İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kararı: İthalatçı Şirketin Liman İşletmesinden Saklama Sözleşmesi Kaynaklı Malların Gecikmeli Tesliminden Doğan Tazminat Davası İncelemesi.
Özet: Gümrük işlemlerini tamamlayıp ödemelerini yapmasına rağmen, liman işletmesinin "ordino" veya "acenta onaylı konşimento" ibrazı talebi nedeniyle Çinden ithal ettiği mallarını 42 gün gecikmeyle ancak mahkeme kararı ve teminat karşılığında teslim alabilen davacı, ödemek zorunda kaldığı ardiye ücreti ile ticari itibar kaybı, müşteri mağduriyeti ve psikolojik baskıdan kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle dava açmıştır. Davalı liman işletmesi, husumet, yetki itirazları ve "acenta onaylı konşimento" ibrazının zorunluluğu savunmasını ileri sürmüş olup, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararı, davacının istinaf başvurusu üzerine incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:███████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Saklama sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin demir çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... Liman İşletmesinin bulunduğu yeri Gümrük idaresi adına işlettiğini, müvekkili şirketin Çin'den satın aldığı ürünlerin satıcı şirket tarafından konişmento ile Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiğini, ürünlerin ... Limanı gümrük ambarına geçici olarak konulduğunu, müvekkili şirketin ürünleri teslim almak için Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğüne █████/2020 tarihinde konişmento aslı ile birlikte başvurduğunu, işlemleri tamamlayıp vergileri ödediğini, teslimi muaccel hale gelmiş ürünlerin taşıyıcı firmaya navlun giderleri dahil tüm masrafları ve aynı zamanda liman masraflarını eksiksiz ödediğini, ürünlerin teslim alınması için gümrük ambarına gidildiğinde gümrük memurunun müvekkiline TC çıkış kontrol fişi verdiğini, ancak ... Liman İşletmesinin yüklerin teslim edilebilmesi için ordino ibrazı gerektiğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin ... Liman İşletmesi'ne KEP üzerinden ürünlerin teslim edilmesi için █████/2020 tarihli yazılı ihtar gönderildiğini, müvekkili şirketin teslime ilişkin taleplerinin karşılıksız kalması üzerine, tüm yükümlülüklerini mevzuata uygun ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına ve eşyayı temsil eden gümrük beyannamesi ve ekindeki konşimentoya rağmen kendisine ait olan malları teslim alamamış olduğundan, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması ve ticari hayatın sürekliliğin sağlanması adına ürünlerin teslimi için Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü veya Liman İşletmesine müzekkere yazılması talebi ile 30.12.2020 tarihinde mahkemeye müracaatla tedbiren teslim talebinde bulunulduğunu, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin Esas ████████ D.İş – Karar 2021/8 sayılı 26.01.2021 tarihli kararı ile 166,95 USD teminatın TL karşılığı olan 1.238,76-TL’nin yatırılması halinde malların müvekkili şirkete teslimine dair karar verildiğini, müvekkili şirketin bu tutarı davalı ... ... .... AŞ’nin dosyaya sunduğu beyan dilekçesi nedeniyle yatırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin başkaca hiçbir işlem yapmayarak en baştaki gibi konişmento aslı ile birlikte ürünleri teslim aldığını ancak 42 gün gecikmeli bir şekilde ürünlerini alabildiğini, davalılardan ... ... .... A.Ş. vekilinin, müvekkili şirketten bir alacak talebinde bulunmadığını, teminatın iadesine muvafakat ettiklerini belirttiklerini, davalıların müvekkili şirket adına ithal edilip her türlü vergi resim ve harçları, navlun ve liman masrafları ödenmiş olan Haydarpaşa Gümrüğüne tescilli 23.12.2020 tarih ve...sayılı gümrük beyannamesi muhteviyatı müvekkiline ait yükün teslimine yasal düzenlemelere aykırı biçimde haksız olarak engel olmaları ve ancak mahkeme kararı neticesinde geç teslim alınmasına sebebiyet vermeleri nedeniyle, ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalınıp faturası iade edilen ardiye ücreti tutarı 4.462,00 TL’sinin ihtaratın yapıldığı 04.