Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari elektrik sözleşmesinden doğan ödenmemiş faturalara yapılan itirazın iptali davasında, davalının iş ortaklığı adına abone ve fiili kullanıcı olduğunu karara bağladı.
Özet: Dava, elektrik alım satım sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebi olup; davacı elektrik tedarikçisi, davalının faturaları ödemediğini ileri sürerken, davalı ise talebin zamanaşımına uğradığını, faturaların başka bir şirkete ait olduğunu ve kendileriyle ticari bir ilişki bulunmadığını savunmuştur; yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda, davalı şirketin içinde bulunduğu bir iş ortaklığı adına abonelik kaydının bulunduğu ve dava konusu faturaların bu iş ortaklığının gerçekleştirdiği proje kapsamındaki kullanım dönemlerine ait olduğu, böylece davalının hem abone hem de fiili kullanıcı sıfatının bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında █████/2006 tarihli ..... numaralı "Perakende Satış Sözleşmesi" ile Elektrik Aboneliğini konu alan akdî ilişki bulunduğunu; müvekkilin davalının takip konusu faturaları ödemediğini, ödenmeyen toplam fatura alacağı için ..... E.sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve itiraz edildiğini; bu sebeple, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Davacının talebinin zamanaşıma uğradığını, faturalarda yazan şirket adının ... İnş. Ltd. Şti. olduğunu müvekkilinin adının ise ... A.Ş. olduğunu müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, elektrik alım satım sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalara dayalı yapılan takibe itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davacı taraf, taraflar arasında elektrik alım satım sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca davalıya elektrik tedarik edildiğini, ancak davalının aboneliğine ait takibe konu edilen aylara yönelik düzenlenen elektrik fatura bedellerini ve ceza faturasını ödemediğini, ..... esas sayılı dosyasında yapılan takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürmektedir.
Davalı taraf ise; söz konusu elektrik kullanımına ilişkin faturaların kendilerine ait olmadığını, aboneliğin "... İnş. Ltd. Şti" adına olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının fatura bedellerinin ödenmemesine rağmen elektrik iletimini kesmemesinin kendi hatası olduğunu, söz konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadıklarını, takibe konu faturaları düzenleyerek haksız talepte bulunduğunu savunmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında düzenlenen elektrik alım satım sözleşmesi nedeniyle, takibe konu faturalar uyarınca davalının davacıdan elektrik tedarik edip etmediği, fatura bedelleri kadar elektriğin davalı şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak taraflar arasında düzenlenen elektrik alım satım sözleşmesi hükümleri incelenmiş, ..... esas sayılı takip dosyası celbedilerek incelenmiş, öncelikle ..... ilinde bulunduğu anlaşılan davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek .....Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesine rapor ibraz eden mali müşavir bilirkişinin █████/2012 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı alacağı yönünden: Tacir olan davacının ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğunu, taraflar arasında ihtilafsız olan elektrik alım-satım sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından işbu sözleşmeye istinaden toplam 64.893,50 TL bedelli Eneıji faturaları düzenlemiş olduğunu, bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce bir kez de ..... İlinde bulunan davalı şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde davacı defterleri ile karşılaştırmalı olmak sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, konusunda uzman elektrik elektronik mühendisi bilirkişinin dosyaya sunduğu █████/2022 tarihli kök ve █████/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı ... ile “...-... İş Ortaklığı” arasında 27.04.2006 tarihinde “ .....” ile ilgili götürü bedelli Sözleşme akdedildiğini, sözleşme konusu yapım işinin geçici kabulünün 25.09.2008 tarihinde (01.08.2008 ıttıla tarihi esas alınarak) yapıldığını, Geçici kabul eksikliklerinin giderilmesi sonrasında 28.10.2009 tarihinde kesin kabul yapıldığını ve tüm eksikliklerin tamamlanarak 07.01.2010 tarihinde kesin kabul tutanağının onaylandığını, teknik kriterlere ve yerleşik uygulamalara göre bir eser sözleşmesi kapsamında tesis yapımında elektrik enerjisi kullanımının mutlak olması ve bölgedeki dağıtım şirketinden enerji tedariki için şantiye aboneliği tesis edilmesi gerekliliği karşısında, ...'den davalı şirketinde içinde yer aldığı iş ortaklığı tarafından Şantiye aboneliği tesis edilmesi gerektiğini, dosyaya davacı şirketçe sunulan bilgisayar kayıtlarında da ... işini üstlenen ve davalı şirketinde içinde bulunduğu iş ortaklığı olarak ( ...- ... İş Ortaklığı) abone kaydının bulunduğunu, davaya konu faturalarında ... işi yapımı tarihlerine ait olduğunu, bu kapsamda davalının iş ortaklığı tarafı olarak hem abone sıfatı hemde fiili kullanıcı sıfatının bulunduğunun değerlendirildiğini, davaya konu fatura düzenleme tarihleri itibariyle meri mevzuatı ..... oluşturmakta olup, Yönetmeliğin 24. maddesine göre fatura tutarlarının zamanında ödenmemesi halinde elektriklerin kesilmesi zorunlu olmayıp, bu husustaki tasarrufun davacıya ait olduğunu, Bu nedenle, davalı vekilince öne sürülen davacının kusurlu olduğu yönündeki iddiaların mevzuata uygun olmadığını, davacının 62.743,98 TL enerji bedeli, 57.906,44 TL işleyen faiz, 10.423,16 TL işleyen faiz KDV”'si olmak üzere toplam 131.073,58 TL talep edilebileceğini ve yapılan takipte 12.595,04 TL fazlalık olacağının bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve deliller, yaptırılan bilirkişi incelemeleri kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde; dosya