Ankara 9. Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklı çek alacağı itirazının iptali davasında çek ziyaı iddialarını inceleyen gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalı şirketten ticari alacağını tahsil etmek amacıyla, davalının kendisine verdiğini iddia ettiği ve sonradan haksız yere iptal ettirdiğini öne sürdüğü bir çek sebebiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı ise çekin kaybolduğunu, yasal yollarla iptal edildiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki ve alacak bulunmadığını, davacının çeki hukuka aykırı şekilde ele geçirdiğini ve kendi lehine ciro ettiğini, ayrıca davacı tarafından şirket ortağı hakkında yapılan güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık şikayetinin kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, hayvan alım-satım işi yapmakta olduğunu, davalı şirketin, ticaret sicil gazetesi ilanında da görüldüğü üzere, tek ortağının ... olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında hayvan alım-satım ticareti bulunduğunu, müvekkilinin annesi ...'ın hesabından davalı şirket ortağı ile olan hesap hareketleri ve hazırladığı evraklardan da taraflar arasındaki alışverişlere ilişkin bazı bilgilerin (şirket ortağı ile olan para alışverişi) yer aldığını, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklı olarak müvekkilinin davalı şirketten olan alacağına ilişkin ... E. Sayılı dosyasına konu 12.09.2023 tarihli ... seri numaralı 260.000,00 TL bedelli çekin davalı şirket tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkilinin bu çeke ve aralarındaki ilişkiye güvenerek ve ödeme taahhütlerinde bulunmaları sebebiyle çeke karşılıksızdır işlemi yaptırmayıp davalı şirketin ticari faaliyetlerine zarar gelmemesi adına çeki süresi içinde ibraz etmediğini, karşı tarafın ödeme yapmasını beklediğini, ancak bu süreçte müvekkilinin felç geçirdiğini, konuşma yitisini kaybettiğini, müvekkilinin davalı şirketin yüklü miktardaki parayı ödememesi kaynaklı felç geçirmesi ve konuşma yitisini kaybetmesinin ardından davalı şirketin ortağı ... ve eşi ... aleyhine ...Soruşturma numaralı dosyasında güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçu şüphesiyle suç duyurusunda bulunduğunu ve şahıslar hakkında soruşturma açıldığını, müvekkilinin, çeki süresi içinde ibraz edemediği ve davalı şirket haksız ve kötü niyetli olarak çeki 06.11.2024 tarihinde iptal ettirdiği için müvekkilinin ... E. Sayılı dosyasında çeke konu alacak için ilamsız icra takibi başlattığını ancak davalı şirketin takibe haksız ve kötü niyetli itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, davalı (borçlu) tarafından ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı taraf ile müvekkili şirket yetkilisinin daha önceden tanışık olduğu için müvekkili şirket yetkilisinin karşı tarafın evine ziyarete gittiğini, sonraki günlerde müvekkili şirket yetkilisinin takibe konu çekin kaybolduğunu fark ettiğini ve her ne kadar bulunması için çabalamışsa da çekin bulunamadığını, bunun üzerine taraflarınca çek ziyaı dolayısıyla █████/2024 tarihinde çekin iptal edilmesi doğrultusunda işlemlerin başlatıldığını, çekin kaybolduğunun belirtildiğini ve ... sayılı kararı ile çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, ancak karşı tarafça müvekkili şirket aleyhine █████/2025 tarihinde başlatılan icra takibi ile taraflarınca çekin karşı tarafta olduğunun anlaşıldığını, karşı tarafın bahse konu çeki hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde ele geçirdiğini ve arkasına kendi adına ciro işlemi yaptığını, taraflar arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığını, karşı tarafça iddia edilen ticari faaliyeti ispatlayacak hiçbir fatura, sözleşme veyahut bilgi-belgenin de dosyaya sunulmadığını, karşı taraf ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığı hususunda tanıklarının mevcut olduğunu, müvekkili şirket ortağı ... ve eski eşi ... aleyhine şikayette bulunulduğunu, her ne kadar... Soruşturma numaralı dosyası açılmışsa da █████/2025 tarihinde ... Soruşturma ... Karar numarası ile suç unsurunun yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, karşı tarafça şikayet edilen ... ve ...'ın eski eşler olup evlilik birliklerinin ... Esas sayılı dava dosyasında görülen anlaşmalı boşanma davası ile son bulduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'un eski eşi olan ...'