İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasında gizli ayıp ve motor değişimi sonrası araç değer kaybı istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket tarafından davalıdan satın alınan aracın motor arızasının üretim kaynaklı gizli ayıp olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olsa da, aracın garanti süresi sonrası meydana gelen ve motor değişimini gerektiren bu arızaya rağmen, aracın daha önceki ağır trafik kazaları nedeniyle zaten değer kaybına uğradığı ve orijinalliğini yitirdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabul edildiği, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği bir tazminat davasıdır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket adına kayıtlı... plakalı ... model sıfır kilometre aracın █████/2017 tarihli fatura ile davalı ... şirketinden satın alındığını ve bakımlarının düzenli olarak yetkili serviste yapıldığını, aracın █████/2019 tarihinde aniden yolda kalması sebebiyle çekici vasıtasıyla yetkili bayi olan ... servisine getirildiğini, yetkisi servis tarafından aracın komple motor bloğu değişiminin yapıldığını ve █████/2019 tarihli iş emrine aracın arızasının kullanım kaynaklı olmadığı notunun düşüldüğünü, motor değişimi suretiyle işlem görmüş olan araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağını, söz konusu kapsamlı parça değişikliğinin aracın orijinalliğinin bozulmasına ve değer kaybı oluşmasına sebebiyet verdiğini, araçta meydana gelen ve motor değişimi gibi büyük bir revizyon gerektiren işbu arızanın kullanım kaynaklı olmayıp üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğunu belirterek, şimdilik 10.000-TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkili aracın ithalatçısı konumunda olduğundan husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, aracın davacı şirket tarafından █████/2017 tarihinde satın alındığını, aracın garanti süresinin 2 yıl olduğunu, davaya konu edilen motor şikayetinin aracın garanti süresi bittikten sonra meydana geldiğini, davanın ise █████/2020 tarihinde açıldığını, dolayısıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin aşıldığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, araçta halihazırda bir arıza ya da imalattan kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, aracın defalarca maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve bir çok parçasında değişim yapıldığını, 15.10.2019 tarihinde aracın sadece aküsünün değiştirildiğini, motor şikayetinin ise 16.08.2019 tarihinde davacının onayı ile komple motorun yenilenmesi suretiyle tamamen giderildiğini, davacının bu onarıma ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin onay verdiğini, aracın şikayetin meydana geldiği tarihte yaklaşık 60.000 kilometre kullanılmış olduğunu ve yapılan işlemin araca değer kattığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davaya konu aracın motor değişim işleminin müvekkili şirket servisinde gerçekleşmediğini, 11.10.2019 tarihinde ise aracın motor arıza ikazı kaydı ile müvekkilinin servisine getirildiğini, yapılan incelemede motorda bir arıza tespit edilemediğini ve aracın davacıya sorunsuz olarak 14.10.2019 tarihinde teslim edildiğini, aracın ayıplı olduğunu ve değer kaybı oluştuğunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, öncesinde araçta meydana gelen hasarlar sebebiyle müvekkilince onarımlar yapıldığını, bu onarımların davacının kusurundan kaynaklanan hasarlar sonucu yapıldığını, davacı tarafından seçimlik haklardan onarım hakkının kullanıldığını, bu nedenle seçimlik hakkını kullanan davacının 2,5 yıllık kullanımdan sonra ek olarak değer kaybı talep edilmesinin hakkaniyetli olmadığını, yetkili servis tarafından █████/2019 tarihinde araç motor değişimi ile onarımının gerçekleştirildiğini, orijinal parça ve motor değişimi nedeniyle araçta değer kaybı oluşmadığını, araçtaki hasarın kullanıcı hatasından kaynaklanma ihtimalinin araştırılması gerektiğini, davacının süresinde ayıp bildiriminde bulunmadığını, araçta bir değer kaybı bulunmadığını, ayrıca değer kaybının tespitinde aracın 2,5 yıl ve 62.266 km kullanıldığının dikkate alınmasının gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu araçta meydana gelen motor arızasının imalat hatasından kaynaklandığının, imalat hatasının gizli ayıp niteliğinde olduğunun, aracın toplam 7 kez trafik kazasına karıştığının tespit edildiği, dava konusu motor arızası nedeniyle aracın motorunun komple orijinal yenisiyle değiştirildiği, araçta yapılan motor değişimi 15.10.2019 tarihindeki arıza nedeniyle yapılmış olup bu değişimden önce aracın 4 trafik kazası geçirdiği, özellikle 07.12.2018 tarihinde 35.223-TL'lik ağır bir trafik kazasına maruz kaldığı dikkate alındığında, araçta önceki 4 kazanın aracın tüm orijinalliğini bozduğu, bu eski kazaların araçta toplam 30.000-TL'lik bir değer kaybına yol açtığı, aracın motor değişiminden önceki hasarsız ikinci el rayiç satış değeri 300.000-TL olup, aracın 4 eski