içine alınan ... yazı eklerinin incelenmesi sonucunda, davalının takibe konu elektrik tüketim faturalarına konu aboneliğin dava dışı ... Şti ile oluşturduğu İş Ortaklığının dava dışı ...'den sözleşme ile yükümlendiği yapım işine ait olduğu, davalının hem abone hemde fiili kullanıcı vasfı bulunduğu ve davaya konu elektrik tüketim bedellerinin ödenmesinden ferileri ile birlikte sorumlu olacağı, herne kadar davalı yan söz konusu faturaların dava dışı şirket ile kurdukları adi ortaklığa ait olduğundan bahisle husumet itirazında bulunmuş ise adi ortaklığı oluşturan şirketlerin herbirinin adi ortaklığın borçlarından münferiden sorumlu olduğu, alacaklıların adi ortalığa veya adi ortaklığı oluşturan şirketlerin herbirinden talep etmede seçimlik hakkı olduğu anlaşıldığından davalıya husumet yöneltilmesinin yasalara uygun olduğu, ayrıca davalı yan herne kadar zamanaşımı definde bulunmuş ise de taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu bu nedenle takip tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği analaşılmıştır. Davacı yanca davalının da dahil olduğu adi ortaklığa elektrik tedarik edildiği, bu kapsamda faturalara göre 62.743,98 TL enerji bedeli, 57.906,44 TL işleyen faiz, 10.423,16 TL işleyen faiz KDV'si olmak üzere toplam 131.073,58 TL talep edilebileceği ve yapılan takipte 12.595,04 TL fazlalık olduğu, yönünden Mahkememizden verilen █████/2023 tarih ve .....sayılı kararı .....Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ..... sayılı ilamıyla "......09.11.1995 tarih ve 22458 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin "Borcunu Zamanında Ödemeyen Abone" başlıklı 50.maddesinin (a) fıkrası: "Abonenin kullanım yerine bırakılan veya posta ile gönderilen faturanın veya bildirimin, üzerinde yazılı son ödeme tarihine kadar ödenmesi esastır. Ancak, bu fatura bedeli son ödeme tarihine kadar ödenmediği taktirde, 20 (yirmi) gün (dahil) içinde aboneye ikinci bir ihbarname bırakılır. İkinci ihbarname bırakıldıktan sonra 10 (on) gün içinde ödenmediği taktirde, abonenin elektriği kesilir." hükmünü içermektedir.
█████/2003 tarihinde yürürlüğe giren ve Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğini yürürlükten kaldıran Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin "Zamanında ödenmeyen borçlar" başlıklı 24. maddesinin 2. fıkrası; "Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilebilir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda; tüketilen enerji nedeniyle tahakkuk ettirilen 18 adet faturanın ödenmemesine rağmen, yukarıda açıklanan yönetmelik hükümleri gereğince elektriğin kesilmemesi davacı dağıtım şirketi açısından müterafik kusur teşkil etmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan yönetmelik hükümleri gözetilerek, davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğunun kabulü ile; Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı nazara alınarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır......." denilmek suretiyle kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp İstinaf ilamında belirtilen husus da değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden █████/2025 tarihli rapor alınmış rapordaki hesaplamaya göre, ..... tarafından kararın kaldırılması gerekçesinde sadece davacının elektrikleri kesmemiş olmasının müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiğinin yer aldığı, Davaya konu fatura tarihleri itibariyle yürürlükteki ..... borcun ödenmemesi halinde elektriklerin kesilmesi zorunlu bulunmamakla birlikte takip ve davaya konu faturaların yaklaşık 2,5 yıllık bir süre 18 ayrı dönem faturasına ilişkin olması ve bu durumun elektrik faturalarının ödenmesi ile ilgili uygulamalara aykırı olması nedeniyle davacının müterafik kusurunun söz konusu olabileceği, ..... ilamına uyulması halinde; Davacının 09.12.2013 tarihinde ..... E sayılı dosyası kapsamında, 62.743,98 TL enerji bedeli, 28.953,22 TL işeyen faiz 5.211,58 TL işleyen faiz KDV si olmak üzere toplam 96.908,78 TL talep edebileceği ve yapılan takipte 46.759,84 TL fazlalık olacağının bildirildiği, Yargıtay’ın benzer davalar kapsamında uygun gördüğü müterafik kusur oranı % 50 olarak alınarak, fatura alacaklarına işleyecek faiz ve ferilerinden müterafik kusur oranında indirim yapılarak davacının talep edebileceği alacak hesaplanmış olup, İstinaf ilamında belirtilen hususa da uygun olarak hesap yapılmış olduğu değerlendirilerek, hesaplanan tutar üzerinden takibin devamı gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABULÜNE,
Davalının ..... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 62.743,98 TL Enerji bedeli, 28.953,22 TL işlemiş faiz ve 5.211,58 TL işlemiş faiz KDV'si olmak üzere toplam 96.908,78 TL üzerinden iptaline, Takibin takip koşulları ile devamına,
Hüküm altına alınan 96.908,78 TL'nin %20'sine karşılık gelen 19.381,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 6.619,84 TL harçtan peşin alınan 2.129,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.490,73‬ TL harcın davalıdan alınması gerektiği ancak █████/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.518,65‬ TL'nin davanın kabul red oranına göre takdiren 3.047,96 TL ile 2.129,11 TL peşin, 80,70 TL başvurma harcı toplamı 5.257,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 91,00 TL masrafın davanın kabul red oranına göre takdiren 29,62 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren;
890,37 TL'sinin davalıdan alınması gerektiği ancak █████/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunduğundan başkaca alınmasına yer olmadığına,
429,63‬ TL'sinin davacıdan alınması gerektiği █████/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile 115,72 TL alındığı anlaşıldığından aradaki fark olan 313,91 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili Av. .....'in (e-duruşma) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!