Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında verilen ihtiyati haciz ara kararına ilişkin istinaf başvurusunu inceleyerek koşulları değerlendirdi.
Özet: Trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm ve cismani zararlar nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacıların ihtiyati haciz talebini kabul etmesi ve davalının bu karara yönelik itirazlarını reddetmesi üzerine, davalı vekili ihtiyati haciz koşullarının (alacağın kesinleşmediği, davacının asli kusurlu olduğu, müvekkilinin sigortasının bulunduğu ve mal kaçırma kastı olmadığı) oluşmadığını ileri sürerek karara istinaf etmiş; istinaf incelemesinde ihtiyati haciz müessesesinin yasal dayanakları, muaccel ve müeccel alacaklar için aranan şartlar ile alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispatın yeterli olduğu vurgulanarak dosya ele alınmıştır.

T. C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026 Tarihli ara karar
NUMARASI: ████████ Esas
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: █████/2026
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Teminat aranmaksızın ihtiyati hacze, bunun mümkün olmaması halinde ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati hacze karar verilmesine, geçici ödeme talebinin kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili; ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, davacının asli kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla sabit olup alacağın kesinleşmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat yönünden ihtiyati haczin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kasko ve sigorta poliçesinin bulunduğunu, mal kaçırma veya gizleme kastının bulunmadığını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .
Mahkemece; █████/2026 tarihli ara karar ve █████/2026 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
█████/2026 tarihli ara karar ve █████/2026 tarihli tashih şerhi ile davalı tarafın ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; Mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararıyla; maddi tazminat talebi yönünden 1.000,00 TL, manevi tazminat talebi yönünden ise 200.000,00 TL alacak üzerinden %15 teminat karşılığında davalı ... aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflarınca yapılan itirazın █████/2026 tarihli duruşmadaki ara karar ile reddedildiğini, bu kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağının varlığı ile alacaklının bu alacağı konusunda mahkemeyi ikna edecek delilleri sunması gerektiğini, somut olayda ise ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin sigorta poliçesinin bulunduğunu, müvekkilinin mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine, talep ise ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararının istinafına ilişkindir.
İhtiyati haciz müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de; borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
2004 sayılı İİK'nın 258. maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur" hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
İhtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'daki ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, ihtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK'da düzenlenmiştir. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce hakkını tehlikede görüp, aynı alacak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurma hakkını haizdir (Yargıtay 11. HD'nin █████/2014, E. █████████, K. ██████████; █████/2013, E. ██████████, K. ██████████; █████/2012, E. ████████, K. 2012/ 1837; █████/2009, E. █████████, K. █████████ tarih ve sayılı kararları).
İhtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır.
İİK'nın 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır (Yargıtay 4. HD'nin █████████ E., ██████████ K. sayılı ve █████/2022 tarihli ilamı).
İhtiyati haciz bir dava değildir. İhtiyati haciz yargılamasında taraflar, ihtiyati haciz talep eden alacaklı ve karşı taraf olarak borçludur. İhtiyati hacizde görevli ve yetkili mahkeme konusunda genel hükümler uygulanır (İİK 258/1).
Ayrıca, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 sayılı HMK'nın 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda █████/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.
Keza Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair █████/2022 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı kararında "Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür." şeklindedir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davanın haksız fiil nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin olduğu, haksız fiil (kaza) tarihi itibariyle zararın meydana geldiği, dava dilekçesi ekindeki kaza tespit tutanağı, ... tarihli savcılık kusur raporu, Kyaseri 17. AsCM E: ████████, K: ████████ sayılı kararı, tedavi rapor ve evrakları incelendiğinde davacı taraflarca yaklaşık ispata yeterli delillerin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Ancak gerçek zarar miktarının yargılama sonucunda belli olacağı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıdaki düzenlemelerden ve yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzerine ilk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara kararı ile, █████/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik davalının itirazının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. İlk derece mahkemesince yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek verilen kararın yasal düzenlemelere uygun ve isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan harçların mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!