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan ... Liman İşletmesi'nden tahsiline, müşteri siparişlerinin zamanında teslim edilememesi sonucu iç piyasadan temin edilmesi nedeniyle meydana gelmiş olan maddi zarara karşılık şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın teslimin muaccel olduğu 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, malın müşterilere geç teslim edilmesinden kaynaklanan itibar kaybı ve düzenli şekilde maruz bırakılan psikolojik baskı nedeniyle ise 50.000,00 TL manevi tazminatın 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalı olarak yer verilen ... Liman İşletmesinin tek başına tüzel kişiliğinin olmadığın, TCDD işletmesi genel müdürlüğüne bağlı olduğunu, bu sebeple öncelikle husumet itirazlarının bulunduğunu, ayrıca davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, yetki itirazlarının da olduğunu, davanın Ankara Mahkemeleri veya İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, ürünlerin firmanın acenta onaylı konşimentonun müvekkili liman idaresine ibraz edilmemesi nedeniyle davacıya teslim edilemediğini, acenta onaylı konişmentonun ibrazının zorunlu olduğunu, zira liman idarelerinin taşıyanın talimatı ile hareket etmesi gerektiğini, müvekkili teşekkülün davacıdan yük teslimi için acenta onaylı konişmento talep ettiğini, davacının bu işlemi gerçekleştirmemesi nedeniyle yük tesliminin geciktiğini, dava konusu zararların oluşmasında davacının kusuru bulunduğunu ve bu sebeple davaya konu tazminatların sorumlusu olmadığını, ayrıca davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacının ihtirazi kayıtla ödediği liman masraflarının liman hizmeti almış olması sebebiyle iadesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkete idari başvuru yapmamış olması sebebiyle faizin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceğini, ayrıca müvekkili teşekkülün ticari şirket olmaması sebebiyle ticari faiz değil ancak yasal faiz işletilebileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taşıyan ... şirketinin konşimentosu üzerinde teslim yetkilisi olarak gösterildiğini, müvekkili şirketin 23.10.2020 günü yükle ilgili özet beyan bildiriminde bulunduğunu, 13.11.2020 günü ihbar muhatabı .... Şti. ne yükün çıkışı hakkında bilgilendirme e-maili gönderdiğini, 22.12.2020 günü varış ihbarını gönderdiğini, müvekkili ... AŞ parsiyel yüke ilişkin 166,95 USD. navlun alacağını 21.12.2020 tarih ve ... no’lu faturası ile taşıtan .... Şti. ne fatura ettiğini, davacı şirketin taşıyanın atadığı temsil yetkilisi olan müvekkili şirkete başvurmadan doğrudan ... Liman İşletmesine müracaat ettiğini, müvekkili şirkete ilk olarak İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ değişik iş sayılı dosyası ile müracaat sağlandığını, müvekkili şirketin mahkemeye gönderdiği yazıda yükün konşimentoyu ibraz eden meşru hamiline teslim edileceğinin açıklandığını ve nihayetinde teslim edildiğini, davacının doğrudan ... Liman İşletmesine müracaat etmiş olması sebebiyle hizmet kusuruna dayanan iddiaların idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının yükü gecikmeli teslim almasının tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, bu sebeple davaya konu edilen tazminat taleplerinin haksız olduğunu, ayrıca maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, TTK. 1228/ 1. madde ve TTK. 1236. maddeye göre müvekkili şirketin ancak konşimentonun ibrazı karşılığında yükü teslimle yükümlü olduğunu, yükü teslim almak için müvekkili şirkete müracaat edilmemesi, davacının yükün neden teslim alınamadığı konusunda müvekkili şirkete bilgi vermemesi, müvekkili şirketin yükün teslimini engelleme yönünde hiçbir davranışı olmaması nedeniyle temerrüdünün bulunmadığını, bu sebeple 23.12.