İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, banka müşterisi şirketin hesabından gerçekleşen yetkisiz havale ve harcamalar nedeniyle bankanın sorumluluğunun tartışıldığı alacak davası istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir şirketin banka hesabına yetkisiz erişimle döviz ve Türk Lirası cinsinden paraların üçüncü şahıslara aktarılması üzerine şirketin bankaya karşı açtığı alacak davasıyla ilgilidir; davacı şirket, bankanın güvenlik önlemlerini yetersiz bulduğunu ve mobil onay kodu almadığını iddia ederek, yapılan incelemede sahte evrakla alınmış bir SIM kart kullanıldığını belirtirken, davalı banka, işlemlerin davacıya ait kullanıcı adı, statik ve tek kullanımlık şifrelerle gerçekleştirildiğini, davacının kendi bilgilerini korumakta kusurlu olduğunu savunmuş ve ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ ████████
DAVANIN KONUSU:Alacak (Bankacılık işleminden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankanın ... Şubesi'nin müşterisi olduğunu, davalı banka nezdindeki ... no.lu USD hesabına 04.12.2018 günü sabaha karşı saat 02:32:55'de kimliği belirsiz kişilerce girildiğini ve 4.894.- USD bozularak, 25.327,97 TL olarak yine müvekkilinin davalı banka nezdindeki ... no.lu TL hesabına aktarıldığını, yapılan işlemin akabinde, 04.12.2018 tarih, sabaha karşı saat 02:33:56'da hesap sahibi ... olan ... IBAN no.lu hesaba 4.002,30 TL, 04.12.2018 tarih, sabaha karşı saat 02:34:46'da hesap sahibi ... olan, ... IBAN no.lu hesaba 4.002,30 TL, 04.12.2018 tarih, sabaha karşı saat 02:35:56'da ... no.lu kredi kartına 8.500,00 TL, 04.12.2018 tarih, sabaha karşı saat 02:37:41'de ... no.lu kredi kartına 10.200,00 TL, █████/2018 tarih, sabaha karşı saat 02:39:24'de hesap sahibi müvekkili görünen ... no.lu hesaba 180-TL havale edilerek, bu hesaptan █████/2018, saat 02:42:02'de ... no.lu kredi kartına 1.100-TL gönderildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin 04.12.2018 tarihinde şirket banka hesaplarına girdiğinde, yukarıdaki işlemlerin şirket tarafından yapılmadığını tespit ederek, durumu hemen ... Bankası şubesine bildirdiğini ve ilgili hesaplara bloke koydurduğunu ve ilgili işlemlerin bilgileri dahilinde olmadığını belirten yazılı dilekçe ile şubeye gönderdiğini, ... Bankası tarafından 10.12.2018 tarihinde verilen cevapta; "İtiraza konu işlemlerin tarafınıza ait kullanıcı kodu, statik şifre ve sistemlerimizde kayıtlı telefonunuza gönderilen tek kullanımlık şifrenin İnternet Bankacılığı sistemimize girilerek gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu durum, cep telefonunuzun bağlı olduğu gsm şirketi tarafından da teyit edilinebilir. Bilgilerinizin 3. şahıslarla paylaşılmasıyla doğan dolandırıcılık olayında oluşan zararın Bankamızca karşılanamayacağını üzülerek bildiririz" şeklinde cevap verildiğini, ancak cep telefonuna banka tarafından verilen yazılı cevapta belirtilen mobil onay kodunun gönderilmediğini, dolandırıcılık olayı ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğunu ve açılan ██████████ soruşturma no.lu dosyasından İP numaraları doğrultusunda yapılan sorgulama neticesinde ... tarafından gönderilen yazılı cevapta müvekkili şirketle hiçbir ilgisi bulunmayan .... hat no.lu .. isimli ve sahte evrakla alınmış bir cep telefonunun kullanıldığının tespit edildiğini ve şüpheliler hakkında ... no.lu dosyadan soruşturmanın devam ettiğini iddia ederek, müvekkilinin hesabından 4.894.- USD (tahsil tarihindeki kur üzerinden) ve 2.476.- TL 'nin 04.12.2018 tarihinden itibaren bankalarca dolara ve TL'ye uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkili bankanın dava konusu işlemle ilgili olarak davacı yana akıllı SMS gönderdiğini, şifrenin internet bankacılığı sistemine doğru girilmesiyle birlikte havale işleminin tamamlandığını, şayet davacının iddia ettiği şekilde bir dolandırıcılık işlemi var ise bu durumda zarardan dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın sorumlu olacağını, bu sebeple dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, tüm kamu aydınlatma platformlarından gönderilen uyarıcı metinlere rağmen, davacının kullanıcı kodu + statik şifre + tek kullanımlık şifresine ulaşılmış olmasının, bu bilgilerin güvenli bir şekilde muhafaza edilmediğini açık bir şekilde gösterdiğini, davaya konu işlemlerin sisteme kayıtlı telefon numarası üzerinden tek kullanımlık statik şifre ile gerçekleştirilmiş olduğunu ve bu durumda müvekkil bankaya kusur affedilmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkili bankanın, uluslararasında kabul gören ve uygulanan 3D Secure, sisteme girerken SMS gönderimi, ... Bankası internet şubesi dijital sertifikası, güvenlik kodu, sanal klavye, saldırı tespit sitemi, statik-dinamik şifre (mobil onay kodu), para çekimi ve hesap hareketlerini SMS veya sözlü ya da mail ile bildirmek (işlem onay kodu ile birlikte bu bilgi verilmektedir.) elektronik imza,... ..., ...,... ve ...programlar ve teknikler ile gerekli önlemleri aldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı şirketin, davalı bankanın ... Şubesi'nin müşterisi olup davalı banka nezdindeki ... no.lu USD hesabına 04.12.2018 günü girilerek 4.894.