Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satış kaynaklı itirazın iptali davasında, tarafların alacak ve ödeme iddialarının mali bilirkişi raporuyla incelenerek çözüme kavuşturulduğu gerekçeli kararı.
Özet: Bu, davacının ticari satıştan doğan alacağını tahsil etmek için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, faturalı ürünlerin teslim edildiğini ve ödeme yapılmadığını belirtirken; davalı, malların tam teslim edilmediğini, faturaların hatalı düzenlendiğini ve yaptığı ödemelerin düşülmediğini iddia etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde, takip konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının banka yoluyla 1.017.000 TL ödeme yaptığı ve davacının tahsil ettiğini beyan ettiği 2.050.000 TL düşüldüğünde 2.559.450,24 TL bakiye alacak kaldığı, davacının talep ettiği miktarın ise 2.512.450,24 TL olduğu tespit edilmiş, davalının fazladan ödeme iddiasını ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının mal kaçırma şüphesi olduğunu ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalıya düzenlenen faturalar karşılığı ürünlerin teslim edildiğini, faturalara davalının herhangi bir itirazının olmadığını, ancak ödeme yapılmadığını, davalının takibe yaptığı itiraz başvurusundaki ifadesinin kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, borçlunun itirazının mesnetsiz olması sebebiyle davacıya munzam zarar ödemesine,%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının faturaları takibe koyarken ödemeleri düşmediğini, faturaların tamamının davalının eline geçmediğini, her faturanın karşılığı olan malların teslim edilmediğini, düzenlenen faturalardaki mallar ile teslim edilenlerin birbirini tutmadığını, gönderilen malların tomruk türünde mal olduğunu ve sayımı ya da teslim aşamasında verilen belge olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, malların çoğunun teslim edilmediğini, davacının kötü niyetli olarak mal teslim etmeden fatura kestiğini, davalının birçok ödemesini davacının mal aldığı Orman İşletme Müdürlüğüne davacı adına kredi kartı çekerek ödeme yaptığını, kredi kartı çekimlerinde davalı şirketin ortağı ve müşterisinin kartlarının da kullanıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, çekle yapılan ödemelerin icra takibinden düşülmesi gerektiğini belirterek, açılan davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kayseri Defterdarlığı'na ve Çayıralan Mal Müdürlüğü'ne, . Katılım Bankası A.Ş Kayseri OSB Şubesine, . Bankası A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap olduğu, ilgili kayıt ve belgelerin dosyamız arasına celp edildiği görüldü.
Mahkememizce davacı ve davalı tarafın 2024-2025 yıllarına ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılarak; davacı iddiası, davalı savunması, tarafların ticari defterleri incelenerek, elektronik defter ibraz edilmesi halinde ibraz edilen e-defterlerin GİB sisteminden doğruluğu da sorgulanarak, defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ödeme kaydı bulunup bulunmadığı, davalı tarafından iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, davalı tarafın faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edip etmediği, tarafların sunduğu ödeme belgelerinden defterlerde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı olmayan varsa bankadan sorulması gereken ödeme belgelerinin tespiti hususunda gerekçeli dayanaklı rapor alınması hususunda dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli Muhasebeci bilirkişi raporundan özetle; Davacı tarafça başlatılan icra takibinde 15 adet fatura takip konusu yapılmıştır. Takip konusu faturalar toplamı 4.609.450,24 TL'dir. Söz konusu faturaların tamamı hem davacının hem de davalının ticari kayıtlarında yer almaktadır. Davacı taraf bahse konu faturalardan 2.512.450,24 TL talep etmiştir. Davalının yaptığı ödemelere ilişkin hem davacının ticari kayıtlarında hem de davalının ticari kayıtlarında herhangi bir tutar yer almamaktadır. Davalının sunduğu ödeme belgeleri incelendiğinde davacıya banka havaleleri ile takip konusu faturalara mahsuben 1.017.000 TL ödeme yaptığı tespit edilmektedir. Bu ödemeler takip konusu fatura bedelinden mahsup edildiğinde davacının davalıdan 4.609.450,24 TL - 1.017.000 TL = 3.592.450,24 TL alacağı hesaplanmaktadır. Ancak davacı vekili müvekkilinin davalıdan takip konusu faturalara karşılık 2.050.000 TL tahsil ettiğini ileri sürmektedir. Bu tutar ödeme olarak dikkate alındığında davacı alacağı 4.609.450,24 TL - 2.050.000 TL = 2.559.450,24 TL bakiye kalmaktadır. Ancak davacının talep ettiği tutar 2.512.450,24 TL'dir. Davalının takip konusu faturalara mahsuben 2.050.000 TL'nin üzerinde bir ödemesi varsa bunları ispatlaması gerektiği düşünülmektedir (GİB2024...7 numaralı faturaya mahsuben ödenen 506.168,88 TL hariç) Davalı taraf davacı adına ödemeler yapıldığını ileri sürmektedir. Ancak davacı adına ödemeler yapıldığını ve davacı talimatını gösteren somut bir belge dosyada bulunmamaktadır. Davacı taraf her ne kadar davalıdan işlemiş faiz talep etmiş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürük e yönelik bir bilgi dosyada bulunmamaktadır. Ayrıca taraflar arasında akdedilmiş mal ve hizmet tedariki sözleşmesi de dosyaya sunulmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce, ödeme belgeleri ve rapora karşı itirazların değerlendirilmesi hususunda ek rapor tanzimi için dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, █████/2026 tarihli ek raporu ile kök rapordaki tespitleri değiştirecek yeni bir belge dosya kapsamına kazandırılmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle, davacı ...'ın yemini yaptırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK.da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika"olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'.