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yünündeki talebin de haksız ve yersiz olduğunu Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesine gelen ve gümrük ile ilişiği kesilen malların alıcıya teslim edilmesinin Gümrük Kanunu’na değil ilgili TTK. ve BK. hükümlerine tabi olduğunu, davacının ordino veya acente onaylı konşimento verilmesi gerekmediği yönündeki iddialarının geçerli olmadığını, liman işletmesinin taşıyanın yardımcı şahsı konumunda olduğunu ve saklatandan kanunun öngördüğü izni almadan yükü hak sahibi olduğunu iddia eden kimseye teslim etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; TTK 1228/1, 1230 ve 1236 maddeleri gereğince taşıyan kabul edilen davalı ... ... A.Ş. konşimento ibrazı karşılığında malı teslim etmesi ve davacının da konşimentoyu ibraz etmek sureti ile teslimi talep etmesinin yasal zorunluluk olduğu, davacı vekili her ne kadar malın teslimi hususunda tek yetkili makamın Gümrük İdaresi olduğunu iddia etmekteyse de, mahkemece TTK hükümleri doğrultusunda yargılama yapıldığını, davacı vekilince sunulan idari yargı kararlarının da konşimentonun taşıyana ibraz edilmeden malın teslimi sonucunu içermediği, bu kapsamda konşimentonun davalı ... ... A.Ş.ye ibraz edilerek malın tesliminin davalıdan talep edilmediği hususunun davacının da kabulünde olduğu, davalı ... ... A.Ş.nin talep edilen zararlar nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığı, davacı vekilince, davalı tarafından mahkemenin ████████ D. İş sayılı dosyasına sunulan beyanı nedeni ile sorumluluğu bulunduğu iddia edilmekteyse de, davalının söz konusu beyanının davacıdan alacağı olduğu yönünde de olmadığı, zira davalının taşıma ilişkisinde bulunduğu tarafın davacı değil dava dışı ... Firması olduğu, davalının değişik iş dosyasına yatırılan teminatın davacıya iadesine de muvafakat edildiği, davacı vekilinin iddialarının dayanağı Gümrük Mevzuatı olmakla, davacı ile davalı ve dava dışı şirketler arasında ise TTK hükümleri gereğince taşıma ilişkisi bulunmakta ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin ise TTK da düzenlendiği, bu nedenle TTK TTK 1228/1, 1230 ve 1236 maddeleri gereğince davalıdan malın teslimini usulünce talep etmeyen davacının davaya konu ettiği zarar kalemlerini davalı ... ... A.Ş.den talep edemeyeceği, zira davalıdan kaynaklanan bir gecikmenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; husumet yöneltilen diğer davalı ... Liman İşletmesi hakkında verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden davanın görülüp karara bağlanmasının usule aykırı olduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta TTK hükümlerinin değil gümrük mevzuatının uygulanması gerektiğini, mülga 1615 kanun dönemine eşya ordino ibrazı karşılığında teslim edilirken 4458 sayılı kanun ile ordinonun kaldrılarak yerine konişmento ibrazının esas alındığını, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun █████████ Esas, █████████ Karar sayılı 17.12.2018 tarihli kararı ile gümrüklü sahalarda yük tesliminde istenen Yük Teslim Talimat Formu uygulamasının hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle iptal edildiğini, somut olayda taşımanın tamamlandığını, taşımaya yönelik hiçbir ihtilaf olmadığını, davanın sebebinin taşımadan sonra eşyanın gümrükten teslim alınması aşamasında ... Liman İşletmesinin müvekkili şirketten haksız ve geçersiz bir şekilde ordino ibrazı dayatarak engel olması olduğunu, yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında gümrük ve teslim işlemlerindeki gecikmeden kaynaklanan tazminat talepleri ile alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, mal teslimi için ordino talep edilmesinde usulsüzlük bulunup bulunmadığı, davalının davaya konu kalemler nedeni ile sorumlu olup olmadığı ve buna göre davacının alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davanın, ... Liman İşletmesi ile ... ... A.