- USD nin satışı yapılarak 25.327,97 TL karşılığının, davacıya ait ... no.lu TL hesabına alacak kaydedildiği ve söz konusu hesaptan 26.700,00 TL ve davacıya ait ... no.lu hesaptan 1.100,00 TL olmak üzere, toplam 27.800,00 TL tutarın; 4.000,00 TL'lık kısmının dava dışı ...'in ... Bankası nezdindeki ... no.lu hesabına, 4.000,00 TL'lık kısmının dava dışı ...'ın ... Bankası nezdindeki ... no.lu hesabına, 19.800,00 TL'lık kısmının ise dava dışı ...'a ait ... no.lu kredi kartı hesabına transfer edildiği, dava dışı ... ve ... 'ın mevduat hesabına ya da kredi kartı hesabına alacak kaydedilen tutarların, aynı gün transferlerin gerçekleştiği dakikalarda ATM'lerden nakit olarak çekildiği ya da kredi kartı ile market harcamasında kullanıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu işlemler nedeniyle davacının şikayeti ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... no.su ile dava dışı ... ve ... hakkında Soruşturma başlatıldığı ve halen derdest olduğu bildirilmiş, davalı banka taraf olmaması nedeni ile soruşturma neticesi beklenmeksizin yargılama mahkememizce tamamlanmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından davacı hesaplarından 04.12.2018 günü saat 02:31:44 - 02:42:02 zaman diliminde gerçekleşen transfer işlemlerine ait davalı banka log kayıtları incelenmesi ile oluşturulan rapor ile söz konusu işlemlerin, ... no.lu İP adresinden gerçekleştiği, ... A.Ş. tarafından soruşturma dosyasına verilen cevaba göre, işlemin gerçekleştiği... no.lu İP adresinin, ... no.lu hattın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğu ve hattın sahte evrakla alındığı bilgisine yer verildiği, internet bankacılığı işlemleri nedeniyle davacının banka sistemine kayıtlı telefonlarına, 04.12.2018 günü saat 00:00:00 - 23:59:59 (24 saatlik) zaman diliminde, davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifrelere ilişkin SMS mesajların log kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihtilaflı işlemlerin yapıldığı saat 02:31:44 - 02:42:02 zaman diliminde, davacının banka sisteminde kayıtlı telefonlarına, dava konusu işlemler için SMS mesajı gönderilmediği ve bu durumda, ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifreleri içeren SMS mesajların dava dışı ... isimli şahsa ait ve sahte evrakla alındığı anlaşılan ... no.lu hatta gönderilmiş olduğu, davacıya ait cep telefonu numarasının verildiği ... operatöründen SİM kartın klonlandığına / değiştirildiğine veya davacının hattından başka bir hatta yönlendirme yapıldığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmıştır.Anılan durum karşısında davaya konu para transferinin davacı rızası ve ve herhangi bir ihmali olmaksızın gerçekleşen internet dolandırıcılığı olduğu ve davalı bankanın, davacının kötü niyetini, suç sayılır eylemini veya kusurunu kanıtlamadığı sürece, kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması sebebiyle sorumlu oduğu kanaatine varılarak..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.894-USD'nin █████/2018 tarihinden itibaren işleyen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankaları tarafından USD cinsinden mevduata uygulanan faizi ile, 2.476,00-TL'nin █████/2018 olay tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili bankadaki hesabından 4.894,00 USD'nin hileli şekilde çekilerek başka hesaplara aktarıldığını, bankanın paranın güvenliğini sağlayamaması nedeniyle müvekkili banka hakkında iş bu davayı açtığını, mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davacının banka hesabından bilgisi dışında yapıldığını iddia ettiği paranın başka hesaplara aktarılmasında hiçbir sorumluluğu olmadığı gibi bankanın bu davada tarafta olmayacağını, itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanın iddia ve taleplerinin aksine müvekkili bankanın dava konusu işlemlerle ilgili olarak gerekli bilgilendirmeleri davacının bankada kayıtlı telefon numarasına yaptığını ve dava konusu işlemlerin davacının onayı ile