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir....." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalıdan olan alacağı için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıya düzenlenen faturalar karşılığı ürünlerin teslim edildiğini, faturalara davalının herhangi bir itirazının olmadığını, ancak ödeme yapılmadığını belirterek itirazın iptaline, borçlunun itirazının mesnetsiz olması sebebiyle davacıya munzam zarar ödemesine karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir. Davalı taraf ise davacının faturaları takibe koyarken ödemeleri düşmediğini, faturaların tamamının davalının eline geçmediğini, her faturanın karşılığı olan malların teslim edilmediğini, düzenlenen faturalardaki mallar ile teslim edilenlerin birbirini tutmadığını, gönderilen malların tomruk türünde mal olduğunu ve sayımı ya da teslim aşamasında verilen belge olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, malların çoğunun teslim edilmediğini, davacının kötü niyetli olarak mal teslim etmeden fatura kestiğini, davalının birçok ödemesini davacının mal aldığı Orman İşletme Müdürlüğüne davacı adına kredi kartı çekerek ödeme yaptığını, kredi kartı çekimlerinde davalı şirketin ortağı ve müşterisinin kartlarının da kullanıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, çekle yapılan ödemelerin icra takibinden düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde munzam zarar talebinde bulunmuş ise de dava değerinin yalnız takip çıkışı olan 2.922.058,00-TL olduğu, tensip zaptının 20 nolu ara kararı ile davacı vekiline munzam zarar talebine yönelik dava değerini açıklamak ve bu değer üzerinden eksik harcı tamamlamak üzere tebliğden itibaren 2 hafta süre verilmiş ise de bu kapsamda harç yatırılmadığı dolayısıyla munzar zararın tahsiline yönelik usulüne uygun olarak açılmış ve harçlandırılmış bir dava bulunmadığından bu talebe ilişkin hüküm tesis edilmesine gerek olmadığı açıktır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası incelenmekle; davacının davalı aleyhine 15 adet faturaya dayanılarak 2.512.450,73 TL asıl alacak ve 409.607,27 TL faiz olmak üzere toplam 2.922.058 TL tutarlı takip başlattığı görülmektedir. Tarafların ticari defterleri bilirkişi tarafından incelenmiş olup takibe konu faturaların hem davacının hem davalının defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf bu şekilde mal teslimi iddiasını ispatlamış bulunmaktadır. Davalı tarafça yapılan ödemeler yönünden davacının ve davalının ticari defterlerinde davacıya yapılan herhangi bir ödeme kayıtlı değildir. Ancak davalı taraf dosya kapsamına bir kısım ödeme belgelerini sunmuştur. Bu belgelere göre davalının davacıya yaptığı ödeme tutarı 1.017.000 TL olarak tespit edilmektedir ancak davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davalının davacıya 2.050.000 TL ödeme yaptığını ve bakiye 2.512.000 TL bakiye alacağı kaldığını belirtmektedir. Davalı taraf 09.08.2024 tarihinde İş Bankası üzerinden davacıya 506.168,88-TL tutarında havale yapmıştır. Bu havale açıklamasında GİB2024...7 numaralı fatura bedeli olduğu belirtilmiştir. Söz konusu faturanın tutarı da 506.168,88 TL'dir. Bu fatura davalının ticari defterlerinde yer almamaktadır. Ancak fatura numarası belirtilerek ödeme yapılmıştır. Ayrıca davalı vekilinin 30.09.2025 tarihli dilekçesi ekinde yer alan ... başlıklı ekstrede de gözükmektedir. Dolayısıyla bu faturanın davalının kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Bahse konu fatura davalı tarafça ödendiği ve davacı tarafça da takip konusu yapılmadığı için hem fatura hem de ödeme hesaplama dışında bırakılmış olmaktadır.
