Derin dondurucu imalat hatası iddiasıyla çıkan yangın sonucu sigorta şirketinin yaptığı ödemenin rücuen tahsili davasında, ilk derece mahkemesince uygulanan %20 müterafik kusur indirimi değerlendirilerek verilen istinaf kararı.
Özet: Sigorta şirketi, sigortalı iş yerinde davalı tarafından üretilen derin dondurucudaki imalat hatasından kaynaklandığı iddia edilen yangın nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemelerin rücuen tahsili için dava açmış; ilk derece mahkemesi, yangının derin dondurucudan kaynaklandığını tespit etmesine rağmen, sigortalının sanayi tipi LPG tüpünü açık bırakması sebebiyle yangının büyümesinde müterafik kusuru bulunduğunu kabul ederek tazminattan %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulamış ve davanın kısmen kabulüne karar vermiş, davacı ise bilirkişi raporlarının sigortalının kusuru olmadığını belirttiğini ileri sürerek bu indirime karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ Esas, █████████ KararDAVA:Tazminat (... Ödemesine Dayanan Rücuen)KARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı ".... Şti." unvanlı iş yerinde 24.08.2018 tarihinde meydana gelen yangının, davalı tarafça üretilen ... marka derin dondurucudaki imalat hatasından kaynaklandığını, asıl davada sigortalıya ödenen 1.141.554,38 TL'nin; birleşen davada ise sigortalının açtığı ... Tahkim Komisyonu yargılaması sonucunda kesinleşen ilamlı icra takibi uyarınca zorunlu olarak ödenen 946.095,04 TL'nin (fer'ileriyle birlikte fiilen ödenen 1.102.634,67TL) rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... A.Ş. vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; yangının çıkış nedeninin teknik olarak dondurucudan kaynaklanmadığını, İtfaiye Raporunda belirtildiği üzere iş yerinde gece açık bırakılan sanayi tipi LPG tüpünden sızan gazın patlaması sonucu yangının meydana geldiğini, cihazda üretim hatası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... şirketi vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; rücu davasına konu edilen ... Tahkim Komisyonu yargılamasında müvekkili şirketin taraf olmadığını, kendilerinin taraf olmadığı bir dosyada saptanan hasar miktarının kesin hüküm teşkil etmeyeceğini ve rücu davasında kendilerini bağlamayacağını, olayın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ... şirketine sigortalı ve ... unvanlı iş yerinde meydana gelen yangının davalı tarafın üretip satışını yaptığı ... markalı derin dondurucudan kaynaklandığı, davalı taraf yangına sebebiyet verdiği iddia edilen derin dondurucunun ... marka derin dondurucu olduğunun ispatlanamadığını iddia etmiş ise de; sigortalı iş yerinin ... unvanlı işletme olduğu, dosyaya sunulan █████/2012 tarihli faturanın da ... marka derin dondurucuya ait olduğu, duruşmada dinlenen tanık ...'nın da iş yerinde kullanılan derin dondurucunun ... markalı derin dondurucu olduğunu beyan ettiği, bu bağlamda mahkemece iş yerinde kullanılan derin dondurucunun davalı tarafın sorumluluğunda bulunan ... marka derin dondurucu olduğunun mahkemece değerlendirildiği, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama kapsamında sonuç itibariyle davacı tarafın sigortalısına yapmış olduğu ödeme nedeniyle asıl dava yönünden talep edebileceği alacak miktarının 1.141.554 TL; birleşen dava yönünden ise 495.178 TL olduğu, her ne kadar bilirkişi heyetince yangının büyümesi ve zararın oluşumunda davacı ... şirketine sigortalı iş yeri sahiplerinin herhangi bir kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de; gerek yangın raporunda gerekse davacı tarafın beyanlarından iş yerinde geceleyin 02.36 sularında meydana gelen yangında buzdolabının yanında bulunan sanayi tipi LPG tüpünün vanasının açık olması ve tüpün hortumunun çıkan yangında tutuşması sonucunda yangının büyümesi ve büyüyen yangın kapsamında zararın artmasının fizik kurallarına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, geceleyin sanayi tipi LPG tüpünün vanasını kapatmayarak oluşan zararın artmasında iş yeri sahiplerinin müterafik kusurunun bulunduğu, bu bağlamda TBK 52/1 md gereğince takdiren belirlenen tazminattan %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 913.243,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 396.142,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, sigortalı ... şirketinin dava konusu yangın olayında herhangi bir kusurunun bulunmadığına dair görüş belirtildiğini, buna rağmen ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken her iki davadaki talepler yönünden de müterafik kusur nedeniyle %20 hakkaniyet indirimine gidilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 06.11.