İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, bankanın ipotek teminatlı icra takibine karşı açılan borçsuzluk tespit davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Belge, davacının, davalı banka tarafından başlatılan icra takibine konu ipotek teminatlı kredi borcunun ödendiğini ve takibin haksız olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi sonucunda kredi borcunun sıfırlandığını ve davacının borcu olmadığını tespit ederek ana talebi kabul etmiş, ancak kötü niyet tazminatını reddetmiş, bunun üzerine davalı banka kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Çorlu 4.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya ile davaya konu icra takibinin başlatıldığını, ancak bu aşamada alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu edilemeyeceğini, davalı banka tarafından taksit tutarları belirlenmeden, ödenen taksitler mahsup edilmeden, alacağın vadesi gelmeden haksız ve hukuksuz bir şekilde takip başlatıldığı, müvekkili tarafından pandemi sürecine rağmen kredi taksitlerinin ödendiğini, teminat olarak verilen ipoteğin bağlı olduğu kredi sözleşmelerinden doğan borç ödendiğinden teminatın geçersiz hale geldiğini, davalı banka ile taşınmaz malikleri arasında dava olduğunu, davalının tek amacının borca faiz ekleyerek borcun bitmesine engel olmak olduğunu, takibin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, takip konusu alacak kalemlerinin ne şekilde belirlendiğinin anlaşılamadığını, davalının takipte talep ettiği faiz oranının da yüksek olduğunu, davalı banka tarafından müvekkilinin ödeme ekranlarının kapatılması sebebiyle bir tespit de yapılamadığını beyanla müvekkilinin Çorlu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, davacı taraflarca arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, bu nedenle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava harcını eksik yatırdığını, harca esas değeri eksik gösterdiğini, davacı tarafın Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosya ile ... ... A.Ş. aleyhine borca itiraz ile takibin iptali davası açtığını, davaların konusu ve tarafları aynı olduğundan derdestlik itirazları olduğunu, ipotek takibinde borçlunun ancak icranın geri bırakılmasını isteyebileceğini, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı borçluya kat ihtarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, ilamlı ipotek takibi yapılmasının koşullarının oluştuğunu, gerek anapara, gerek faizler ve diğer kalemlerin alacaklı ve borçlu taraf arasındaki sözleşmelere ve usul ve yasaya uygun olarak hesap edildiğini, davacının müvekkili bankaya borçlu olduğunu beyanla davanın reddine, davacının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, davalı banka tarafından başlatılan icra takibine ilişkin borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkin olduğu, dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığı, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... referans numaralı kredi taksitlerinin gecikmeli olarak işleyen faiz ve ferileri dâhilinde ödenmiş olduğu, Mahkemeye sunulan banka takip hesabı kayıtlarında ise 08.05.2023 tarihli 4.466,254 tutarlı işlem neticesinde kredi bakiyesinin sıfırlandığı ve davacı yanın ... referans numaralı taksitli tüketici kredisinden kaynaklı borcunun bulunmadığının tespit edildiği, menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düştüğü, icra takibine dayanak belgenin genel kredi sözleşmesi ve sözleşme kapsamında verilen ipotek olduğu anlaşılmakla, davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde her ne kadar davacı şirket adına kredi tahsis olunmuş ise de, tahsis olunan kredinin tüketici kredisi kredi türünden düzenlenmiş olduğu, söz konusu kredi bakiyesinin sıfırlandığı ve davacı yanın krediden kaynaklı borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olmakla davalı alacaklı olduğunu belirtilen bankanın ispat yükü üzerinde olmasına rağmen alacağını ispatlayamadığı, davalı