gerçekleşerek havale işlemlerinin tamamlandığını, davacının iddia edildiği şekilde dolandırıcılık işlemi var ise zarardan dolandırıcılık eylemini gerçekleştirenlerin sorumlu olacağını, müvekkilinin işlem güvenliğini koruduğunu, davacının bilgilendirildiğini ve akıllı bildirim sistemi üzerinden dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, davacı onayı neticesinde akıllı bildirim sistemine geçildiğini, gerekli bilgilendirmelerin davacının müvekkili bankadaki kayıtlı telefon numarası üzerinden yapıldığını, sunulan kayıtların bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğinden raporun hükme alınamayacağını, banka kayıtları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere dava konusu işlemlerle ilgili dolandırıcılara ait olduğu iddia edilen telefon numarasına 04.12.2018 tarihinde banka tarafından SMS gönderimi yapıldığını,mahkemenin kabulü ile bilirkişilerin tespitlerinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili banka kayıtları incelendiğinde 03.12.2018 tarihi 11:48 saatinde ilgili işlemlerin yapıldığının cihazını beni hatırla cihazı olarak davacının tanımladığını, bu işlemlerin gerçekleşmesi için müvekkili banka tarafından davacıya akıllı sms gönderildiğini, sms'in davacının müvekkili bankanın kayıtlarına mevcut olan telefonuna gönderildiğini, davacının aynı cihaz ile 04.12.2018 tarihinde "beni hatırla" ile giriş yaparak işlemleri gerçekleştirdiğini ve akıllı bildirim ile onayladığını, bu durumun dosyaya sunulan log kayıtlarında da açıkça anlaşılıyor olmasına rağmen bilirkişilerin gerekli incelemeleri yapmadan rapor hazırladıklarını, davacının şifrelerin korunması ve kendisine gönderilen akıllı sms'in kimseyle paylaşılmamasından ihmalkar davrandığını, davacının şifrelerin korunması ve kendisine gönderilen akıllı sms'in kimseyle paylaşılmamasında ihmalkar davrandığını, gerekli dikkat ve özeni yerine getirmediğini, hal böyle iken davacının kusurlu hareketlerinin sorumlusunun müvekkili banka olmadığını, davacının kusurlu olduğunu, mahkeme tarafından her ne kadar davacının kötü niyeti ve kusuru kanıtlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemlerin alındığını, davacının kusuru sonucu oluşan zarara bankanın katlanmasının mümkün olmadığını, bankanın internet bankacılığı kullanıcı güvenliği için güncel gelişmeleri yakınen takip ederek bilgisayar sistemine entegre ettiğini, uluslararası olarak kabul gören teknikler ile gerekli önlemleri aldığını, ek olarak tüm müşterilerinin güvenlik konularına ilişkin hususları okumasını sağladığını, mevcut güvenlik önlemlerinin yanı sıra ekstra güvenlik ayarları tanımlama imkanı sağladığını, kararı kabul etmemekle birlikte faizin olay tarihinden işletilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, internet ve telefon bankacılığı yolu ile rıza dışı hesaptan başka hesaplara gönderilen paraların bankadan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının davalı bankanın ... Şubesinin müşterisi olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, 04.12.2018 tarihinde davacının USD cinsindeki döviz hesabının TL'ye çevrilerek başka hesaba aktarılması ve oradan başkalarına ait hesaplara aktarılmasında davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, mahkeme kararı ile faizin olay tarihinden itibaren başlatılmış olmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı banka şubesine 04.12.2018 tarihinde yazılı olarak başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvuruda USD hesabından diğer hesaba 4.894,00 USD bozularak TL hesabından ... hesabına yapılan 4.000,00 TL havale, ... hesabına yapılan 4.000,00 TL havale, karta yapılan 8.500,00 TL ve 10.200,00 TL ödeme, bloke hesabına yapılan 180,00 TL virman ile bloke hesabından sonu... karta yapılan 1.100,00 TL ödemenin bilgileri dahilinde olmadığının bildirildiği, bankanın 10.12.2018 tarihli cevabı yazısı ile harcamaya yönelik yapılan itirazın incelenmesinin tamamlandığı, itirazı konu işlemlerin davacıya ait kullanıcı kodu, statik şifre ve sistemde kayıtlı telefona gönderilen tek kullanımlık şifrenin internet bankacılığı sistemine girilerek gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, bu durumun cep telefonunun bağlı olduğu GSM şirketi tarafından teyit edilebileceği, şifre gizliliğinin müşteri sorumluluğunda olduğu, işlemlerde bankanın kusurunun bulunmadığı, bilgilerin üçüncü şahıslarla paylaşılmasından doğan dolandırıcılık olayında oluşan zararın bankaca karşılanamayacağının belirtildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu soruşturma kapsamında dava dışı gerçek kişiler hakkında ██████████ Soruşturma nolu dosyada; 16.03.2020 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, verilen kararda suçun bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama olarak belirtildiği, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak yeterli delil mevcut olmadığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, soruşturmanın devam ettiği, davacı şirket tarafından 22.02.2021 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili bilgi ve belgelerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 07.