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda yangının çıkmasında ve zararın oluşumunda sigortalı firmanın kusurunun bulunmadığının açıkça ifade edildiğini, bilirkişi kök ve ek raporlarında, yangının sandık tipi buzdolabından kaynaklandığının, sigortalı ... şirketi ile dava dışı ... şirketinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, akademik raporlar, ekspertiz raporu ve sulh hukuk mahkemesi dosyalarındaki tespitlerin birbiriyle örtüştüğünü ve yangın olayında başkaca bir kusur bulunmadığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde ortaya konulduğunu, ancak mahkemenin bilirkişi raporlarındaki kusursuzluk tespitlerine rağmen, geceleyin sanayi tipi LPG tüpünün vanasının açık bırakıldığı gerekçesiyle %20 oranında hakkaniyet indirimi yaptığını, mahkemece tüp vanasının kapatılmaması ile zarar arasında hiçbir somut değerlendirme yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden hüküm kurulmasının HMK hükümlerine aykırı olduğunu, birleşen davadaki halefiyete dayanak ödemenin, ilam niteliğindeki ... Tahkim Komisyonu kararının icrasına ilişkin icra dosyasına yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hasar miktarı yönünden aleyhe yapılan değerlendirmelere karşı esaslı itirazlar karşılanmadan yeni bir rapor alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi ek raporunda ... şirketi ... (...) tarafından sigortalıya ödenen ilk tutardan sonra ... Tahkim Komisyonu kararı doğrultusunda ikinci kez mükerrer ödeme yapıldığı, sigortalıya yapılan toplam ödemenin belirlenen hasar bedelinden 450.916,64 TL daha fazla olduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece bu görüşler uyarınca hatalı hüküm tesis edildiğini, birleşen davada müvekkili ... şirketinin halefiyete dayanarak ödediği tazminat miktarlarına yönelik esaslı itirazlar karşılanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... Tahkim Komisyonu ve İtiraz Hakem Heyeti kararları doğrultusunda icra takibine istinaden müvekkili ... şirketi tarafından 17.03.2020 tarihinde 1.102.634,67 TL ödeme yapıldığını, birleşen davada talep olunan asıl alacak miktarının tahkim yargılaması sonucunda tesis olunan hüküm uyarınca zaten ödenmiş olduğunu, bu ödemelere rağmen asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; dosyada mübrez Yangın Raporundaki tespitler dikkate alındığında, yangının başlama sebebinin LPG tüpünden sızan gaz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu tespitler hakkında tamamen farklı yorumlar yapıldığını, yangın raporu ile çelişki oluşturan bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen farklı bir bilirkişiden rapor alınmaksızın hüküm kurulması sebebiyle kararın kaldırılmasının talep edildiğini, yangına sebep olduğu iddia edilen buzdolabının ilgili firma tarafından üretilmiş olduğu iddialarının ispata muhtaç olduğunu, bu iddiayı kanıtlar nitelikte herhangi bir delil sunulmadığını, kök raporda sandık tipi dondurucunun üreticisinin tespit edilememesi sebebiyle davacının rücu hakkının bulunmadığı kanaatine varıldığını, ek rapora yapılan itirazın dikkate alınmamasının da hukuka aykırı olduğunu, yangının müvekkili şirketin sigortalısı tarafından üretilen buzdolabından kaynaklandığı iddialarının afaki beyanlara dayandığını ve ispat vasıtası sunulamadığını, yangının buzdolabından kaynaklandığı kabul edilse dahi, müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığına yönelik beyanların bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet ... Poliçesi uyarınca Ürün Ve Mesleki Sorumluluk kapsamındaki hasarların teminat harici bırakıldığını, ilgili ... genel şartları maddesi uyarınca kusurlu ve ayıplı mallardan doğan zararların teminat kapsamı dışında kaldığını, Ürün Sorumluluk ... Poliçesi Özel Şartları kapsamında da müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigortacının sorumluluğunun, meydana gelen zararın tazminat dönemi içerisinde sigortacıya bildirilmiş olması şartına bağlandığını, Ürün Sorumluluk ... Poliçesi tazminat döneminin bitiş tarihi olan 15.01.2019 tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir hasar bildirimi yapılmadığını ve poliçe şartının yerine getirilmediğini, Özel Şartlar'ın "İstisnalar" başlığı uyarınca, üretim kusurları sebebiyle meydana gelen zararların da teminat kapsamı dışında olduğunu, söz konusu savunmaların