Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde, sanal ofis kira sözleşmesinden doğan depozito iadesi itirazının iptali davasında görevli mahkeme yetkisine ilişkin değerlendirme.
Özet: Mahkeme, davacı şirket tarafından sanal ofis kiralama sözleşmesinden kaynaklanan depozito alacağının iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davayı incelemiş olup; davacı, sözleşme feshedilmesine rağmen davalı şirketin depozito bedelini iade etmemesi üzerine takibe geçilmiş, davalının haksız itirazı sonrası bu dava açılmış olmasına rağmen, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari niteliğine karşın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kira ilişkisinden doğan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmesi sebebiyle kendisinin görevli olmadığını, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulamaktadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025Mahkememize açılan davanın yapılan tensip incelemesi sonucunda, dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı müvekkil, davalı şirket tarafından işletilen hazır/sanal ofis hizmetinden taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yararlanmış; bu ilişki nedeniyle 53.399,60 TL depozito bedelini davalıya ödemiştir. Davacı müvekkilinin, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca sözleşmeyi süresi içinde feshetmiş olup; kullanım tamamen sona ermiş, sanal ofis hizmeti bırakılmış ve sözleşme ilişkisi 31.05.2025 tarihi itibarıyla sona ermiş olduğunu.(Ek-1 Kira Sözleşmesi Fesih İhtarnamesi) Sözleşmenin sona ermesine ve davacı müvekkilinin herhangi bir borcu veya davalı tarafından ileri sürülebilecek somut ve ispatlı bir zarar bulunmamasına rağmen, davalı şirket depozito bedelini iade etmemiştir. Bunun üzerine davacı müvekkil, depozito alacağının tahsili amacıyla ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmış; davalı borçlu ise haksız ve dayanaksız şekilde takibe itiraz ederek süreci durdurmuş olduğunu. Arabuluculuğa başvurduklarını anlaşmanın sağlanmadığını. Depozito (güvence) bedelinin iadesi kural, istisna mahsuptur; ispat yükü davalıda olduğunu. Depozito/güvence bedeli, sözleşmenin ifasına dair teminat niteliğindedir. Sözleşme sona erip kiralanan/uyelik konusu kullanım bırakıldıktan sonra; kiraya veren/sağlayıcı, depozitodan kesinti yapacaksa bunu somut, hesaplanabilir ve ispatlı bir zarar ya da muaccel alacağa dayandırmak zorundadır. Aksi hâlde depozitonun iadesi gerektiğini. Yargıtay uygulamasında da depozitonun iadesi uyuşmazlıklarında; kiracının tahliye ile borçsuz/hasarsız teslim iddiası ve depozito ödeme olgusunun değerlendirilmesi; kesinti yapılacaksa bunun ispatı aranmakta; depozitonun iadesi gerektiği kabul edilmektedir (...).Davalı taraf depozitoyu iade etmeyerek davacı aleyhine haksız zenginleşme ve temerrüt hali yaratmış olduğunu. İcra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu buna göre, .... sayılı dosyasında davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, Takibin 53.399,60.TL asıl alacak üzerinden devamına, davalının %20den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,karar verilmesini dava ve ve talep etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Görev kamu düzenini ilgilendirdiğinden re'sen dikkate alınması gerektiğinden, usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkarılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan Kiralama Sözleşmesinden (İşletme Kuralları) kaynaklı depozito alacağının iadesi için başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine başlatılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154. ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Bu kapsamda, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda "Sulh Hukuk Mahkemesi" görevlidir.Görevle ilgili düzenlemeler HMK.nın 114/1-c maddesine göre kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi HMK.nun 115/1.maddesine göre yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. ( ...)Somut olayda; uyuşmazlık taşınmaz " sanal/hazır ofis" kira sözleşmesinden kaynaklanan DEPOZİTO alacağının iadesinden kaynaklanmakta olup, ( ...) Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca bu durumda, mahkememizce davanın görev yönünden usulden reddi ile ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1- Uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği dikkate alınarak, dava mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 3-Tarafların, görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,4-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