Ş.ye karşı açıldığı, yerel mahkemece dosyanın ... Liman İşletmesi yönünden tefriki ile davanın yargı yolu yönünden görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildigi, bu karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ esas, ███████ sayılı kararıyla uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü açısından, öncelikle davanın hukuki mahiyetinin ortaya konulması gerekir. Davacı vekili, müvekkili ithalatçı şirkete deniz yoluyla taşımaya konu emtianın geç teslim edilmesi sebebiyle uğradığı zararın tazmini için açtığı işbu davada gümrük idaresi adına işleten ... Liman İşletmesini ve geçici depolama alanının işletmecisi olan liman işletmesini göstermiştir. Dairemizin ████████ esas ████████ karar sayılı emsal ilamında ifade edildiği üzere; eşyanın yük alıcısına teslim borcu, taşıma sözleşmesinden doğan nispi bir borç olup, bu borcu yerine getirme ve dolayısıyla malı alıcısına teslim etme borcu, taşıyana ait bir borçtur. Yük, taşıtandan başka birisine teslim edilecekse, taşıma sözleşmesi ve konşimento uyarınca yük alıcısının malın kendisine teslimini talep edebilmek için taşıyana ödeme yapma yükümlülüğü TTK'nın 1203. maddesinde düzenlenmiştir. Yani, yük alıcının taşıtan veya üçüncü bir kişi olması, varılacak hukuki sonuç açısından önemli değildir. Bu açıklamalar uyarınca, davacının talebini, taşıyan yerine taşıma sözleşmesinden doğan teslim borcunu yerine getirmekle yükümlü tutulması mümkün olmayan gümrük idaresi adına işleten ... Liman İşletmesine ve taşıyanın ifa yardımcısı konumunda olan depolama alanı işletmecisine (liman işletmesine) yöneltmiş olması karşısında, ilk derece mahkemesinin davanın esasını incelemesi mümkün değildir.Diğer taraftan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin ordino veya teslim talimatı isteme zorunluluğu kaldırılmıştır. Ne var ki Gümrük mevzuatı açısından ordino veya taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim formunun aranmayacak olması, yükün alıcıya teslimi bakımından taşıyanın ya da acentesinin onayının aranmayacağı anlamına gelmez. Gümrük mevzuatındaki düzenleme, sadece eşyanın gümrük çıkış işlem ve izinleriyle ilgili olup, eşyanın alıcısına teslimiyle ilgili değildir. Taşımaya konu eşyanın, taşıma ilişkisindeki alıcısına teslimi, taşıma hukukunun bu konudaki düzenlemelerine tabidir. Diğer bir deyişle, taşıma sözleşmesinden doğan teslim talebinin de geç teslimden kaynaklanan zararın tazmini talebinin de taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşıyana karşı ileri sürülmesi gerekir.Davacı vekili, Danıştay kararı uyarınca, taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim belgesine ya da ordino tevdiine gerek olmadığını ileri sürmektedir. Bu iddiaya konu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████████ E- █████████ K sayılı, 17.12.2018 tarihli kararının incelenmesinde: Temyiz incelemesine konu kararın Danıştay 10. Dairesince verildiği, Davacının .... Şirketi (davamızın davacısı), davalının ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olduğu, davanın konusunun ise deniz yoluyla ithal edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak hususların belirlenmesine ilişkin Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ticaret Genel Müdürlüğünün 17.05.2011 tarihli, 14765 sayılı genel yazının iptali talebi olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu idari işlem içeriğinde ise; ".." başlıklı olduğu, bu işlemde, taşıtanın (ithalatçı firma veya konşimentoya göre malın alıcısı) yükleyici tarafından gönderilen orijinal konşimentoyu ciro ederek taşımayı gerçekleştiren taşıyan, taşıyan temsilcisi acente veya taşıma işleri komisyoncusuna ibraz edeceği, taşıyanın (taşıyan temsilcisi acente veya taşıma işleri komisyoncusu) alıcının ibraz ettiği cirolu konşimento karşılığında