bilirkişi raporunda irdelenmediğini, eksik rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, Mahkeme tarafından belirlenen kusur oranına itiraz edildiğini, iş yeri sahibine sadece %20 oranında müterafik kusur izafe edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, yangın raporunda yangının başlama sebebinin LPG tüpünden sızan gaz olduğunun açıkça belirtildiğini, LPG tüpünün vanasının açık olması ve tüp hortumunun tutuşması sonucu yangının büyüdüğü kabul edilmişken iş yeri sahibine %20 kusur verilmesinin kabul edilebilir olmadığını, LPG tüpünden gaz sızmaması halinde yangının meydana gelmeyeceğinin dosya kapsamından anlaşıldığını, yangın raporunda hadisenin patlamanın akabinde alevli yanmaya dönme şeklinde meydana geldiğinin belirtildiğini, bunun da gaz sızıntısının varlığını kanıtladığını, ek davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olduğuna dair itirazlarının değerlendirilmediğini, davaya konu hadisenin 24.08.2018 tarihinde meydana geldiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin 24.08.2020 tarihinde dolduğunu, ek davanın ise bu süreden yaklaşık 4 ay sonra 17.12.2020 tarihinde açıldığını, ek davaya konu talebin zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazının reddedildiğine dair bir karar da oluşturulmadığını, asıl dava yönünden kısmen kabul kararı verilmiş olmasına rağmen davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece mahkemesinin kararını oluştururken dikkate aldığı hususun, davacının sunmuş olduğu 16.12.2012 tarihli fatura ve iş yeri çalışanının beyanı olduğunu, yangın Beylikdüzü ... şubesinde çıkmış olmasına rağmen ilgili faturanın Kadıköy ... şubesine kesildiğini, dolayısıyla mahkemenin dayanak aldığı delilin iş bu dava konusu ile ilgili olmadığını, bir diğer dayanak delil olan tanığın ürünü 2013 senesinde aldığını iddia etmesine tezat olarak faturanın 2012 tarihli olduğunu, gerek bilirkişi raporları gerekse dosya üzerindeki deliller dikkate alındığında, Beylikdüzü ...'da yangın çıkmasına mahal veren ürünün müvekkili şirkete ait olduğuna yönelik herhangi bir illiyet bağı kurulamadığını, İlk Derece Mahkemesinin bütün delillere rağmen tanık beyanı ile 16.12.2012 tarihli faturaya istinaden ürünün müvekkili şirkete ait olduğu kanısına yanlış vardığını, yangının çıktığı adres Beylikdüzü olarak belirtilmesine rağmen dosyaya sunulan faturanın Kadıköy ...’ya satılmış bir ürüne ait olduğunu, ilk derece mahkemesinin yangının meydana gelmediği bir işletmeye kesilmiş faturaya istinaden davacı lehine karar verdiğini, davacının sunduğu irsaliyeli fatura paylaşımında ürün markalarının belirtilmediğini, davaya konu yanan ürün sandık tipi iken faturada bahsedilen ürünlerin dik tip dondurucular olduğunu, sunulan faturalarda ürünlerin hangi markaya ait olduğuna yönelik herhangi bir ibare yer almadığını, mahkemenin bu hususlara dikkat etmeyerek faturaları dayanak oluşturarak karar vermesinin hakkaniyetli olmadığını, ilk derece mahkemesinin dayanmış olduğu tanık beyanlarında ürünün ...’ya ait olduğunun ve 2013 yılından beri kullanıldığının iddia edildiğini, ancak sunulan faturanın 2012 senesine ait olduğunu, fatura ile tanık beyanı arasındaki yıl farkının ilgili tanığın beyanına güvenilemeyeceğini gösterdiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da sabit olduğu üzere, davacı tarafça yangına sebebiyet verdiği iddia edilen ürünün "..." marka olduğuna dair yeterli delil bulunmadığını, müvekkili şirket kayıtlarında da ürüne ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığını, ilk derece mahkemesinin kararına etki eden delillerin gerçekliği bulunmayan ve dava konusu ile ilgili olmayan hususlar olduğunu, 13.01.2020 tarihli Bilirkişi raporunda; yangın çıkan yerin otomatik yangın söndürme sisteminin bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, dosyada elektrik projesi bulunmadığı, dosyada yangının çıkmasına sebep olduğu iddia edilen sandık tipi buzdolabının ... marka buzdolabı olduğuna dair bir delil bulunmadığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu ... A.