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, davalı bankanın ... Şubesi nezdindeki ... nolu USD, ... no.lu ve ... no.lu Türk Lirası mevduat hesaplarına 04.02.2018 günü saat 02:31:44'de internet üzerinden erişim sağlanarak, davacıya ait 4.984,00 USD'nin satışının yapılarak 25.327,97 TL karşılığının, davacıya ait ... nolu TL hesabına alacak kaydedildiği ve söz konusu hesaptan 02:31:44 - 02:41:57 zaman diliminde 26.700,00 TL ve davacıya ait ... no.lu hesaptan 1.100,00 TL olmak üzere, toplam 27.800,00 TL tutarın; 4.000,00 TL'lık kısmının dava dışı ...'in ... Bankası nezdindeki ... no.lu hesabına, 4.000,00 TL'lık kısmının dava dışı ...'ın ... Bankası nezdindeki ... no.lu hesabına, 19.800,00 TL'lık kısmının ise dava dışı ...'a ait ... no.lu kredi kartı hesabına transfer edildiği, dava dışı adı geçenlerin mevduat hesabına ya da kredi kartı hesabına alacak kaydedilen tutarların, aynı gün transferlerin gerçekleştiği dakikalarda ATM'lerden nakit olarak çekildiği ya da kredi kartı ile market harcamasında kullanıldığı, dava konusu işlemler nedeniyle davacının şikayeti ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ██████████ no.su ile Soruşturma başlatıldığı, davacının hesaplarından 04.12.2018 günü saat 02:31:44 - 02:42:02 zaman diliminde gerçekleşen transfer işlemlerine ait davalı banka log kayıtları incelendiğinde; söz konusu işlemlerin, ... no.lu IP adresinden gerçekleştiğinin görüldüğü, ... A.Ş. tarafından savcılık makamına verilen yazılı cevaba göre, işlemin gerçekleştiği... no.lu IP adresinin, ... no.lu hatta ait olduğunun anlaşıldığı ve hattın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğu ve hattın sahte evrakla alındığı bilgisine yer verildiği, İnternet bankacılığı işlemleri nedeniyle davacının banka sistemine kayıtlı telefonlarına, 04.12.2018 günü saat 00:00:00 - 23:59:59 (24 saatlik) zaman diliminde, davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifrelere ilişkin SMS mesajların log kayıtları incelendiğinde, dava konusu işlemlerin yapıldığı saat 02:31:44 - 02:42:02 zaman diliminde, davacının banka sisteminde kayıtlı telefonlarına, dava konusu işlemler için SMS mesajı gönderilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için davalı bankaca tek kullanımlık şifreleri içeren SMS mesajların, hemen yukarıda yer verildiği üzere, dolandırıcılara ait ... no.lu hatta gönderilmiş olduğu kanaati oluştuğu, dava dosyası kapsamında, davacıya ait cep telefonu numarasının verildiği ... operatöründen SIM kartın klonlandığına / değiştirildiğine veya davacının hattından başka bir hatta yönlendirme yapıldığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığı, dava konusu olayın, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.02.2012 tarihli İçtihadı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çok sayıdaki İçtihatları çerçevesinde bir internet dolandırıcılığı olduğu ve davalı bankanın, davacının kötü niyetini, suç sayılır eylemini veya kusurunu kanıtlamadığı sürece, kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması sebebiyle sorumlu tutulabileceği, mahkeme tarafından, davalı bankanın dava konusu işlemlerden sorumlu tutulabileceği görüşüne itibar edilmesi halinde, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, davacıya iade edilmemiş durumda olan 4.894,00 USD'nin, 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince, Kamu Bankaları tarafından USD cinsinden azami bir yıl vadeli mevduata uygulanan faiz oranları üzerinden, olay tarihi olan 04.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep edilebileceği belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; raporda bilişim tekniği, bankacılık mevduatı ve davalı bankanın güven kuruluşu olması sebebiyle sorumluluk tartışmasının davadaki iddialarını ispatladığını ancak raporun üçüncü sayfasındaki taraflar arasındaki ilişki, dava konusu işlemler bölümünde, başka hesaplara transfer edilirken 4,60 TL'nin düşüldüğünün tespit edildiğini, 2.467,00 TL kısım yönünden rapora itiraz ettiklerini, ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin rapordaki tespitlerinin gerçeği yansıtmadığını, davacı onayı neticesinde akıllı bildirim sistemine geçildiğini, müvekkili bankada kayıtlı telefon numarası üzerinden bildirim yapıldığını, rapordaki tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini belirterek aleyhe olan hususları itiraz ettiklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 26.05.