yük teslim talimat formunu tanzim ederek alıcıya vereceği, taşıtanın, yükün gümrük vergilerini ödeyerek gümrükle ilişiği kesmesi sonrası yük teslim talimat formunu geçici depo veya antrepo işleticilerine ibraz edeceği, depo veya antrepo işleticilerinin yük teslimat formunun ibrazı karşılığında yükü alıcısına teslim edeceği yönünden düzenleme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay 10. Dairesinde görüldüğü, anılan Dairenin █████████ E- █████████ K sayılı, 27.10.2015 tarihli kararıyla davanın (iptal talebinin) reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, işleme konu idari düzenlemeyi yapma yetkisinin Deniz Ticareti Genel Müdürlüğüne ait olmadığı, bu alanda düzenleyici idari işlem yapma yetkisinin, yürürlükteki mevzuat uyarınca Gümrük Müsteşarlığına ait olduğu, dolayısıyla dava konusu idari işlemin yetki yönünden iptali gerektiği gerekçesiyle, danıştay 10. Dairesinin anılan kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Karar gerekçesinden de anlaşılacağı üzere; Danıştay kararında, deniz yoluyla taşınan ithalata konu malın yük alıcına teslimi için taşıyan veya onun adına acentesinin düzenlediği yük teslim formunun düzenlenmesi ve ibrazı gerektiğine ilişkin idari işlemin, meri mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle değil, bu düzenlemeyi yapan idari birimin yetkisiz olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği açıktır. Bu durumda, bu idari işlem hiç yapılmamış olsaydı teslim konusunda hangi mevzuat uygulanacak idiyse, teslim konusunda o koşulların aranması gerekir. Nitekim, davamızın davacısı olan şirketin, mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine, Yüksek Mahkemenin ██████████ Başvuru numaralı, 27.06.2018 tarihli kararında, davacının ithal ettiği malların teslimi için taşıyan ya da acentesi tarafından düzenlenen "yük teslimat formu" ibrazı şartının aranmasının davacının mülkiyet haklarını ihlal etmediğine hükmedilmiştir. Karar gerekçesinde, geçici depolama alanını işleten liman işletmesinin, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadı uyarınca taşıyanın ifa yardımcısı konumunda olduğuna vurgu yapılmış ve ayrıca; liman işletmesinin emtiayı, taşıyandan aldığı talimat doğrultusunda kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edeceği, diğer bir deyişle, liman işletmesinin sıkı belge kontrolünde bulunuyor olmasının, taşıyanın teslime yönelik rızasını tevsik eder mahiyetteki belgelerin ibrazının aranmasının ve uluslararası deniz taşımacılığı mevzuatının bu noktada esnek olmayan hükümler içermesinin, deniz ticaretinin belirli bir güvenlik seviyesinde seyri için elzem olduğu hususunda genel geçer bir yaklaşım olması nedeniyle davacı bakımından hak aramayı zorlaştırıcı düzenlemeler olmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca, malın teslim alınabilmesi için taşıyanın ya da acentesinin düzenlediği yük teslim formu ya da ordino ibrazının istenmesinin, deniz ticaretinin güvenliği için gerekli hususlar olup bu durumun davacının mülkiyet haklarını ihlal etmeyeceği belirtilmiştir.Anayasa Mahkemesi karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, deniz yoluyla taşınan emtianın yük alıcısına teslimi, deniz ticaretinin genel hükümlerine tabidir. Bakanlığın düzenlediği bir idari işlemin, idari yargı mercilerince yetki yönünden iptaline karar verilmiş olması, bu konudaki deniz ticaretinin genel hükümlerinin uygulanmasına engel olmayacaktır. Bu konuda deniz ticaretinin genel hükümleri incelendiğinde: TTK'nın 1201, 1202 ve 1203. maddeleri uyarınca, yükün alıcıya teslimi talebinin de geç teslim edilmesi halinde doğan zarar talebinin de muhatabı taşıyandır. Dolayısıyla, dava konusu taleplerin taşıyana yöneltilmesi gerekir; yetkisi gümrük mevzuatı bakımından denetimleri yaparak gümrük çıkış izin ve belgelerini düzenleyen gümrük idaresi adına işleten ... Liman İşletmesi