Her ne kadar davalı tarafça davacının mal almış olduğu Orman İşletme Müdürlüğü'ne davacı adına kredi kartı ile ödeme yapıldığı iddiasıyla birkısım belge sunulmuş ise de bu ödemelerin davalı tarafça davacı adına yapıldığını gösteren bir bilgi bulunmamaktadır. Davalının dosyaya sunduğu diğer ödeme belgeleri incelendiğinde davalının dava dışı Mustafa Çakır adına yaptığı ödemelerin de davacı adına yapılan ödemeler olduğunu gösteren bir bilgi bulunmamaktadır. Mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede ödeme açıklamasındaki faturaların takip ve dava konusu faturalar olmadığı belirlenmiştir.
Davalı Ekstresinde Gözüken Diğer Ödemeler: Davalı vekilinin sunduğu 30.09.2025 tarihli dilekçe ekindeki ... başlıklı ekstrede davacıya Memiş Yücel Garanti hesabından 390.000 TL ve 490.000 TL ödeme gözükmektedir. Ancak bu ödemelere ilişkin belgeler bulunmamaktadır.
Mahkememizce davalı vekiline 30.09.2025 tarihli dilekçe ekindeki ekstrede Memiş Yücel Garanti hesabından 390.000 TL ve 490.000 TL ödeme gözüktüğü, bu ödemelere ilişkin belgelerin sunulması hususunda 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, davalı vekili tarafından dosya kapsamına Memiş Yücel'e ait kredi kartı görüntüsü ve ekstreler sunulmuş ve davacının mal aldığı Orman İşletme Müdürlüğüne ödemelerin yapıldığı bildirilmiştir. Davalının sunduğu kredi kartı görüntüsü doğrultusunda Garanti Bankasına 13.02.2026 tarihinde müzekkere yazılmış ise de 17.02.2026 tarihli cevabi yazıda Memiş Yücel hesabından ... adına herhangi bir transfer olmadığı belirtilmiştir. Yine Mahkememizin 23.09.2025 tarihli celsesinde davalı vekiline davacı adına Orman İşletme Müdürlüğüne yapıldığı iddia olunan ödemeler yönünden tüm ödeme belgelerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, ödeme tarih aralığı ve Orman İşletme Müdürlüğü adresinin bildirilmesi halinde davacı adına yapılan ödeme olup olmadığı hususunda Orman İşletme Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili 30.09.2025 tarihli dilekçesinde 23.09.2025 tarihli tensip tutanağının 11 numaralı ara kararı ile kendilerine ödeme belgelerinin sunulması için süre verildiğini, dilekçe ekinde ödeme belgelerinin olduğunu belirtmiş, ancak ilgili Orman İşletme Müdürlüğünü bildirmemiştir. Nitekim 25.11.2025 tarihli duruşmada da davalı vekilinin önceki celse 11 nolu ara kararı doğrultusunda ödemelere ilişkin belgelerin sunulduğu, ancak Orman İşletme Müdürlüğü adresinin bildirilmediği görülmüştür.
Netice itibariyle davaya konu faturaların hir iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu, bu faturalar toplamının 4.609.450,24 TL olduğu, davalının sunduğu ödeme belgelerine göre doğrudan davacıya yapılan ödemeler toplamının 1.017.000 TL olarak tespit edildiği ancak davacı tarafça davalının 2.050.000 TL ödeme yaptığının kabul edildiği, bu tutar ödeme olarak dikkate alındığında davacı alacağının 4.609.450,24 TL - 2.050.000 TL = 2.559.450,24 TL olduğu belirlenmiş ise de takibe konu asıl alacak 2.512.450,73 TL olduğundan bu miktar yönünden dava kabul edilmiştir. Davalı tarafça üçüncü kişi ve kuruma yapılan bir kısım ödemelerin davacı adına yapıldığı iddia olunmuş ancak bu hususta belge sunulmamıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından 2.050.000 TL'nin üzerinde ödeme yaptığı iddiası yönünden yemin hakkı hatırlatılmış olup davalı tarafça yemin deliline dayanılmış olup davacı asil tarafından █████/2026 tarihide yemin ifa edildiği görülmekle davalının 2.050.000 TL'nin üzerinde ödeme yaptığı hususu ispatlanamamıştır. Her ne kadar takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalı takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden takibe konu 409.607,27 TL işlemiş faiz talebi haklı bulunmayarak davanın kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlununk 2.512.450,73 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Yargıtay HGK.nun ███████-376-397 E-K sayılı kararında; "Genel bir kavram olarak 'likid (liqiude) alacak" “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır”. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez" denilmiştir. Davacı, takip talebinde borcun sebebini fatura olarak açıklamış olup dolayısıyla alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazimatına hükmolunmuş, yasal şartları mevcut olmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlununk 2.512.450,73 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-İtirazın iptaline karar verilen 2.512.450,73-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Yasal şartları mevcut olmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesine,
4-Alınması gereken 171.625,51-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 35.291,16-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 136.334,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 35.391,16-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 812,50-TL tebligat ve posta gideri ile 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.812,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 11.876,30-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 250,00-TL'nin davanın red oranına göre belirlenen 35,05-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 368.618,59-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 65.537,16-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 3.955,18-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 644,82-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
12-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!