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği IP adresinin hangi telefon hattına ait olduğu ve işlem detaylarının savcılık soruşturması dosyasından talep edildiği, ... AŞ'den verilen yazılı cevapta 04.12.2018 tarihinde söz konusu IP numarası ile ilgili tespitlerin görüldüğü, söz konusu bilgiler ile ihtilaf işlemlere ilişkin davalı bankanın log kayıtlarının bilgilerinin aynı olduğunun anlaşıldığı, ... AŞ tarafından verilen yazılı cevapta ayrıca hattın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğu ve sahte evrakla alındığı bilgisine yer verildiği, bu sebeple kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için davacı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifreleri içeren sms mesajların dolandırıcılara ait hatta gönderilmiş olduğu, belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tahsil istemine ilişkindir. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Yine TTK'nın 18/2 maddesi gereğince, tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir. Niteliği gereği bir güven kurumu olan bankalar, TBK'nın 115. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan ve diğer yatırım araçlarından güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü bankadadır (Yargıtay 11. H.D'nin █████/2018 tarihli █████████ Esas-████████ Karar sayılı, █████/2013 tarihli ██████████ Esas - █████████ Karar sayılı ve █████/2014 tarihli ██████████ Esas -19841 karar sayılı ilamları).İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmez. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncellemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir. İnternet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığı işlemlerini yaparken kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini ve şifrelerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülükleri mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.Somut olayda, davacının hesabındaki paranın bilgi ve rızası haricinde birden fazla işlemle önce Türk Lirasına çevrildiği daha sonra Türk Lirası hesabına aktarıldığı ve dava dışı üçüncü kişilerin hesaplarına mobil telefon yolu ile havale edildiği anlaşılmaktadır. Olayla ilgili ceza soruşturmasının sonucunda takipsizlik kararı verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporda; ... AŞ tarafından verilen yazılı cevapta ayrıca hattın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğu ve sahte evrakla alındığı bilgisine yer verildiği, bu sebeple kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, ihtilaflı işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için davacı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifreleri içeren sms mesajların dolandırıcılara ait hatta gönderilmiş olduğu tespit edilmiştir. Yapılan işlemlerde davacının herhangi bir kusur ve ihmali tespit edilmemiştir. Dava konusu iddia edilen zarar, aslında davalı Banka'nın zararıdır. Davacının alacağı, davalı Banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı, talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Usulsüz işlemde dava dışı dolandırıcıların kusuru nedeniyle zarar gören mevduatı saklamakla yükümlü davalı Banka'dır. Bu sebeple davalı bankanın davacı tarafça dolandırıcılara karşı dava açılması gerektiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı zarar gören TBK'nın 163. maddesi gereğince, borcun tamamını veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnızca birinden isteyebilir. Çünkü somut olayda davalı banka davacıya karşı bankacılık sözleşmesi kapsamında ,dava dışı haksız fiil failleri ise haksız fiil kapsamında borcun tamamından davacıya karşı müteselsil sorumludurlar. TBK'nın 162. maddede müteselsil sorumluluk düzenlenmiştir. TBK'nın 114/2.fıkrada, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağına yer verilmiştir. TBK'nın 117/2. fıkra kapsamında haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte temerrüt oluşmaktadır. Belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında olay tarihinde zarar ve temerrüt oluştuğundan, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.885,02 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!