Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde azınlık paydaşların haklarını ihlal eden sermaye artırımı tescilinin iptali talepli ticaret sicili kararına itiraz.
Özet: Azınlık hissedarlarının, şirketin çoğunluk hissedarının kar payı dağıtmama, pay seyreltme ve hukuka aykırı genel kurul kararlarıyla kendilerini yönetimden dışlama stratejisi kapsamında, iç kaynaklar yeterli olmasına rağmen dış kaynaklarla sermaye artışı yapılmasına ve bu kararın ticaret siciline tesciline itiraz ettiği; usulüne uygun çağrılmadığını ileri sürdükleri olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının tescil işleminin iptali ve terkinini talep ettiği, davalı tarafın ise iddiaları haksız bulduğu ve davacıların aktif husumet ehliyeti olmadığını savunduğu bir davadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı şirketin %30 pay sahibi oldukları, (%29 ..., %1 .....) şirketin 3 kişilik aile şirketi olmasına rağmen, yönetim kurulu başkanı ağabey/amca tek başına sahip olduğu çoğunluk hisseleri sayesinde, şirket paydaşlarını dışlayıp pay sahibi olmayan kayınvalide ve kayınbiraderini yönetime alarak, şirketi tamamen kendisine aitmiş gibi yönetmekte olduğu, 2003 yılından 2019 yılına kadar mahkeme kararlarına rağmen kar dağıtmadığı, sermaye artış kararları aldığı, 2017 ve 2018 yılları genel kurullarını 2019 yılında bir arada yaptığı ve geriye doğru 16 yıllık karı nemasız faizsiz olarak (yaklaşık 500.000 TL) ödediği, aynı genel kurulda sermayenin önce 13.800.000 TL sonra 17.500.000 TL'ye çıkartılması kararı alındığı, dağıtılan beşyüzbin lira kar payının üzerine 3 katı daha koyamadığı için rüçhan haklarını kullanamayan müvekkillerin paylarının %30’dan %15.12’ye düştüğü, boşta kalan hisseleri satın alan yönetim kurulu başkanının, kar dağıtmama ve sermaye artış kararlarıyla müvekkilleri tasfiye girişimlerini sürdürmeye devam ettiği, 2024 Ekim ayında, Yargıtay kararı henüz tebliğ edilmeden hemen önce, 2023 yılı olağan genel kurul yapılarak, “kar dağıtılmamasına” ve şirketin sermayesinin 17.500.000 TL dan 250.000.000 TL'ye artırılmasına, artan sermayenin tamamının iç kaynaklardan karşılanmasına karar verildiği, genel kurulun ve alınan kararların iptali için .....’de açılan davanın derdest olduğu (..... E.), 8 Ocak 2025 tarihinde şirkete gönderilen ihtarnamede, 2025 yılı olağan genel kurulunun bir an önce yapılarak, şirketin organlarının belirlenmesini ve davacıların yönetim kurulunda temsil edilmesi gerektiğinin bildirildiği, hemen sonra TTK’nın genel kurula davet merasimine ilişkin kurallarını hiçe sayarak, Ticaret Sicil Gazetesinin 7 Subat 2025 tarih ve 11267 tarih ve sayılı nüshasında “25 Şubat 2025 tarihinde, sermaye artışı gündemli olağanüstü genel kurul yapılması kararını tescil ve ilan ettirdiği, Genel Kurulda, bir yandan, olağan genel kurul yapılması gerekirken, olağanüstü genel kurul yapılmasına, diğer yandan 4 ay önce sermayenin 250.000.000 TL'ye çıkartılmasına yeterli iç kaynak olduğu halde, 16.400.000 TL için dış kaynaklara başvurulmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz edilmişse de, yönetim kurulu başkanının tek kişilik %35 oyuyla teklifin reddedildiği, Genel Kurul Toplantısının hemen ertesi günü, müvekkillerin davalı ..... elden verdiği 26.02.2025 tarihli dilekçeyle "…iç kaynaklar yeterliyken dış kaynaklara başvurulmasının yasaya aykırı olduğu, geçmiş dönemde bu gerekçeyle, tescil istemlerini kabul etmediklerini, azınlığa zarar vermeye yönelik bu kararların tescil etmemesi…" talep edildiği, yasal dayanakların açıklanmasına rağmen davalı şirketin sermaye artışına ilişkin olağanüstü genel kurul kararının 28.04.2025 tarih ve 11320 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, usulüne uygun çağrı yapılmadığı, davalı şirketin yasaya aykırı olağanüstü genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan yasaya aykırı kararların tescil edilmemesi ve TTK 32. de belirtilen yükümlülüğe uyulmaksızın tescil edilen kararın terkin edilmesi için Yönetmeliğin 37. maddesine göre yapılan