Danıştay Üçüncü Dairesi, kur korumalı mevduat dönüşümünden kaynaklanan kur farkı gelirlerinde kurumlar vergisi istisnası hesaplama yöntemine ilişkin tebliğ düzenlemesinin yürütmesinin durdurulması temyizini inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 14. maddesi uyarınca yabancı paraların kur korumalı Türk lirası mevduatına dönüştürülmesinden doğan kur farkı gelirlerine uygulanan kurumlar vergisi istisnasının, ilgili Vergi Tebliğindeki hesaplama yöntemleri nedeniyle eksik uygulandığı iddiasıyla ödediği fazla verginin iadesi talebini ele almaktadır. İlk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, Danıştayca yürütmesi durdurulan tebliğ maddesi nedeniyle tahakkukta hukuka aykırılık bulunduğuna hükmederek şirketin lehine karar vermiş, fazla ödenen verginin tecil faiziyle iadesine karar vermiştir. Vergi dairesi, tebliğin istisnayı sınırlandırmadığını, uygulama birliği ve tereddütleri gidermeyi amaçladığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiş, ancak Danıştay tetkik hakimi kararın onanması gerektiğini düşünmektedir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Makina Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 14. maddesinde yer alan istisna kapsamındaki kur farkı gelirinin, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19)'de belirlenen hesaplama yöntem ve usullerine göre hesaplanan tutardan fazla olduğu ihtirazi kaydıyla verdiği 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilerek ödenen kurumlar vergisinin, ihtirazi kayda konu edilen kısmının kaldırılması ve söz konusu verginin tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 5520 sayılı Kanun'un geçici 14. maddesinde yer alan istisnadan yararlanılmak üzere döviz tevdiat ve katılma hesaplarındaki 1.600.000- Euronun 2021 yılı dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar kur korumalı Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürüldüğü, dönüşüme konu döviz cinsinden hesapların değerlemesinden kaynaklanan kur farkı gelirleri için kurumlar vergisi istisnasından yararlanılmak istendiği, istisnanın Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19)'de belirlenen hesaplama yöntem ve usullerine göre belirlenen tutardan daha fazla olduğunun iddia edildiği olayda, █████/2021 ila █████/2021 tarihli bilançolarda ve banka hesaplarında mevcut 1.600.000- Euro tutarındaki yabancı paranın süresi içerisinde Türk Lirası hesabına çevrilmek suretiyle kur koruma garantili mevduat hesabına dönüştürüldüğü hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, uyuşmalığın sözü edilen uygulamaya ilişkin istisna edilecek tutarın Tebliğ ile belirlenen hesaplama yöntemlerinin hukuka uygun olup olmamasından kaynaklandığı, Mahkemelerince UYAP üzerinde gerçekleştirilen araştırma sonucunda Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19) ile eklenen "40. Yabancı Paraların ve Altın Hesaplarının Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması" başlıklı kısmının, "40.3.1.1. Yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarına ilişkin istisna" başlıklı alt bölümünün iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████ sayılı kararıyla sözü edilen Tebliğin ilgili kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında, dayanağı kalmadığından davacı şirketin kur farklarının kurumlar vergisinden istisna tutulması yönündeki ihtirazi kaydının reddedilmesi suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı ve yersiz tahsil edilen verginin tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin ihtirazi kayda konu edilen kısmı kaldırılmış ve tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu Tebliğ'in 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 14. maddesinde düzenlenen istisna uygulamasını sınırlandırıcı bir nitelik taşımadığı, Tebliğ'in ilgili bölümünde yer alan açıklamaların istisna kapsamındaki kur farkı kazançlarının hesaplanmasında uygulama birliğini sağlamaya ve mükellefler nezdinde yaşanan tereddütleri ve idareyle mükellefler arasında doğabilecek olası ihtilafları gidermeye yönelik olduğu, dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiştir.
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'ne, █████/2022 tarih ve 31747 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19) ile eklenen "40. Yabancı Paraların ve Altın Hesaplarının Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması" başlıklı kısmının, "40.3.1.1. Yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarına ilişkin istisna" başlıklı alt bölümü; Danıştay Üçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de mükelleflerin gerek dönem içi gerek dönem sonu kur farkı kazançlarını ilk giren ilk çıkar (FİFO), son giren ilk çıkar (LİFO), ortalama maliyet ve ağırlıklı ortalama maliyet yöntemleri gibi muhtelif usullere göre belirleyebildiği, başka bir deyişle bu durumun, mükelleflerin gerek dönem içi gerekse dönem sonu kur farkı kazançlarını belirleme noktasında yöntem serbestisi olmasının doğal bir sonucu olup tebliğin iptali mevcut uygulamayı değiştirmeyeceği tabiidir. Genel kabul gören muhasebe standartlarına uyarınca mükellefin hesaplarına intikal ettirilen dövizlerin giriş sırasına göre çıkışının yapılarak kur farkının kurum kazancı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aksi hesaplama yöntemi ile vergi kaybı oluşacağı kaçınılmazdır. Kanunda da bu hususta mükelleflere istedikleri gibi değerleme yapacaklarına dair bir hüküm getirilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının 2021 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulüyle yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!