ın üçüncü kişilere olan borçları dolayısıyla sürekli bir şekilde telefonla aranması, alacaklıların sürekli bir şekilde konutlarına gelmesi dolayısıyla evlilik birliğinin müvekkili şirket yetkilisi ... adına çekilmez hale geldiğini ve ikili arasında tartışmalar başladığını, ...'un davalı olarak gösterilen şirketi evlilik birliklerinin sona ermesinin ardından yıllar sonra kurmuş olduğunu, dava dışı ...'ın şirket ile bir bağı bulunmadığı gibi ...'ın şahsi borçları ve üçüncü kişilerle ilişkileri ile de ...'un bir bağı bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme kurulmamış olduğu gibi taraflar arasında sözlü bir ticari ilişkinin de söz konusu olmadığını, davacı taraf ile dava dışı ... arasında herhangi bir şekilde ticaretin varlığı ise taraflarınca bilinmemekte olup şayet karşı tarafın iddia ettiği gibi bir husus var ise de müvekkili şirketin işbu davada taraf olmayacağının izahtan vareste olduğunu, karşı tarafça ... ... adına suç duyurusunda bulunulduğunun taraflarınca haricen öğrenildiğini, işbu şikayet ile karşı tarafın dava dışı ...'dan 2024 yılında kurban bayramında satmak amacıyla kurbanlık hayvan satın almış olduğunu, hayvanların satılmasının ardından toplanan paranın kendi evinde kaybolduğunu ve paranın bir kısmını ...'a ödediğini, kalan kısmını ise sonra ödeyeceğini belirttiğini, karşı tarafın verdiği ifadede dava dışı ... için "asıl borcumuz olan ..." olarak bahsetmekte olduğunu, bahse konu dosyanın ... Soruşturma numaralı dosyası olup karşı tarafın çelişkili ifadelerinin kanıtlanabilmesi adına dosyanın celbini talep ettiklerini, karşı tarafça gerçeğe aykırı iddialar ile kötü niyetli bir şekilde açılan işbu davanın reddine, karşı taraf aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, ibraz süresi geçmiş çeke dayalı icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğü için artık █████/2012 tarihinden sonra açılan davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmesi yasal zorunluluk haline dönüşmüştür.
Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK 'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile “Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği” öngörülmüştür. Bunun doğal sonucu olarak taraflar ileri sürmese de mahkemelerin yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadıklarını kendiliklerinden değerlendirmesi gerekmektedir. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari dava;
1)Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri,
2-)Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,
a)Ticaret Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları,
b)Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinde,
c)6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun;
-Mal varlığının veya işletmenin devir alınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203 maddelerinde,
-Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde,
-Yayın sözleşmesine ilişkin 515 ve 519. maddelerinde,
-Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ve 545. maddelerinde,
-Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ve 554. maddelerinde,
-Havale hakkındaki 555. ve 560. maddelerinde,
-Saklama sözleşmesini düzenleyen 561. ila 580. maddelerinde,
d)Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen konulardan doğan hukuk davalarının TİCARİ DAVA ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işi sayılır, ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale ve vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır şeklinde düzenlenmiştir.
Ticaret yasanın 5. maddesi ile “aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir.
Somut olaya gelince; Davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanındaki ticari dava olarak kabul edilebilmeleri için yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanması veya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.
Davacı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişki satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, işbu sözleşme hükümleri TTK'da düzenlenmeyip, genel hükümlere tabi olması nedeni ile uyuşmazlığın Ticaret Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.
Somut olayda, uyuşmazlığın bir tarafını oluşturan davacının tacir olmadığı, işin ticari nitelikte olmadığı, bu haliyle TTK nun 4/1 maddesi koşulları oluşmadığı, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevli olmadıkları kabul edilip, mahkememizin görevsizliğine ilişkin kararı verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, davacı asil ... (TC:...), Davacı Vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ...'nun yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!