başvurunun reddi üzerine Yönetmeliğin 39. maddesi uyarınca, anılan kararların hükmen terkini için dava açmak zorunda olunduğu, her ne kadar şirket ortağının bu tür dava açamayacağına ilişkin bazı Yüksek Yargı kararlarına rastlanmışsa da, davalı ..... talep reddedilerek Mahkeme yolunun gösterilmiş olduğu, Mahkemenin kararına uyacağının belirtildiği, 02.05.2025 tarihli iptal ve terkin başvurusunun reddine ilişkin 02.05.2025 tarih ve .....sayılı Müdürlük işleminin iptaline ve tescil edilmemesi için davalı Müdürlüğe yapılan 26 Şubat 2025 tarihli başvuruya rağmen Ticaret Sicil Gazetesinin 28.04.2025 tarih ve 11320 sayılı nüshasında ilan edilen sermaye artışı kararının tescili işleminin iptaliyle terkin ve ilanına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğu, diğer davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, şirkette azlık pay sahibi olup yönetim kurulu üyesi olmayan davacıların ... kapsamında tescil başvurusunda bulunma yetkisi olmadığı gibi, yasa ve tüzükte belirtilen ilgili sıfatını haiz de olmadığı göz önünde bulundurulduğunda ... ve ...'un huzurdaki davayı açma ehliyetleri bulunmadığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep edildiği, davacıların bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu işlemin şirket genel kurul kararının ticaret siciline tescilinden ibaret olup, sicil memurunun yetkisi emredici hükümlere aykırılık yönünden yalnızca şekli bir denetimle sınırlı olduğu ve esas yönünden bir değerlendirme yapma yetkisinin bulunmadığı, aynı maddi olgu ve hukuki nitelik taşıyan işlemlere karşı farklı başlıklar altında dava açılmasının yargılamanın gereksiz şekilde bölünmesine ve yargı kaynaklarının israfına neden olduğu, HMK m. 114 uyarınca, bir davanın dinlenebilmesi için aynı konuda başka bir davanın derdest olmaması gerektiği, esas uyuşmazlık olan genel kurul kararının iptali yargılaması devam etmekteyken, bu karara dayalı olarak yapılan tescil işleminin ayrıca dava konusu yapılması, hukuken aynı amaca hizmet eden, mükerrer ve yersiz bir başvuru niteliğinde olduğu, bu nedenle, davacının somut, doğrudan ve güncel bir hukuki yararı bulunmadığı, huzurdaki davanın mükerrerlik ve hukuki yarar yokluğu gerekçeleriyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği, işbu davanın niteliği ... tescile ilişkin kararına karşı açılmış bir dava olarak belirlendiği, bu durumda yargılama, yalnızca ...’nün ret kararının hukuka uygun olup olmadığıyla sınırlı yapılacağı, bu bağlamda davalı şirket açısından yapılacak savunma da tescil başvurusunun usul ve yasaya uygun olduğunu göstermekle sınırlı kalacağı, yasal şartları bulunmayan, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın evleviyetle dava şartı yokluğundan, aksi kanaatte ise haksız, mesnetsiz ve hukuki yarardan yoksun davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğinden bahisle Yargıtay kararlarında ilgililer kıstası ele alınırken kişilerin hukuki menfaatlerinin bulunup bulunmamasına değil, aktif dava ehliyetinin var olup olmadığına bakıldığı, bu konuda örnek ...... 01.12.2008, ..... sayılı kararında pay sahiplerinin tescile itiraz davasını açma ehliyetlerinin bulunmadığı, izah olunanlar doğrultusunda pay sahiplerince açılmış olan davanın usulden reddinin gerektiği, davacı vekilinin sermaye artırımı tescilinin usulsüz olduğunu beyan ettiği iddialarının yersiz olduğu, ..... inceleme görev ve yetkisi ..... ele alındığı, ..... inceleme görevinin kapsamına, kanun ve kanunun öngördüğü emredici hükümlere uygunluk incelemesi girdiğini, ... m. 73'te sermaye artırımı tescilinde aranacak belgeler ile belirtildiği, ... m. 73. madde hükmünde sayılan belgelerden davaya konu şirketin sermaye artırım işlemi için aranacak olanlar eksiksiz şekilde teslim edildiği, tescil talebinin üç ay içerisinde gerçekleştirilmesine bağlı olarak sermaye artırımı tescili ..... gerçekleştirildiği, davanın öncelikle usulden aksi takdirde esastan reddini, davalı müdürlük aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.
