereken alacağın 447.326,44 TL olarak belirlendiğine dair açıklamada bulunulduğu, raporda; kredinin rehinle temin edilmemiş olduğu bu nedenle mühlet dönemlerinde faiz işleyemeyeceğine yer verildiği ayrıca davacının kredinin teminatı olarak bankaya verilen müşteri çeklerinin toplam 317.500,00 TL olduğu, çeklerin vadelerinde ödendiği halde bankanın talep ettiği tutardan çek bedellerini düşmediği bu nedenle fazla talepte bulunduğu ayrıca bankanın kabul edilmeyen talebinin içinde faiz ve sekiz adet çek yaprağından kaynaklanan 12.800,00 TL'lik alacağın söz konusu olduğu, çek yaprakları için henüz bankanın tazmin ettiği bir tutarın mevcut olmadığının belirtildiği, konkordato yargılamasında mahkemenin 13.08.2020 tarihli ara kararı ile davacı bankanın 447.326,44 TL üzerinden nisaba dahil edilmesine karar verildiği, davacının ise çekişmeli olarak 100.856,04 TL tutarındaki bakiye alacağında konkordato projesine dahil edilmesi için iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu, davacının konkordato yargılaması aşamasında alacak başvurusuna ilişkin yapmış olduğu 100.856,04 TL alacağının konkordato tasdik projesine ilavesinin gerekip gerekmediği, konkordato yargılamasında kabul edilen 447.326,44 TL tutarın mahsubu neticesinde bakiye alacak hakkının mevcut olup olmadığı ve sekiz adet çek yapraklarından kaynaklanan 12.800,00 TL tutarındaki gayri nakdi alacağın tasdik projesine dahil edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Davacı ve davalı tarafın delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında mahkemece konkordato dosyası ve iş bu dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. 06.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı firmanın 27.09.2018 geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankaya borcunun 452.893,76 TL nakdi, 12.800,00 TL gayri nakdi alacak olarak hesaplandığı belirtilerek konsolide tablo şeklinde kullanılan kredi türleri, kredi numaraları ile bakiye borç miktarları ile ayrıca 12.800,00 TL tutarındaki gayri alacak çek depo bedeli listede gösterilerek İİK m. 308/b/1 uyarınca, alacakları itiraza uğramış olan çekişmeli alacaklıların tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği; somut olayda, konkordato tasdik kararının 26.11.2020 tarihinde ilan edildiği, somut dava tarihinin ise 28.12.2020 olduğu ve bir aylık süre geçtiği ancak bir aylık sürenin çekişmeli alacağın maddi hukuk anlamında sona erdirmediği ve süreye uymamanın yaptırımının ayrılan payın ödenmemesini isteyememek olduğu; bu sebeple, çekişmeli alacak için bir aylık sürenin geçmesinden sonra da dava açılabileceği; konkordato tasdik edildiğinde yani bağlayıcı hale geldiğinde, konkordatoya tabi bulunan (rehinli olmayan, imtiyazlı olmayan, geçici mühlet tarihinden önce doğan, geçici mühlet tarihinden sonra doğan ancak komiser rızası hilafına doğan) alacaklıların, tasdik kararında belirlenen meblağ üzerindeki alacağından vazgeçmiş sayılacağı; konkordatoya tabi alacakların (konkordato projesinde faiz öngörülmediği sürece) geçici mühlet tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği; geçici mühlet tarihinin 27.09.2018 itibariyle yapılan alacak hesabında, borçlu ....Şti.'den 452.893,76 TL Nakdi, 12.800,00 TL Gayrinakdi (Çek Depo Bedeli kaynaklı) borçlu bulunduğu; kabul edilen konkordato projesinde ...bank A.Ş.'nin 447.326,44 TL üzerinden nisaba dahil edilmesine karar verildiği, tutarın hesaplamaların sadece 5.567,32 TL altında olduğu ayrıca Çek Depo Bedeli kaynaklı, 12.800,00 TL Gayrinakdi tutarın da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alacak miktarı arasında çelişki olduğunu, raporda çelişkinin giderilmediğini, ek rapor alınması gerektiğini belirterek, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini veya ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanında; aleyhe hususları kabul etmediklerini, ayrıca banka şubesi tarafından müvekkile ait çek hesabından düzenlenen çeklerdeki lehtar firmalar ve bedelleri içeren excell tablosu incelendiğinde bahsi geçen çeklere ait lehtarların konkordato dosyasında kabul edilen konkordato projesinde ve ödeme planı içerisindeki alacaklı listesinde yer aldıklarının görüleceğini, bu çeklere ait tutarların proje kapsamında kesinleşmiş alacak tutarlarına dahil olduğunu, gayri nakdi alacak tutarı yönünden bankaya karşı müvekkilinin sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulması halinde mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacaklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Davacı vekilinin rapora yönelik itirazları, talebin niteliği gereğince hakimin hukuk bilgisi ile çözmesi gereken hususlar olduğundan aksine iddialar yerinde görülmemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye nakdi alacağın kabulüne, fazlaya ilişkin nakdi ve gayri nakdi alacak taleplerinin ise reddine dair hüküm tesis edilmiştir. İİK'nın 285 vd. maddelerde adi konkordato düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, borçlunun vadesi geldiği halde ödenemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceklerine yer verilmiştir. Yasal düzenleme kapsamında, konkordato geçici mühlet tarihinden sonra gerçekleşen alacaklar proje kapsamında değerlendirilemeyecektir. İİK'nın 301.maddesi gereğince, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka deyişle ,konkordato projesine kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde alacak "çekişmeli alacak "vasfını kazanır. İİK'nın 302/6 fıkrasında, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği ancak bu iddialar hakkında ileride mahkemede verilecek hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Külli bir tasfiye prosedürü olan olan konkordato, hem bu özelliği hem de tasdik halinde İİK'nın 308/c maddesi gereğince,konkordatoya katılsın katılmasın, kural olarak konkordato talebinden önce veya komiser izni olmaksızın mühlet içinde tüm alacaklar için bağlayıcı olduğundan, üçüncü kişilerin de haklarını etkileyecek niteliktedir.İİK 287.maddede; geçici mühlet düzenlenmiştir. İİK 287/1.fıkrada; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır..." ifadelerine yer verilmiştir. Maddede yer verilen İİK 297.maddede ise kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları düzenlenmiştir. İİK 294.maddede, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları belirtilmiştir..İİK 294/3.fıkrada; tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı ifade edilmiştir. Yasanın 288.maddesinin ilk fıkrasında; geçici mühletin kesin mühlet sonuçlarını doğuracağı ifade edilmiştir. Somut davada, davalı borçlu şirket hakkında, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu konkordato talebi neticesinde 27.09.2018 tarihinden geçerli olmak üzere üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği tartışmasızdır. Şu halde, davacı kredi alacaklısı bankanın kredi alacağına dair herhangi bir ipotek tesis etmemiş olması da göz önünde bulundurulduğunda, İİK 294/3.fıkrası gereğince geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeyecektir. Davacı bankanın geçici mühlet tarihinden sonra göndermiş olduğu kat ihtarnamesi ve konkordato yargılaması aşamasında komiserlere bildirmiş olduğu alacağının ferileri ile birlikte tamamının konkordatoya tabi olduğunun kabulü, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında mümkün değildir. Bilirkişiler tarafından yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak bakiye çekişmeli alacak hesaplanmıştır. Diğer taraftan, davacı banka ayrıca talep içerisinde 12.800,00 TL tutarında 8 adet çek yaprağından kaynaklanan gayri nakdi alacak talebinde bulunmuş ise de söz konusu alacak geçici mühlet tarihinden önce oluşmamıştır. Konkordato tasdik projesine dahil edilmesi mümkün değildir. Gayri nakdi alacak geçici mühlet tarihinden önce nakde dönüşmediğinden bu konuda verilen ret kararında da bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle talep etme hakkı olduğu alacak miktarından, davalı borçlu şirketin sonraki aşamada yapmış olduğu ödemeler ve konkordato yargılamasında kabul edilerek nisaba dahil edilen ödemenin mahsubu neticesinde, bakiye alacağın kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. İş bu yargılamanın konusu, konkordato projesine dahil olacak ve çekişmeli hale gelen alacaktır. Bu nedenle alacağın İİK 285 vd maddelerde yer alan konkordatoya dair yasal mevzuata göre tespiti kaçınılmazdır. Bir başka deyişle, davacının davalıdan olan tüm alacak ve ferileri değildir. Alacaklının konkordato sürecinde yer alan borçludan talep edebileceği yani tasdik projesine dahil olacak alacak miktarıdır. Aksinin kabulü, konkordatonun amacına uygun düşmeyeceği gibi tüm borç ve ferilerinin tamamını ödemekle mükellef olacak borçlu şirketin konkordato talebinde hukuki yararı da tartışmalı hale gelecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!