bankanın ipotek belgesine dayanarak davacı hakkında ilamsız icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunun değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanı kabulüne, davacının kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi tarafından taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yorumlanamayacağı, bunun ancak Mahkeme tarafından yapılabileceğini, bilirkişinin hesaplamalarının da hatalı olduğu, rapordaki tabloların incelemeye elverişli olmadığı, raporun denetlenemediği, rapordaki hesaplamaların takip tarihine göre yapılmadığı, her ne kadar bilirkişi tarafından dava konusu kredilerin tüketici kredisi olduğu belirtilmiş ise de, kullandırılan kredinin eşit taksitli ticari kredi olduğunu, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve genel kredi sözleşmesi ile tüketici kredisi kullandırılamayacağı, bilirkişinin bu tespiti dayandırdığı belgenin müvekkili bankaca kullanılan menünün ismi olduğu, davacı temerrüde düşmüş olmasına rağmen bilirkişi tarafından temerrüt faizinin hesaplanmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.8. maddesi ile temerrüdün ne şekilde ve ne zaman gerçekleşeceğinin belirlendiği, ödeme planında davacının borcu ifa edeceği tarihlerin açık bir şekilde belirlendiği, temerrüt ihtarnamesinin davacının sicildeki adresine gönderildiği, tebligatın iade edilmiş olmasının temerrüdü engellemediği, davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilerek ve kapitalize yöntemi ile borcun hesaplanması gerektiği, raporda hesaplamanın kıstelyevm usulünce yapıldığı, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağı, takibin █████/2022 tarihinde açıldığı, hesaplamaların ise █████/2022 tarihine göre yapıldığı, ayrıca davacının daha önce temerrüde düştüğü kabul edilmese bile en geç takip talebinde bulunulduğu tarihte temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından aynı ödemelerin iki kere borçtan mahsup edildiği, raporda bir çok hesap ve tarih hatası olduğu, Mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden ve yeni bir bilirkişiden rapor alınmadan karar verildiği, bu sebeple kararın hatalı olduğu, ayrıca zamanaşımı, arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, derdestlik ve hukuki yarara dair dair itirazlarının da değerlendirilmediği, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davalı banka ile davacı şirket arasında █████/2020 tarihli ve 700.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmeden doğacak borçlar için davalı banka lehine, dava dışı ... ile ...'a ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği, davalı banka tarafından davacı şirkete █████/2020 tarihinde 680.000 TL tutarlı, 37 ay vadeli kredi kullandırıldığı ve █████/2022 tarihinde hesaplar kat edilerek davacı ve taşınmaz maliklerine █████/2022 tarihli kat ihtarnamesinin gönderildiği, kat ihtarnamesinin davacıya tebliğ edilemediği, ihtarnamede davacının adresinin "Kemalpaşa Mah., Üsküp Sok., ..., Küçükçekmece/İstanbul" olarak gösterildiği, davalı banka tarafından Çorlu İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davacı ve taşınmaz malikleri aleyhine toplam 333.309,02 TL nakdi alacağın tahsili ve 959,02 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi için █████/2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra emrinin █████/2022 tarihinde düzenlendiği ve davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından █████/2022 tarihinde incelemeye konu menfi tespit davasının açıldığı, Mahkemece, tarafların delilleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalı bankaya borcunun bulunmadığı tespit edilmekle, rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı banka tarafından davacıya tüketici kredisi kullandırıldığı, davacı şirket adına kat ihtarnamesinin sözleşmedeki adresine gönderilmediği ve bila tebliğ iade edildiği, bu nedenle temerrüdün gerçekleşmediği, takip tarihinin █████/2022 olduğu, davacı şirketin takip öncesi