kazasının neden olduğu toplam 30.000-TL'lik değer kayıpları düşüldüğünde, aracın motor değişiminden önceki gerçek satış değerinin 270.000-TL olduğu, araçta motorun komple değişiminin araçta bir şasi ve kaporta hasarı oluşturmadığı hususları dikkate alındığında, araçtaki 4 eski kazanın neden olduğu değer kayıplarına ek olarak motorun orijinal yenisiyle değiştirilmesinin değer kaybına etkisinin düşük seviyede olduğu, aracın motor değişiminden sonraki ikinci el rayiç satış değeri 265.000-TL olup dolayısıyla araçta 5.000-TL değer kaybı tespit edildiği, bilirkişi heyetince de belirlendiği üzere araçta 5.000-TL değer kaybı oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000-TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; aracın motor değişimi ile araçta değer kaybının oluştuğunu, ancak motor değişiminin araçta oldukça yüksek bir değer kaybına sebep olacağını, araçta bulunan orijinal parçalarda yapılacak her değişikliğin aracın değerini ciddi değerde düşüreceğini, değer kaybının ise bilirkişinin belirlediği 5.000-TL'den çok daha yüksek olduğunu, aracın 2019 yılında ikinci el rayiç değerinin 300.000-TL olmasının mümkün olmadığını, bu tutardan çok daha yüksek olduğunu, bu durumun değer kaybının da hatalı hesaplanmasına neden olduğunu, kaporta hasarlarının aracın değerine etkisinin düşük olduğunu, tamamen onarılmış olan kaporta hasarının bu ölçüde değer kaybı yaratmasının mümkün olmadığını, ancak bilirkişilerce bu hususun değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığını, hesaplamanın nispi metoda göre yapılmadığını, mahkemece alınan ek raporda itirazlarının değerlendirilmediğini ve yeniden rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, bu nedenle kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın motor değişimi nedeniyle oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı ... şirketinin ithalatçısı olduğu dava konusu aracın 26.05.2017 tarihinde diğer davalı ... şirketi tarafından satışının yapıldığı, aracın motor arızası nedeniyle ücretsiz onarım kapsamında yetkili servisçe 16.08.2019 tarihinde komple motor değişimi yapıldığı anlaşılmakta olup, davacı tarafça motor değişimi nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu ileri sürülerek işbu dava açılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; kullanımdan kaynaklanmayan motor arızasının gizli ayıp niteliğinde imalat hatası niteliğinde olduğu, aracın motor değişimi öncesinde 4 kez maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, özellikle 07.12.2018 tarihinde 35.223-TL'lik ağır bir trafik kazasına maruz kaldığı dikkate alındığında, araçta önceki 4 kazanın aracın tüm orijinalliğini bozduğu, bu eski kazaların araçta toplam 30.000-TL'lik bir değer kaybına yol açtığı, aracın motor değişiminden önceki hasarsız ikinci el rayiç satış değerinin 300.000-TL olduğu, aracın 4 eski kazasının neden olduğu toplam 30.000-TL'lik değer kayıpları düşüldüğünde, aracın motor değişiminden önceki gerçek satış değerinin 270.000-TL olarak tespit edildiği, araçta motorun komple değişiminin araçta bir şasi ve kaporta hasarı oluşturmadığı hususları dikkate alındığında, araçtaki 4 eski kazanın neden olduğu değer kayıplarına ek olarak motorun orijinal yenisiyle değiştirilmesinin değer kaybına etkisinin düşük seviyede olduğu, aracın motor değişiminden sonraki ikinci el rayiç satış değerinin 265.000-TL olduğu, dolayısıyla araçta 5.000-TL değer kaybı tespit edildiği bildirilmiştir.
Araçta meydana gelen değer kaybı, araçtaki üretimden kaynaklanan gizli ayıba dayalı olup, garanti kapsamında motor değişimi suretiyle giderilen bu ayıbın, aracın kullanım süresi ve yapılan onarım şekli gereği araçta değer kaybına neden olacağı açıktır. Bu durumda bilirkişi kurulunca aracın motor değişimi öncesinde karıştığı trafik kazaları nedeniyle uğramış olduğu değer kaybı da dikkate alınarak motor değişimi öncesi rayiç değeri 270.000-TL olarak, motor değişimi sonrası ise 265.000-TL olarak belirlenerek 5.000-TL değer kaybı hesaplanmıştır. Bu konuda Yargıtay'ca benimsenen ve nispi metod olarak adlandırılan yönteme göre, aracın ayıpsız rayiç değeri ile mevcut ayıplı haldeki rayiç değerinin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilen oran, satış bedeline uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmaktadır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda nispi metoda göre hesaplama yapılmamış ise de, aracın ayıplı ve ayıpsız rayiç değer farkı esas alınarak davacı lehine daha yüksek oranda değer kaybı hesaplanmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun aracın rayiç değeri ile değer kaybına ilişkin tespitleri; özellikle aracın daha önce birisi ağır olmak üzere 4 ayrı trafik kazasına uğradığı ve bu durumun aracın rayiç değerini düşürdüğü hususu da dikkate alındığında, dosya kapsamına ve ayıbın niteliğine uygun görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile kalan 561,22-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!