DELLİLER:
... kayıtları,
Davalı ... AŞ kayıtları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava tarafları arasında ihtilaf konusu olmakla çözümü gereken hukuki ihtilafın,
-Davalı şirketçe alınan sermaye artırımına dair kararın ilan ve tescil edilmemesi istemine yönelik davacılarca davalı ..... yapılan █████/2025 tarihli başvurunun reddi işleminin iptali
-Davacıların █████/2025 tarihli iptal ve terkin talebinin reddine dair davalı ... kararının iptali taleplerine yöneliktir.
Tespit edilen hukuki ihtilafa yönelik yasal düzenlemenin 6102 sayılı TTK'nun 34. maddesinde
(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
(2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir. şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı vekillerince sunulan cevap dilekçelerinde davacıların aktif husumet ehliyetine itiraz ileri sürüldüğü anlaşılmakla işin esasına girmeden önce husumet hususunun irdelenmesi gerektiği, bu halde anılan maddede yazılı "ilgililer" ibaresi üzerinde durulması gerekmektedir.
..... görev ve yetkileri, sicil kayıtlarının tutulması, tescilin ne şekilde yapılacağı, tescil isteminin ne şekilde inceleneceği gibi hususlar █████/2023 tarih ve 28541 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ticaret Sicili Yönetmeliğinde düzenlenmiş olup yönetmeliğin "Sicile Başvuru, Belgeler ve Zaman Unsurunun Belirlenmesi" başlıklı İkinci Kısmının Birinci Bölümünün "Başvuruya Yetkili Kişiler" başlıklı 22/2. Maddesinin d bendinde
d) Anonim şirketlerde;
1) Şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri,
2) Denetime tabi şirketlerde denetçinin atanması ve görevden alınmasında, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,
3) İç yönergenin tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,
4) Genel kurul kararlarında tescile tabi olguların bulunması halinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,
5) Genel kurul kararlarının iptaline dair mahkeme kararlarının tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,
6) Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,
7) Tasfiye memurlarının atanmasına veya görevden alınmasına ilişkin genel kurul kararlarının tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,
8) Tasfiyenin sona ermesine, ek tasfiyeye ve tasfiyeden dönülmesine ilişkin kararların tescilinde, tasfiye memurları.
"İtiraz" başlıklı 39. maddede
İlgililer; tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak müdürlükçe verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilir. Mahkeme dosya üzerinde yapacağı inceleme sonucunda tescilin gerekli bulunduğu sonucuna varırsa tescilin yapılmasını müdürlüğe emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. şeklinde düzenleme yapıldığı sabittir.
Kısaca zikredilen mevzuat çerçevesinde anlaşıldığı üzere ... tescil istemlerini inceleme yükümlülüğü düzenlemiş, isteminin uygun olmaması halinde tescil isteğinin reddedilebileceği hükme bağlamıştır. Dolayısı ile ... istemin Kanun ve Yönetmeliğe uygunluğunu denetmelemek ve talebin kanun ve yönetmeliğe uygunluğunu, tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığını denetlemek ve Yönetmelik 34. maddesi çerçevesinde talebin uygun bulunması halinde tescil ve ilan işlemlerini yapmakla yükümlüdür.
İhtilafa konu olayda ..... TTK'nun genel kurula çağrı hükümlerine aykırı olarak yapılan çağrı ilanının tescilinin inceleme yükümlülüğüne aykırı olduğu ve red işleminin iptali ile ilanın terkini talep edilmişse de Yargıtay Kararlarında da (..... Dairesinin █████/2024 tarih ..... sayılı ilamı) işaret edildiği üzere itiraza yetkili kimselerin anonim şirketlerde tescil de talep edebilecek kimselerden olması gerektiği, davacıların şirket ortağı olduğu ihtilaf konusu olmasa dahi tescil isteminde bulunabilecek kimselerden olmadığı; ihtilafın yargılamayı matuf olmakla ..... Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasına konu edildiği anlaşıldığından aktif husumet ehliyeti bulunmadığı kanaat edinilen davacıların davasının usulden reddine yönelik aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin olarak alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca;
30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak vekil ile temsil edilen davalı ... AŞ'ye verilmesine,
30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak vekil ile temsil edilen davalı ..... verilmesine,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili Av. ... ile davalı ......Aş vekili Av. .....'nun yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ..... Hakim .....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!