Ş. adına kesilmiş faturanın dik tip buzdolabına ait olduğu, dava konusu yangına maruz kalmış olan buzdolabının ise dik değil yatay (sandık) tipi dolap olduğunun sabit olduğu, dosyada buzdolaplarına servis veren firmaya ait bir bilgi bulunmadığı ve buzdolabının en son ne zaman servis bakımı gördüğünün de belli olmadığı, sandık tipi dondurucunun hangi firma tarafından üretildiğinin tespiti yapılamadığı, bu nedenle rücu hakkının bulunmadığı yönünde tespit yapıldığını, bilirkişi heyetinin yapmış olduğu bu tespitlerin savunmalarını destekler nitelikte olduğunu, yanan cihazın sandık tipi iken kimden satın alındığı veya markası dahi gözükmeyen dik tip bir buzdolabı faturasının sunulduğunu, ürünün müvekkili şirkete ait olduğunun asla kabul edilmediğini, yangın meydana geldiğinde müvekkilince olay mahalline yangın kırım ekibi gönderilmek istemişse de engellendiğini, dolabın incelenmesine izin verilmemesinin şüphe yarattığını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturada müvekkiline ait ürününün satışının yapıldığının ispatlanamadığını, bu tarihler arasında ... adına söz konusu ürüne ilişkin bir satışın bulunmadığını, faturanın delil listesinde bahsi geçmesine rağmen sadece bir tane fatura ibraz edildiğinden ilgili konunun gerçekleri yansıtmadığını, satışı yapıldığı iddia edilen ürünün davacı sigortalısına ait olduğu durumda, ariyet sözleşmesi veya benzeri bir belgenin zilyetlik durumunu kanıtlayamadığını, yangına sebep olduğu iddia edilen ürünün müvekkili ürünü olduğunun kanıtlanamadığını, bu sebeple davacının rücu talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın ek listesinde sunduğu 25.02.2013 tarihli faturanın kendilerine eksik olarak tebliğ edildiğini, davacı tarafça tek bir faturadan bahsedildiğini, sunulan faturada ise bir tane "dik tip buzdolabı" ile bir tane "dik tip deepfreeze" satın alındığının görüldüğünü, Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ilgili tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda yangının çıkış sebebinin mutfakta yer alan "sandık tipi buzdolabı" olarak gösterildiğini, faturadaki ürünlerin dik tip olduğunu, yangını çıkardığı iddia edilen sandık tipi buzdobabı ile bağdaştırılabilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu yangının söz konusu soğutucu sebebiyle meydana geldiğini ispat eden herhangi bir belge bulunmadığını, söz konusu soğutucunun müvekkili şirket tarafından üretilen ... marka bir buzdolabı olduğuna ilişkin tespit, bir bilirkişi raporu, itfaiye raporu ve eksper raporu bulunmadığını, faturada 1 adet dik tip buzdolabı mevcut olduğunun ve arka kısmının belirtilmediğinin, dava konusu yangına maruz kalmış olan buzdolabının ise dik değil yatay (sandık) tipi dolap olduğunun itfaiye ve bilirkişi raporlarından anlaşıldığını, yangın yerinde bahsi geçen soğutucunun müvekkiline ait olmadığını tekrarla dava konusu yangına ilişkin olarak 29.08.2018 tarihli İtfaiye Yangın Raporunda vanası açık bırakılmış sanayi tüpünden sızan gazın kapalı ortamda sıkışmasının elektriksel sorun oluşturduğunun ve bu durumun da yangının nedeni olarak gösterildiğinin sabit olduğunu, itfaiye raporundaki kanaatler dikkate alındığında, buzdolabının güvenli koşullarda muhafaza edilmemesi ve hemen yanında vanası açık halde LPG tüpünün bulundurulması karşısında davacının ağır ihmali bulunduğunun ve kullanma kılavuzundaki şartlara riayet etmediğinin anlaşoldığını, bu durumda yangının söz konusu soğutucudan meydana geldiği iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığını, 13.01.2020 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda yangın çıkan yerin otomatik yangın söndürme sisteminin olup olmadığının anlaşılamadığı ve dosyada elektrik projesi bulunmadığı tespitlerinin yapıldığını, raporda soğutucu dolabındaki elektriksel sorundan bahsedilmiş olsa da bu sorunun neden kaynaklandığına ilişkin hiçbir değerlendirme ve tespit yapılmadığını, bilirkişinin "buzdolabı etrafında erimiş halde çoklu priz tespiti yapılmış" şeklindeki tespitinin müvekkili şirketin ürününü kabul anlamına gelmeyeceğini, söz konusu ürünün müvekkili şirketin ürünü kabul edilseydi dahi müvekkili tarafından üretilmekte olan soğutucu dolaplara ilişkin kullanma kılavuzlarında ürünlerin çoklu priz ile kullanılmaması gerektiği belirtilmesine rağmen bu kurala uyulmadığını, somut olayda üçlü priz olarak tabir edilen çoklu prizlerin kullanıldığını, bu durumun kullanıcı hatası kaynaklı olduğunun izahtan vareste olduğunu, yangının dolaptan çıktığı ifade edilmiş olsa dahi bu durumun dolabın ayıplı olduğu ve üreticinin tam kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, elektrik tesisatında standartlara uyulmaması, çoklu priz kullanımı, kullanım kılavuzuna uygun olmayan konumlandırma ve kullanım gibi kullanıcı hatalarının da değerlendirilmesi gerektiğini, kullanım kılavuzunda ürün fişinin çoklu priz veya uzatma kablosu ile kullanılmasının