veya taşıyanın ifa yardımcısı konumunda olan liman işletmesi değildir. Öte yandan TTK'nın 1236. maddesindeki düzenlemede; eşyanın, ancak konşimento nüshasının, eşyanın teslim alındığına ilişkin şerh düşülerek geri verilmesi karşılığında teslim edileceği hükme bağlanmıştır. Bu açık düzenlemeye göre, yük alıcısı olduğunu iddia eden kişi, yükü temsil eden konşimentoyu taşıyana teslim karşılığında ve konşimentoya yükü teslim aldığını yazıp imzalaması karşılığında yükün kendisine teslim edilmesini isteyebilir. Bu talebin muhatabı, anılan yasal düzenleme uyarınca, taşıyandır. Ancak bu halde taşıyanın, taşıma sözleşmesinden ve konşimentodan doğan haklarını kullanması, alacaklarını tahsil etmesi ve gerekiyorsa yük üzerindeki hapis hakkını kullanması mümkün olur. Taşıyanın kötü ifadan doğan sorumluluğundan da ancak bu koşulla söz edilebilir. Yükün teslimi talebinin muhatabı taşıyan olduğu gibi geç teslim edilmesi neticesinde doğan zararın tazmini talebinin de muhatabı yine taşıyandır.Somut olayda, davacının ithal ettiği emtia, konişmento tahtında gemiyle taşınarak gümrük işlemlerinin tamamlanması, emtianın korunması ve muhafaza edilmesi için ... ... A.Ş. tarafından işletilen geçici depoya teslim edilmiştir. Taşıyanın ifa yardımcısı konumundaki ..., taşıyandan aldığı talimat doğrultusunda emtiayı teslim edebilir. Emtianın geçici depo alanına alınması, davacı vekilinin ileri sürdüğünün aksine, TTK'nın 1178/3.c bendinde tanımlanan nitelikte bir teslim değildir. Taşıyanın, yükü, gerçek hak sahibi alıcısına teslim etme yükümlülüğü devam etmektedir. ..., emtiayı taşıyana izafeten ve onun ifa yardımcısı olarak deposunda muhafaza etmekte olup, emtiayı taşıyanın talimatıyla tam ve sağlam şekilde hak sahibine teslimle yükümlüdür. Taşıyan veya acentesi, konşimento ve eklerini gümrük idaresinden bağımsız şekilde kontrol etme ve malın teslimi konusunda talimat verme yetkisini haizdir. Bu nedenle, taşıyanın talimatları ile hareket eden ...'ye emtianın geç teslimi neticesinde uğranılan zararın tazmini açısından husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, dosyanın diğer davalısı ... Liman İşletmesi olup mahkemece bu davalı hakkında dosya tefrik edilmiş ve başka bir esasa kaydedilmiştir. Mahkemenin verdiği görevsizlik kararı üzerine İstanbul 13. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, ███████ sayılı kararıyla uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ve dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir. Tefrik edilen dosyanın başka bir esasa kaydedilerek karar verilmiş olması ve taraflar arasında da mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı göz önüne alındığında mahkemenin diğer dosyayı bekletici mesele yapmasında hukuki yarar görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara göre, davacı vekilinin gümrük idaresi adına işleten ... Liman İşletmesi ile geçici depolama alanı işletmecisine yönelttiği, davanın ilk derece mahkemesince husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa yönelik inceleme yapmak suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ancak bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca karar ve gerekçesinin Dairemizce resen düzeltilmesi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte,HMK'nın 33, 335 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin olarak karşılanan 1.100,85 TL harçtan mahsubu ile artan 368,85 TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihindeki AAÜT uyarınca maddi tazminat talebi için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Karar tarihindeki AAÜT uyarınca manevi tazminat talebi için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider ve delil avanslarının yatıran taraflara iadesine,
7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, hükmün niteliği gereğince takdiren davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!