ve sonrası kredi taksitlerini ödemeye devam ettiği, bu ödemelerin kıstelyevm usulü ile hesaplanarak borçtan mahsup edildiği ve davalının, davacıdan nakdi alacağının olmadığı ve talep edilen gayri nakdi alacağa ilişkin belgelerin ise incelemeye sunulmadığının tespit ve mütalaa edildiği, davalı vekilince rapora itiraz edildiği, Mahkemece davalı vekilinin rapora itirazları konusunda ek rapor alınmadan karar verildiği ancak rapordan; taraflar arasındaki sözleşmenin genel kredi sözleşmesi ve davacı tarafın tacir olması karşısında kullandırılan kredinin, şartları da göz önüne alındığında tüketici kredisi olup olmadığı, kat ihtarnamesinin gönderildiği tarihte davacının Ticaret Sicilinde kayıtlı adresinin neresi olduğu, kat ihtarnamesinin sicilde kayıtlı adrese gönderilip gönderilmediğinin anlaşılamadığı, öte yandan dava menfi tespit talebine ilişkin olduğundan, bu davada davacının borçlu olup olmadığının dava tarihi itibariyle tespiti gerekirken raporda, davacının takipten önce ve sonra ödemelerine devam ettiği belirtilmiş olmasına rağmen, dava tarihi itibariyle borçlu olup olmadığına yönelik herhangi bir hesaplama yapılmadığı, takip tarihi █████/2022 olmasına rağmen raporda ödeme emrinin düzenlediği tarihe göre hesaplama yapıldığı ve hesaplamada uygulandığı ifade edilen kıstelyevm usulünün ve yapılan hesaplamanın anlaşılamadığı, raporda tek tek gösterilen ödemelerin tamamı takipten ve bir kısmı dava tarihinden sonra olmasına rağmen ödemelerin hangi alacak kaleminden ne şekilde mahsup edildiğinin rapor içerisindeki tablolardan denetlenemediği, bu itibarla raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve Mahkemece, davalı vekilinin istinaf sebebi olarak da ileri sürdüğü rapora itirazları konusunda ek rapor alınmadan, usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece, kat tarihi itibariyle davacı şirketin sicilde kayıtlı adresinin araştırılması, konusunda uzman başka bir bankacı bilirkişiden, taraflarca sunulan tüm deliller ve davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve davalı banka tarafından kullandırılan takip ve dava konusu kredinin türü, davacı tarafından kredi taksitlerinin vadesinde ödenip ödenmediği, vadesinde ödenmeyen taksit varsa hangi taksit olduğu, sözleşme hükümleri nazara alınarak bu tarih itibariyle tüm borcun muaccel hale gelip gelmediği ve öncelikle kat tarihi itibariyle davalının talep edebileceği alacak kalemlerinin tespiti, sözleşmenin temerrüde ve uygulanacak faize ilişkin hükümleri incelenerek, davacının geçerli adresine kat ihtarnamesinin gönderilip gönderilmediği, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, uygulanacak temerrüt faizi oranının tespiti ve kat ihtarı ile temerrüt oluşmamış dahi olsa en geç takip tarihinde temerrüdün gerçekleşeceğinin kabul edilmesi ile, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar asıl alacağa akdi faiz uygulanmak suretiyle temerrüt tarihindeki alacak kalemlerinin belirlenmesi, temerrüt tarihinden sonra ise yapılan ödemelerin tarihlerine kadar asıl alacağa temerrüt faizi uygulanmak ve yapılan ödeme öncelikle faiz ve ferilerden mahsup edilmek suretiyle alacak kalemlerinin tespiti, kalan alacak var ise yine dava tarihine kadar asıl alacağa temerrüt faizi uygulanmak suretiyle dava tarihi itibariyle davacının nakdi yönden ve ayrıca gayri nakdi yönden borçlu olup olmadığının tespiti, dava tarihinden sonra yapılan ödemeler için de aynı şekilde hesaplama yapılarak, davadan sonra ferileri ile birlikte tüm borcun ödenip ödenmediği ve davanın konusuz kalıp kalmadığının tespiti hususunda denetleyeme ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması, alınacak rapor ile dosya kapsamına göre davalının zamanaşımı itirazı ile arabuluculuk ve hukuki yarar şartının gerçekleşmediğine yönelik itirazları da değerlendirilerek sonucuna göre tüm alacak kalemleri ile ilgili bir karar verilmesi gerektiğinden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.