yasaklandığını, kabloların sıcak yüzeylerle temas ettirilmemesi gerektiğinin belirtildiğini, dolabın müvekkili şirkete ait olmadığı yönündeki itirazlar baki kalmak kaydıyla, somut olayda kullanıcının sorumluluğunun olmadığı yönündeki beyanların hakkaniyetli olmadığını ve kılavuza aykırı kullanımların sabit olduğunu, yangın sebebinin tam ve net olarak tespit edilemediğini, ne değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ne itfaiye raporunda ne de olay yeri tespit tutanağında yangın yerinde bulunduğu belirtilen soğutucunun marka ve modelinin hiçbir şekilde belirtilmediğini ve tespit edilmediğini, yangın başlangıç yeri olarak soğutucunun bulunduğu yer gösterilmiş olsa da yangının başlangıç sebebinin hiçbir şekilde tespit edilmediğini, soğutucudan dolayı yangının meydana geldiğini kanıtlayan hiçbir belge veya tespit dosyası bulunmadığını, yangına ilk müdahale eden itfaiyenin düzenlediği yangın raporu dışındaki hiçbir tespit ve ekspertiz raporunda LPG tüpünün varlığından bahsedilmemesinin ayrı bir garabet ve fahiş hata olduğunu, bu durumun gerçek sorumlu veya sorumluların tespit edilmesini güçleştiren ve maddi gerçeğe ulaşılmasını engelleyen bir durum oluşturduğunu, ilk derece mahkemesince davacının 16.12.2012 tarihli faturasının yeteri kadar incelenmediğini, ilgili faturanın Beylikdüzü ...'ya ait olmayıp Kadıköy ...'ya ait bir fatura olduğunu, ilk derece mahkemesince yeterli ispat koşulu sağlanmadan hukuka aykırı bir karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi kapsamında açılmış halefiyete dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, yangının imalat hatası barındıran ... marka derin dondurucudan çıktığı, ancak iş yerinde gece vaktinde sanayi tipi LPG tüpünün vanasının açık bırakılmasının yangını büyüttüğü gerekçesiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 52/1. maddesi uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak yukarıda yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) sigortalı .... Şti.'ne 14.11.2018 tarihinde 1.141.554,38 TL ... tazminatı ödemiş olup ödenen ... tazminatının rücuen tahsili için davalılar ... A.Ş. Ve... A.Ş. aleyhine Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile dava açmıştır. Sigortalı .... Şti. ekspertiz doğrultusunda tespit olunan hasar miktarı uyarınca yapılan ödeme akabinde davacı ... şirketine yapmış olduğu başvuruda, yangın nedeniyle meydana gelen dekorasyon hasarının eksik ödendiğini, müvekkiline ait işyerinde .... Şti.'nden alınan tadilat ve yenileme fiyat teklifi ile 1.600.950,00 TL dekorasyon hasarının olduğunun tespit edildiğini, ... şirketine yapılan başvuru neticesinde ise kendilerine yalnızca 484.843,50 TL dekorasyon ödemesi yapıldığı ileri sürülerek ödenmeyen 1.116.106,50 TL dekorasyon hasarı alacağının tazmini talep etmiş ve sigortalının bu başvurusunun davacı ... şirketince reddi üzerine sigortalı bu defa ... Tahkim Komisyonuna başvurmuştur. ... Tahkim Komisyonu 02.07.2019 tarihli 2019.E.6801, K-██████████ sayılı kararı ile "Başvurunun 996.306,50 TL olarak kabulü ile 14.11.2018 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte ... şirketinden alınarak başvurana ödenmesine" karar vermiştir. ... Tahkim kararına karşı süresi içerisinde itirazda bulunulmuş ise de İtiraz Hakem Heyeti 20.10.2019 tarihli 2019.I.11228, 2019/İHK-14541 sayılı ilamı ile; "Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 02.07.2019 tarih ve K-██████████ sayılı kararına karşı yapılan davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, bu doğrultuda kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 946.095,04 TL'nin 14.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... ... Şirketinden tahsil edilerek başvuru sahibine ödenmesine" karar verilmiştir. Sigortalı tarafından davacı ... şirketi aleyhine ... İtiraz Hakem Heyetinin 20.10.2019 tarih ve 2019.I.11228, 2019/İHK-14541 sayılı ilamına ilişkin olarak Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile başlatılan ilamlı icra takibi üzerine davacı ... şirketi tarafından 946.095,04 TL ve ferileri için 17.03.2020 tarihinde sigortalıya 1.102.634,67 TL ödenmiştir. Davacı ... şirketi tarafından yapılan bu ödemenin davalılardan tahsili için Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak dava açılmış olup bu davada mahkemece 18.12.2020 tarihli ████████ K. Sayılı ilam ile istinafa konu Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile birleştirilerek tahkikatın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.Dava konusu yangına ilişkin olarak ... tarafından tanzim edilen 29.08.2018 tarihli Yangın Raporunda; yangının çıkış nedeni ile ilgili olarak "Olay merkezi olarak tespit edilen alanda bulunan sanayi tipi LPG tüpünün hortum bağlantı kısmında müdahale esnasında görülen yanma ve vananın açık olması, bu tüpün buzdolabının hemen yanında bulunması, kapalı ortamda gaz patlaması gerçekleşmiş olması, buzdolabında görülen belirtiler ve yangının başlama noktası dikkate alındığında tüpten herhangi bir nedenle sızan gazın alt-üst patlama limitine ulaştıktan sonra buzdolabının devreye girip çıkması ya da veya diğer bir elektriksel neden sonucu oluşan ark ile etkileşime girerek patlamaya, akabinde alevli yanmaya dönüştüğü, gelişerek çevresine sirayet ettiğiğine" dair kanaat belirtilmiştir.Yangın uzmanı ve yangın yeri araştırmacısı Yard.Doç.Dr. ... tarafından riziko mahalli bizzat incelenmek, tanık ifadeleri ve olayın hemen akabinde çekilen görüntüler ve olay yerindeki delillerle birlikte irdelenmek suretiyle düzenlenmiş olan 07.09.2018 tarihli uzman mütalaasında; yangının çıkış sebebi olarak; "... Dolaptaki ısıl deformasyonların aşağıdan yukarı doğru yayıldığının gözlendiği, yanmada tutuşma sonucu açığa çıkan sıcak gazlar ve alevler dikeyey yayılım gösterdiğinden bu durum yanmanın dolabın alt kısmından başlayarak yayıldığını kanıtlamakta olduğu, soğutucu dolaptan uzaklaşıldıkça (mutfak içerisinde soldan sağa doğru) ısıl etkinin azaldığının görüldüğü, ısıl etkinin azaldığının net olarak gözlendiği, sonuç olarak 24.08.2018 tarihinde ... Beylikdüzü - İstanbul" adresindeki ... Kafeteryasının mutfağının sol tarafında yer alan soğutucu dolabında elektriksel sorundan kaynaklı bir yangın durumu meydana geldiği" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Ön Ekspertiz Raporunda;"Hasara neden olan yangın 24.08.2018 günü sabaha karşı saat 02:30 sularında, ön incelemelerimize göre işletmenin mutfak kısmında çıkmış olduğu ve cadde karşısındaki taksi durağı tarafından fark edilerek itfaiyeye haber verildiği, itfaiyenin işletmeye gelerek yangına müdahale etmiş olduğu, yangın sırasında en yoğun şekilde mutfak ve soğuk hava deposu, ardından tezgah kısmının zarar görmüş olduğu, oturma mekanlarında ise ve duman zararı bulunduğu, itfaiye raporunun önümüzdeki hafta sonuna doğru çıkacağı bilgisinin alındığı, rapor çıkana kadar tesiste herhangi bir müdahalenin yapılmaması talimatının verildiği" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş sayılı tespit dosyasından Mahkeme tarafından re'sen atanan Kimya Mühendisi yangın uzmanı ... ve Elektrik Elektronik mühendisi ... tarafından keşfen yapılan inceleme üzerine düzenlenen 05.11.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda; "Buzdolabı için yer altı buat sistemli priz sortisi kullanıldığı ancak buat kullanılmaksızın direkt seramik zeminden besleme kablosunun çıkartıldığının tespit edildiği, buzdolabı etrafında erimiş halde çoklu grup priz tespiti yapıldığı, buzdolabının besleme kablosu ile çoklu priz üzerinde herhangi bir kısa devre emaresi ve buna bağlı iletkenlerde renk değişimi –boncuklanma – yapışma vb. emareleri tespit edilmediği, yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda yangının taşınmaza ait elektrik tesisat kaynaklı başlamış olamayacağı, buzdolabının tabanında bulunan kompresör bölümünün ağır hasara uğraması, mahalde aşağıdan yukarıya doğru bir ısı akışının meydana gelmiş olması, buzdolabı zeminindeki ağır hasar emareleri ile buzdolabı etrafındaki islenmenin zayıf olması yangının buzdolabının kompresör bölümünde başladığını destekler nitelikte deliller olduğu, sonuç olarak 24.08.2018 tarihinde ... Beylikdüzü / İstanbul" adresinde bulunan işyerinde meydana gelen yangının taşınmaza ait elektrik tesisat kaynaklı başlamış olamayacağı, çıkış sebebinin mutfakta yer alan sandık tipi buzdolabı kaynaklı olduğu" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir.Son Ekspertiz raporunda; "yapılan ekspertiz incelemesi sonucu elde edilen verilerden 24.08.2018 tarihinde ... Beylikdüzü – İstanbul adresindeki ... Kafeteryasının mutfağının sol tarafında yer alan soğutucu dolabında elektriksel sorundan kaynaklı bir yangın durumu meydana geldiği ve davaya konu olay nedeniyle müvekkili şirkete sigortalı işyerinde meydana gelen ve ... özel ve genel şartları uyarınca ... teminatı kapsamında olan hasar miktarının 1.141.554,40 TL olduğu " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.Yangın, ... ve elektrik uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından davaya konu yangının çıkış nedeninin tespitine ilişkin düzenlenen 13.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Meydana gelen yangının mutfağın yangın sonucu en çok zarar gören malzeme ve mahallin sandık tipi soğutucunun olduğu alanda gerçekleşmiş olduğu, eldeki veriler ışığında dava konusu yangının başlangıcının elektrik iç tesisatında meydana gelen bir arıza sonucu olmadığı, LPG tüpü ve hortumu kaynaklı olmadığı, yangının sandık tipi derin dondurucuda defrost termostatın ısı sensör arızasından veya motor kompresör grubu kısmındaki elektriksel donanımlarda meydana gelen herhangi bir arızadan kaynaklanan sebeplerle başladığı, davaya konu hasara sebebiyet veren hususun bu olduğu, sandık tipi dondurucunun hangi firma tarafından üretildiğinin tespiti yapılmadığından herhangi bir kişiye/kişilere kusur izafe edilmesi mümkün görülmediği bu nedenle davacının rücu hakkı bulunmadığı"yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu yangına sebebiyet veren sandık tipi dondurucunun hangi firma tarafından üretildiğinin tespiti yapılmadığına dair görüş belirtilmesi üzerine buzdolabının hangi firmaya ait olduğunun tespiti için Mahkeme tarafından sigortalı .... Şti.'ne ve bu şirketin yangının yaşandığı işletmeyi devraldığı ... ... Şirketi'ne gönderilen 07.02.2020 tarihli müzekkere cevapları ekinde gönderilen derin dondurucuya ait alım faturası ve derin dondurucunun sigortalıya devrine ilişkin yansıtma faturasından yangına sebebiyet veren derin dondurucunun ... marka olduğu görülmüştür.04.11.2020 tarihli duruşmada dinlenen ... beyanı; "Ben yangın olayının meydana geldiği ... Cafe olarak işletilen yerin işletme müdürüyüm. Sahibi de eşim ve kardeşimdir. Yangın derin dondurucu diye tabir edilen cihazda meydana gelmiş olup tüm iş yerini de etkilemiştir. Olayla itfaiye müdürlüğü tarafından da gerekli tutanak tutulmuştur. Bahsetmiş olduğum iş yerini 2013 yılından yangının meydana geldiği tarihe kadar ... ünvanı altında işlettik. Buzdolabını da 2013 yılında satın aldık. Satın alındığı tarihten itibaren yangın tarihine kadar herhangi bir arıza vermeksizin kullanılmıştır. İş yeri normal elektrik projesi olan sanayi tipi elektrik kullanan dolayısıyla mevzuata uygun tesisata sahip yer olup buzdolabı da elektrik tesisatına diğer cihazlar gibi normal cihazlar gibi bağlı olan cihazdı. 5 yıl fiilen kullanılan buzdolabının olay tarihinde hangi nedenle yangına sebebiyet verdiğini teknik olarak bilmem mümkün değildir. Yangına sebebiyet veren derin dondurucu ... markasını taşıyordu. Söz konusu derin dondurucu ... tarafından temin edilen ancak bedeli tarafımızdan ödenen cihazdır." şeklindedir.06.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "...Yangının çıkmasında ve zararın oluşumunda sigortalı ... (.... ŞTİ.) firmasının yetkililerinin herhangi bir ek kusurlarının bulunmadığı, asıl dava yönünden, Alesta Ekspertiz Raporunda hesaplanan toplam 1.141.554,40 TL hasar bedeli ... (...) ... A.Ş. tarafından sigortalıya ödendiği, ancak bu ödemenin dekorasyon, mekanik ve elektrik tesisatındaki hasarların giderilmesi için yeterli olmadığı, Birleşen dava yönünden, ... şirketi ... (...) ... A.Ş. tarafından sigortalıya ödenen 1.141.554,40 TL ödemeden sonra sigortalıya 495.178,40 TL daha ödeme yapılmasının kadri maruf olduğu, ancak birleşen dava kapsamında ... Tahkim Komisyonu kararı doğrultusunda sigortalıya ilk ödenen 1.141.554,40 TL den sonra ikinci defa 946.095,04 TL daha ödenmiş olduğu, sonuç olarak sigortalıya yapılan ödemenin hasar bedelinden toplamda 450.916,64 TL daha fazla olduğu "şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Davacı, sigortalının hiçbir kusuru olmadığını beyanla indirim yapılmamasını istemiştir. Davalılar ise, yangına sebep ürünün faturaya konu ürün olmadığını, yangının cihazdan değil tüp gazı sızıntısından çıktığını, mahkemenin kusur nitelemesinin hatalı olduğunu ve en azından kusur oranının teknik olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.Davalı üretici, yangının kendi imalatları olan dondurucudan çıktığı yönündeki tespiti kabul etmemekte; İtfaiye Raporu’na dayanarak yangının temel nedeninin gaz sızıntısı ve açık bırakılan LPG tüpü olduğunu, dondurucunun ise sadece bu gazı ateşleyen bir dış etken (ark) olduğunu ileri sürmektedir.Davacı, kesinleşen tahkim ilamı uyarınca ödediği bedelin aynen rücu edilmesi gerektiğini savunurken; davalılar ise kendilerinin taraf olmadığı tahkim davasındaki hasar tespitinin kendilerini bağlamayacağını ve savunma haklarının kısıtlandığını istinaf sebebi yapmışlardır. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ve HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı gereğince; üçüncü kişi konumundaki davalı üretici ve onun sigortacısı, sigortalı ile davacı ... şirketi arasındaki tahkim yargılamasında taraf olmadıklarından, o dosyada alınan karar davalılar yönünden kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil etmez. Davalıların, rücu davasında hasar miktarına ve dekorasyon bedeline itiraz etme hakları mevcuttur.1-Mahkemece, somut olay koşullarındaki kapalı alandaki sanayi tipi tüpün, yangının çıkmasına, patlamasına veya büyümesine olan teknik etkisinin ve bu etkinin sonucuna göre tarafların kusur oranının belirlenmesi için teknik bilirkişilerden yararlanılması gerekirken re'sen ve maktu olarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması isabetli olmamıştır.O halde, Mahkemece, tüp vanasının açık olmasının zararı tam olarak hangi oranda artırdığı, alevlerin yayılmasına etkisi ve somut olaydaki illiyet bağı teknik bilimsel verilerle teknik bilirkişi heyetinden alınacak bir rapor ile açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre indirim oranının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamıştır.2-Birleşen davanın konusunu oluşturan ödeme, sigortalı tarafından açılan ve ... Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin kesinleşen ilamı doğrultusunda Bakırköy 4. İcra Dairesi ... sayılı icra dosyasına zorunlu olarak yatırılan tutardır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 uyarınca kesinleşen ... Tahkim Komisyonu kararları ilam niteliğindedir. Ancak, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ve HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı gereğince, davalı üretici ve onun sigortacısı, sigortalı ile davacı ... şirketi arasındaki tahkim yargılamasında "taraf" olmadıklarından, o dosyada alınan kararlar davalılar yönünden doğrudan kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil etmez. Dolayısıyla davalıların, rücu davasında hasar miktarına ve dekorasyon bedeline itiraz etme hakları mevcuttur. İlk derece mahkemesince, davalıların bu haklı savunmaları dikkate alınarak rücu dosyasında yeniden hasar hesabı yaptırılmış ve iki dosya arasında 450.916,64 TL'lik ciddi bir fark ortaya çıkmıştır. Mahkemece, davacının ilamla ödemek zorunda kaldığı tutar ile rücu dosyasındaki teknik tespitler arasındaki çelişki giderilerek tarafların tüm itirazlarını karşılayacak nitelikte, uzmanlardan oluşan yeni bir kuruldan denetlenebilir bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve dosyada mevcut çelişkili raporlar üzerinden karar verilmesi yerinde olmamıştır.3-Davalı ... şirketi, birleşen davada zamanaşımı itirazında bulunmuş olup bu hususta mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır.4-Öte yandan, davalı ... şirketi olayın poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürmesine rağmen bu hususta mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır.5-Mahkemece, zararın üründen kaynaklandığı tespit edilmiş ise de; somut olay koşullarında buzdolabının kullanma klavuzuna uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı, buzdolabının mutfakta tüpe yakın bir yere konulmasının zarara etkisi, iş yerindeki elektrik tesisatının mimari projeye ve Yangın Yönetmeliğine uygun olup olmadığı teknik bilirkişilere tespit ettirildikten sonra tarafların raporlara yönelik ciddi itirazları da değerlendirilerek ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek ödenen ve ödenmesi gereken gerçek hasar miktarları asıl ve birleşen dava yönünden denetime elverişli şekilde ayrıştırıldıktan sonra tarafların tespit edilecek kusur oranlarına göre belirlenen gerçek zarar miktarının ne kadarından sorumlu olacaklarının asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 24.052,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.320,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... Şirketi'ne İADESİNE,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı... A.Ş. tarafından yatırılan 80,70 TL maktu, 22.600,00 TL nispi ve 1.371,30 TL nispi olmak üzere toplam 24.052,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.320,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... A.Ş.'ne İADESİNE,7-Tarafların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026